30.12.2015

EROZYONLA İLGİLİ TERİMLER NELERDİR?

Global Bilgiler  /  at  16:26  /  No comments

Global Bilgiler

Dağlık Arazi:

Dağ, yer kabuğu üzerinde çevresine göre önemli bir yüksekliğe sahip alandır. Dağlık arazi kavramı için kesin bir tanımlama yapmak zordur. Çevresine göre rakımı birden bire yükselen yeryüzü yükseltilerine dağ denildiği gibi, belli bir yükseltinin üzerindeki sarp arazilerin çok olduğu yerler dağlık arazi olarak tanımlanabilir. Dağlık arazide yerine göre, ovalar, geniş vadi tabanları, yaylalar ve çukurluklar bulunabilir. Bununla birlikte çeşitli kaynaklarda, arazinin yükselti kuşakları esas alınarak bazı somut kriterlerin belirlendiği ve genel tanımlamaların yapıldığı görülmektedir. Örneğin; denizden yüksekliği 200-1000 m. arasında olan engebeli araziye “dalgalı arazi”, 1000-1500 m. arasında olan dağlık araziye “orta yüksek dağlık arazi”, 1500 m.‘nin üzerinde olan dağlık araziye ise “yüksek dağlık arazi” denilmektedir (Tavşanoğlu - 1974). Dağlık arazilerle ilgili geniş bilgi 3.1. Ormanlık ve Açık Alanlar bölümünde bulunmaktadır.

Dağlar, sadece fiziki yönünden değil, sosyal ve ekonomik açıdan da ayrı bir özelliğe sahiptir. Dağlarda yaşayan insanların yaşam şartları, geçim kaynakları ve kültürel özellikleri ova insanlarına nazaran büyük farklılıklar gösterebilmektedir.

Havza:

Su havzası, yağış ve kaynak suları bir mecrada toplanarak denize, göle ya da baraj gölüne akan ve bir su ayırım hattı ile çevrili olan su toplama alanıdır. Su toplanma alanları basen olarak da adlandırılır. Havzaya, çökme sonucu meydana gelen çukurluk (Burdur tektonik havzası), Çevresine göre çukur bir alan (Van gölü havzası ve Konya Kapalı Havzası) gibi örnekler verilebilir.

Havzalar birbirinden su ayırım çizgisiyle ayrılır. Su ayırım çizgisinin topoğrafik ayırım çizgisiyle çakıştığı, yani çıkış noktasından başlayarak arazideki en yüksek noktalardan geçtiği kabul edilir. Bu tanım yüzeysel akış açısından doğrudur fakat komşu bir havzaya ayrılan su yer altından sızmalar ile tekrar tanımlanan havzaya girebilir. Bu genellikle karstik bölgelerde basınçlı akiferlerde görülür. Bu durumda ve bu tanımda gerçek havza sınırı belirsizdir.

Her havzada suyun toplandığı üst kısımlara yukarı havza adı verilir. Yukarı havzadan gelen suyun kullanıldığı alt kısma aşağı havza ya da vadi denir. Yukarı havza ve aşağı havza terimlerinin kapsamları, her duruma uyacak kesin bir belirleme ile ayrılamaz.

Su Toplama Havzası Alanı: 

Eğer yüzeysel akış sadece su toplama havzasından oluşan toplam hacım olarak tanımlanmıyorsa, birim alana göre ifade edilmek isteniyorsa, bütün etmenler sabit kalmasına rağmen en yüksek yüzeysel akış alan büyüdükçe küçülür. Bu, suyun toplanma zamanına (konsantrasyon zamanı) bağlıdır. Konsantrasyon süresi, akışın en uzak noktadan çıkış noktasına erişmesi için geçen süredir.

Erozyon ve sel kontrolü çalışmalarında özellikle oyuntuların ve mecraların tahkimi için alınacak önlemlerin belirlenmesinde su havzası büyüklükleri önemlidir. Bu bakımdan, su havzaları büyüklükleri dikkate alınarak da sınıflandırılmıştır.
  
Havzaların Büyüklüklerine Göre Sınıflandırılması (Havzanın Büyüklüğü=S)
1. Küçük havzalar
 S  <  100 ha.
2. Orta büyüklükte havzalar
 100 ha. <  S  <   1000 ha.
3. Büyük havzalar
 1000 ha. < S  <   10000 ha.
4. Çok büyük havzalar
 S  > 10000 ha.
                                                                                                                      Alpay - Okutan 1966

Düzenleme ve geliştirme birimleri olarak ele alınacak havzaların coğrafi, ekonomik ve sosyolojik bakımlardan homojenliği sağlayacak büyüklükte olmaları gerekir. Özellikle ormancılığı ilgilendiren havza ıslah çalışmalarından başarılı sonuçlar alınabilmesi için, büyük bir havzanın tamamının bir defada değil, alanları daha küçük mikro havzalar şeklinde ayrı ayrı ele alınması uygundur.
Dağlık Su Havzası
Havza Eğimi: Havza yüzeyinin fazla eğimli olması yüzey akışın çok daha hızlı akmasına ve akış zamanının çok kısa olmasına ve akış pikinin yüksek olmasına neden olur. Eğim arttıkça infiltrasyon kapasitesi düşer.

Havza Zemininin Cinsi ve Jeolojik Yapı: Havzanın jeolojik yapısı, su akışı ve suyun zemine sızmasında etkili olur.

Bitki Örtüsünün Yapısı: Bitki örtüsü terleme ve buharlaşma yoluyla havzadan su kabına neden olur.

Havzanın Konumu: Hâkim rüzgâr yönü genellikle mevsimlik olduğu için, yüzeysel akış, hidrografik bir desen içinde havza konumuna bağlı kalır.

Havzanın Ortalama Kotu: Genel olarak yükseklik arttıkça yağış miktarı artar, sıcaklık düşer.

Akarsu Deseni: Akarsu kollarının hiyerarşik bir düzen içinde sıralanmasıdır. Akarsu deseni, yüzey akış hızına büyük ölçüde etki eder.

Akarsu Yükü: Akarsuyun taşıdığı çözünür ve katı haldeki yüktür. Bu yük miktarı ton/yıl olarak ifade edilir.

Akarsu Gücü: Akarsuyun sarf ettiği enerji oranı, akarsuyun aşındırma ve taşıma gücü olarak ifade edilir. Akarsu gücü, yataktan geçen su miktarına, suyun yoğunluğuna, hızına ve yatağın eğimine göre değişir.

Akarsu Rejimi: Bir akarsuyun herhangi bir yerinden geçen suyun yıl içinde gösterdiği değişimdir. Akarsu rejimi düzenli ve düzensiz olmak üzere ikiye ayrılır. Akarsu rejimi, iklim koşullarına, akarsu eğimine ve jeolojik yapıya bağlı olarak değişir.

Havzanın Drenaj Yoğunluğu: Havzadaki akarsuların toplam uzunluğunun havza alanına oranı olup, 0.5-2.5 km/km2 arasında değişir.

Yağış:

Yağış hava kitlesinin herhangi bir şekilde yükselmesi ve soğuması sonucu içindeki nemin yoğunlaşıp yağmur, kar ve dolu gibi, sıvı veya katı olarak yeryüzüne düşmesidir. Yağışlar 3 grupta toplanabilir.

Konveksiyonel yağışlar, sıcak havalarda yeryüzü ısınmakta ve onunla temas halindeki hava kitlesinin de sıcaklığı artmaktadır. Bu durum havanın yükselmesine, genişlemesine, soğumasına, yoğunlaşmasına ve dolayısıyla yağışların oluşmasına neden olmaktadır ki bu tür yağışlara konveksiyonel yağışlar denir. Konveksiyonel yağışlar, genellikle yurdumuzda yaz aylarında meydana gelmektedir.

Orografik yağışlar, şayet nemli hava kitlesi, önündeki bir topoğrafik engelden dolayı yükselmek zorunda kalırsa, yine bir genişleme, soğuma olur ve sonuçta da “Orografik yağışlar” oluşur. Yurdumuzun sahil bölgelerindeki yüksek yağışlar çoğunlukla bu şekilde meydana gelmektedir.

Depresyonik (siklonik) yağışlar veya cephesel yağışlar, Kuzey yarım kürede hava alçak basınç merkezine, saat yelkovanının aksi yönde dönerek helezon şeklinde hareket ederek girer. Alçak basınç merkezinde hava kitlesi bir baca gibi yükselir, genişler ve dinamik olarak soğur ve bünyesindeki nem yoğunlaşarak yağışlar meydana gelir.  Bu yağışlara “depresyonik (siklonik) ya da cephesel yağışlar” ismi verilmektedir.

Genellikle Türkiye üzerinde meydana gelen şiddetli yağışların depresyonik olduğu görülmüştür. Sahil bölgelerinde ve engebelerin bulunduğu diğer bölgelerde orografik sağanaklar, İç ve Doğu Anadolu’nun etrafı dağlarla çevrili kısımlarında konveksiyonel sağanaklar daha çok oluşur.

İntersepsiyon:

Bitkilerin toprak üstü kısımları tarafından tutulan yağış sularının bir kısmının buharlaşarak tekrar atmosfere dönmesidir. İntersepsiyon üzerinde etkili olan faktörler; bitki örtüsü tipi, bitki türü, bitkilerin sıkı veya gevşek bir örtü meydana getirmeleri, yağış şekilleri, şiddeti ve miktarıdır.

Evaporasyon:

Yeryüzüne düşen yağışın sıcaklık etkisiyle buharlaşmasıdır.

Transpirasyon:

Bitkilerin kökleri ile aldıkları suyu yapraklarından buhar halinde atmosfere vermeleridir. Bitki ile çevresindeki hava arasındaki nem açığının yarattığı gerilim sonucunda bitki çevresine su verir. Evaporasyon ve transpirasyonun birbirinden ayrılarak ölçülmesi zor olduğu için birleştirilerek evapotranspirasyon denilmektedir.

İnfiltrasyon:

Yağış sularının toprak yüzeyinden aşağıya doğru sızması olayıdır. Toprak yüzeyine ulaşan yağış suları ya yüzeysel akış haline geçer ya da infiltrasyonla toprağa sızar. Yağış sularının infiltrasyonla toprağa sızan miktarının, yağış miktarına oranı, yağış şiddetinin infiltrasyon kapasitesini aşıp aşmamasına bağlıdır.

Toprağın infiltrasyon kapasitesinin en yüksek olduğu yağışın başlangıcında, şiddeti yüksek bir yağmur fazla bir yüzeysel akışa neden olmazken, toprağın infiltrasyon kapasitesinin en düşük olduğu yağışın sonuna doğru şiddeti yüksek bir yağmur aşırı yüzeysel akışlara neden olur. Şayet, yağışın şiddeti infiltrasyon kapasitesinden düşükse, bu durumda yağışın tamamı toprağa sızar. İnfiltrasyonla toprağa sızan suların bir kısmı toprak nemine eklenir, bir kısmı da yer altı ve taban suyu haline gelir.
 İnfiltrasyon kapasitesi; toprak nemine, toprağın çeşitli nedenlerle sıkışmasına, toprağın bünyesine ve yapısına, bitki örtüsü çeşidine ve toprağın sıcaklığına bağlı olarak değişir.

Toprak Erozyonu:

Toprak kümelerinin (agregatlarının) parçalanması, su, rüzgâr ve yerçekimi gibi etmenlerle taşınması ve sonuç olarak ait oldukları yerlerden farklı ortamlarda birikmesi olayıdır. Toprak erozyonu süreci, parçalanma, taşınma ve birikme aşamalarından oluşur.

Havza ölçeğinde oluşan başlıca erozyon çeşitleri, su erozyonu, rüzgâr erozyonu, kitle ve çığ erozyonu olarak ana başlıklar altında ele alınmaktadır. Su erozyonun süreçleri ise, yağmur damlası sıçrama (parçalanma) erozyonu, yüzey erozyonu, oluk-oyuntu erozyonu ve mecra erozyonudur.

Yağmur Damlası Sıçrama Erozyonu: 

Düşen yağmur damlaları toprak yüzeyine çarptığında, toprak taneciklerini kopararak havaya sıçratırlar. Parçalanma süreci, bu toprak sıçramalarının oluşması olayıdır. Bu yüzden, sıçrama erozyonu, yağmur damlasının vuruş etkisiyle toprak kümelerinin parçalanması süreci ile başlar ve parçalanan taneciklerin eğim aşağı yer çekimi kuvvetleri taşınması ile gerçekleşir.

Yüzey Erozyonu: 

Yağmur damlasının parçalama ve yüzeysel akış taşıma süreçleri ile toprağın ince bir tabaka halinde uzaklaştırılması olayıdır.

Oluk (Parmak) Erozyonu: 

Oluk erozyonu, birkaç cm derinlikteki küçük kanallarda yüzey akışlarının toplanarak toprak taneciklerini taşıması sürecidir. Genellikle, yeni sürülmüş topraklarda ve kazı – dolgu alanlarında görülür. Parmak erozyonu yaygın bir süreçtir. Bu erozyonla, yüzey akışların kanallardaki yoğunlaşmasına bağlı olarak toprak taneciklerini parçalama ve taşıma güçleri artar.

Oyuntu Erozyonu: 

Topraktaki küçük oluklar, önlem alınmadığı takdirde, büyüdüklerinde oyuntu olarak adlandırılırlar. Oyuntularda yoğunlaşan hızlı yüzey akışlar yüksek miktarlarda toprak taşınmasını da beraberinde getirirler. Bu hızlı ve yüksek taşınım, drenaj hatları boyunca ve suların yoğunlaştığı alçak noktalarda derin oyuntuların oluşmasına neden olur. Özelikle de toprağın derin ve gevşek olduğu yerlerde daha sık görülmektedir.
Global Bilgiler
Yüzey ve oluk erozyonunun başlaması

Global Bilgiler
Yüzey ve oluk erozyonunun ilerlemiş hali

Global Bilgiler
Oyuntu erozyonunun ilerlemiş hali
    

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.