31.12.2015

Hazırlama ve Tohumlama Kesimleri

Global Bilgiler  /  at  21:48  /  No comments

Gençleştirilecek meşcerelerin kapalılıklarından dolayı yeterli miktarda tohum tutmamaları hâlinde, hazırlama kesimlerine ihtiyaç duyulur. Bu tip gençleştirme alanları genellikle geçmişte silvikültürel bakımların yeterince yapılmadığı alanlardır. Hazırlama kesimlerinde gaye, meşcere kapalılığını gevşeterek ağaçların bol ışığa kavuşmalarını ve bu suretle tepe taçlarını geliştirip tohum tutma kapasitesini artırmak, ham humus tabakasının ayrışmasını hızlandırmak ve meşcere toprağını tava getirmektir.


Ağaçların tohum verimini arttırmak açısından bu kesimlerin olumlu sonuçları çam türleri için 3 yıl sonra görülebilir. Bu nedenle hazırlama kesimi yapılmış çam gençleştirme alanlarında en erken 3-4 yıl sonra tohumlama kesimleri uygulanmalıdır. Ülkemizdeki kızılçam orman alanlarının tamamına yakını hazırlama kesimlerine ihtiyaç göstermeyecek yapıdadır. Ayrıca diğer ana ağaç türlerimizden karaçam, sarıçam, kayın, ladin ve sedir ormanlarımız geçmişte yapılan müdahaleler nedeni ile genellikle hazırlama kesimlerine ihtiyaç göstermezler.

Tabii gençleştirme çalışmalarının başarısını etkileyen en önemli faktör, toprağa düşecek yeterli ve sağlıklı tohum miktarıdır. Bu nedenle tabii gençleştirme çalışmalarının mutlaka bol tohum yıllarında yapılması esastır. Tabii yolla gençleştirilmesine karar verilen orman alanlarında, gençleştirme çalışmalarına başlanmadan önce ilgili meşcerenin bol tohum yılı içinde olup olmadığı öncelikle ve sağlıklı şekilde belirlenmelidir.

Bol tohum yılı, tohumun döküldüğü yıl olarak değil tohumun olgunlaştığı yıl olarak anlaşılmalıdır. Ancak ladin, göknar, kayın, bazı meşe ve geniş yapraklı türlerde tohum aynı yıl olgunlaşıp döküldüğünden bol tohum tespiti yılı içerisinde yapılmaktadır. Karaçam ve sarıçam gibi tohumu bir yıldan daha uzun sürede olgunlaşan türlerde bol tohum yılı tespiti ise bir yıl önceden yapılmalıdır.

Kızılçam ormanlarında da bol tohum yılı tespiti yapılması esastır. Özellikle kuzey enlem derecelerinde (Kuzey Ege, Marmara ve Karadeniz Bölgelerinde), yüksek zonlarda (Orta/ Güney Ege ve Akdeniz Bölgesi'nde 800 metreden yukarısı) ve karasallığın ağır bastığı yetişme ortamlarında yeterli tohumun ancak bol tohum yılında bulunacağı göz önünde bulundurulmalıdır.

Tohumu aynı yıl içinde oluşan ve olgunlaşan kayın, ladin, göknar ve bazı meşe türlerimizde de bol tohum tespiti yapıldıktan sonra gençleştirme çalışmalarına başlanmalıdır. Bilindiği üzere bol tohum yılı tespitleri gözlemlere dayalı olarak yapılan bu türlerimizde, diğer türlerde olduğu gibi çalışma yapılmadan önce bol tohum yılı olup olmadığı bir tutanakla tespit edilecektir.

Daha sonraki bol tohum yıllarının takibi için her yıl bol tohum yılı tespit tutanakları (Ek:1a, 1b, 1c) düzenlenecektir. Düzenlenen tutanaklar uygulamaya başlamadan önce bölge müdürlüğüne bilgi için gönderilecektir.

Tabii gençleştirmede, ana meşceredeki ağaçlardan dökülen veya uçarak yakın çevreden gelen tohumların toprağa (çimlenme yatağına) ulaşarak çimlenebilmesi ve köklenerek gençlik oluşturabilmesi için, diri ve ölü örtü engeli olmaması gerekir. Çimlenme gerçekleşmiş olsa bile, fidecikler köklerini müsait bir ortama eriştiremezse su ve besin maddesi noksanlığı yüzünden yok olurlar. Bu nedenle başarılı bir gençleştirme için çimlenme ve kök gelişimini engelleyecek diri örtünün öncelikle gençleştirme alanlarından uzaklaştırılması gerekir.

Yoğun diri örtü (orman gülü, böğürtlen vb.) bulunan, kayın ve ladin gençleştirme sahalarında bol tohum yılına bağlı olarak tohumlama kesimi, diri örtü temizliği ve toprak işleme gibi faaliyetler ağustos-ekim aylan arasında kısıtlı bir süreye sıkıştığı için, tohum dökümünden önce çoğu zaman sahadan çıkılamamakta veya geç kalınmakta, bunun neticesinde de başarısızlığa neden olunmaktadır.

Karadeniz Bölgesi ormanlarının en yaygın diri örtüsü olan orman gülünün toprağın asiditesine yaptığı olumsuz etkiyi ve gençleştirme çalışmalarındaki zaman darlığının olumsuz etkilerini en aza indirgemek için gençleştirme sahalarındaki orman güllerinin tohumlama kesiminden 1-3 yıl önceden temizlenmesine (köklenmesine) ihtiyaç duyulmaktadır. Bu nedenle öncelikle iyi bonitetli sahalardaki orman gülü temizliği için detay silvikültür planında zaman-mekân düzenlemesi yapılacaktır. Bu çalışmaların ödeneği Döner Sermaye Bütçe Formülündeki ilgili hesap kaleminden karşılanacak olup bu tür alanlar Döner Sermaye Bütçe hazırlığı sırasında dikkate alınacaktır.

Tohumlama kesimi bol tohum yılında yapılan tek kesimden ibaret olup tohum dökümünden önce (kızılçam hariç) yapılmalıdır. Tohum ağaçlarının elit fertlerden ve homojen dağılışta olmasına özen gösterilmelidir. Ara tohum yıllarında tohum miktarı ve kalitesindeki olumsuzluklar (çimlenme yüzdesi düşüklüğü gibi) nedeniyle uygulama yapılmayacaktır.

Tohumlama kesimi ile meşcere kapalılığı ağaç türünün biyolojik isteklerine uygun olarak yeteri kadar gevşetilmelidir. Bonitet ve bakı pozisyonlarına göre de aşağıda belirtilen kapalılık oranları değişebilir. İyi bonitetli sahalarda kapalılık biraz daha gevşetilmeli ancak bu durumda diri örtü istilası mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Fena bonitetli sahalarda ise kapalılık fazla kırılmamah, iyi bonitetli sahalara göre daha sık bırakılmalıdır.

Ağaç türlerinin biyolojik isteklerine uygun olarak siper metotlarının uygulanması esnasında, tohumlama kesimi ile oluşturulacak kapalılık oranlan yöresel özelliklere göre farklılıklar gösterse de genelde;

-  Kızılçam (0,20 - 0,30)
-  Karaçam (0,50 - 0,60)
-  Sedir    (0,50 - 0,60)
-  Sarıçam    (0,60 - 0,70)
-  Ladin       (0,60 - 0,70)
-  Kayın       (0,60 - 0,70)
-  Meşe        (0,60 - 0,70) olmalıdır.

En büyük yayılışını ülkemizde yapan kızılçamın tabii gençleştirmesinde siper veya tıraşlama yöntemlerinden hangisi uygulanırsa uygulansın, gençleştirme kesimlerine bol tohum yılında ve meşcerede tüm ağaçlardaki tohumun azamisi toprağa döküldükten sonra başlanmalıdır. Kızılçamın tabii gençleştirilmesinde faydalanılabilir tohum kaynaklarının en önemlisi, gençleştirme çalışmasının yapılacağı yıl olgunlaşmış ve ağırlıklı olarak mayıs ayı sonundan itibaren tohumlarını dökmeye başlamış olan kozalaklardır. Bir diğer tohum kaynağı ise gerekli görülen yerlerde, takviye amacıyla sahaya atılan tohumlardır. Tohum takviyesi, tohum hasat ve transfer sınırlan içerisinde kalan iyi nitelikli meşcerelerden toplanan tohumlarla, doğaya uygun zamanda ve şekilde, kesimlere başlamadan önce serpme suretiyle yapılmalıdır.


Kızılçam meşcerelerinde tohumların büyük çoğunluğu haziran-kasım aylan arasında dökülmekte olup bu tohumların toplam miktarı diğer çam türlerimize (Çk-Çs) nazaran çok az miktardadır. Bu bakımdan kızılçam meşcerelerinde tohumun azamisinin toprağa dökülmesinden sonra gençleştirme kesimlerine girilmeli ve çimlenme başlamadan 2-3 hafta önce bütün işlemler bitirilmiş olarak sahadan çıkılmalıdır.

Yapılan araştırma ve gözlem sonuçlarına göre, kızılçam tohumunun çimlenmesi için gerekli sıcaklık (15-35 °C) ve yeterli rutubetin (%70) aynı anda bulunması şarttır. Bu şartların oluştuğu aylar, kızılçamın genel yayılışını yaptığı Akdeniz ve Ege'de şubat- mart - nisan -mayıs aylandır. Ancak alçak zonlann (Akdeniz/Orta ve Güney Ege Bölgelerinde 0-400m rakım) bazı özel kesimlerinde kasım ayından itibaren bu şartlar oluşmakta ve meydana gelen çimlenmelerden yaşama şansı yüksek gençlikler elde edilebilmektedir. Alçak rakımlardaki bu tür yerlerde yapılacak gençleştirme çalışmalarında çok dikkatli olunmalıdır.

Eğimin %70'ten fazla olduğu yerlerle, bol tohum yılı aralıklarının normalden uzun ve bol tohum yılında tohum verimi düşük ortamlarda ve turistik yerleşim alanlarına bitişik yerlerde estetik gaye ile küçük alan siper işletmesi uygulanmalıdır. Sonbahar çimlenmelerinin alınabileceği alçak zondaki bazı kızılçam alanlarında da tıraşlama yöntemi yerine siper yöntemi uygulanarak tabii gençleştirme çalışmaları yapılabilecektir.

Kızılçam gençliğinin gelip yerleşebilmesi için en az %65-70 ışık yoğunluğuna ihtiyaç olduğu bilindiğinden siper işletmesi uygulayacağımız sahalarda tohumlama kesimi sonrası kapalılık 0,2-0,3'e düşürülür. Gençliğin gelmesini müteakip kızılçamın sipere tahammülsüzlüğü nedeniyle 1-2 yaşında iken boşaltmanın yapılması gerekmektedir.

Gençleştirme uygulamalarına tabi tutulacak meşcerelerde, yer yer gruplar halinde sahaya gelmiş gençliklere rastlanabilir. Bu gibi hâllerde, öncü gençliğin kabul edilip edilmeyeceğine karar verilmesi önemlidir.

Öncü gençlikler, hiçbir emek sarf edilmeden ve masraf yapılmadan tabii yolla kazanılmış gençliklerdir. Bu tür gençliklerin kabul edilip edilmemesinde gençliğin yaşı, sıklığı (hektardaki adedi), üst tabakanın kapalılığı (meşcere siperi) ve meşcere boniteti en önemli etkenlerdir.

Yine bu tür gençliklerin kabul edilebilmesi için;

-Meşcere kuruluş amacına uygun ağaç türlerinden olmaları,
-Sağlıklı, büyüme enerjilerini yitirmemiş (Son 2-3 yıllık sürgün boylarında gerileme olmaması, tepe sürgününün yan sürgünlerden kısa olmaması, açıkta gelişmiş aynı yaştaki ferde nazaran belirgin boy farkının olmaması büyüme enerjisinin göstergesidir.), iyi nitelikli, yeterli sayıda ve kapalılıkta bulunmaları gerekir.

Yalnız biyolojik özellik ve isteklerinin farklılığı nedeniyle yukarıda konu edilen hususlar kızılçam için uygulanmamalıdır.

Gençleştirme Alanının Hazırlanması:

Gençleştirme alanlarında ihtiyaç var ise toprak hazırlığı çalışmaları tohum dökümünden önce bitirilecektir. Bu duruma göre tohumlama kesimlerinin ve bu kesimler sonucu elde edilecek ürünlerin gençleştirme alanı dışına taşınması işlemlerinin tohum dökümünden önce ve ihtiyaç duyulan yerlerde örtü temizliği ile toprak hazırlığının yapılmasına zaman kalacak şekilde bitirilmiş olması, bunun içinde yöresel şartlara göre farklılık gösteren tohum döküm zamanlarının bilinmesi gerekir.


Ağaç Türü
Kozalak (Anatom. olg.) veya Meyve Olgunlaşma Zamanı
(Ay)
Kozalak (Anatom. olg.) veya Meyve Olgunlaşma Süresi
Tohum Toplama Zamanı (Ay)
Zengin Tohum Yılları Tekerrürü (Yıl)
100 Kg Kozalaktan Elde edilen Tohum (Kg)
Bilimsel Adı
Türkçe adı
Pinus brutia Ten.
Kızılçam
Kasım-Aralık
22 ay
Şubat-Mayıs
1-2
4.5
Pinus nigra Arnold
Karaçam
Ekim-Aralık
18 ay
Kasım-Mart
2-3
2.5
Pinus silverstris L.
Sarıçam
Ekim-Aralık
18 ay
Kasım-Mart
2-3 yıl
1.5
Abies spp.
Göknar (Uludağ - Doğu Ka.)
Ekim-Kasım
6 ay
Ekim-Kasım
2-3
11-13
Picea orientalis L.
Ladin
Ekim-Kasım
6 ay
Ekim-Kasım
2-4
1.5
Cedrus libani A.rich
Toros Sediri
Eylül-Ekim
26 ay
Ekim-Kasım
2-3
8-10
Pinus pinea L.
Fıstıkçamı
Kasım-Ocak
31 ay
Kasım-Nisan
3-4
20
Cupressus sempervirens L.
Adi servi
Ekim
18 ay
Ekim-Kasım
1

Pinus halepensis Mill.
Halepçamı
Ekim-Kasım
30 ay
Ekim-Aralık
1
2.5
Pinus pinaster Ait.
Sahilçamı
Kasım-Nisan
19 ay
Kasım-Nisan
1-2
5
Pseudotsugo menziesii (Mirb.)
Adi Duglas
Ağustos-Eylül
6 ay
Eylül
5-7
2
Larix decidua L.
Melez
Ekim
1.5 yıl
Kasım-Mayıs
3-4
6
Thuja orientalis L.
Doğu Mazısı
Ağustos-Ekim
5 ay
Ağustos-Ekim
2-3
2
Fagus orientalis Lipsky
Doğu Kayını
Ekim
7 ay
Ekim-Kasım
4-6

Quercus spp.
Meşe türleri (Ak meşelerde)
Eylül-Kasım
7 ay
Ekim-Kasım
2-4

Carpinus betulus L.
Adi Gürgen
Eylül-Ekim
6 ay
Eylül-Ekim
1

Alnus spp.
Kızılağaç türleri
Ekim-Kasım
8 ay
Ekim-Şubat
1

Castanea sativa Mill.
Kestane
Ekim
6 ay
Ekim-Kasım
1-2

Fraxinus spp.
Dişbudak türleri
Ağustos-Eylül
6 ay
Ekim
2-3

Tilia spp.
Ihlamur türleri
Temmuz-Ekim
5 ay
Ağustos-Ekim


Acer spp.
Akçaağaç türleri
Eylül
6 ay
Eylül-Ekim
2-3

Ulmus spp.
Karaağaç türleri
Mayıs-Haziran
3 ay
Mayıs- Haziran
2

Betula spp.
Huş türleri
Temmuz-Eylül
6 ay
Ağustos-Eylül
1-2

Robinia Pseudoacacia L.
Yalancı Akasya
Eylül-Ekim
6 ay
Ekim-Şubat
1-2

Juglans regia L.
Ceviz
Eylül-Ekim
6 ay
Eylül-Ekim
2

Platanus orientalis L.
Doğu Çınarı
Ekim-Kasım
7 ay
Ekim-Kasım
1


Gençleştirme alanı, her türlü ürün ve artıklardan temizlendikten sonra toprağın hangi araç ve tekniklerle işlenerek hazırlanacağı, ağaç türlerinin biyolojik isteklerine, arazinin topoğrafik ve toprağın fiziki yapısına, diri örtünün cinsine ve yoğunluğuna göre iyice etüt edilerek önceden tespit edilmelidir.


Toprağın hazırlanmasında gaye, humus ve azotça zengin ölü örtünün mineral toprakla karışımı ile dökülen tohumların toprakla temasını sağlamak ve toprak nemini yaz kuraklığına karşı korumaktır. Bu ortamı oluşturmak için yapılacak en uygun arazi hazırlığı şekilleri türler itibarıyla;

Karaçam, Sarıçam, Ladin: Tabii gençleştirilmesi uygun görülen bu türlere ait meşcerelerdeki eğimli (%30 eğimin üstünde) sahalarda toprak üzerindeki diri ve ölü örtü 2 m genişlikte tesviye eğrilerine paralel şeritler hâlinde temizlenmeli ve bu materyal alttaki lm'lik işlenmeyecek şeritlere toplanmalıdır. %30 eğimin altındaki alanlarda temizlenen şerit genişliği arttırılabilir. Temizlenen şeritlerde çıkan artıklar; temizlenmeyen şeritler, kayalar, kütükler ve gençlik beklenmeyen alanlara yığılmalıdır.

Kurak ve yan kurak mıntıkalarda ise değerlendirilemeyen ince materyalin tamamı lm'lik şeritlere toplanmaya çalışılmamak, tek kat hâlinde kabaca alana serilmelidir. Kabuklar da aynı işleme tabi tutularak gençlik beklenen alanları tamamen örtmesine meydan verilmemelidir.

Yukarıda tarif edilen diri örtü ve ölü örtü temizliğinden sonra yapılacak toprak hazırlığı işlemlerinde, mineral toprağın tamamen yüzeye çıkmamasına dikkat edilmeli, ayrışmakta olan humus tabakası ile mineral toprağın karıştırılması suretiyle tohumların çimlenmesine en elverişli ortam olan kırıntılı bünye oluşturulmalıdır. Bunun sağlanması için, yetişme ortamının özelliklerine (bakı, toprak vb.) uygun aletlerle toprak işleme yapılmalıdır. İlgili alanlarda çayırlaşmış ve kompaktlaşmış yerlerin bulunması hâlinde ise tam alanda veya şeritler hâlinde (1mx1m veya 1mx2m gibi) toprak en az 10-15 cm derinliğe kadar işlenmelidir.

Uygun ekipmanlarla çalışma imkânı olan sahalarda makineli diri örtü temizliği ve toprak işleme daha ekonomik olacağından tercih edilmelidir. Ancak makineli yapılan tabii gençleştirme çalışmalarında toprağın fiziki yapısında olumsuzluklara meydan vermemek için ağır makineler tercih edilmemelidir.

Ülkemizde topraktaki rutubet ekonomisinin uygun olmadığı, denizden uzak dağ silsilelerinin arka kesimlerinde ve İç Anadolu Bölgesi gibi hassas ekosistemlerde özellikle yüksek rakımlarda bilhassa karaçam ve sarıçam tabii gençleştirmelerinde başarının düşük olması, bu yetişme ortamlarında daha kısa sürede yaz kuraklığına girilmesi, toprak derinliği ve su tutma kapasitesinin yetersiz oluşundan kaynaklanmaktadır. Yazın su açığı bulunan yan kurak ve kurak yetişme ortamı şartlarında rutubet ve ısının birlikte ve yeterince olduğu dönemler çoğu kez sınırlı bir döneme rastladığı veya bazı ekstrem yıllarda da hiç olmadığı için çimlenmeler yok denecek kadar az olabilmektedir. Bu bakımdan teknik açıdan ısı faktörünü etkileyemeyeceğimiz fakat topraktaki rutubeti olumlu yönde etkileyeceğimiz dikkate alınarak toprağın su tutma kapasitesini arttırma açısından en azından 5-10cm'lik bir kırıntı bünye sağlayacak şekilde toprak hazırlığı yapılması basan oranını önemli ölçüde arttırır. Bu tip alanlarda makineli toprak işlemesi yapıldığında, ihtiyaç halinde toprak özelliklerine uygun ekipmanlarla (diskaro vb.) toprağın kırıntılı bünyeye kavuşturulması sağlanmalıdır.

Yukarıda konu edilen tüm işlemler karaçam ve sarıçam alanlarında yöresel şartlara göre en geç kasım ayı sonuna, ladin sahalarında ise ekim ayı sonuna kadar tamamlanarak mutlaka bölmeden çıkılacaktır.

Kayın, Meşe: Kayın ve meşe tabii gençleştirme sahalarının diri örtü olan bölümlerinde şeritler halinde diri örtü köklenip değerlendirilemeyen artıklar, temizlenmeyen dar şeritlere yığılmalıdır. Ancak temizlenmeyen şeritlerin geniş tutulmamasına özen gösterilmelidir. Zira sahada oluşturulacak bu tür büyük yığınlar fare yuvası ve üremesine neden olmaktadır. Özellikle kayın alanlarındaki yoğun diri örtünün (orman gülü vb.) köklenerek sökülmesi halinde dolaylı olarak toprak işlemesi de gerçekleştirileceğinden iki yönlü fayda sağlanacaktır.

Yüzeyde ayrışmakta olan humus tabakası ile hemen altındaki mineral toprak, geniş ağızlı çapa ile üsteki yaprak ve toprağı sıyırmadan tohumların saklanmasını ve çimlenmesini sağlayacak kırıntılı bünyeye kavuşturulur. Bu şekilde hazırlanmış meşcerelerde tohumların dökülmesinden sonra kuş ve fare zararlarının minimuma indirilmesi için tohumların üzeri mutlaka 1-2cm toprakla örtülmelidir. Bu aşamada çimlenme yatağı üzerinde bulunan çürümüş gövde ve ince dal yığınlarının tümüyle sahadan uzaklaştırılması yönüne gidilmemelidir. Özellikle eğimli yerlerde düşen tohumların toprakta tutunmalarını sağlamak, kuş ve fare zararlarını azaltmak, ilk yıllarda oluşabilecek yoğun otlanmayı asgariye indirmek için bu tür çalışma büyük önem kazanmaktadır. Bu şekildeki çalışma ile parasal maliyet te azaltılmış olacaktır.

Bu çalışmalar esnasında yöresel şartlara uygun olarak ekolojik ve ekonomik kriterler de mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. Biyolojik çeşitliliğin korunması yine yüksek eğim gruplarında ve fazla yağış alan yörelerde, toprak muhafazası yönünden diri örtü temizliği şeritler hâlinde yapılmalıdır. Uygun ekipmanlarla çalışma imkânı olan sahalarda makineli toprak işleme daha ekonomik olacağından tercih edilmelidir.

Toprak hazırlığı çalışmaları ekim ayı ortalarına, tohumun üzerinin toprakla örtülme işlemleri ise tohum dökümünden sonra en geç kasım ayı ortalarına kadar tamamlanarak sahadan çıkılmalıdır. Bu takvim yöresel farklılık ve hava şartlarına göre değişebilir.

Tabii gençleştirme çalışmalarının bitirilmesini müteakip ihtiyaç halinde sahalar koruma altına alınacaktır.

Kızılçam: Kızılçamda çimlenme yatağı genellikle ölü örtü tabakasından oluşmaktadır. 3-4cm'ye kadar olan ölü örtü kalınlığı tohumların toprağa ulaşmasını ve çimlenmesini engellememekte, buna karşılık evaporasyonu azaltan ve fidanların toprak suyuna ortak olacak diri örtünün oluşmasını geciktiren bir ortam oluşturmaktadır.

Araştırmalar ile ülkemizdeki kızılçam ormanlarının tamamına yakın kısmında ölü örtü kalınlığının 3-4cm civarında olduğu belirlenmiş olduğundan bu ölü örtünün daha da inceltilmesi gibi bir gayretin içine girilmemelidir.

Sahadan değerlendirilebilir emval çıkarıldıktan sonra son birkaç yılın sürgünlerinden oluşan ince dallar üst üste gelmeyecek şekilde tüm sahaya serilmelidir. Homojen ince bir tabaka hâlinde saha üzerine serilen bu dallar buharlaşmayı azaltarak (malçlama etkisi) toprağın su tutma kapasitesini arttırdığı gibi kızılçam gençleştirilmesinde sorun olan otlanmayı da engellemektedir. Bu nedenle dal serme kızılçam tabii gençleştirme çalışmalarında vazgeçilmez bir işlem olarak kabul edilmelidir. Ancak nem ekonomisinin iyi olduğu, otlanma tehlikesinin olmadığı üst zonlarda dal serme işlemine gerek görülmeyebilir.

Kızılçamda yukarıda belirtilen işlemler, o yörede çimlenmelerin görüldüğü tarihten 2-3 hafta önce bitirilmeli, saha korunmaya alınmalı ve çimlenmeler tamamlanıncaya kadar sahaya girilmemelidir.

Sedir: Ülkemizde yayılışının büyük kısmını Toroslar üzerinde yapan, odununun teknolojik özellikleri (dayanıklılığı, rengi, kokusu vb.) nedeniyle çok eski çağlardan beri tanınan ve bu yüzden büyük tahribata uğrayan sedir ormanlarımızın hemen hemen yansı bozuk yapıdadır.

Oldukça geniş potansiyel alanlarda yeniden sedir ormanları yetiştirmek ve bozuk alanların iyileştirilmesi için en önemli unsur olan ve başka bir yerden temini mümkün olmayan yeterli tohuma ihtiyaç vardır. Bu tohumun kaynağı ise çok az kalan ve tohum verme yeteneğine ancak ulaşmış mevcut sedir ormanlanmızdır. Büyük çoğunluğu genç olan bu ormanlarımızı da gençleştirmeye aldığımız takdirde kısa süre sonra yeterli tohum kaynağımız da kalmayacaktır. Zira sedirin en bol ve çimlenme yüzdesi en yüksek tohumunu ancak 100 yaşından sonra verdiği araştırmalarla ortaya konmuştur.

Ayrıca ekonomik değerinin yüksek olması nedeniyle kalın çaplı ve kaliteli ürün üretimi de mümkün olacaktır.

Bu sebeplerden dolayı yeterli tohum kaynağına sahip olmak ve odun üretimi neticesinde ekonomik kayıplara uğramamak için silvikültürel müdahaleler (aralama) yapılması şarttır.

Amenajman planı, yaş sınıflan metoduna göre yapılmışsa bu metodun "Küçük Maktalı Varyantına" göre yapılacak, gençleştirme sahaları plan ünitesi içerisine olabildiğince dağıtılacaktır.

Gençleştirme sahaları öncelikle 0-0,1 kapalı alanlardan, daha sonra 0,1-0,4 kapalı alanlardan seçilecek, teşkili düşünülen yaş sınıflarından ilk 3 ya da 4 yaş sınıfı bu tür sahalar üzerinde tesis edilecektir. 0,4'ten fazla kapalı saf sedir meşcerelerinin, vasfı, alanı ve yaşı ne olursa olsun gençleştirmeye konu edilmeyecektir. Ancak çok yaşlanmış, gerek tabii gerekse abiyotik nedenlerle kurumaya, çürümeye yüz tutmuş, çökme tehlikesi olan meşcereler gençleştirmeye konu edilebilecektir. Gençleştirme çalışmaları yapılacak meşcerelerde kesilecek her ağacın tohum kaynağını azaltıcı etki yapacağı göz ardı edilmemelidir.



Share
Posted in: , Posted on: 31.12.2015

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.