30.01.2016

AKŞEHİR GÖLÜ

Global Bilgiler  /  at  03:09  /  No comments

Global Bilgiler

Genel Bilgi
Bulunduğu İl  Konya, Afyonkarahisar
Kapladığı Alan
53.600 km2 (İki göl ve aralarındaki 1.500 km2 koridor)
Koordinatlar   D 31’ 18° K 38’ 36°
Ort. Yükseklik
Akşehir Gölü: 966 m. Eber Gölü: 967 m.
Yönetim Planı            Var
Alan Tanımı
İdari olarak Konya ve Afyonkarahisar illeri sınırları içerisinde yer almaktadır. Akarçay Kapalı Havzası’nda yer alan birbirine bağlı iki göldür. Eber Gölü, maksimum 16.800 km2 alana sahip, en derin yeri 6 m. olan bir tatlı su gölüdür. Göle batıdan giriş yapan Akarçay tarafından beslenir. Gölün büyük bir bölümü yüksekliği  5 – 6 metreye varan sazlarla kaplıdır. Göl suyu Taşköprü Çayı (ya da Eber kanalı) yoluyla çıkar ve 4 km. güneydoğudaki Akşehir Gölü’ne ulaşır. Akşehir Gölü, rakım olarak Eber’den bir metre daha aşağıdadır. Dolu haliyle yaklaşık 35.300 km2 büyüklüğündeki Akşehir Gölü, en derin yeri 7 m. olan düz zeminli tektonik bir göldür. Eber kanalının yanı sıra, geçmişte Sultan Dağları’ndan gelen beş dere ile besleniyordu.
Bu derelerin sulama amacıyla önü kesildiğinden şimdi Akşehir çok az su almaktadır. Düşük su seviyelerinden dolayı Eber Gölü ile bağlantısı da zarar görmüş durumdadır. Gideğeni yoktur; suyu batı ve güney bölümlerinde tatlıyken, ortaya ve kuzeye doğru tuzluluk artmaktadır. Sazlıkların genişliğinin birkaç kilometreye vardığı batı ve kuzeydoğu kıyıları başta olmak üzere, gölün neredeyse tamamı sazlarla çevrelenmiştir.
İlkokul kitaplarında 353 km² alanı ile Türkiye’nin 5. büyük gölü olarak anlatılan Akşehir Gölü, şu anda gerçek boyutunun dörtte biri kadardır. Akşehir Gölü, yöre halkının ifadesi ile ‘çanak değil, tabak bir göl’. Gölü besleyen derelerin önü kesilip bahçelere çevrildiği ve göl çevresinde derin kuyular açılarak sular tarım ve meyvecilikte kullanıldığı için bu kaynakları kurumuş durumda… Onun için, kurak geçen bir mevsim göldeki suyun tamamen çekilmesi ile sonuçlanıyor.
Fauna & Flora
Bu iki göl, eskiden iki ayrı alan olarak kabul edilmesine karşı son yıllarda bundan vazgeçilmiştir. Öncelikle, birçok kuş türü birinde üreyip diğerinde beslendiğinden, göller tek bir ekolojik ünite oluşturmaktadır. İkinci neden ise, göllerin hidrolik açıdan birbirlerine bağlı olmaları, dolayısıyla bölgede giderek büyüyen sorunlara getirilecek çözümlerin her iki gölü ve çevresini kapsaması gerekliliğidir.
Global Bilgiler
Biyolojik çeşitlilik ve kuş varlığı açısından son derece zengindirler. Ülkemizin uluslararası öneme sahip sulak alanları arasında yer almakta olan bu iki göl, su dengesinin bozulmasına dek kışlayan su kuşları için büyük önem taşımaktaydı.
Eber’de 1967’de 33.000, 1969’da 205.000 ve Akşehir’de 1971’de 37.721 su kuşu sayılmıştır. Her iki göl küçük karabatak ve tepeli pelikan için önemli bir üreme alanıdır. Akşehir Gölü’ndeki saz adalarında balıkçıllar karışık koloniler halinde ürerler. Bunların arasında alaca balıkçıl, erguvani balıkçıl, çeltikçi ve kaşıkçı da bulunur. Pasbaş patka ve gülen sumru sazlıkların arasında kum adacıklarında, büyük cılıbıt ise göl çevresinde kuluçkaya yatar. Kışın çok sayıda sakarcaya rastlanır. Alan, ak pelikan ve çeltikçi için göç sırasında konaklama bölgesi olarak da kullanılır. Balıkçıl kolonilerinde üreyen diğer türler arasında küçük akbalıkçıl ve gece balıkçılı da vardır.
Alandaki Aktiviteler
Güney ve batıda meyvecilik, kuzeyde ise buğday üretimi yaygındır. Göl çevresindeki elma ve kiraz bahçelerinin sayısı her geçen gün artmaktadır. Bir süre öncesine kadar yaygın olan hayvancılık, son on yıl içerisinde düşüş göstermiştir. Önemli bir gelir kaynağı olan balıkçılık, göl sularının çekilmesi ile ikinci plana düşmüştür.
Akşehir Gölü çevresinde 1988 – 89 yıllarında yapılmış ancak hiç kullanılmamış sulama kanalları bulunuyor. Eber Gölü’nden sağlanacak suyla Tuzlukçu Ovası’nın sulanması düşünülmüş, ancak sistem çalıştırılamamış. Bir dönem Akşehir gibi suyu çekilen Eber Gölü, şimdi Akşehir Gölü’nden daha iyi durumda. Ama Tuzlukçu Ovası’na su verebilecek durumda değil.
Akşehir Gölü’nün kurumasında sulama amaçlı derin kuyular açılması, kiraz ve elma gibi meyve bahçelerinin; pancar, tütün, mısır, ayçiçeği gibi ürünlerin sulanmasının birinci derecede rolü var. Bunun için Devlet Su İşleri, son 3 – 4 yıldır Akşehir ve Tuzlukçu Ovası’nda derin kuyu açılmasını yasaklamış durumda. Yeni açılan kuyulara ruhsat verilmiyor. Ancak kuyu açılması önlenemiyor da… DSİ, bunun önüne geçmek için bölgede yeni bir çalışma başlatmış. Ovadaki ruhsatlı ve ruhsatsız kuyular tespit ediliyor. Araziler belirlenip, arazinin alabileceği su ve elektrik miktarı hesaplanıyor. Çünkü parası olup derin kuyu vurduran kişi, sadece kendi arazisini sulamakla yetinmiyor, çevresindeki tüm arazilere su satmaya veya arazi kiralamaya başlıyor.
DSİ ve Medaş’ın ortak çalışmasıyla Akşehir – Eber Göllerinin kurtarılması için kuyular kontrol altına alınmaya çalışılıyor. Bölgede araziler, açılan kuyulardan çıkarılan suyla, yörede yaban sulama denilen salma sulama yöntemi ile sulanıyor. Böyle olunca da yağmurlama veya damlama yöntemi ile 3 metreküp suyla sulanacak alan için 30 metreküp su kullanılıyor. Bu da göllerin kurumasının yanı sıra yeraltı sularının azalmasına sebep oluyor.
DSİ, Göller Bölgesi’nde damlama ve fıskiyeyle sulama tekniklerini teşvik ediyor. Akşehir Ovası’nda sulamanın dönüştürülmesi için yoğun bir çaba var. Damlama sulamaya geçmek için Konya Valiliği, Akşehir Kaymakamlığı, Mevlana Kalkınma Ajansı ve Tarım Bakanlığı birimlerinin yoğun çabası gözleniyor.
Sulama problemi çözülmeden Akşehir – Eber Gölleri için çözüm üretilmesi zor. Balıkdamı, Akgöl ve Akşehir, üçü de göçmen kuşların geçiş güzergahında. 30 – 40 km arayla birbirini takip ediyorlar. Bu üç gölün şartlarının iyileştirilmesi, sadece Türkiye’nin değil dünyanın da ilgi göstereceği doğal bir zincir oluşturabilir.
Koruma ve Yönetim
Global Bilgiler
Akşehir ve Eber Gölleri, 1992 yılında SİT Alanı ilan edilmiştir. Ülkemizin 1994 yılında Ramsar Sözleşmesi’ne taraf olmasıyla, sözleşme kapsamında koruma çalışmaları sürdürülmeye başlanmış ve halen Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında koruma çalışmaları sürdürülen uluslararası öneme sahip sulak alanlarımız arasında yer almaktadır. Akşehir-Eber Gölleri Sulak Alan Yönetim Planı 2007 yılı sonunda tamamlanmıştır. Faaliyetler bu plan çerçevesinde yürütülmektedir.
Kaçak kuyular, ilkel sulama teknikleri, göletler ve gölü besleyen akarsuların üzerine inşa edilen yapıların tamamı Akşehir ve Eber Gölleri’nin kurumasının etkenleri arasındadır. Akşehir ve Eber Gölleri’nin kaderinin sadece yağmura bırakılması çözüm olmadığından göllerin geri kazanımı için bazı projeler hazırlanmıştır. Akşehir ve Eber Göllerinde bozulma, ekolojik  dengenin yeniden tesis edilmesi ve alanın uygun bir şekilde yönetilmesinin sağlanması amacıyla; ‘Akşehir – Eber Gölleri Sulak Alan Yönetim Planı’ hazırlanıp 2008 yılı başından beri uygulanmaya başlanmıştır.
Sulak Alan Yönetim Planı’nın etkin olarak uygulanması amacıyla öncelikle yörede yaşayan halkın çevre bilincinin artırılmasını hedefleniyor. Bölgenin yağış alması için de Sultan Dağları’nda önemli miktarda ağaçlandırma çalışması yapılıyor. Bu çalışmaların ilerlemesi ile bölgenin daha fazla yağmur alması amaçlanıyor.
Plan çerçevesinde, su dengesini yeniden oluşturabilmek, kirliliği mümkün olan en az seviyeye indirmek, sulak alan ekosistemi ve biyolojik çeşitliliğin korunarak geliştirilmesi ve iyileştirilmesi, göldeki su ürünleri potansiyelinin yeniden kazanılması, tarım ve hayvancılıkta sürdürülebilirliğin sağlanması ile alternatif gelir kaynaklarının geliştirilmesi amaçlanıyor.
Başlıca Tehdit ve Sorunlar
Akşehir Gölü’nün maksimum alanı 1969’da 35.300 hektarken, 1993’te 17.700 hektara düşmüştür. Aynı dönemde Eber Gölü alanı da 16.800’den 7.600 hektara düşmüştür. 1986 – 1993 yılları arasında Akşehir Gölü’nün su seviyesi 3,85 metreye kadar düşmüştür. Bu bölgede yağış miktarları ve dolayısıyla su seviyeleri aşırı dalgalanmalar göstermektedir.
Bugün, içme ve sulama suyu amaçlı olarak, göllere akan kaynaklarda büyük miktarlarda su alınmakta ya da yer altından pompajla çıkarılmaktadır. Devlet Su İşleri bölgede küçük çaplı sulama projelerinin yanı sıra barajlar yaparak gölleri besleyen akarsuların azalmasına sebep olmuştur. Özellikle yer altı sularının açılan kuyularla çekilmesi sonucu her iki göldeki su azalmış, hatta 2008 yılında Akşehir Gölü tamamen kurumuştur. 2009 yılında yağışların artması sonucu göl alanı 30 km2’ye, 2010 yılında 80 km2’ye çıkmıştır. Su seviyesi ise 1,5 – 2 metreye ulaşmıştır.
Akarçay, Afyonkarahisar kanalizasyonu, Afyonkarahisar’daki şeker, bira ve süt fabrikalarıyla, Et ve Balık Kurumu’na ait bir kombinanın, 1981’de Bolvadin’de açılan alkaloit fabrikasının, Afyon ve Bolvadin çevresindeki çok sayıda küçük sanayi tesisinin atıklarını sulak alana taşımaktadır. Atık sular büyük ölçüde arıtılmamakta ya da arıtmada yetersiz kalınmaktadır. Boyutları çeşitli araştırmalarla ortaya konan kirlilik, kabul edilebilir değerlerin çok üzerindedir.
Özellikle Eber Gölü’nde, yoğun bir ötrofikasyona yol açmıştır. Akşehir Gölü, Taşköprü Çayı’yla gelen kirlilikten de etkilenmektedir. Göle, Akşehir kentinin ve gölün yakınlarındaki birkaç konserve meyve fabrikasının çok az arıtılan atıkları karışmaktadır. Her iki göl, tarımdan dönen sularla da kirlenmektedir.
Su seviyesindeki düşüş ve ağır kirlilik yükünün, göldeki balıkçılık üzerindeki etkisi yıkıcı olmuştur. Eskiden 20 köy balıkçılıkla geçinirken, göllerde 650 tekne çalışıyordu. 1975-1990 yılları arasında Akşehir Gölü’nde tutulan yıllık balık miktarı 480 tona, Eber Gölü’nde 125 tona ulaşmıştı. Ne var ki, balıkçılık 1990’dan sonra tamamen çökmüş durumdadır.
Sazcılık da yakın zamana kadar bölge insanı için önemli bir geçim kaynağıyken günümüzde önemini yitirmiştir. 20 yıl önce Eber Gölü’nden 20.000 tona varan miktarlarda saz çıkarılıyor, Çay ilçesindeki SEKA kağıt fabrikasına satılıyordu. Kesilen saz miktarı, 1993 yılında 8.000 tona indi, günümüzde yok denecek seviyeye geriledi.
Su seviyesindeki büyük değişiklerin ve kirlilikteki artışın kuşlar üzerindeki etkileri ancak tahmin düzeyinde bilinmektedir. Bununla birlikte kötü durumu ortaya koyan bazı veriler de vardır: 1969 kışında 200.000’in üzerinde su kuşu sayılırken, son yıllara ait kış sayımlarındaki toplam kuş sayısı birkaç bini geçememiştir.
http://www.turkiyesulakalanlari.com/portfolio/aksehir-golu-konya-eber-golu-afyon/

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.