31.12.2015

Fonksiyonel Olarak Planlanmış Ormanlarda Uyulacak Silvikültürel İlkeler

Global Bilgiler  /  at  21:44  /  No comments

Orman fonksiyonu orman ekosisteminde, ormanın yaşam süresi içinde kendiliğinden oluşan, toplumun şu anda farkında olduğu, gereksinim duyduğu ve yararlandığı mal ve hizmetlerin tamamıdır.
Ana orman fonksiyonları; uluslararası sözleşmelerde de kabul edilen 1-ekonomik, 2-ekolojik, 3-sosyo-kültürel fonksiyonlar başlıkları altında incelenmektedir.
1-Ekonomik Fonksiyonlar:
•Orman Ürünleri Üretimi Fonksiyonu (kaliteli ve özellikli odun üretimi, yakacak odun üretimi, en yüksek miktarda odun üretimi, en yüksek miktarda endüstriyel odun üretimi, basralı alanlar, bitkisel ürünler, hayvansal ürünler, su ve mineral ürünler vb.)
2-Ekolojik Fonksiyonlar:
•Doğayı Koruma Fonksiyonu (gen koruma, tohum meşcereleri, millî parklar, tabiat parkları, tabiatı koruma alanları, doğal yaşlı ormanlar, hassas ekosistemler, orman süksesyonu izleme alanları vb.)
Erozyonu Önleme Fonksiyonu (çığ, heyelan, kaya ve taş yuvarlanmayı önleme, sel ve taşkınları önleme, toprak koruma vb.)
İklim Koruma Fonksiyonu 3-Sosyo-Kültürel Fonksiyonlar:
Hidrolojik Fonksiyon (içme suyu, kullanma suyu, su kaynaklarını koruma)
Toplum Sağlığı Fonksiyonu (gürültü, hava kirliliği önleme, şehir ormanları, sağlık tesislerini koruma)
Estetik Fonksiyonu ( estetik amaçlı perdeleme ve koruma, estetik görünüm)
Ekoturizm ve Rekreasyon Fonksiyonu (doğa spor alanları, rekreasyon, avlak alanları, turizm alanları)
Ulusal Savunma Fonksiyonu (askerî tesis ve tatbikat alanları, ulusal sınır ve stratejik alanlar)
Bilimsel Fonksiyon (eğitim ve araştırma amaçlı orman ve arboretum)

Ekonomik Fonksiyon Görecek Ormanlarda Uygulanacak Silvikültürel İlkeler
Orman Ürünleri Üretimi Fonksiyonu Görecek Ormanlarda
Ekonomik fonksiyon görmek üzere ayrılan ormanlar ekonomik değeri olan odun hammaddesi ve odun dışı ürün üretimini sağlayan, ulusal ve uluslararası ekonominin bu ürünlere olan talebini sürekli olarak karşılamak üzere işletilen alanlardır.
Ekonomik fonksiyon görecek ormanlardan, odun hammaddesi üretimi yapılacak ormanlardaki silvikültürel işlemler amenajman planları ile bu planlar doğrultusunda düzenlenecek silvikültür planlarına göre yürütülecektir.
Üretim ormanı olarak ayrılan orman alanlarından yetişme ortamı şartlan açısından herhangi bir olumsuzluğa sahip olmayan, saf (göknar türleri hariç) veya ışık ağaçlarından oluşan karışık ormanlar aynı yaşlı olarak planlanmalı ve işletilmelidir.
Yetişme ortamı şartlarında bazı olumsuzluklar olan ya da gölge-yan gölge ağaç türlerinden oluşan karışıklığa sahip üretim ormanları, doğaya yakın bir anlayışla (devamlı orman) planlanmalı ve işletilmelidir.
Maktalı olarak planlanan yerlerdeki gençleştirme çalışmalarında, tıraşlama metoduna karar verilirse ağaç türlerinin biyolojik özellikleri ve saha bütünlüğü dikkate alınarak uygulama alanı 25 hektardan büyük olmamalıdır.
Devamlı orman olarak planlanan yerlerde gençleştirme çalışmaları "Grup, Büyük Grup, Küçük Meşcere" boyutlarında olmalıdır. Gerekiyorsa devamlı ormanlarda da gençleştirme çalışmaları sırasında örtü temizliği, toprak işlemesi, gençlik bakımı gibi silvikültürel işlemler yapılmalıdır.
Orman ürünleri üretimi fonksiyonu görecek ormanlarda, gençleştirme çalışmalarında öncelikle tabii gençleştirme tercih edilmelidir. Bu çalışmalar sırasında tohum takviyesi gerekiyorsa mutlaka yöresel tohum kaynaklarından sağlanan tohumlar kullanılmalıdır. (endüstriyel plantasyonlar hariç)
Tabii gençleştirme çalışmalarında gençliğin ışık ihtiyacı da gözlenerek ve iyi değerlendirilerek, ışık ve boşaltma kesimleri tedrici ve uzun sürelere yayılarak yapılmalı, yani özel gençleştirme süreleri uzun tutulmalıdır. (kızılçam, sahilçamı ve meşe türleri hariç)
Suni gençleştirme çalışmalarında yöresel tohum kaynaklarından sağlanmış uygun orijinli tohumlardan elde edilen fidanlar kullanılmalı, arazi hazırlığı çalışmaları sırasında kötü vasıflı bile olsa yaşlı generasyondan bir kısmı alanda bırakılmalı, bunlardan az da olsa alınacak gençliklerle yöresel ırkın devamı sağlanmalıdır.
Ayrıca gençleştirme alanlarında, özellikle eğimin fazla olduğu dere yamaçlarında, toprak koruma, yaban hayatının sürekliliği, orman geçmişinin bilinmesi, biyolojik ve genetik çeşitliliğin korunması, amacıyla aynı özellikleri gösteren gençleştirme blok alanlarının yaklaşık %10'u (3 hektarı geçmemek üzere) "Yaşlandırma Adacıkları" bırakılarak buralarda gençleştirme çalışmaları esnasında hiçbir şekilde kesim ve diri örtü temizliği yapılmayacaktır. Yaşlandırma adacıklarının alansal büyüklüğü ve yerleri silvikültür planında gösterilerek silvikültür planı haritalarında ayrıca işaretlenecektir.
Bakım müdahaleleri gençlik-kültür çağından itibaren aksatılmadan yürütülmeli, stabil ormanlar oluşturulmalıdır.
Değerli ürün veren türlerde iyi bonitetlerde ve bazı özel yetişme ortamlarında kaliteli ürün elde etmek için istikbal ağacı seçimi, bakımı ve iğne yapraklı türlerde bunların budanması çalışmaları yaygınlaştırılmalıdır.
Her türlü silvikültürel müdahale sırasında ender bulunan, kıymetli ve tehlike altındaki türler korunmalı, teşvik edilmelidir. Hatta bazı yerlerde gruplar hâlinde dikim yapmak suretiyle küçük meşcereleri oluşturulmalıdır (kiraz, dişbudak vb.).
Silvikültürel müdahaleler sırasında biyolojik ve ekolojik denge için varsa ölü, yaşlı, kuru ve kovuk ağaçlardan 1-3 ad/ha, sağlıklı fertlerden de 1-3 ad/ha ormanda bırakılmalıdır.
Orman ürünleri üretimi ormanlarında özel yetişme ortamları (sulak alanlar, göl, akarsu kenarları, kayalıklar vb.) varsa korunmalı, buralara müdahale edilmemelidir. Söz konusu alanların yakınında doğayı koruma alanı olarak belirlenen alanlar varsa arada müdahale edilmeden bırakılacak orman örtüsünden oluşan "Ekolojik Koridorlar" ile birbirine bağlanmalıdır.
Orman ürünleri üretimi ormanlarında da özellikle gençleştirme çalışmaları sırasında gerekiyorsa toprak koruma tedbirleri alınmalıdır.
Üretim çalışmaları sırasında bölmeden çıkarma işlemleri belirlenmiş sürütme yollarından yapılmalı, gerekiyorsa mekanizasyondan yararlanılmalıdır.
Orman ürünleri üretimi ormanlarında da doğaya yakın anlayış ön planda olmalıdır.
Bazı orman ağaç ve ağaççıklarının gövdelerine tekniğine uygun yöntemle yara açmak suretiyle elde olunan reçine, sığla yağı gibi balzami yağlar; defne, okaliptüs gibi ağaç ve ağaççıkların yapraklan; mazı, palamut, sumak, defne, mahlep, menengiç, çam fıstığı gibi meyveler; bazı ağaç ve ağaççıkların gövde kabuklan, ince dal ve sürgünleri ile gerek orman altı florayı oluşturan, gerekse orman rejimine giren alanlarda yayılış gösteren kekik, adaçayı, eğrelti otu, nane, pelin otu, hardal vs. ağaççık, çalı gibi bitkiler ile otsu, rizomlu, yumrulu ve soğanlı bitkiler "Odun Dışı Ürünler" olarak isimlendirilir.
Orman ürünleri üretimi sırasında ortaya çıkan ağaç kabuklan, kozalaklar, çalılar, yongalar, kökler ile mantarlar, likenler, orman toprağı örtüsü, hayvansal ürünler (memeliler, kuşlar, balıklar vb.) su ve mineral ürünler (su, kum, çakıl, taş, maden vb.) aynı grupta yer almaktadır. Bu ürünlerden reçine, sığla yağı, çıra ve şimşir gibi bazılarının üretimi, yıllık üretim programı dâhilinde yapılmakta diğerleri ise 6831 sayılı Orman Kanunu'nun ilgili maddelerine göre değerlendirilmektedir. Odun dışı ürünlerin üretimlerinde, yapılacak iş ve işlemler ise ilgili tebliğinde belirtilmiştir.

Ekolojik Fonksiyon Görecek Ormanlarda Uygulanacak Silvikültürel İlkeler
Doğayı Koruma Fonksiyonu Görecek Ormanlarda

Tabii, bilimsel, estetik, biyolojik, ekolojik, jeolojik, tarihî, kültürel, ender bulunma gibi özellikleri ve güzellikleri nedeni ile değerli olan orman alanları ile yetişme ortamı şartlarında olumsuzluklar bulunan bazı orman alanları koruma altına alınabilir. Yani bir orman alanı bazı özelliklerinden dolayı değerli bulunduğu için korunabileceği gibi ekolojik şartlanndaki olumsuzluklar nedeni ile de korunabilir (taşlık, kayalık alanlar, çok sarp, dik eğimli yerler, alpin zona yakın orman alanları vb.).
Doğayı korumak, onu doğa şartlarına terk etmek anlamında algılanmamalı, bilinçli silvikültürel müdahalelerle yapısının iyileştirilmesi, güçlendirilmesi ve ekosistem olarak devamlılığının sağlanması anlaşılmalıdır. Aksi takdirde bu orman alanlarının tabii süksesyon seyri içinde varlıklarını sürdürebilmeleri rastlantılara bağlı olur. Bu rastlantılar orman açısından olumlu gelişmezse orman tamamen veya kısmen o alandan uzaklaşabilir ve/veya yok olabilir. Bu nedenle, doğayı koruma ormanı olarak ayrılan orman alanlarında da mevcut ekosistemi şoka sokmadan bilinçli, doğaya yakın silvikültürel müdahalelerde bulunulması zorunludur.
Doğayı koruma ormanı, usulsüz yararlanma ve otlatmalara karşı mutlak olarak korunmalıdır.
Yapılacak silvikültürel müdahalelerde yetişme ortamı şartlan ve ormanın yapısı çok iyi etüt edilmeli ve doğayı koruma alanı olarak ayrılma nedeni dikkate alınmalıdır.
Doğayı koruma ormanı, doğaya yakın bir anlayışla planlanmalı ve işletilmelidir.
Orman örtüsünün kesintiye uğramadan devamlılığı sağlanmalıdır.
Korumaya aynlan orman alanlarında ağaç türlerinin biyolojik özelliklerinin elverdiği ölçüde büyük maktalı orman kuruluşları terk edilmeli, "Grup, Büyük Grup ve Küçük Meşcere" boyutlarına indirilmeli, en fazla 5 hektar olmalı, özel ve genel gençleştirme süresi uzun tutulmalıdır.
Ağaç türlerinin biyolojik özelliklerinin elverdiği ölçüde tabakalılık oluşturulmalı, karışık meşcere kuruluşları ve tabii yapısı korunmalıdır. Bu yapı bakım müdahaleleri ile desteklenmelidir.
Meşcerelerin biyotik ve abiyotik zararlılara karşı dayanıklı ve stabil hâle getirilebilmesi için, genç ormanlarda ilk yaşlardan itibaren düzenli ve planlı bakım müdahaleleri yapılmalıdır. Bunun için; gençlik-kültür, sıklık bakımı ve ilk aralamalar ihmal edilmeden gerçekleştirilmelidir.
Her türlü silvikültürel müdahale sırasında ender bulunan, kıymetli, tehlike altındaki türler korunmalıdır.
Tıraşlama kesimleri kesinlikle yapılmamalıdır.
Mevcut öncü gençlikler, sağlık durumları ve gelişmeleri de dikkate alınarak korunmalı, teşvik edilmeli ve bunlardan yararlanılmalıdır.
Ormanın üst sınırından 50-80m aşağıya kadar olan bölümde, hiçbir surette müdahalede bulunulmamalı, devrilen, kuruyan, kınlan ağaçlar olduğu gibi yerinde çürümeye bırakılmalıdır.
Silvikültürel müdahaleler sırasında gerek dış meşcere perdesi gerekse yol kenarlarındaki ve orman içi açıklıkların etrafındaki iç meşcere perdesi korunmalı, geliştirilmesi için çalışmalar yapılmalıdır.
Dikili hâldeki ölü, kuru, kovuk ve yatık ağaçlar alanda bırakılmalıdır (hektarda en fazla 15 adet).
Orman içindeki tabii olarak ağaçsız olan küçük alanlar, olduğu gibi korunmalıdır.
Rehabilitasyon çalışmaları ile ormanın yapısının iyileştirilmesine çalışılmalıdır.
Ormana yapılan müdahaleler sırasında özel yetişme ortamları (sulak alanlar, kayalıklar, göl, akarsu kenarları vb.) korunmalı, buralara müdahale edilmemelidir.
Doğayı koruma ormanı olarak aynlan alan dışında ve/veya yakınında özel yetişme ortamları varsa (sulak alanlar, göl, akarsu kenarları, kayalıklar vb.), doğayı koruma ormanı ile bu alanlar arasında müdahale edilmeden bırakılacak orman örtüsünden oluşan "Ekolojik Koridorlar" oluşturulmalıdır.
Doğayı koruma ormanı olarak aynlan alanlar tek tabakalı, aynı yaşlı, olumsuz toprak şartlan, orman kuruluşlarının sağlığı, kendisini yenileyebilme özellikleri çok iyi ve düzenli olarak kontrol edilmelidir. Bu ormanların geleceklerini tehlikeye düşürecek şekilde sağlıklarının bozulması, kendisini yenileyememesi gibi durumlarda, mevcut meşcere tohum verme özelliğini yitirmeden, yani orman çöküş evresine girmeden önce küçük alanlarda gençleştirme çalışmaları yapılmalıdır. Bu gibi durumlarda doğayı koruma ormanında gençleştirme, doğaya yakın şekilde öncelikle tabii gençleştirme ile sağlanmalıdır. Gençleştirme süresi uzun olmalı, grup siper metodu tercih edilmelidir.
Silvikültürel müdahaleler sırasında ve sonrasında kesme ve sürütme işlemlerinde meşcerede kalan ağaçların ve toprağın en az zarar görecek şekilde uygulama yapılmasına dikkat edilmeli, yol inşaatlarının çevre üzerindeki olumsuz etkileri en aza indirilmelidir. Erozyonu Önleme Fonksiyonu Görecek Ormanlarda
Toprak Erozyonu: Arazi yüzeyinin su, rüzgâr ve buzul gibi dış etkenler tarafından aşındırılıp, taşınması olayıdır. Erozyonu önleme fonksiyonu gören orman, kendi yetişme ortamı ile etrafındaki koruma bölgesinde bulunan alanları su ve rüzgâr erozyonundan, toprak kaymalarından, taş ve kaya yuvarlanmalarından, sel-taşkın önleme, çığ düşmelerinden koruyan, humusun ve toprağın çeşitli etkenlerle taşınıp kaybolmasını önleyen ormandır.
Ormanın kapalılığı ile erozyon arasında kuvvetli bir ilişki bulunmaktadır. Kapalılığın kırılması erozyonun artmasına neden olmaktadır. Bu nedenle erozyonu önleme (toprak koruma) ormanında vejetasyonun ve orman örtüsünün (ağaç, ağaççık, çalı, otsu bitkiler, ölü örtü) kesintiye uğratılmadan devam ettirilmesi gerekir. Bu gaye ile meşcere kuruluşu sürekli korunmalı, yetişme ortamı, ağaç türü ya da türlerinin biyolojik özelliklerinin imkân verdiği oranda sık, göğüs yüzeyi yüksek, karışık, katlı, derin kök yapısına sahip ormanlar oluşturulmalıdır.
Bunun için erozyonu önleme fonksiyonlu ormanlar ağaç türü ya da türleri uygun olduğu sürece seçme ya da doğaya yakın (devamlı orman) anlayışıyla planlanmalı ve işletilmeli, tabakalı bir yapı oluşturulmalıdır.
Ağaç türü ya da türlerinin buna uygun olmama durumunda planlama yaş sınıflan amenajman metodunun küçük maktalı varyantı (yaş sınıfı alanının ormana dağıtılması sistemi) kullanılarak yapılmalı, büyük alanlarda aynı yaşlı ve tek tabakalı meşcerelerin oluşmasına engel olacak şekilde planlama ve uygulamalar yapılmalıdır.
Erozyonu önleme fonksiyonlu ormanlarda yapılacak her müdahalenin doğaya yakın anlayışta olmasına özen gösterilmelidir.
Gençleştirme çalışmaları küçük alanlarda (grup, büyük grup, küçük meşcere boyutlarında) yapılmalı, en fazla 5hektar olmalı özel ve genel gençleştirme süresi uzun tutulmalıdır.
Erozyonu önleme fonksiyonlu ormanlarda kesinlikle tıraşlama kesim yapılmamalıdır.
Gençlik, kültür, sıklık bakımı ve aralama müdahaleleri aksatılmadan yapılmalı, biyotik ve abiyotik zararlılara karşı dayanıklı meşcereler oluşturulmalıdır.
Sıklık bakımı ve aralama müdahaleleri mutedil olmalı, kapalılık kınlmamalıdır. Mümkün olan yerlerde sürütme yapılmamalı, havai hat vb. sistemler kullanılmalıdır.
Gençlik-kültür bakımları sırasında esas meşcereyi oluşturacak türlerin fidan ve gençliklerine zararı olmayan her türlü vejetasyon korunmalı, tam alanda süceyrat temizliği, ot mücadelesi yapılmamalıdır.
Silvikültürel müdahaleler sırasında gerek dış meşcere perdesi, gerekse yol kenarlarındaki ve orman içi açıklıklarının etrafındaki iç meşcere perdesi korunmalı, gelişmesi için çalışmalar yapılmalıdır.
Kapalılığı bozulmuş alanlarda mevcut yapı mümkün olduğunca korunarak gençleştirme ve rehabilitasyon çalışmaları ile kapalılığın en kısa sürede oluşturulmasına çalışılmalıdır.
Gerekiyorsa çalışma yapılan yerlerde erozyon kontrol tedbirleri alınmalıdır.
Taş yuvarlanması ve çığ tehlikesinin olduğu yerlerde kesimler yüksek yapılmalı, bu yükseklik çığ tehlikesinin olduğu yerlerde azami kar yüksekliğinden az olmamalıdır.
Taş, kaya yuvarlanması tehlikesinin olduğu yerlerde kesilen bazı gövdeler yamaç yönüne dik olarak aşağıya yuvarlanmayacak şekilde alanda bırakılmalıdır.
Nehir ve dere yamaçlarında bulunan orman alanlarında, eğime bağlı olarak küçük ve dar tabanlı sulu derelerin her iki yanında 25-50m büyük ve geniş tabanlı sulu derelerin her iki yanında ise 50-100m koruma kuşaklan ayrılarak korunmalı ve bu alanlarda orman yapısına göre mutedil müdahalelerde bulunulmalı, orman örtüsünü kesintiye uğratacak müdahaleler yapılmamalıdır.
Kesme ve bölmeden çıkarma işlemleri sırasında mekanizasyondan yararlanılmalı, mümkün olmayan durumlarda emvalin belirlenmiş sürütme yollarından bölme dışına çıkartılması sağlanmalıdır.
Erozyonu önleme ormanında baltalık işletmeciliğinden vazgeçilmeli, mevcut baltalıklar koruya dönüştürülmelidir.
Erozyonu önleme ormanlarında mümkün olduğunca yol yapılmamalı, zorunlu hallerde yol inşaatları dozer kullanılmadan, araziye en az zarar verecek şekilde gerçekleştirilmelidir.
Heyelan tehlikesi olan alanlarda toprağın stabil hale getirilmesi için öncelikle ağır kütlesiyle heyelanı hızlandıracak ağaç yerine yöre şartlarına uygun ağaççık ve çalılar kullanılmalıdır.
Sel-Taşkın Önleme: Yağış sularının bir kısmının toprağın içine girmeden eğim yönünde akarak mevcut akarsulara karışmasına "yüzeysel akış" denilmektedir. Yüzeysel akış sonucu bazen bir bölgedeki toprak belirli bir süre için tamamen veya kısmen su altında kalabilir. Bu olaya ise bir tabii afet olan "sel" denilmektedir.
Yüzeysel akışla önemli derece toprak suyu kayıpları meydana geldiği gibi erozyona da yol açmaktadır. Bunlara engel olmak için yukarıdaki önlemlerin yanı sıra aşağıdaki önlemler alınabilir:
Teraslama ile eğim etkisinin azaltılması,
Toprağın eş yükselti eğrilerine paralel işlenmesi,
Toprak yüzeyinin malçlama ve vejetasyonla örtülmesinin sağlanması.

İklim Koruma Fonksiyonu Görecek Ormanlarda
Ormanlar yeryüzünün iklimini etkileyen en önemli ekosistemlerdendir. Bulundukları çevreyi de bu açıdan etkilerler. İklim koruma ormanı, yerleşim yerlerini, dinlenme tesislerini, tarım alanlarını soğuk havanın zararlarından, rüzgârın zararlı etkisinden, hava değişimlerinden koruyan ve bulunduğu yerin iklimini iyileştiren ormandır. Ayrıca ormanlar atmosferdeki CO2 oranını azaltıcı etki yaparak sera gazı etkisini azaltır.
İklim koruma ormanında güçlü bir meşcere perdesi oluşturulmalı ve korunmalıdır.
Karışık ve tabakalı bir yapı oluşturulmalı, orman vejetasyonunun kesintiye uğratılmadan sürekliliği sağlanmalıdır.
Meşcere kenarlarında veya kenara yakın yerlerde tıraşlama kesimler yapılmamalıdır.
Silvikültürel bakımlar aksatılmadan yapılmalı, dış etkilere karşı stabil meşcereler oluşturulmalıdır.
Özellikle kuvvetli rüzgâr etkisinin bulunduğu yerlerde yol inşaatı veya tıraşlamalar gibi dik kenar oluşumlarına neden olabilecek faaliyetlerden kaçınmalı ve mevcut dik kenarlar giderilmelidir.
Gençleştirme çalışmaları küçük alanlarda ve uzun sürelerde gerçekleştirilmelidir.
Atmosferdeki karbondioksit emisyonlarının azaltılması için hızlı büyüyen türlerle aynı yaşlı endüstriyel plantasyonlar kurulmalı ve kısa idare süreleri ile işletilmelidir.

Sosyo-Kültürel Fonksiyon Görecek Ormanlarda Uygulanacak Silvikültürel İlkeler
Hidrolojik Fonksiyon Görecek Ormanlarda
Hidrolojik fonksiyon gören orman, taban suyunun, akarsu, tatlı su gölü, gölet ve barajlardaki suların temiz tutulmasını, su kaynaklarının sürekli ve düzenli olmasını sağlayan ormandır.
Çoğu zaman aynı alanda yer almaları gereken hidrolojik fonksiyonla, toprak koruma fonksiyonunun genellikle çatışma hâlinde oldukları dikkat çekicidir. Su kaynakları, akarsu, su toplama havzaları, göl, gölet ve barajlarda bir yandan daha çok su olması arzu edilirken bir yandan da özellikle ülkemizin topoğrafik şartlan dikkate alındığında toprak erozyonundan olumsuz yönde etkilenmelerinin önlenmesi de çok önemlidir.
Hidrolojik fonksiyonlu bir ormanda kullanma suyu elde edilecekse daha az göğüs yüzeyi bulunması arzu edilirken içme suyu elde edilecek ya da toprak koruma fonksiyonu görecek bir ormanda aksine daha fazla göğüs yüzeyinin bulunması istenilmektedir. Keza, toprak koruma ve içme suyu için tabakalı bir yapı istenirken kullanma suyu için maktalı bir yapı daha uygun olmaktadır.
Sadece su veriminin önemli ve ön planda olduğu yerlerde aynı yaşlı, maktalı ormanlar oluşturulmalı, gerek su verimini artırmak, gerekse ham humus oluşumunu engellemek için meşcere kapalılığı kırılmalıdır. Bu nedenle gerekli olan yerlerde erozyon kontrol tedbirleri de alınmalıdır.
Suyun kalite ve sürekliliğinin önemli olduğu yerlerde tabakalı ve değişik yaşlı bir yapı tercih edilmelidir.
Hidrolojik ve toprak koruma fonksiyonlarının aynı zamanda görülebilmesi için karışık meşcereler kurulmalı, bakım müdahaleleriyle karışım teşvik edilmelidir.
Gerek su veriminin, gerekse suyun kalitesinin (içme suyu) önemli olduğu hidrolojik fonksiyonlu ormanlarda, mutlak koruma alanı (31.12.2004 tarihli Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nde 300m yatay mesafe) içerisinde tıraşlama kesimleri yapılamaz. Mutlak koruma alam dışındaki alanlarda ise öncelikle siper kesimleri düşünülmeli, zorunlu hâllerde en fazla 3 hektar kadar tıraşlama kesimleri yapılmalıdır.
Ancak su veriminin önemli ve ön planda olduğu yerlerde, Su Kirliliği Kontrolü Yönetmeliği'nde belirtilmiş bulunan orta mesafeli koruma alanı (2000m yatay mesafe) dışında kalan alanlarda, öncelikle siper kesimleri düşünülmeli, zorunlu hâllerde erozyon kontrol tedbirleri de alınarak, bazı ışık ağaçlarında (kızılçam, sahilçamı vb.) gençleştirme amacı ile en fazla 10 hektar kadar tıraşlama kesimi yapılabilecektir.
Sağlık ve olağanüstü kesimler dışında mutlak koruma alanı içerisinde herhangi bir çalışma yapılmayacaktır.
Toplum Sağlığı Fonksiyonu Görecek Ormanlarda
Toplum sağlığı fonksiyonu gören orman; gürültünün, zehirli gaz ve atıkların, tozun ve ışınların zararlı etkisini, sanayi ve diğer faaliyetlerden kaynaklanan çeşitli olumsuzlukları, çevre kirliliğinin etkilerini azaltır, bunların insanın ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilenmesini önler. Bu ormanlar, filtre etme özelliği nedeniyle tozların havaya karışmasını engeller, havayı temizler, sağladığı hava akımı nedeniyle hava kalitesini iyileştirir, gürültüyü azaltır, toprak ve bünyesindeki bitkiler zehirli gazlan absorbe eder.
Özellikle sanayi tesislerinin etrafındaki ormanlar bu fonksiyonu görmek üzere ayrılmalıdır. Otoban, karayolu, demiryolları ile yerleşim yerleri arasındaki ormanlar da gürültüyü önleme açısından toplum sağlığı fonksiyonu görecek alanlar olarak ayrılır. Şerit hâlinde düşünüldüğünde bu alanların genişliğinin en az 50 metre olması gerekmektedir.
Toplum sağlığı fonksiyonu görecek olan ormanlar, özellikle zehirli gazların etkisini azaltmak için ayrılanlar, kendileri de bu gazların zararlı etkisi nedeniyle tehlike altındadırlar. Bu nedenle bu ormanlarda ekosistemin ve ağaç türlerinin biyolojik özelliklerinin elverdiği ölçüde karışık bir yapı oluşturulması gerekir.
Bu fonksiyonu görecek şekilde yeni tesis edilecek ormanlarda zehirli gazların etkilerine karşı dayanıklı türler seçilmelidir. (meşe, kayın, gürgen, huş, akçaağaç, dişbudak, yalancı akasya, karaçam gibi)
Zehirli ve zararlı gazlardan koruma ormanında aynı yaşlı ve tek tabakalı kuruluşlardan kaçınmalı, seçme ya da küçük alanlı, farklı yaş ve kuruluşta meşcereler oluşturmalıdır.
Gürültünün etkisini azaltmak için aynlan ormanlarda meşcere perdesi güçlendirilmeli, gerekiyorsa yeniden tesis edilmelidir.
Estetik Fonksiyon Görecek Ormanlarda
Estetik (görüntüyü koruma) fonksiyon gören orman doğanın ve çevrenin görüntüsünü bozan, görüntüsüyle rahatsız edici olan maden, taş, mermer ocakları, fabrikalar, tuğla-kiremit fabrikaları gibi tesisleri gizler, ayrıca estetik görüntüler oluşturur.
Devamlı olarak çevrenin tabii görüntüsünü bozan ve bu nedenle insanları rahatsız eden mekânları örten, gizleyen orman alanları estetik fonksiyon görmek üzere planlanmalıdır. Şehirlerarası karayolu, otoban ve demiryolu kenarlarındaki orman alanlarında da estetik görüntüler oluşturabilmek amacıyla kenardan içeriye doğru yaklaşık100m'lik bir bant bu fonksiyonu görmek üzere ayrılmalıdır.
Bu fonksiyonu gören ormanlar tercihen iğne ve geniş yapraklı türlerden oluşan karışık meşcerelerden seçilmeli ve onların mevsimlere göre değişen görünüşleri göz önünde tutulmalıdır.
Orman örtüsünün kesintiye uğramadan devam ettirilmesi için devamlı orman olarak ya da aynı yaşlı tek tabakalı orman kuruluşunun küçük maktalı formunda işletilmelidir.
Tıraşlama kesimleri yapılmamalıdır.
Bakım müdahaleleri mutedil olmalıdır.
Silvikültürel müdahaleler sırasında meşcere perdesinde boşluklar oluşturulmamalıdır.
Ekoturizm ve Rekreasyon Fonksiyonu Görecek Ormanlarda
Ekoturizm ve rekreasyon fonksiyonu ormanları; insanların beden ve ruh sağlığına, mutluluğuna, doğa sevgisini tatmalarına ve ruhen yenilenmelerine hizmet eden ormanlardır.
Ekoturizm ve rekreasyon ormanları devamlı orman ya da aynı yaşlı tek tabakalı orman kuruluşunun küçük maktalı formunda planlanmalı ve işletilmelidir.
Karışık meşcere kuruluşu oluşturulmalı ve devam ettirmelidir.
Ağaç türü, yaşı ve meşcere kuruluşu gibi özelliklerin kısa mesafelerde değişebildiği bir yapı bakım müdahaleleriyle oluşturulmalıdır.
Ormandaki değişik formlu, azman ve acayip görünümlü ağaçlar muhafaza edilmelidir.
Çalı ve ağaççık formundaki bitkiler korunmalıdır.
Ekoturizm ve rekreasyon fonksiyonu gören ormanlardaki en önemli sorun özellikle aşın talep gören, yoğun bir şekilde ziyaret edilen yerler ile, stebe geçiş zonlannda bulunan rekreasyon ormanlarında ekolojik şartların (özellikle edafik şartların) gittikçe bozulması ve orman alanının bundan olumsuz şekilde etkilenmesidir. Bu durum ormanın az bulunduğu stebe geçiş bölgelerinde çok daha önem kazanmaktadır.

Bu gibi yetişme ortamlarında zaten zor şartlarda yaşamını devam ettirebilen orman, şartların daha da olumsuzlaşması ile bazen hastalıklı, cılız, kötü bir görünüm arz etmekte, sağlığı ve devamlılığı tehlike altına girmektedir. Bu gibi yerlerde zaman zaman ormanın kendisi dinlendirilmeli, ekolojik şartların, özellikle bozulmuş olan toprak şartlarının iyileştirilmesi için gerekli rotasyon tedbirleri alınmalıdır. Bu ormanlar devamlı orman ya da aynı yaşlı tek tabakalı orman kuruluşunun küçük maktalı formunda planlanmalı ve işletilmelidir.

Ulusal Savunma Fonksiyonu Görecek Ormanlarda
Ulusal savunma fonksiyonu görecek olan ormanlar savaş ekonomisinin gerektirdiği orman ürünlerinin sağlanması yanında, stratejik öneme sahip askerî birlikleri, silahlan, radar üstlerini vb. tesisleri gizleyen, ayrıca savaş tarihi bakımından önemli olan yerleri ve kalıntıları koruyan ormanlardır.a
Bu ormanların tespiti, askerî makamlar tarafından sınırlan belli olarak talep edilmesi durumunda yapılır.
Ulusal savunma fonksiyonu gören ormanlarda büyük çaplı ve detaylı silvikültürel müdahalelerin yapılması beklenemez. Ancak gerekiyorsa hastalıklı, ölmüş, kırık, devrik fertlerin alınması şeklinde ve askerî bir amaca uygun olarak bunu gerçekleştirmek üzere müdahaleler yapılabilir.
Bilimsel Fonksiyon Görecek Ormanlarda:
Bilimsel fonksiyon gören ormanlar; ön planda ormancılık bilimleri ve tekniği olmak üzere, doğa tarihi, jeoloji, jeomorfoloji, mineroloji, botanik, zooloji, arkeoloji vb. bilimler yönünden orman ekosistemi içindeki bitkisel, hayvansal ve mineral menşeli elemanları, her çeşit canlı ve cansız varlıkları gözlemek, incelemek, deney, araştırma ve ekskürsiyonlar yapmak amacı ile "doğa laboratuvarı" olarak kullanılan ormanlardır.
Silvikültürel ilkeler, uyulması gereken ana ilkeler olup bu ilkelerin ışığı altında yöresel yetişme ortamı şartlan, ağaç türü ya da türleri, meşcere yapısı dikkate alınarak bu fonksiyona hizmet edecek silvikültür teknikleri daha ayrıntılı belirlenmelidir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.