29.12.2015

Buzağı Bakım ve Beslenmesi

Global Bilgiler  /  at  13:41  /  No comments

  Doğum gerçekleşir gerçekleşmez yavrunun ağız ve burnundaki müköz (sümüksü) kalıntı temizlenmelidir.
  Göbek kordonu dipten kopmamış ise karnına en yakın kısımdan başlayarak kordon aşağıya doğru sıvazlanmalı ve içindeki sıvı boşaltılmalıdır. Daha sonra içine tentürdiyot akıtılan göbek kordonu karına 4-5 cm uzaklıktan antiseptiğe batırılmış bir iple bağlanmalı ve bağlanan noktanın 3-4 cm altından temiz bir makasla kesilmelidir.
  Doğum esnasında dipten kopmuş veya kesilen göbek kordonu bölgesine, üç gün boyunca günde iki kez tentürdiyot sürülmelidir.
  Doğumdan sonra inek yavrusunu yalayarak hem yavrunun kurumasına hem de dolaşımın hızlanmasına yardımcı olur. Eğer inek herhangi bir nedenle bu işi yapmıyor ise buzağının üzerine hafif tuz serpilerek yalaması teşvik edilmeli veya kuru bir bez veya yataklık sapla; buzağı iyice silinerek, kurutulmaya çalışılmalıdır.
  Normal bir buzağı doğumundan yarım saat sonra ayağa kalkar ve bir saat içerisinde annesini emmeye çalışır. Buzağı emmeden/sağımdan önce memeler uygun bir antiseptik ile temizlenmelidir.
  Eğer yavru annesini emerse ineğin sağımı sırasında devamlı yavrunun emmesini isteyeceğinden sağım zorlaşır ve verim düşüklüğü şekilenebilir. Ayrıca memeden emen yavrunun ne kadar süt içtiği de bilinemez. Bu nedenle mümkünse ağız sütü sağılarak, vücut ısısında (37,5 C°)  ve en kısa sürede (en geç 2 saate)  biberonla yavruya içirilmelidir. Emme refleksi olmayan buzağılara sonda ile verilmelidir.
  Doğumu takiben üretilen ağız sütü (kolostrum); normal süte göre 2 katı kuru madde, 3 katı mineral ve 5 katı protein içerdiği gibi yüksek oranda buzağının acil ihtiyacı olan A, D ve E vitaminleri, enerji ve hastalıklardan korunmasına yardım eden bağışıklık maddelerine sahiptir.

Kaliteli kolostrum; akışkanlığa dirençli-krema kıvamında, kan içermeyen, 3. Laktasyonda, 60 günlük kuru döneminde aşılaması yapılmış, gebeliğin sonlarına doğru memesinden süt sızıntısı olmayan, mastit, tüberküloz ve bruselloz gibi hastalıklardan ari olan hayvanlardan elde edilendir.
  Kolostrum ne kadar koyu renkli ve yoğun-krema kıvamında ise o kadar kalitelidir.  
  Ağız sütünün kalitesi görünüşüne ve kıvamına yani yoğunluğuna bakılarak gözle anlaşılabilir. Ancak işletmelerin kolostrumun kalitesini belirleyen kolostrometreye sahip olmasında fayda vardır. Bu amaçla ağız sütünün bağışıklık düzeyini belirlemede Brix refraktometresi (0-33) kullanılabilir. Brix değeri 21’in üzerinde olan kolostrumlar kaliteli olarak kabul edilmektedir.
  Kıvamsız (yoğun olmayan) ve açık renkli kolostrum bağışıklık ve besin maddelerince fakir olacağı için yeni doğan yavruyu hastalıklardan yeterince korumayacaktır. Bu nedenle kalitesiz kolostrum yeni doğmuş bir buzağının ilk gıdası olmamalıdır.
  Genç inekler (1.ve 2.doğum) yeterli miktarda antikor oluşturamayabileceğinden gerekirse olgun ineklerden alınacak ağız sütü ile yavrular desteklenmelidir.
  Kaliteli kolostrom 2 kg porsiyonlar halinde dondurularak antikor seviyesini kaybetmeden 1 yıla kadar saklanabilir. Kullanılacağı zaman yüksek ısı antikorların etkinliğini azaltabileceği veya yok edebileceği göz önünde bulundurularak 45-49 ºC su banyosunda yavaşça çözdürülmelidir.
  Buzağıdan artmış kolostrum buzdolabında saklanmalıdır. Kolostrum 24 saatte kadar 40C buzdolabında bekletilebilir. Daha uzun süre saklamak için ise dondurulmalıdır.
Buzağı büyütmede riskli zaman dilimlerinde ekstra çaba içerisinde olunmalıdır. Aşağıdaki grafikte de görüldüğü üzere buzağı ölümlerinin;  % 62,6 sının doğumu takip eden ilk üç haftada gerçekleştiği, 4-8. haftalarda azalarak devam ettiği, ancak yeme geçildiği dokuzuncu haftada ise tekrar artığı gözlenmektedir.


Buzağı Besleme Programı
Buzağı Yaşı
Kolostrum (Ağız Sütü)
Süt veya Buzağı Maması
(37.5 °C ısıda)
Buzağı Başlangıç Yemi
veya Tahıl
Kaliteli Kuru Ot
Temiz Su
Doğumu takiben ilk 1-2 saat içinde
Canlı Ağırlığının (CA) % 6'sı kadar yaklaşık 2,5 L.
x
x
x
x
Doğumdan 5.güne kadar
Günlük 3 öğün, her öğünde CA % 6’sı kadar
x
x
x
x
5.günden 2.hafta sonuna kadar
x
Günlük 2 öğünde 10 kg. canlı ağırlığa 1 L.
10-20 gr.'dan başlayarak serbest olarak verilir.
x
Serbest
15.günden sütten kesime kadar
x
Günlük 2 öğünde 10 kg. canlı ağırlığa 1 L.
Serbest
Serbest
Serbest
Sütten kesim zamanı (yaklaşık 60. gün)
Buzağı canlı ağırlığının %1'i kadar buzağı başlangıç yemi veya tahıl kırması-ezmesi tüketmeğe başlayınca bir hafta tek öğün süt veriler ve 2. hafta sütten kesilir.
            Buzağı besleme\yemlemede kritik noktalar
- Yapılan araştırmalarda, kaliteli ve yeterli miktarda kolostrum alan buzağıların ilk 3 aylık yaşta hayatta kalma oranı % 95 iken, yetersiz ya da hiç kolostrum içmeyenlerde bu oranın % 30 olduğu ortaya çıkmıştır. 
- Buzağıya verilecek kolostrum(ağız sütü); Kaliteli (IgG > 50g/lt) , Zamanında (doğumdan sonra en geç 2 saat içerisinde) ve Hijyenik ( total bakteri ˂100.000/ml ve fekal coliform ˂ 10.000 /ml) olmalıdır.
- Öğün araları eşit zaman aralıklarında olmalıdır.
- Soğuk havalarda (10 °C altında) ilave süt veya buzağı maması verilmelidir.
-Rumende arzu edilen şekilde fermente olan ve rumen gelişimini sağlayan buzağı başlangıç yeminin pelet kalitesi yüksek olmalıdır.
-Buzağının ilk 2 (iki) ayında geniş kapasiteli bir rumen gelişimi için, bol miktarda kaliteli kaba yem tüketmesi sağlanmalıdır.
-Buzağının önünde her zaman içilebilir temiz su bulundurulmalıdır.
-Buzağı başlangıç yemi tüketime bağlı olarak, süt ya da süt ikame yemi tedricen %25-50 oranında azaltılmalıdır.
-Sütten kesme döneminde, buzağının çok şiddetli strese maruz kaldığı unutulmamalıdır.  Bu nedenle işletmede sağlık sorunları yaşanıyorsa, buzağılar kötü hava koşullarına maruzsa sütten kesme işlemi ertelenmelidir.
- 2 aydan sonra buzağı başlangıç yemi yerine bir alıştırma programı dahilinde daha ekonomik olan buzağı büyütme yemine geçilmelidir.
- Yüksek rutubet oranı kuru madde tüketimini sınırlayacağından, mümkünse 3 aylık yaştan önce silaj yemlemesi ve otlatma yapılmamalıdır.

İlerleyen dönemlerde sağlıklı bir gelişme ve süratli canlı ağırlık artışı sağlanabilmesi için buzağıda işkembenin bir an önce geliştirilmesi gerekmektedir. İlk 4 günlük ağız sütü ile beslenmesinden sonra buzağılarda 5. Günden başlayarak 2. Ayın sonunda işkembenin gelişimi tamamlanmalıdır. İşkembenin gelişimi papilla ve kas gelişimi olmak üzere iki yönden ele alınmalıdır.
1. İşkembede papilla gelişimi: Papillalar; işkembe iç yüzeyinde yer alan parmak benzeri yaklaşık olarak 5 mm uzunluğunda ve 3 mm genişliğinde çıkıntılardır. İşkembenin yüzeyini artıran papillaların görevi işkembe içerisinde mikroorganizmalar vasıtasıyla sindirilen besin maddelerini emerek kana vermektir.
Yeni doğmuş buzağılarda işkembe gelişiminde öncelik papilla gelişmesine verilmelidir. Buzağı başlangıç yeminin buzağıların önüne geç konulması işkembe gelişimini aksatır. Süt, çok kaliteli bir besin maddesi olmasına rağmen işkembe gelişimi üzerine bir etkisi bulunmamaktadır. Çünkü buzağılar tarafından içilen süt işkembeye uğramadan doğrudan şirdene gönderilmektedir. Bu nedenle buzağıların gereğinden fazla süt içerek tokluk hissinden dolayı kuru yemlere olan ilgisi azaltılmamalıdır.
8 Haftalık Bir Buzağıda İşkembe Gelişimi

            Sadece Süt
Süt + Buzağı Başlangıç Yemi(BBY) veya Tahıl
Süt + Kuru Ot
Şekilde de görüldüğü üzere papillalar en çok süt + Buzağı Başlangıç Yemi (BBY) veya tahıl kırması/ezmesi (buğday, arpa, mısır, yulaf)   ile beslenen buzağılarda gelişmektedir. En az gelişme ise sadece süt ile beslenenlerde görülmektedir. İşkembe yüzeyinde yer alan papillalar vasıtasıyla protein, enerji ve diğer besin maddeleri sindirilmektedir. Bu nedenle papillaların gelişimi nispetinde buzağının yemden yararlanması ve gelişimi hızlanır.
Çok ince öğütülmüş tahıllar ve toz yemler buzağılar tarafından isteksizce tüketildiği gibi tüketim esnasında solunum yoluna kaçarak öksürmelere neden olmaktadır. Bu nedene toz halindeki buzağı yemlerinden kaçınılmalıdır.
2. İşkembede kassal gelişme; İşkembede bir miktar papilla gelişmesi sağlandıktan sonra sıra işkembe kaslarının geliştirilmesine ve güçlendirilmesine gelmelidir. Kaba yemler; fiziksel yapılarından dolayı buzağılarda işkembe kaslarının gelişmesi üzerine en etkili yem maddeleridir. Bu amaçla kaliteli kuru ot veya kuru yonca otu buzağıların önüne 15.günden itibaren (en geç 28.günde) tüketebildiği kadar (serbest) sunulmalıdır.
Sütün yanında sadece buzağı başlangıç yemi ya da kesif yem tüketen buzağılarda; doğumu takip eden 5-6 haftadan itibaren rumende asidoz tarzında bir takım sindirim sistemi rahatsızlıkları ortaya çıkabilmektedir.
Bazı yetiştiriciler, buzağılara 15.günlük yaştan itibaren verilmesi gereken kuru yoncayı, ishale yol açtığı gerekçesiyle 5-6 haftalık yaştan sonra vermektedirler. Oysa ishale yol açan, erken dönemde biçilen yoncada bulunan yüksek orandaki okzalik asittir.  Bu nedenle kaba yem olarak buzağılara verilecek yonca; 1 /10 oranında çiçeklendiği dönemde biçilmelidir
Buzağıların barınaklarına özen gösterilmelidir. Buzağılara doğumdan hemen sonra yaşamlarını sağlıklı olarak sürdürebilecekleri barınak koşulları sağlanmalıdır. Bu amaçla;
  İneklerin bulunduğu ortamda çoğalma imkanı bulan zararlı mikroorganizmalar ve parazitlerin buzağılara bulaşmaması için buzağılar doğar doğmaz, yetişkin hayvanlardan kesinlikle ayrı kontrollü bir ortamda 8 hafta süreyle barındırılmalıdır.
  Barınak; hakim rüzgarlara karşı korunaklı, temiz, havadar, kuru ve aydınlık olmalı; buzağılar kesinlikle hava cereyanında kalmamalıdır. Hava koridoruna sokulan elin üzerinde hava akımı belirginse, ortamda hava cereyanı vardır denilebilir.
  Buzağıların konforu için gerekli optimum çevre sıcaklığı 21 °C dir. Ancak buzağılar 10-27 °C arası çevre sıcaklığında vücut sıcaklığını sabit tutabilirler. Buzağılar çevre sıcaklığı 10 °C derecenin altına düştüğünde ekstra enerjiye, 27 °C üzerine çıktığında ise ekstra suya gereksinim duyarlar.
  Çevre sıcaklığı 10 °C altına düştüğünde buzağıların ek enerji ihtiyacını minimize etmek için battaniye kullanmak iyi bir fikirdir. Buzağı battaniyesinin kullanımıyla ilk dört haftada ortalama günlük canlı ağırlık artışında 90 gr’lık fark yaratmak mümkündür.    
  Süt emme döneminden (8 hafta) sonra veya en erken 21 gününü doldurmuş buzağıların birlikte yaşamaya alışabilmeleri için 3-5 buzağının bulundurulabileceği gurup bölmesine (padok/iglo kulübe) alınmalıdırlar. 4 aylık yaştaki buzağılar ise 6-12’lik gruplar halinde yetiştirilebilir.
  Bölmeler; buzağıların birbirlerini görebilecekleri fakat temas edemeyecekleri, birbirlerini ememeyecekleri şekilde düzenlenmelidir. Buzağı kulübesinin eni 100-120 cm, yüksekliği 85-90 cm. boyu 2,70-3,30 cm. olmalıdır. (Buzağı refahı açısından buzağı kulübesi alanı en az 1,5 m² ve gezinme yeri 1,5-1,8 m² olmalıdır.)
  Buzağı kulübeleri; aralarında en az 60 cm’lik mesafe bırakılarak yerleştirilmelidir. Her büyütme dönemden sonra buzağı kulübesi temizliği ve dezenfeksiyonu yapılarak, temiz bir yeni zemine alınmalıdır.
  Buzağı kulübeleri; drenajı kötü olan, ıslaklığı artıran beton, tahta, kauçuk zeminlere yerleştirilmemelidir. Buzağının ıslak olması veya ıslak zeminde kalması soğuk havalarda buzağılarda vücut ısısını düşürdüğü için asla istenmeyen bir durumdur.
  Zeminden yükseğe yerleştirilen ve atıklar için zemininde açıklıklar bırakılmış ya da delikler açılmış bokslar/kulübeler/bölmelerde barındırılan buzağıların; hava yoluyla fekal/dışkısal patojenlere ve daha fazla hava cereyanına maruz kalabileceği unutulmamalıdır.
  Altlık satın alınabilecek en ucuz ilaçtır." Soğuk olduğunda daha sıcak tutması için altlık olarak kullanılacak kuru ve temiz buğday-arpa sapları, buzağıların yuva kurmalarını sağlayacak uzunlukta olmalıdır.
  Buzağı başına yaklaşık 10 Kg altlık konulmalı ve günlük 1-1,5 Kg’ı temiz ve kuru altlıkla yenilenmelidir. Zararlı mikroorganizmalar kuru zeminde çoğalma imkanı bulamayacağından ortamda ıslaklığa ve amonyak birikimine asla izin verilmemelidir.
  Buzağıların grup halinde barındırıldığı bölmelerde, yatakların mümkün olduğunca kuru tutulabilmesi için gerekirse tüm zemine altlık serilmelidir. 
  Buğday-arpa sapı, kaba veya toz talaş kadar etrafa savrulmaz. Ancak kaba veya toz talaş; daha emici ve daha iyi sinek kontrolü sağlar.
  Gün ışığı büyüme performansı üzerinde 1. Derecede etkilidir. Günler uzadıkça büyüme artar, kısaldıkça büyüme azalır.
  Buzağı kulübesinin yönü kış aylarında güneşten en iyi yararlanmayı sağlaması bakımından güneye, yazın ise aşırı öğlen güneşine maruz kalmaması için doğuya bakacak şekilde yerleştirilmelidir.
  D Vitamininin buzağıda kemik gelişimi kadar bağışıklık sisteminin güçlenmesinde aktif rol oynadığı unutulmamalıdır.
  Kulübelerde yetişen buzağılar; temiz hava ve bol güneşin yanı sıra bölgenin tabi şartlarına daha iyi adapte olduklarından, yetişkin döneminde de hastalıklara karşı daha dirençlidirler.
  Çalışanlar yaşça küçük (genç) hayvanlardan çalışmaya başlayıp, yaşlı hayvanlara doğru yönelmelidir. Mümkünse bir kişi sadece buzağılara bakmalıdır.
   İşletmede bir yer kirli ise her yer kirlidir ilkesi ile hazırlanan biyogüvenlik planı dahilinde buzağı barınaklarının hijyenine özen gösterilmelidir.
  Sindirim ve solunum yolu enfeksiyonları buzağıların bulundukları yerlerin temiz, kuru, iyi havalandırmalı yerler olmasıyla önlenir.
  Buzağının ilk iki ayındaki bakım ve beslemenin, besi performansı ve iyi bir inek olması üzerinde birinci derecede etkili olduğu unutulmamalıdır. Hastalık geçirenlerde illeri ki yaşlarda gelişme geriliğinin görülmesi kuvvetle muhtemel olacağından buzağıları hasta etmeden büyütmek her daim esas alınmalıdır.
  Sütten kesim zamanında hayvana verilmekte olan kesif yem değiştirilmemeli, buzağılar taşınmamalı veya boynuz köreltme gibi stres yaratan işler yapılmamalıdır.
  Buzağılarda sütten kesilene kadar olan dönemde ölüm oranı ≤ %3, altı ayın sonunda yani dana oluncaya kadarki dönemde ise ölüm oranı ˂ %5 ‘in altında olmalıdır.
            Önemli ekonomik kayıplara yol açan buzağı ishallerini önlemek için;
  Sürüde sağlıklı inekler oluşturarak, doğacak yavrulara antikorların (koruyucu maddelerin) aktarılması temin edilmelidir.
  Kurudaki inekler, kirli ortamlardan uzak tutulmalıdır. Deri ve memeleri dışkı ve idrarla yoğun temas eden illeri gebe (kurudaki) hayvanların; dışkı kaynaklı enfeksiyonlara maruz kaldığı unutulmamalıdır.  
  Yavruyu ishallerden korumak için gebe ineğe koruyucu aşı uygulanmalıdır.
  Sürüde iç parazit muayenesi yapılarak, gerekirse paraziter mücadele yapılmalıdır.
  Doğum odası ılık ve temiz tutulmalı, doğumdan sonra temizlenip dezenfekte edilmelidir.
  Buzağılara içirilen süt; taze ve vücut sıcaklığında (37,5 0C), su ve süt verilen kaplar temiz olmalıdır.
  Süt içirmede kova yerine biberonlar tercih edilmeli ve biberon deliklerinin genişliğine dikkat edilmelidir.
  Doğumdan sonra mümkünse ilk 1-2 saat içerisinde 2,5 litre kolostrumun biberonla buzağı tarafından tüketilmesi sağlanmalıdır.
  Veteriner hekiminizin önerileri doğrultusunda buzağıya, buzağı septiserumu enjekte edilmelidir.
  Buzağılar arasında ishal çok süratle yayılır. Bu nedenle şişeler, kovalar ve ağız sondaları dezenfekte edilerek bulaşma riski azaltılmalıdır.
  Hasta hayvanlar derhal sağlıklı hayvanlardan ayrılmalıdır.
  İyi drenajı olan buzağı kulübeleri kullanılmalıdır.
  Genel sanitasyon tedbirleri kapsamında; iğne uçlarını sıkça değiştirerek, dışkı ile kaplı, nemli ortamlarda buzağılara aşı yapmaktan kaçınılmalıdır.
  Bir ishal salgınında, erken tanı ve tedavi çok önemlidir. İshal başladıktan 12 saat içinde dışkı örnekleri teşhis için laboratuvara gönderilmelidir.
  Mastitli ağız sütleriyle beslenen buzağılarda hastalık risk çok yüksektir. Bu nedenle, kuru dönem tedavisiyle sürüde mastit elemine edilmeye çalışılmalı, hastalıklı memeden elde edilen süt asla buzağılara içirilmemelidir.
  İshalleri engellemek ve salgınları tedavi etmek için veteriner hekiminizin hazırlamış olduğu mücadele planı dahilinde hareket edilmelidir.
Buzağılarda; boynuz köreltme ve fazla meme uçlarının kesilmesi;
Hayvanların birbirlerine ve bakıcılara zarar verme tehlikesini azaltmak amacıyla elektrikli boynuz köreltme aletiyle boynuzların büyümesini sağlayan hücrelere zarar verilerek boynuz köreltilir. Bu amaçla hazırlanmış kimyasal maddeler de (kostik soda) boynuz köreltmede kullanılabilir. Buzağı 20-30 günlük olunca boynuz köreltilmelidir.
Memelerin görünüşünü bozan, sağımda güçlük oluşturan ve mastit tehlikesini artıran fazla meme uçlarının erken dönemde alımının boynuz köreltme ile birlikte yapılmasında yarar vardır. Arka meme bölümleri arasındaki fazla meme ucunun alınması için bölgenin temizlenerek dezenfeksiyonundan sonra keskin bir makasla alınması yeterlidir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.