31.01.2016

Çölleşme İle Mücadele Ulusal Strateji Belgesi 2013-2023

Global Bilgiler  /  at  04:15  /  No comments

ÇÖLLEŞME İLE MÜCADELE ULUSAL STRATEJİ BELGESİ
Ufuk (Vizyon): Sürdürülebilir çevre ve doğal kaynak yönetiminde, koruma, geliştirme ve faydalanma dengesi içinde kuraklığın olumsuz tesirlerinin ve çölleşmenin (arazi bozulumu) azaltıldığı ve etkilenen arazilerin iyileştirildiği, kırsal kalkınmanın sağlandığı ve uluslararası işbirliğinin geliştirildiği önder bir Türkiye.
Stratejik  Hedefler:
1. Çölleşmeden etkilenmesi muhtemel ve etkilenmiş ekosistemlerin, eroz- yon, suyun sürdürülebilir olmayan kullanımı gibi çölleşmeye sebep olan fak- törlerden korunması ve mevcut durumunun iyileştirilmesi
2. Çölleşmeden doğrudan etkilenen ve etkilenmesi muhtemel nüfusun hayat şartlarının / kalitesinin iyileştirilmesi
3. Ortak çalışmalar yoluyla üç Rio Sözleşmesi başta olmak üzere ilgili ulus- lararası sözleşme, ulusal strateji, plan ve programlar arasında sinerji oluş- turulması
4. İkili, bölgesel ve küresel çölleşme ile mücadele çalışmalarına öncülük edilmesi ve destek olunması
5. Çölleşme ile mücadele ve kuraklık etkilerinin azaltılması konusunda yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası aktörler arasında etkili bir ortaklık ve eşgüdüm oluşturularak gereken ortam ve kapasitenin geliştirilmesi
Temel Vazife (Misyon): Bilinçlendirme, kapasite ve teknoloji gelişimi, mali kaynak tahsisi vasıtasıyla, kuraklığın olumsuz etkilerini ve çölleşmeyi azal- tan, bozulan arazilerin iyileştirilmesine yönelik ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayan, yerel katılımcılığı ve uluslararası  diyaloğu geliştiren  politika ve programları uygulamak.
Uygulama Hedefleri:
1. Sürdürülebilir arazi yönetimi
2. Kırsal kalkınma
3. Ulusal eşgüdüm ve işbirliği
4. Politik çerçeve
5. Uluslararası eşgüdüm ve işbirliği
6. Kamuoyu oluşturma, bilinçlendirme ve eğitim
7. Bilim ve teknoloji, izleme ve değerlendirme
8.Yönetsel yapılanma ve kurumsal kapasite geliştirme
9.Finansman
TANIMLAR
Çölleşme:  Kurak, yarı kurak ve kuru alt nemli alanlarda iklim değişimleri ve insan aktivitelerinin de dahil olduğu çeşitli etmenlerin sonucunda oluşan “Arazi Bozulumu”dur.
Arazi bozulumu: Doğal olaylar ve/veya insan aktiviteleri sebebiyle orijinal doğal ekolojik görevinin ve/veya uygun şekildeki ekonomik işlevinin sürdü- rülebilirliğinin çok uzun olamayacak kadar zarar görmesidir.
Toprak bozulumu: İnsanlar tarafından  genellikle yanlış kullanımların sebep olduğu eylemler sonucunda toprağın fiziksel, kimyasal ve/veya biyolojik özelliklerinin bozulmaları sonrasında  ortaya  çıkan ve verimliliklerinin düş- mesine sebep olan toprak kalitesindeki azalmalardır.
Çölleşme  ile mücadele:  Kurak, yarı-kurak ve kuru alt nemli bölgelerdeki arazilerin sürdürülebilirliğinin geliştirilmesi ve kullanımının sağlanması için arazi bozulumunun önlenmesi ve/veya azaltılması, kısmen bozulmuş arazi- lerin iyileştirilmesi ve çölleşmiş alanların iyileştirilmesidir
Kurak, yarı kurak ve  kuru alt  nemli  alanlar: Yıllık yağışın potansiyel evapotranspirasyona  oranının  (P/PET) 0,05 ile 0,65 arasında  değişim gösterdiği alanlardır.
Kuraklık: Yağışların  normal düzeylerinden  aşağıda  olmaları ve/veya  dü- zensizlikleri durumunda önemli hidrolojik dengesizliklerin oluşması ve buna bağlı olarak arazi doğal üretkenliğinin olumsuz biçimde etkilendiği doğal bir olaydır.
Arazi: Toprak, bitki örtüsü ve diğer biyolojik öğeleri içeren ve ekolojik hidrolojik süreçlerin geliştiği sistemi ifade eden bir ortamdır.
Ekosistem hizmetleri:  Ekosistemler tarafından gerçekleştirilen ve yerkürede çevrenin dengeli ve kararlı bir durumda devam etmesinde, tedarik edici (gıda, su vb.), düzenleyici (iklimin, hava kalitesinin, su akışının düzenlenmesi, suyun temizlenmesi, toprak kalitesinin korunması, hastalıkların önlenme- si vb.), destekleyici (besin ve su zincirleri, bitkilerin tozlaşması vb.) ve kültü- rel (rekreasyon, estetik, eğitsel değerler vb.) faydalar ve hizmetler sağlayan etkinlikler ve süreçlerdir.
Havza: Doğal sınırları içinde, iklim, jeoloji, topoğrafya, toprak, flora ve fau- nanın sular ile etkileşim içinde olduğu, suyun ayrım çizgisinden denize aktığı noktaya, kapalı havzalarda ise suyun toplandığı nihai noktaya göre suyun toplanma alanıdır.
Korunan alan: Hedeflenen koruma amaçlarını gerçekleştirmek  için belir- lenen veya düzenlenen ve yönetilen, bölgesel, ulusal ya da uluslararası dü- zeyde önemli doğal, kültürel tarihi, arkeolojik, biyolojik çeşitlilik ve peyzaj kaynak değerlerinin korunması, geliştirilmesi ve uzun dönemde devamlılığı- nın sağlanması için hukuki, teknik, idari, sosyal ve ekonomik tedbirlerin uy- gulandığı, coğrafi olarak tanımlanan ve resmi statü ile ilan edilen alanlardır.
Rehabilitasyon (İyileştirme): Mevcut ekosistemlerin çeşitlilik, fonksiyon ve dinamiğinde, gerek insanlar tarafından verilen hasarlar gerekse doğal etkenler sebebiyle ortaya çıkan olumsuzlukların çözümü açısından alana özgü türlerin ve doğaya uygun yöntemlerin kullanılması ile yapılan iyileştirme çalışmalarıdır.
Sürdürülebilir kalkınma: Hayat kalitesinin, çevredeki yaşamı destekleyici doğal sistemlerin taşıma kapasitesi içerisinde kalacak şekilde iyileştirilme- sidir (IUCN, UNEP, WWF ortak tanımı).
1. Giriş
Çölleşme; kurak, yarı-kurak ve yarı nemli alanlarda, iklim değişiklikleri ve insan faaliyetleri de dahil olmak üzere çeşitli faktörlerden kaynaklanan top- rak ve ekolojik şartların bozulmasını ifade eder.  Çölleşme; yaşamsal açıdan önem taşıyan birçok çevresel, sosyal, ekonomik ve kültürel sonuçlar orta- ya çıkarmaktadır. Toprak verimsizleşerek  bitki örtüsünün bozulmasına yol açmakta, gıda üretimi azalarak kıtlığa, göçlere, anlaşmazlıklara, ekonomik gelir kaynaklarının azalmasına sebep olmakta, savaşlara ortam hazırlamak- ta ve daha birçok olumsuzluklarla insanlığı karşı karşıya bırakmaktadır. Bu nedenle, çölleşme dünyamızın geleceği için tüm insanlığın ortaklaşa müca- dele etmesini ve tedbir almasını zorunlu kılan bir konu olarak karşımıza çık- maktadır.
Dünyada her yıl, toprağın üst tabakasının 24 milyar tonu, başta erozyon ol- mak üzere çeşitli sebeplerle kaybedilirken, 6 milyar hektar alan çölleşmek- tedir. Bu süreç dünyaya, 42 milyar dolardan fazla mali yük getirmekte, 110 ülkede yaşayan 1,2 milyar nüfusu doğrudan tehdit etmektedir. 135 milyon insan risk altındadır ve 10  milyon insan ekolojik göçmen olarak çölleşmiş bölgelerden göç etmiş durumdadır. Geçimlerini toprağa bağımlı olarak sür- düren 2,6 milyarı aşkın insan da aynı kaderi paylaşmaktadır1.
Çölleşme riskinin en fazla olduğu bölgeler Kuzey Afrika, Ortadoğu ülkeleri, Avustralya, Güney Batı Çin ve  Güney Amerika’nın batı  kesimleridir. Bu bölgeler halihazırda önemli ölçekte çölleşme sorunlarıyla mücadele etmektedir.  Akdeniz Bölgesi ile tropik ve subtropik bozkır ekosistemleri, kıyı ve mera alanları daha düşük olmakla beraber  dünyada önemli ölçüde risk altındadır.
Ülkemizin içinde bulunduğu Ortadoğu coğrafyası yarı-nemli, yarı kurak, ku- rak, aşırı kurak ve çöl kuşağının da aralarında yer aldığı iklim rejimleri içe- risinde yer almaktadır. Ülkemizin coğrafi konumu, iklim şartları  ve çağlar boyunca çeşitli medeniyetlere  ev sahipliği yapmış bir mekan olması, top- raklarımızın çölleşmeye ve kuraklığa karşı hassassiyetini  yükselten başlıca nedenler arasındadır.
Türkiye’deki çölleşmenin de en önemli ve en yıkıcı nedenlerinden biri eroz- yondur. Erozyonun yanında, yeraltı sularının kontrolsüz ve aşırı kullanımı, tabii göllerde ve sulak alanlarda hidrolojik dengenin bozulması, doğal kay- nakların bozulması, meralarda aşırı otlatma, düzensiz yerleşim, toprakların yanlış kullanımı, yanlış tarım teknikleri, yanlış sulama teknikleri, yetersiz su kaynakları, gübre ve tarım ilaçlarının aşırı ve yanlış kullanımı, su ve toprak kirliliği, kırsal yoksulluk, doğal kaynakların kullanımı ile ilgili eğitim eksikli- ği çölleşmenin ülkemizdeki önemli nedenleri arasındadır. Ülkemiz, özellikle de İç Anadolu Bölgesi, Dünya Çölleşme Risk Haritası’nda “aşırı hassas  ve çok hassas”  bölge olarak gösterilmektedir.  Her sene yaklaşık 182 milyon ton toprak denizlere ve göllere taşınmaktadır. Erozyon önleme çalışmaları yapılması  gereken  3  milyon hektarlık  orman  alanı bulunmaktadır.  Aynı zamanda erozyonun yıkıcı etkilerinin zaman zaman sadece çok bozuk ya da bozuk orman alanlarında değil, bu alanlarla içiçe olan meralar ve orman içi yerleşimler ile tapulu ya da tapusuz arazilerde de yaşandığı görülmektedir.
Türkiye’nin arazi kullanım varlığına bakıldığında tarım arazisinin %31,1’lik değerle en fazla alanı kapladığı, bunu sırasıyla ormanlık alanlar (%27,6)  ile mera alanlarının (%16,6)  takip ettiği görülmektedir. Su alanları % 1,4’lük alanı kaplamakta, kalan %21,3’lük arazi ise diğer alanlardan oluşmaktadır.
Arazi kullanımının en büyük bölümünü oluşturan tarım alanlarının %59’u, meraların %64’ü, orman arazilerinin %54’ü çeşitli şiddette  erozyona ma- ruz kalmaktadır. İç Anadolu Bölgesi başta olmak üzere bazı bölgelerdeki düşük yağış oranları, tarım alanlarındaki çoraklaşma, tuzlanma gibi nedenlerle verimliliğin azalması, ormanlar ve meralardaki tür çeşitliliğinin ve doğal ya- pının bozulması, yanlış arazi kullanımı uygulamalarından kaynaklanan be- tonlaşma, toprak kirliliği gibi arazi bozulumu sorunları topluca değerlendiril- diğinde, çölleşmeye hafif derecede  uğramış sorunlu alanlarla birlikte çeşitli etkilenme  derecelerindeki  alanlarımızın, Türkiye’nin toplam  yüzölçümüne oranının yüzde 90’ların üzerinde olduğu görülmektedir3.
Dünyada ve Türkiye’de artan  bilinçle birlikte çölleşme ile mücadele çalış- maları da hız kazanmıştır. Afrika’nın  Sahel kuşağında, 1968-1973 yılla- rı arasında  meydana gelen kuraklık ve devamında bölgede yaşanan büyük insanlık dramı 5 Haziran 1972 tarihinde Stockholm’de düzenlenen ilk Çevre Konferansını takiben Birleşmiş Milletlerin 1974 yılı Genel Kurulunda; çöl- leşmeyle  mücadele  hususunda  uluslararası  işbirliğine gidilmesi çağrısın- da bulunmasıyla sonuçlanmıştır. Bu çağrıyla, 1977’de Kenya’nın başkenti Nairobi’de Birleşmiş Milletler Çölleşme Konferansı toplanmış,  ulusal, bölgesel ve uluslararası seviyelerde çölleşmeye karşı alınabilecek işbirliğini içeren Çölleşmeyle Mücadele Eylem Planı görüşülerek kabul edilmiştir.
Bu eylem planını izlemek üzere  1992 yılında Hükümetlerarası  Müzakere Komitesi kurulmuş, bu komite tarafından hazırlanan “Özellikle Afrika’da Ciddi Kuraklık ve/veya Çölleşmeye Maruz Ülkelerde Çölleşme İle Mücadele İçin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi” 17 Haziran 1994 tarihinde kabul edilmiştir. Sözleşmenin amacı, çölleşme ile arazi bozulmasını önlemek, kontrol etmek ve azaltmak üzere alınacak ulusal ve bölgesel politikalar, programlar ve ön- lemlerin geliştirilmesi ve uygulanmasını desteklemektir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası 44. Maddesi, Devletin toprağın verimli olarak işletilmesini korumak ve geliştirmek, erozyonla kaybedilmesini önlemek için gerekli tedbirleri almasını öngörür. Bu bağlamda Türkiye’de ağaçlandır- ma ve erozyon kontrolü, bozuk orman alanlarının rehabilitasyonu ve mera ıslahı çalışmalarının başlangıcı 1946 yılına dayanır. 1955 yılında Tokat Behzat Deresinde yapılan çalışmalarla planlı döneme geçilerek çalışmalara hız verilmiş ve 2012 yılı sonuna kadar 1.070.435 hektar alanda erozyon kontrolü çalışması yapılmıştır. Ayrıca, son yıllarda yürütülen havza rehabi- litasyon projeleri uygulamalarında, farklı kurumların işbirliği ile mikro hav- zalarda tarımsal alt yapı hizmetleri, örnek tarımsal uygulamalar, üst havza- larda ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve mera ıslahı faaliyetleri ortaklaşa yürütülmüştür. Bunun yanı sıra orman varlığının artırılması ve erozyonun önlenmesi amacıyla 2008-2012 yıllarını kapsayan Ağaçlandırma ve Eroz- yon Kontrolü Seferberliği Eylem Planı hazırlanmış, beş yılda 2 milyon 420 bin hektar alanda ağaçlandırma, erozyon kontrolü, bozuk orman alanları- nın rehabilitasyonu, mera ıslahı çalışmaları gerçekleştirilerek  çölleşme ile mücadele konusunda önemli adımlar atılmıştır.
Konuya halihazırda hakim olan Türkiye “Özellikle Afrika’da  Ciddi Kuraklık ve/veya  Çölleşmeye Maruz Ülkelerde Çölleşme İle Mücadele İçin Birleşmiş Milletler Sözleşmesi”ne   ilk reaksiyon gösteren  ülkelerden biri olmuş, ka- bul edilmesini takip eden  dördüncü ayda, 15.10.1994 tarihinde  Sözleş- meyi imzalamıştır. Sözleşme 11.02.1998 tarih ve 4340 sayılı Kanun ile Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından onaylanmış olup 16.05.1998 tarih ve 23344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
2004 yılında İtalya’da Europe Space Agency (ESA) merkezinde çölleşmeyi izleme çalışmalarını belirlemek için yapılan toplantılara katılan Türkiye, ha- lihazırda BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesinin IV üncü Eki olan “Kuzey  15
Akdeniz Bölgesel Uygulama Eki”4 çalışmalarında aktif olarak yer almakta- dır. 2005 yılında hazırlanan “Çölleşme İle Mücadele Türkiye Ulusal Eylem Programı” çerçevesinde  sorumlu kurumların yürüttükleri faaliyetler 2011 yılına kadar Ağaçlandırma ve Erozyon Kontrolü Genel Müdürlüğü tarafından, Orman ve Su İşleri Bakanlığı kuruluşundan sonra Çölleşme ve Erozyonla Mü- cadele Genel Müdürlüğü tarafından takip edilmiştir.
Diğer taraftan Türkiye, çok yönlü ve aktif dış politika yaklaşımının bir gereği olarak uluslararası işbirliğine hususi önem vermektedir. Türkiye, Çölleşme ile Mücadele konusunda ‘‘En Az Gelişmiş Ülkeler’’ başta  olmak üzere, çöl- leşmeden etkilenen ülkelerle yoğun işbirliği içindedir. Bu bağlamda ülkemiz, çölleşme ile mücadele konusunda gerek ulusal düzeyde gerekse uluslararası düzeyde önemli adımlar atarak önder bir ülke olma konumuna gelmiştir.
“Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi”, ülkemiz için olduğu kadar, ülkemizin başta  Afrika olmak üzere, Orta Asya, Balkanlar ve Ortadoğu ülkelerindeki uygulamaları açısından da büyük önem taşımaktadır.  26.03.2010 tarihli Resmi  Gazete’de  “Afrika Stratejisi”  konulu 2010/7 sayılı Başbakanlık Genelgesi yayımlanmış, Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın da üye olduğu “Afrika Stratejisi Eşgüdüm Komitesi” oluşturulmuştur. Ayrıca, 05.01.2012 tarihli  Resmi  Gazete’de  yayımlanan  “En Az Gelişmiş Ülkelere  Yönelik Ekonomik ve Teknik İşbirliği Paketi” konulu, 2012/1 sayılı Başbakanlık Genelgesi’nde,  paketin uygulanmaya konulması için bütün kurum ve kuru- luşların işbirliğine vurgu yapılmıştır.
645 sayılı Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname ile çölleşme ile mücadele konusunun ülkemiz açısından önemine binaen, Bakanlık bünyesinde Çölleşme ve Erozyonla Mücadele  Genel Müdürlüğü (ÇEM) kurulmuştur. Genel Müdürlüğün vazifeleri arasında, çölleşme ve erozyonla mücadele konularında politika ve stratejile- rin belirlenmesi, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği ve aynı zamanda koordi- nasyonun sağlanması hususları yer almaktadır.
195 ülkenin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleş- mesi’nin temel yaklaşımı, tarafların ulusal eylem programlarını hazırlamala- rı, duyurmaları ve uygulamalarıdır. Akabinde, programın yapılan saha araş- tırmalarının neticelerine dayanılarak sürekli bir katılım ile güncelleştirilmesi temel yaklaşım olarak kabul edilmiştir. Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’nin ulusal düzeyde etkin bir şekilde uygulanabilmesi için sözleşmenin genel yü- kümlülüklerinin ve ülke yükümlülüklerinin yerine getirilmesi gerekmektedir.
Türkiye, Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi kapsamında gelişmiş ülke statüsünde olmakla beraber  aynı zamanda çölleşme sürecin- den etkilenen ülke durumundadır. Bu nedenle bir yandan etkilenen ülkelere mali ve teknik yardımda bulunmak, diğer yandan da etkilenen ülke olarak başta  ulusal eylem planı olmak üzere  sözleşmenin  ulusal düzeyde  etkin olarak uygulanması için gerekli önlemleri almakla yükümlüdür. Türkiye’nin Sözleşme kapsamındaki yükümlülükleri sözleşme  metninde yer alan genel yükümlülükler ve etkilenen ülke yükümlülüklerinin tamamını kapsamaktadır. Bu yükümlülükler politika ve yasal çerçeve  oluşturma, sürdürülebilir arazi yönetimi, yoksullukla mücadele, AR&GE, teknoloji transferi, kapasite geliş- tirme, mali kaynak ve mekanizmalar oluşturma şeklinde örneklenebilir.
Sözleşme kapsamındaki yükümlülüklerin ulusal düzeyde uygulanması için, Çölleşme ve  Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü tarafından  yürütülen çölleşme  kriter  ve  göstergelerinin   belirlenmesinden  tarımsal  kuraklıkla mücadeleye,  arazi  toplulaştırmadan  sulak alanlar konusunda  politikaların geliştirilmesine kadar ülkemizde ulusal düzeyde yapılmış ve yapılmakta olan tüm çalışmalar ve projeler Çölleşme ile Mücadele Ulusal Eylem Programı (ÇMUEP) altında   toplanmıştır.   ÇMUEP çölleşmeye/arazi   bozulmasına yol açan  doğal,  teknik ve  sosyoekonomik,  yönetsel  ve  yasal  nedenleri ortaya  koymakta  ve çok sayıda  kamu kurum ve kuruluşu, akademik ve araştırma  birimleri, yerel yönetimler ve sivil toplum kuruluşlarının faaliyet alanlarına giren konuları ilgilendirmekte ve alabilecekleri önlemlere atıfta bulunmaktadır. Bu bağlamda ilgili kamu kurum-kuruluşları ve sivil toplum örgütlerinin katılımı ile hazırlanan ve 9 Mart 2005 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanan 2005/2 sayılı Genelge ile yürürlüğe  giren  Eylem Programı, ÇEM  koordinasyonunda  uygulanmaktadır.  Eylem Programı  kapsamındaki faaliyetlerin ilgili kuruluşların plan ve programlarına entegrasyonu,  yıllık iş programlarında ve bütçelerinde gerekli kaynakların tahsis edilmesi, gerekli bilgi paylaşımı  ve  işbirliği hususlarında  gerekli  katkı, destek  ve  ilginin gösterilmesi tebliğ olunmuştur.
Ulusal Eylem Programı kapsamındaki eylemlerin ilgili kurum ve kuruluşlarca hangi yöntemlerle ve ne düzeyde gerçekleştiği etkin bir izleme ve değerlen- dirme sistemi ile takip edilmektedir. Bu kapsamdaki bilgiler her yıl düzenli olarak Genel Müdürlüğümüz tarafından talep edilmekte ve belirlenen önce- likli eylemlere göre yorumlanarak değerlendirilmektedir. 2012 yılı itibariyle öncelikli 63 eylemden 58 tanesinde ilerleme kaydedilmiş olup çölleşme ile mücadele alanında önemli adımlar atılmıştır.
Diğer taraftan 2007 yılında yapılan Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi’nin Sekizinci Taraflar Konferansı’nda (COP8), 2008-2018 yıllarını kapsayan “BM Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi 10 Yıllık Strateji Belgesi” kabul edil- miş ve taraf ülkelerin bu belgeyi esas  alarak kendi Çölleşme ile Mücadele Strateji Belgelerini hazırlamaları istenmiştir. 2008 yılında kabul edilen 10 Yıllık Stratejik Plan, sözleşmenin  ulusal düzeylerde  uygulanması için yeni stratejik ve operasyonel hedefler ortaya koymakta ve ulusal programların bu doğrultuda revizyonunu öngörmektedir.
Taraflar Konferansı kararlarını hayata geçirmek ve 2013 yılında yeniden ha- zırlanacak olan “Çölleşme ile Mücadele Ulusal Eylem Programı”na ışık tut- mak amacıyla Türkiye 2012 yılında Çölleşme ile Mücadele Ulusal Strateji Belgesi’ni ilgili kurum ve kuruluşlar, üniversiteler, sivil toplum kuruluşları ve meslek kuruluşlarının katkıları ile hazırlamıştır.
Stratejinin hazırlık safhasında öncelikle mevcut eylem programının hayata geçirilmesi sürecinde yaşanan güçlükler anahtar  paydaşların gözüyle irde- lenmiş, çölleşme ile mücadelenin güçlü ve zayıf yanları, mücadelenin önün- deki fırsat ve tehditler analiz edilmiştir. Türkiye’deki çölleşmenin sebepleri ve sonuçları ayrıca irdelenerek müdahale gerektiren unsurlar gözden geçi- rilmiştir. Akabinde küresel strateji ve ulusal öncelikler ışığında gerek Türkiye sınırları içerisinde, gerekse dünyada çölleşme ile mücadele konusunda Türkiye’nin çölleşme ile mücadele eden bütün aktörlerinin müşterek ufku (vizyon), temel vazifesi (misyon) ile uzun ve kısa vadeli hedefleri belirlenmiştir.
Ülkemizin her türlü toprak, su, flora ve fauna ile diğer doğal kaynakları tehdit eden ve çölleşmeye neden olan kuraklığın ve insan kaynaklı diğer faktörlerin olumsuz tesirlerinin dolayısıyla çölleşmenin önlenmesi ve/veya azaltılması, kalkınmamızın sürdürülebilirliği açısından önem arz etmektedir. Bu bağlam- da hazırlanan Çölleşme ile Mücadele Ulusal Stratejisi, ilgili kurum ve kuru- luşlara çalışmalarında önemli bir yol gösterici olacağı gibi çölleşmenin getir- diği küresel sorunların çözümüne öncelikle ulusal ve bölgesel seviyede katkı sağlamış olacaktır. 
Sürdürülebilir çevre ve doğal kaynak yönetiminde, koruma, geliştirme ve faydalanma dengesi içinde kuraklığın olumsuz tesirlerinin ve çölleşmenin (arazi bozulumu) azaltıldığı ve etkilenen arazilerin iyileştirildiği, kırsal kalkınmanın sağlandığı ve uluslararası işbirliğinin geliştirildiği önder bir Türkiye.
3. Stratejik  Hedefler:
Stratejik  Hedef 1:
Çölleşmeden etkilenmesi muhtemel ve etkilenmiş ekosistemlerin; erozyon, suyun sürdürülebilir olmayan kullanımı gibi çölleşmeye sebep olan faktörler- den korunması ve mevcut durumunun iyileştirilmesi
Beklenen  Etki 1.1. Etkilenmiş alanlarda arazi verimliliği ve ekosis- temlerin diğer ürün ve işlevleri geçim kaynaklarına katkı sağlayarak sürdürülebilir bir şekilde artırılmıştır.
Beklenen  Etki 1.2. Etkilenmiş ekosistemlerin  iklim değişikliğine, iklimdeki değişkenliğe ve kuraklığa karşı hassasiyeti  azaltılmıştır.
Gösterge 1.1.* Çölleşme ve kuraklıktan etkilenen toplam alan miktarında azalma
Gösterge 1.2.* Etkilenmiş alanlarda net birincil verimlilikte artış
Stratejik  Hedef 2:
Çölleşmeden doğrudan etkilenen ve etkilenmesi muhtemel nüfusun hayat şartlarının/ kalitesinin iyileştirilmesi
Beklenen  Etki 2.1. Etkilenen kırsal nüfusun geçim kaynakları çeşitlendirilmiştir. Etkilenen halk sürdürülebilir arazi yönetimi netice- sinde elde edilen gelirlerden daha fazla faydalanabilmektedir.
Beklenen Etki 2.2. Etkilenen nüfusun iklim değişikliği, değişkenliği ve kuraklığa karşı ekonomik, sosyal, ekolojik vb. yönlerden direnci artmıştır/hassasiyeti azalmıştır.
Beklenen Etki 2.3. Çölleşme sebebiyle kırdan şehre göçün azalması için özellikle kırsal kesimde  etkilenen  bölgelerdeki  ekonomik ve sosyal şartlar iyileştirilmiştir.
Gösterge 2.1.* Çölleşme ve kuraklık süreçlerinden olumsuz etkilenen insan sayısındaki düşüş
Gösterge 2.2.* Etkilenmiş alanlarda yoksulluk sınırının üzerinde yaşayan insan oranındaki artış
Gösterge 2.3. Kırsal alandan şehre  yerleşik nüfusun göç oranında azalma
Stratejik  Hedef 3:
Ortak çalışmalar yoluyla üç Rio Sözleşmesi başta  olmak üzere ilgili uluslararası sözleşme, ulusal strateji, plan ve programlar arasında sinerji oluşturulması
Beklenen   Etki  3.1. Çölleşme  ile  mücadele  alanındaki  çabalar iklim değişikliğinin etkilerinin hafiflemesine ve biyolojik çeşitliliğin sürdürülebilir kullanımına ve korunmasına katkıda bulunmaktadır. 
Beklenen Etki 3.2. Mevcut beşeri, mali/iktisadi ve doğal kaynaklar daha etkin ve verimli kullanılmaktadır.
Gösterge 3.1.* Etkilenmiş alanlardaki karbon stoğunda artış
Gösterge 3.2.* Sürdürülebilir yönetim uygulamaları yapılan orman, tarım ve sucul ekosistemlerde alansal (hektar) artış
Gösterge 3.3. Çölleşme ile mücadeledeki birim maliyette azalma (Tl/ha)
Stratejik  Hedef 4:
İkili, bölgesel  ve  küresel  çölleşme  ile  mücadele  çalışmalarına  öncülük edilmesi ve destek olunması
Beklenen  Etki 4.1. İlgili uluslararası kuruluş ve karar alma mekanizmalarında Türkiye’nin etkinliğinde artış sağlanmıştır.
Beklenen  Etki 4.2. İkili ve bölgesel eşgüdüm kurumları kurulması ve hedef alanda/bölgede eylem programı uygulama başarısında artış sağlanmıştır.
Gösterge 4.1. Uluslararası kuruluşlarda ve karar alma organlarında yer alan faal ulusal uzman sayısında artış
Gösterge 4.2. Türkiye’nin eşgüdümünde yürütülen orta ve büyük ölçekli ikili/bölgesel/küresel  teknik işbirliği projeleri, kapasite geliştirme ve uygulama sayısındaki artış
Stratejik  Hedef 5:
Çölleşme ile mücadele ve kuraklık tesirlerinin azaltılması konusunda yerel, bölgesel, ulusal ve uluslararası aktörler arasında etkili bir ortaklık ve eşgü- düm oluşturularak, verimli ve etkin mücadele için ihtiyaç duyulan ortam ve kapasitenin geliştirilmesi
Beklenen  Etki 5.1. Daha çok sistematik veri üretilmiş, izlenmiş ve paylaşılmıştır.
Beklenen  Etki 5.2. Birleşmiş Milletler Çölleşme ile Mücadele Söz- leşmesinin uygulaması için bütün ilgi gruplarının/paydaş etkin katkı ve katılımlarının sağlandığı ortam/politik çerçeve, işbirliği ve uygula- malar geliştirilmiştir.
Beklenen  Etki 5.3. Daha çok mali kaynak yönlendirilmiştir.
Beklenen  Etki 5.4. İlgili konularda çalışan etkin STK ve kurumların sayı ve niteliği artmıştır.
Beklenen  Etki 5.5. Farklı toplum kesimlerinin ve iktisadi grupların çölleşme ile mücadele ve kuraklık tesirlerinin azaltılması konularında bilgi ve bilinç düzeyi artmıştır.
Gösterge 5.1. Çölleşme ve kuraklığın tesirlerini hafifletmek için gerekli olan mevcut veri kalitesi ve niceliğinde artış
Gösterge 5.2.* Çölleşme ve kuraklığın tesirlerini hafifletmek için mevcut mali destek ve imkanların çeşitlilik ve seviyesinde artış
Gösterge 5.3.* Kalkınma politikaları ve tedbirlerinde  çölleşme ve kuraklığın tesirlerinin hafifletilmesi konularının ele alınması ve çözüme yönelik uygulamalarda artış
4. Temel Vazife (Misyon)
Bilinçlendirme, kapasite ve teknoloji gelişimi, mali kaynak tahsisi vasıtasıyla; kuraklığın olumsuz tesirlerini ve çölleşmeyi azaltan, bozulan arazilerin iyileştirilmesine yönelik ve kırsal kalkınmaya katkı sağlayan, yerel katılımcılığı ve uluslararası diyaloğu geliştiren politika ve programları başarıyla uygulamak.
5. Uygulama Hedefleri
Uygulama Hedefi 1. Sürdürülebilir Arazi Yönetimi
Etkilenen ekosistemlere  yönelik koruma tedbirleri ve iyileştirme uygulama- larını tespit etmek ve sürdürülebilir yönetim mekanizmaları  vasıtasıyla ha- yata geçirmek.
Bu maksatla  İDUS ve İDEP, İDUEP, EMEP, TKMEP, BÇUSEP,  Ulusal Orman Programı, UHYS, USKYS, SKEP gibi bağlantılı strateji  ve eylem planlarının ilgili maddelerini yakından takip etmek ve katkıda bulunmak (bkz. Çıktı 4.5.).
Çıktı  1.1. Çölleşmeden  etkilenen,  risk  altındaki  ve  çölleşmeye hassas  ekosistemler  ve yönelimler haritalanmış, sınıflandırılmış, öncelikli çalışma alanları tespit edilmiş ve izleme ve değerlendirme sistemi kurulmuştur (bkz. Çıktı 7.1.).
Çıktı 1.2. Çölleşmeden etkilenen alanlarda ve potansiyel çölleşme alanlarında  arazi  kullanım kararları  tespit   edilmiş, kabiliyet  dışı kullanımı önleyecek hukuki tedbirler alınmıştır  (bkz. Çıktı 4.4.) Çıktı  1.3. Toprak kaybını/arazinin  erozyona  hassasiyetini  azaltmak  amacıyla etkilenen alanlara özgü uygun toprak işleme ve ıslah teknikleri, sulama teknik ve uygulamaları, atıksuların sulama amaçlı geri kazanımı, kirlilikle mücadele tedbirleri tespit edilmiş ve ilgili plan ve projelerde bu yönde değişiklikler yapılmıştır  (bkz. Çıktı 4.4). Çıktı 1.4. Ekosistemlerin erozyona direncini artırmak için mücade- le teknikleri  tespit  edilmiş ve plan ve projelere entegre  edilmiştir (bkz. Çıktı 4.4).
Çıktı  1.5. İyi tarım  uygulamaları, organik  tarım  gibi ekosistem sağlığını korumaya yönelik14  teşviklerden faydalanan çiftçi sayısı ve arazi miktarı artmıştır (bkz. Çıktı 9.2.).
Çıktı 1.6. Ormancılıkta uygulanan fonksiyonel planlama, etkilenen
Çıktı 1.7. Ormanlarda buharlaşmanın dizginlenmesi ve tuzlanmanın önlenmesi   amacıyla tarımsal  ormancılık uygulamaları geliştirilmiş ve yaygınlaştırılmıştır.
Uygulama Hedefi 2. Kırsal Kalkınma
Çölleşmeden etkilenen nüfusu hedef alan kalkınma hamlelerini tespit etmek ve hayata  geçirilmesi için Ulusal Kırsal Kalkınma Stratejisi  ve ilgili plan- programlar ile eşgüdüm sağlamak
Çıktı  2.1.    Çölleşmeden  etkilenen  nüfusun  nicelik ve  niteliği, eğilimleri/yönelimleri hakkında istatistiki bilgi üretilmiştir (bkz. Çıktı 7.1.).
Çıktı 2.2.   Çölleşmeden etkilenen nüfusun direncinin artırılması için gerekli tedbirler ek gelir ve geçim kaynakları16  tespit edilmiştir (bkz. Çıktı 9.2).
Uygulama Hedefi 3: Ulusal Eşgüdüm ve İşbirliği
İlgili ulusal kurumlar ve  kuruluşlar arası  etkin  iletişim ve  koordinasyon sağlamak
Çıktı 3.1. Üç Rio Sözleşmesi başta  olmak üzere ilgili uluslararası sözleşmelerin eşgüdümünü sağlayan ulusal mevzuat hazırlanmıştır ve aralarında etkin iletişim sağlanmıştır.
Çıktı 3.2. Ulusal düzeyde kurum, plan ve stratejiler  arasında ortak dil, terminoloji ve takvim geliştirilmiştir.
Çıktı 3.3. Çölleşme ile mücadeleye katkıda bulunan projeler yüksek katılım, etkin ortaklık ve eşgüdümle planlanmış ve yürütülmüştür.
Uygulama Hedefi 4: Politik Çerçeve
Çölleşme ile mücadeleyi destekleyici siyasal ve hukuki ortamı hazırlamak
Çıktı 4.1. Çölleşme ile mücadele ile ilgili siyasal, kurumsal, mali ve sosyo-ekonomik etken ve engeller tespit edilmiş ve tedbirler tavsiye edilmiştir.
Çıktı 4.2. Çölleşme ile mücadele stratejisi  ve eylem programının siyasi   parti   programlarına,   ulusal  eylem  planlarına,  ulusal  ve bölgesel kalkınma planlarına, mekansal planlara ve sektörel yatırım kararlarına/programlarına dahil edilmesine yönelik yöntem, araç ve mali kaynaklar tespit edilmiş ve harekete geçirilmiştir.
Çıktı 4.3. Mevzuatın çölleşme ile mücadele ve kuraklık tesirlerinin azaltılması çerçevesinde  uyumlaştırılması, aynı zamanda da AB’ye uyum doğrultusunda, farklı yasa kanun ve yönetmeliklerdeki  çakış- ma ve örtüşmeler  tespit  edilmiş ve değişiklik teklifleri hazırlanmış, ilgili mercilere takdim edilmiştir.
Çıktı 4.4. Doğal kaynak ve arazi yönetiminde bütüncül planlama yaklaşımı ve kavramları uygulamada gözlenmiştir.
Çıktı 4.5. Çölleşme ve kuraklıkla mücadele, biyoçeşitlilik ve iklim değişikliği ulusal stratejleri  ve ilgili bütün eylem planları arasında karşılıklı atıflar ve bağlayıcı tedbirler tespit  edilmiş ve gerekli güncelleme, gözden geçirme ve düzeltme çalışmaları yapılmıştır.
Uygulama Hedefi 5: Uluslararası Eşgüdüm ve İşbirliği Uluslararası kuruluşlar, Sivil Toplum Kuruluşları, TİKA vasıtasıyla başta Afrika ülkeleri, Orta Doğu ülkeleri ve EAGÜ olmak  üzere çölleşmeden etkilenen ülkeler ile etkin işbirliği ve ortaklık yapmak, eşgüdüm sağlamak.
Çıktı 5.1. Çölleşme ile mücadeleye  katkıda bulunan uluslararası işbirliği projeleri  yüksek  düzeyde  katılım/ortaklık  ve  eşgüdümle planlanmış ve yürütülmüştür.
Çıktı 5.2. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlarla ortaklık ve işbirliği an- laşmaları imzalanmıştır ve uluslararası işbirliği projeleri geliştirilmiştir.
Çıktı 5.3. Çölleşme ile mücadele ve kuraklık tesirlerinin azaltılması alanında araştırma  ve uygulama yapan uluslararası kuruluşlara21  ev sahipliği yapılmıştır.
Çıktı 5.4. Çölleşme ile mücadele ile ilgili uluslararası faaliyet yürüten araştırma ve uygulama merkezleri ile STK’lara yönelik teknik ve mali destek programları yürütülmüştür.
Uygulama Hedefi 6:  Kamuoyu Oluşturma, Bilinçlendirme ve Eğitim
Süreçleri ve aktörleri etkileyerek çölleşme ile mücadele konulu çalışmaları kolaylaştırmak
Çıktı 6.1. Konular ulusal gündemde sıklıkla yer almıştır.
Çıktı 6.2. STK ve akademisyenler  başta,  özel sektör  ve mahalli idareler  de dahil olmak üzere  bütün paydaşlar  süreçlere  daha sık ve etkin katılmakta iştirak etmekte,  çölleşmeye karşı savunuculuk yapmıştır.
Çıktı   6.3.  Çölleşmeye   sebep    olan   doğal   kaynak   kullanım alışkanlıklarının azaltılması  için bütün  ilgili kullanıcı/tüketici kesimlerin   kullanım/tüketim alışkanlıkları değerlendirilmiş ve ge- rekli stratejiler tespit edilerek eyleme yönelik çalışmalar başlatılmış- tır.
Çıktı  6.4. Çölleşmeye karşı  gerekli genel  kültür oluşturacak  ve duyarlılığı artıracak şekilde yükseköğretim, örgün ve yaygın eğitim programlarında  her  kademede  çölleşme  ile mücadele  ve kuraklık tesirlerinin azaltılması konusu yer almıştır.
Çıktı  6.5. Çölleşme ile mücadele ve kuraklığın azaltılması konularında farkındalık etkinlikleri24  kurum ve kuruluşlar tarafından yürütülmüştür.
Çıktı 6.6. Özellikle kırsal bölgelerde yaşayan ailelere gündelik uy- gulamalarını çölleşme ile mücadeleye katkıda bulunacak şekilde yü- rütmeleri için yerinde eğitim ve bilinçlendirme faaliyetleri yürütül- müştür.
Uygulama Hedefi 7: Bilim ve Teknoloji, İzleme ve Değerlen- dirme
Uluslararası, ulusal ve bölgesel ölçekte çölleşme ile mücadele ve kuraklığın tesirlerini azaltma konusunda araştırmalar,  izleme ve değerlendirme faali- yetleri yürüterek bilgi ve veri üretmek ve paylaşmak
Çıktı 7.1. Ülke özelliklerine uygun ve nitelikli verilere25 dayanan bir ulusal izleme ve değerlendirme sistemi26  geliştirilmiştir ve bilimsel yaklaşımların uyumlaştırılması için gereken tedbirler alınmıştır.
Çıktı 7.2. Etkilenen alanlar, çölleşme, iklim değişikliği, kuraklık, bi- yoçeşitlilik arasındaki etkileşime ilişkin bilgi ve veri üretimi bilimsel ve geleneksel/yerel bilgi değerlendirilerek yürütülmüştür.
Çıktı 7.3. Ulusal düzeyde risk yönetim çalışmaları yürütülmüştür. 
Çıktı 7.4. Ortak ve bütünleşik Ar-Ge ve teknoloji geliştirme proje- leri ve faaliyetleri yürütülerek, bilgi yönetim-paylaşım altyapısı ara- cılığı ile eşgüdümü ve kamuoyu ile paylaşımı sağlanmış, uygulamaya aktarılmıştır.
Uygulama Hedefi 8: Yönetsel Yapılanma ve Kurumsal Kapasite Geliştirme
Kamu ve kamu dışı kurumların etkinliğini artırmak için gereken kapasite ge- liştirme ihtiyaçlarını tespit etmek ve gidermek, bu maksatla UKEP’i hayata geçirmek
Çıktı 8.1. Türkiye’nin çölleşme ile mücadele konusunda mevcut ka- pasitesi değerlendirilmiş ve bu doğrultuda hazırlanan eylem planları uygulamaya geçmiştir.
Çıktı 8.2. Çölleşme ile mücadele konusunda nitelikli insan kaynağı geliştirilmiştir.
Çıktı 8.3. Birlik, dernek ve kooperatif gibi sivil toplum kuruluşlarının ve özel sektörün çölleşme ile mücadele süreç ve faaliyetlerine katkı ve katılımı güçlendirilmiştir.
Uygulama Hedefi 9: Finansman
Finansman ve teknolojik kaynakların etkinliğini ve verimini artırmak ve yönlendirmek için gereken ulusal ve uluslararası eşgüdümü sağlamak
Çıktı 9.1. Uluslararası mali destek imkanlarının çölleşme ile müca- deleye yönlendirilmesi için gerekli adımlar tespit edilmiş, kaynakları, etkilenen ekosistemlere  ve nüfusa yönlendirmek için yatırım plan ve programları geliştirilmiştir.
Çıktı 9.2.  Çölleşmeyi önleyecek, kuraklığın etkilerini azaltacak, etkilenen alanları iyileştirecek ve nüfusu yerinde kalkındıracak girişimlerde  bulunmak, teknoloji  geliştirmek,  örnek  uygulamalar yapmak ve paylaşmak için yurt içinde teşvikler, krediler, hibe destekleri  ve  teknik yardımlar  aracılığıyla yeterli  mali ve  teknik destek sağlanmıştır.
Çıktı 9.3. Çölleşme ile mücadele için ayrılan yurtiçi mali kaynakları artırma28 maksatlı çalışma sayısı artmıştır.
6. Uygulama Çerçevesi
Uygulama çerçevesi  bölümünde, ulusal stratejinin uygulanması hususunda Türkiye’deki kurumların ve paydaşların vazife ve sorumlulukları özetlenmek- tedir.
Sekreterya  tarafından, ulusal stratejinin  uygulanması için gerekli olan ku- rumsal yapı öğeleri, ilgili mevzuatı, çalışma usul ve esasları  paydaşların tavsiyeleri ve mevcut Ulusal Koordinasyon Birimi yapılanması göz önünde bulundurularak, tespit edilecek ve yönlendirilecektir. Orman ve Su İşleri Ba- kanlığının başkanlığında düzenlenecek toplantılara, gerek duyulması halinde
davet edilecek ilgili paydaşların katılımıyla gerçekleştirilecektir. Tavsiye edilen kurumsal yapı öğelerinin performans değerlendirmeleri için gerekli ölçüt ve göstergeler  oluşturulacaktır.
Ulusal Koordinasyon  Birimi
Ulusal Koordinasyon Birimi yılda en az bir kez düzenli olarak toplanarak Ey- lem Programının uygulamalarını takip etmekte, Taraflar Konferansı öncesin- de Türkiye’nin görüş ve tavsiyelerini tespit  etmektedir.  Ulusal Koordinas- yon Birimi; anahtar paydaşlar ve akademisyenlerin-araştırıcıların katılımının sağlandığı, Sekreteryaya yön veren bir platform niteliğindedir.
Ulusal Strateji çalışmalarında etkin ve verimli çalışma için ihtiyaç duyulan “yeni kurumsal  yapı”, hukuki statüye   ve  mevzuata  sahip,  karar  verici ölçeğinde yeterli temsil düzeyinde yılda en az bir kez bir araya gelen, karar verme ve uygulamayı takip etme maksatlı olmak üzere iki seviyede faaliyet gösteren bir birim olarak tanımlanmıştır. Diğer Rio Sözleşmelerinin birimle- rinin daimi üye olarak yeni yapıda yer alması, uygulayıcı kurumların harcama birimlerinden uzmanların birim toplantılarında hazır bulunması önerilmiştir. Uygulama hedefleri çerçevesinde  ve/veya yerel ve bölgesel düzeyde çalış- malar yapacak teknik çalışma grupları her iki düzeyde bir araya gelen birime destek verecektir. Temsiliyette devamlılığı ve kurumsal hafızayı koruyacak tedbirler tespit edilerek hayata geçirilecektir. Birimde özel sektör ve yerel paydaşların da temsiline özen gösterilecektir.
Sekretarya tarafından geliştirilecek olan yeni yapı, Ulusal Strateji’nin ve Ulu- sal Eylem Programı’nın hazırlanması ve izlenmesinde aktif vazife üstlene- cektir.
Bağımsız  Uzmanlar Grubu
Bağımsız Uzmanlar Grubu ihtiyaç üzerine toplanmakta  olup, teknik konularda Ulusal Koordinasyon Birimi ve Sekreteryaya  tavsiyeler üretmektedir. Bununla birlikte Bağımsız Uzmanlar Grubu akademik geçmiş ve mevcut gün- cel çalışmalar üzerinden tespit edilecek, yeni uzmanlarla zenginleştirilerek, yetkinliği artırılarak güçlendirilecektir.
Diğer taraftan  Bağımsız Uzmanlar Grubu tematik  raporlamalarla  Ulusal Koordinasyon Birimi’ne teknik konularda tavsiyeler  üretecektir.  Bağımsız Uzmanlar Grubu çalışma verimi açısından toplamda on kişiyi geçmeyecek şekilde, her tematik konudan bir ya da iki uzmanın katılımıyla teşkil edi- lecektir. Uzmanlar Grubu, strateji  çerçevesinde  geliştirilecek olan ortak iz- leme değerlendirme bilgi sistemini temel alacaktır. Gerek duyulan tematik konularda çalışma gruplarının oluşturulması yoluyla daha fazla teknik uzman çalışmalara dahil edilebilecektir.
Bilim ve Teknoloji Komitesi  Muhatabı
Önerilen yeni kurumsal yapı tarafından tespit edilen, konusunda uzman ve yetkin bir akademisyen-araştırmacı, Bilim ve Teknoloji Komitesi ile etkile- şimde muhatap olarak vazifesini yerine getirecektir.
Sekreterya
Sözleşme ve Ulusal Strateji’nin uygulamasına yönelik koordinasyon ve ile- tişim, Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü  (ÇEM) tarafından yürütülmektedir. Genel Müdürlük tarafından yürütülen sekreterya vazifesi, çölleşme ile ilgili olan bütün ulusal, bölgesel ve uluslararası etkinlikler husu- sunda iletişim noktası olmayı da ihtiva etmektedir.
Sekreterya  gündelik işlerin takibinin yanı sıra diğer ilgili strateji,  plan ve program  hazırlık ve uygulamalarında Ulusal Koordinasyon Birimi kararları uyarınca etkinlik göstermektedir.
Sözleşme Odak Noktası
Sözleşme Odak noktası, gerek Sekreterya  dahilinde Sözleşme’nin uygulanması hususunda, gerekse uluslararası iletişim ve etkileşim vazifesini yürütür.
7. Performans  İzleme ve Değerlendirme
Göstergeler
Ulusal Strateji Belgesinde kullanılan göstergelerin  büyük çoğunluğu29  Birleşmiş Milletler Çölleşme İle Mücadele Sözleşmesi’nin 2007 yılında yapılan Sekizinci Taraflar Konferansı’nda kabul edilen, 2008-2018 yıllarını kapsayan “BM Çölleşme ile Mücadele Sözleşmesi  10  Yıllık Strateji  Belgesi” ve yine Sözleşmenin performans izleme ve değerlendirme sistemi (PRAIS) tarafından kullanılan göstergeler  ile uyumlu olarak seçilmiştir.  Bunun yanısıra göstergelerin  oluşturulmasında, Küresel Çevre Fonu arazi bozulumu odak alanı stratejik hedefleri, Binyıl Kalkınma Hedefleri (MDGs) ve Biyolojik Çeşit- lilik Sözleşmesi  2010 Yılı  hedeflerinden  de yararlanılmıştır.   Hazırlanan göstergeler,  uluslararası düzeyde BTK ve ulusal düzeyde Bağımsız Uzman- lar Grubu tarafından  gözden geçirilecek ve küresel ölçekteki gelişmelerle uyumlu olarak revize edilebilecektir.
Ulusal  Strateji   Belgesindeki  göstergeler,   BM Çölleşme  ile  Mücadele Sözleşmesi  10  Yıllık Strateji  Belgesi ile uyumlu olarak hazırlanmıştır. Bu göstergelere ek olarak ulusal düzeyde izlenmesi gereken göstergeler  (Gösterge  2.3, 3.3, 4.1, 4.2  ve 5.1)   tespit  edilmiştir. Aşağıda yer alan tablo- da tüm göstergeler  liste halinde verilmiş olup BM Çölleşme ile Mücadele
Sözleşmesi 10  Yıllık Strateji Belgesi ile uyumlu hale getirilen göstergeler karşısında yer almaktadır.
Ulusal Göstergeler
Gösterge 1.1 Çölleşme ve kuraklıktan etkilenen toplam alan miktarında azalma
Gösterge 1.2 Etkilenmiş alanlarda net birincil verimlilikte artış
Gösterge 2.1 Çölleşme ve kuraklık süreçlerinden olumsuz etkilenen insan sayısındaki düşüş
Gösterge 2.2 Etkilenmiş alanlarda yok- sulluk sınırının üzerinde yaşayan insan oranındaki artış
Gösterge 2.3 Kırsal alandan şehre yerle BM Çölleşme  ile Mücadele Sözleşme- si 10 Yıllık Strateji  Belgesindeki Karşılığı
Indicator S-4 Reduction in the total area affected by desertification/land degrada- tion and drought.
Indicator S-5 Increase in net primary productivity in affected areas.
Indicator S-1 Decrease in numbers of people negatively impacted by the pro- cesses  of desertification/land degradation and drought.
Indicator S-2 Increase in the proportion of households living above the poverty line in affected areas şik nüfusun göç oranında azalma                     -
Gösterge 3.1 Etkilenmiş alanlardaki karbon stoğunda artış
Gösterge 3.2 Sürdürülebilir yönetim uygulamaları yapılan orman, tarım ve sucul ekosistemlerde alansal (hektar) artış
Gösterge 3.3 Çölleşme ile mücadeledeki
Indicator S-6 Increase in carbon stocks (soil and plant biomass) in affected areas.
Indicator S-7 Areas of forest, agricultural and aquaculture ecosystems under sus- tainable management. birim maliyette azalma (Tl/ha)                        -
Gösterge 4.1 Uluslararası kuruluşlarda ve karar alma organlarında yer alan faal ulusal uzman sayısında artış
Gösterge 4.2 Türkiye’nin eşgüdümün- de yürütülen orta ve büyük ölçekli ikili/ bölgesel/küresel teknik işbirliği projeleri, kapasite geliştirme ve uygulama sayısındaki artış
Gösterge 5.1 Çölleşme ve kuraklığın tesirlerini hafifletmek için gerekli olan mevcut veri kalitesi ve niceliğinde artış
Gösterge 5.2 Çölleşme ve kuraklığın tesirlerini hafifletmek için mevcut mali destek ve imkanların çeşitlilik ve seviyesinde artış
Gösterge 5.3 Kalkınma politikaları ve tedbirlerinde çölleşme ve kuraklığın tesirlerinin hafifletilmesi konularının ele alınması ve çözüme yönelik uygulamalarda artış
Indicator S-8 Increase in the level and diversity of available funding for combat- ing desertification/land degradation and mitigating the effects of drought.
Indicator S-9 Development policies and measures  address desertification/land degradation and mitigation of the effects of drought.
Bu göstergelerin izlenmesi ve değerlendirilmesi, ilgili uygulayıcı  birimlerden oluşan Ulusal Koordinasyon Birimi ile ÇEM Genel Müdürlüğü tarafından yapı- lacaktır. Bu maksatla kriterler tespit edilerek izleme sistemi kurulacak olup, performans  değerlendirmeleri  için gerekli kriter ve göstergeler  yapılacak çalışmalar ile ortaya konulacaktır.

Strateji, onayını takip eden altıncı yılın sonunda, Ulusal Koordinasyon Biri- mi tarafından  uygulama başarısı  bakımından değerlendirilecek ve Küresel Stratejideki gelişmelerle uyumlu olarak ve oluşan ihtiyaçlar doğrultusunda gözden geçirilip tekrar düzenlenecektir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.