4.01.2016

DSLR Çekim Modlarını Anlamak

Global Bilgiler  /  at  02:27  /  No comments


Dijital bir fotoğraf makinesi aldığınızda üzerinde otomatik çekim modları seçeneği bulunur. Bu modlar size, çekeceğiniz fotoğrafı en uygun estantene hızı ve diyafram değeriyle çekmenizi sağlayan ön program ayarlarıdır. Bu ayarlar özellikle yeni başlayanlar için veya profesyonel olup da hızlı fotoğraf çekmek isteyenler için kullanışlıdır. Unutmayın ki her bir fotoğraf makinesi için bu ayar modları değişkenlik gösterebilir. Aşağıda en yaygın olanları bulabilirsiniz.

1-OTOMATİK (AUTO)
Çoğu makinede bulunan bir moddur. Makineyi bu moda aldığınız takdirde bütün ayarları makinenin otomatik ayarlarına almış oluyorsunuz. Genellikle makineyi yeni alan yada makine ile fotoğraf çekmeyi bilmeyen kişilerin modu kullanıldığı bilinir. Bu MOD da, Iso, Diyafram, enstantane ile uğraşmayıp sadece deklanşöre basmanız yeterli olacaktır.

2- PORTRE (PORTRAIT)
İsmini taşıdığı gibi portre çekimleri için kullanılır. Özelliği kişinin ön plana çıkabilmesi için arka planın bulanıklaştırılarak yüzün veya konunun ön alanı çıkmasını sağlamaktır. Bunda verimi tam sağlayabilmek için lensinizinde buna uygun olması gerekmektedir çünkü MOD lens ayarları ile oynayıp bu görüntüyü yakalamaktadır.

3- MAKRO (CLOSE UP)
Genellikle küçük obje ve çiçek, ağaç dalı gibi şeylerin çekiminde kullanılır. Bu modu kullanan fotoğrafçılar genellikle önemli bir hataya düşerler buda makro denilince objeye fazla yakınlaşmaya çalışmalarından kaynaklanmaktadır. Makro objeye yakınlaşarak çekmeniz gereken bir mod değildir. Bu modu verimli bir şekilde kullanabilmek için makro lense ve uzatma tüpüne ihtiyacınız olabilir. Makine bu modta makroya basit olarak kendi kendine ayarlanır. Bu modda tripot ve ışık durumuna göre flaş kullanamız işe yarayabilir.

4- MANZARA (LANDSCAPE)
Mesafeden ön plana doğru görüntüde iyi bir odaklanma yaratmak için genellikle düşük diyafram (yüksek F numarası) kullanılır (eski model kameralarda bu ayar yatay sonsuzluk sembolüyle gösterilir). Makine bu modu kullanırken eğer ön planı çok karanlık görürse flaş kullanır fakat manuel olarak bunu kapatabilirsiniz. Işık azken bulanıklaşmayı önlemek için bir tripod kullanılması tavsiye edilir.

5- SPOR (SPORTS)
Bu mod aslında haraketli obje veya kişilerin daha verimli olarak işlenmesi için kullanılmaktadır. Normalde hızlı bir kişiyi yada bir şeyi çekerken fotoğrafta görüntünün kayması sizin de başınıza gelebilen oldukça rastlanan bir durumdur. Bu durumu ortadan kaldırmak için uygulanan bu modda görüntüyü sabit bir şekilde dondurabilmenin en verimli yoludur. Enstantane değerlerini en üst düzeyde tutarak çekim yapmaya çalışır makine. Işık koşullarının iyi olması çekimde en üst derecede verimın almasını sağlamaktadır.

6- GECE ÇEKİM MODU (NIGHT SHOOT)
İsminde anlaşıldığı üzere ışığın az olduğu durumlarda kullanılır. Makineyi bu moda almanızda makine ışığı en üst düzeyde alabilmek için kendi içinde bazı ayarlamalar yapar. İlk olarak enstantaneyi çok düşüğe alır, diyafram değerini en alt düzeye çeker. Aslında gece fotoğrafların gece net çıkmamasının en büyük nedeni enstantanedir. Bunun önüne geçmek için flaş kullanarak çekimler yapmalı ve açık diyaframlı lensleri tercih etmelisiniz.

7- FLAŞSIZ ÇEKİM MODU
Işığın yeterli olduğu durumlarda flaşı tercih etmediğiniz durumlarda kullanılır. Flaş genellikle harici ışığında işin içine girmesiyle doğal olmayan bir fotoğraf oluşturur. Genellikle gündüz çekimlerinde flaş pek tercih edilmez. Harici ışığın yaptığı patlamalar fotoğrafta kötü bir görüntü oluşmasına neden olur bunun için flaşı kapatıp ışık yeterliyse çekimlerinize devam edebilirsiniz.

8- GELİŞMİŞ KAMERA MODLARI
Temel olarak 5 çekim modu bulunmaktadır.

· AUTO Modu (Tam otomatik mod)
· P Modu (Program modu)
· A (ya da Av) Modu (Diyafram öncelikli mod)
· S (ya da TV) Modu (Enstantane öncelikli mod)
· M Modu (Manuel mod)

1-AUTO Modu (Tam otomatik mod)

Genellikle mod kadranında yeşil bir simge ile gösterilen moddur. Arkadaşlar arasında çok kullandığımız bir söz:”Abi yeşile alda çek!”

Eğer makinenin kullanımında yabancılık çekiyorsanız ve çekeceğiniz fotoğrafın heba olmasını istemiyorsanız, kendinizi çokta kasmayın. Yeşile alın!

Tabi bu mod birçok “uzman” tarafından küçümsenen bir mod. “DSLR aldın, neden otomatik mod kullanıyorsun? Git kompakt al” lafı ilk başta çok mantıklı gelse de, aslında değil. Düşünün: Sırf teknik bilginiz yok diye kompakt makine ile iğrenç aile fotoğrafları mı çekmek istersiniz, yoksa bir DSLR ya da aynasızı tam otomatik modda kullanıp ileride bakabileceğiniz adam gibi hatıralarınız olmasını mı? Kompakt makineler ışık az olunca cep telefonundan hallice performans verir. Mali durumunuz kurtarıyorsa aynasız ya da DSLR almak suç değil.

Tanım olarak. “Pozlama dışında AF ve ölçüm tipi gibi başka konularda da tüm ayarları makinenin yaptığı, sizin sadece deklanşöre basıp fotoğraf çektiğiniz tam otomatik mod.”

Bazı makineler bu modda bir-iki ayarı değiştirmenize izin veriyor, bazı makinelerde ise hiçbir ayarı değiştiremiyorsunuz, bazı makinelerde otomatik modun içinden diyaframı bile ayarlama şansınız var. Ama genel olarak “herşeye makine karar verir” demek doğru. Yani renk tonlamasına, diyaframa, ISO değerine, perde hızı gibi temel değerlere makine karar veriyor. Flaşın açılıp açılmamasına da makine karar veriyor.

Son yıllarda bir de iAuto modu gündeme geldi. Bu modda gene makine herşeye karar veriyor ama aynı zamanda size “Renkleri doygunlaştır”, “Arka planı bulanıklaştır”, “Daha parlak yap” gibi seçenekler sunuyor, böylece daha basit bir dille size diyafram gibi temel ayarları değiştirme fırsatı veriyor.

Otomatik mod iyi güzel ancak sizin çekeceğiniz sahnenin nasıl olduğuna karar veremez. Yani siz hareketli bir sahneyi dondurmak mı istiyorsunuz? Yoksa bir şelale fotoğrafını pamuksu bir etki ile çekmek mi istiyorsunuz? Bunlara karar verme noktasında çokta yetenekli değil. İşte diğer modların etkisi bu noktada devreye giriyor.

Otomatik modda en çok dikkat edilmesi gereken bir diğer husus makinenin karakteristik özelliği. Otomatik modun çalışma prensipleri firmadan firmaya değişiyor. Örneğin, yetersiz ışık koşulunda kimi makine önce İso’ya başvururken kimi enstantane yi düşürüyor, kimi flaş açıyor.Bu konuda da makine optimum değeri bir nebze de olsa yakalıyor ama genelde şu gibi durumlarla çok karşılaşıyorum. Kum gibi fotoğraflar ! Makinenin maksimum iso değeri 6400 seçilmiş. Enstantane kurtarmadıkça makine İso yükseltiyor. Bu da temiz fotoğraflar için kötü bir etken. Tabi günümüz teknolojisinde birçok makine yüksek iso değerlerinde de oldukça başarılı sonuçlar veriyor. Yine de iso nun düşük kalması genel tercihimiz

2-S (ya da TV) Modu (Enstantane öncelikli mod)

Enstantene öncelikli mod ile, pozlama süresini ve iso yu (ya da otomatik tercihini kullanabilirsiniz) seçersiniz ve kamera diyafram ayarını kendisi yapar.

En uygun kullanım alanı: akarsu, şelale türü yoğun hareketlerin olduğu yerlerdir.

Hızlı akan sularda ipeksi bir görüntü elde etmek için pozlama süresi ve diyaframı iyi ayarlamalısınız. Ancak Manuel modda bunu yaparken ayarlamayı yapmak çoğu zaman zor olabilir. Enstantane modu ile siz sadece pozlama süresini belirlersiniz ve diyafram ayarını makina yapar. Böylece en doğru ayarı elde ederek ipeksi bir akarsu görüntüsü elde edebilirsiniz. Burda önemli nokta normalde biraz daha uzun bir pozlama yapmaktır. Bu değer suyun akış hızına bağlı olarak değişebileceği için nokta atışı bir değer vermem mümkün değil.

Bir diğer kullanım alanı ise fotoğraflarda hareketi dondurmak istediğimiz zamanlarda bu modu kullanabiliriz. Özellikle spor fotoğraflarında anı dondurmak için bu mod tercih edilebilir. Örneğin bir futbolcunun topa vurduğu anı 1/30 gibi bir enstantane değeri ile dondurmak mümkün olmayabilir. Yani ya futbolcunun ayağı, ya da topun bulanık çıkma olasılığı fazladır.(Tabiki duruma göre) 1/200 gibi bir değer bu hareketi dondurmak için daha uygun olabilir.

Sahnedeki insanları yok etmek için de bu modu kullanabilirsiniz. Uzun pozlamada hareketli insanlar genelde kaybolur, böylece tarihi yapıları ya da meydanları insansız çekme şansınız olur Oldukça etkili bir yöntemdir 

Bir diğer kullanım alanı ise uzun telefoto objektiflerle çekim yaparken. 400mm gibi uzun telefoto objektiflerde lens titremesi daha kısa objektiflere göre daha büyük sorun. Bunu engellemek için Enstantane modunda elinizin titremeyeceği bir hızda çekim yapmak bu sorunu büyük oranda çözüyor. Örneğin 400mm bir objektifiniz varsa IS/VR olsa bile S modunda 1/400 perde hızına ayarlarsanız (ve ışık yeterliyse) fotoğraflarınızın net çıkma ihtimali artar. Tabi bu söylediğim duruma göre değişir ve uygulamak biraz tecrübe gerektiriyor 

3-A (ya da Av) Modu (Diyafram öncelikli mod)

Bu modda diyafram ve iso seçimini siz yaparsınız ve yaptığınız seçime göre kamera pozlama süresini belirler. Bu mod daha çok net alan derinliğinin kontrol edilmek istendiği fotoğraflarda kullanılır.

En uygun kullanım alanı: manzara fotoğrafları

Özellikle topluluk fotoğraflarını bu modda çekmek büyük bir kolaylıktır. İşinizin hem pratik olması lazım hem de herkesin olabildiğince net. İşte bu durumda makinenizi diyafram moduna alıp diyaframınızı da f/8- f/9 gibi uygun bir değere alıp çok güzel çekimler yapabilirsiniz. Hemde pratik . Genelde küçük diyafram değeri ile çekilen fotoğraflarda merkezdeki insanların yüzleri netken geri kalanlar flu olur. Bu net alan derinliğinden kaynaklı yaşanılan bir sıkıntıdır.

Fotoğrafta netlik kademeli olarak azalır. Yani “OBJE” den uzaklaştıkça netlik kademeli olarak azalır. Peki bu NAD sınırı nasıl belirlenir? Aslinda NAD, “Kabul edilebilir netlikte olan mesafe” demek. Yani NAD içinde objeden uzaklaştıkça netlik azalır bulanıklık artar, NAD’in tam sınırında artık netlik “kabul edilemeyecek kadar” bozulur. Kilit sözcük “kabul edilemeyecek kadar”. Bir fotoğrafı ufak basarsan veya uzaktan bakarsan herşey net gözükür. Fotoğrafı büyüttükçe ufakken büyük olan bölgelerde netlik kaybı görmeye başlarsın.

Bu modda özellikle enstantane değerine dikkat etmekte fayda var. Elle çekimlerde yüksek diyafram değerleri kullandığımızda net görüntüler almakta zorlanılabilir. Net alan derinliği elde edelim derken bulanık fotoğraflarımız olsun istemeyiz f/11-f/16 gibi değerlerde tripod kullanmakta fayda var.

Diyafram değeri aslında hassas bir konu. Kullanılan diyafram değeri fotoğrafımızın netlik, keskinlik ve kontrast gibi değerlerine birebir etki eden bir faktördür. Net alan derinliği elde etmek adına diyafram değerlerini tavan değerlere çıkarmamakta fayda var. Yüksek diyafram değerleri ışık saçılmalarına, bu da keskinlik ve kontrast kaybına sebep olan bir etkendir.

Diyafram konusunda kabul edilen genel geçer bir kural şöyle der: Objektiflerimizin minimum diyafram değerinin 2-3 basamak üstü en iyi performansı sağlar. Örneğin; 17-50 f/2.8 diyafram değerine sahip lensimizin en iyi performans verdiği diyafram değeri f/4 olarak test edilmiştir.

18-55 / 18-105 / 18-135 gibi kit lens objektif kullanan ve manzara fotoğrafı çekenlere tavsiye f/8-f/11 değerlerinden vazgeçmemeye çalışın. Kit lenslerin en etkili olduğu diyafram değerleri bu değerlerdir. Tabiki iso dengelemenizi ortam ve şartlara göre ayarlamayı unutmayın.

Bir diğer önemli konu ise “Manzara çekerken diyaframı olabildiğince kapatın, yani f11-f22 kullanın” gibi bir laf ortalarda geziyor. Bu laf yerine göre doğru, yerine göre yanlış. Gene dikkat edilmesi gereken şey NAD. Eğer çekeceğin manzarada çok yakın ile çok uzağı kadraja alacaksan mecburen f22 gibi dar diyafram kullanacaksın ki NAD büyüsün. Ama çekeceğimiz konu sonsuzdaysa, buna gerek yok. Örneğin, ay fotoğrafları için tavsiye edilen diyafram değeri f/9-f/11 gibi değerlerdir. Çünkü ay zaten sonsuzda olduğu için net alan derinliği o kadar etkili olmayacaktır. Bu gibi durumlarda diyafram değerini f/22 lere çıkarmaktansa daha açık f/11-f/16 gibi değerlerle daha kaliteli fotoğraflar elde edebilirsiniz.

4-P- Program Modu: 

Program (P) modunda çekim yaparken, fotoğraf makinesi birçok ayarı otomatik olarak yapar. 
-Diyafram ve enstantane hızı otomatik olarak seçilir.
-ISO değerini ve beyaz ayarını manuel ayarlayabilirsiniz.
-Flaşı kendiniz yönetebilirsiniz.
-Netleme (Autofocus) seçeneğinin nasıl olacağını ve netleme noktasını seçebilirsiniz.
-Ölçüm modunu seçebilirsiniz.
-Pozlama değerini değiştirebilirsiniz. 
-Makine parametreleri varsayılan olarak fabrikada ayarlanan bir “0 EV” değerine göre belirler. Siz bu “0 EV” değerini arttırıp fotoğrafı daha parlak yapabilir, ya da azaltıp fotoğrafı daha karanlık yapabilirsiniz.

En uygun kullanım alanı: Sokak fotoğrafçılığı, anlık fotoğraf çekimleri ve doğa çekimleri…

Anlık fotoğraflar çekerken çoğu zaman ayar yapalım derken anı kaçırabiliriz. Bu yüzden anı kaçırmamak ve en iyi kareyi yakalayabilmek adına bu mod en ideal seçim olacaktır. Ayrıca bu mod doğa fotoğrafları çekerken de çoğu zaman doğru tercih olacaktır.

Program Modu ile ilgili çok bilinmeyen bir özellik.

– “Flexible program”, “Program shift” gibi isimlerle anılan “pozlama kaydırma” seçeneği sayesinde “diyafram-perde hızı” ikilisini değiştirebilirsiniz. 

Örneğin makine ISO 1250′de 1/30 ve f3.5 değerleri verdi ama siz diyaframı arttırıp (yani diyafram açıklığını arttırıp) net alan derinliğini arttırmak istiyorsunuz. 
Yapacağınız şey basit: ISO’yu otomatikten çıkarıp makinenin ISO’yu değiştirmesini engelliyorsunuz ve şunu yapıyorsunuz:

Bunu yapmak için P modunda Nikon’un arka tekerleğini çevirmek yeterli oldu. Kadran üzerindeki P harfinin P*’a dönüştüğüne dikkat edin. Diğer markalarda da bunu yapabiliyorsunuz. Nasıl yapıldığını öğrenmek için makineninizin kullanma kılavuzundaki P modu başlığını okumak yeterli.

5-M Modu (Manuel mod)

Manuel mod ile, diyafram, enstantene ve iso hızını seçersiniz. Bu mod kamerada tam kontrol sağlar.

Her türlü çekimi bu mod ile yapabilirsiniz. Ancak en doğru ayarları yapmakta zorlanıyorsanız henüz bu mod için erken demektir. Doğru enstantene ve diyafram ayarını manuel olarak yapmak, en doğru fotoğrafı elde etmenizi sağlayacaktır.

– Flaşlı çekim. Özellikle flaşlı çekimlerde manuel mod önerilir. Çünkü diğer P, A, S modlarında flaşlı çekimlerde farklı sıkıntılar var. Ama manuel modda flaşlı çekim yapma noktasında hiçbir engel yok. Hatta manuel modda flaşlı çekim yapmak çok daha basit çünkü eğer flaşınız TTL ise (ya da iTTL) bütün pozlamayı flaş ayarlıyor. Siz sadece diyafram, perde hızı ve ISO’ya karar verin, flaş geri kalanı halletsin…

– Uzun pozlama değerleri ile yaratıcı çekimler yapmak istediğimizde manuel mod yine uygun olan modlardan birisi.

-Başka bir örnek havai fişek fotoğrafları. PAS modlarında havai fişek çekmek zordur çünkü makine pozlama yapmakta zorlanır. Onun yerine makineyi M moduna alın ve başlangıç olarak ISO 100-200, f8 ve 8 saniye deneyin ve ekranda fotoğrafın nasıl göründüğüne bakın. Beğenmezseniz süreyi ya da diyaframı değiştirerek en iyi hale getirin.

-Panorama çekerken. Panorama çekimlerinde pozlamayı sabit tutmak en önemli şey, bu yüzden kesinlikle M modu kullanın. ISO, perde hızı, diyafram ve hatta beyaz ayarını elle ayarlayın ve çekimi öyle yapın. Panoramayı kendi çekip birleştiren aletler de (örneğin Sony NEX) çekime başladığınız anda pozlama değerini kilitleyip öyle çekim yapıyor.

-Karışık ya da çok kontrastlı manzaralarda. Çekeceğiniz manzaranın bir kısmının aşırı parlak bir kısmının gölgeli olduğunu düşünün. Bu gibi durumlarda makinelerin ölçüm sistemleri şaşırabilir. Şunu yapın: Makinedeki ölçüm yöntemini nokta ölçüme alın (Spot metering). Makineyi A moduna alın ve istediğiniz diyaframa ve ISO’ya getirin (örneğin f11). Önce parlak yerdeki perde hızına bakın sonra gölgeli yerdeki perde hızına. Makineyi M moduna alın, diyaframı ve ISO’yu aynı değerlere getirin ve perde hızını iki okumanın ortasına getirin. Böylece ortalama bir pozlama değeri tutturabilirsiniz. Bu gibi durumlarda HDR çalışmak da bir çözüm.

– HDR çekimlerinde. M modu HDR çekimlerinde size daha fazla kontrol sağlayacaktır.

– Gece gökyüzü çekimleri gibi uzun pozlamalarda. Çoğu DSLR’da A ve S modlarındaki maksimum perde hızı 30 saniyedir ama bazen 30 saniyeden de uzun perde hızına ihtiyacınız olur. Bu durumlarda makinenizde B (Bulb) modu varsa onu kullanmanız lazım, ama bazı gövdelerde B moduna M modundan geçiyorsun. M modunda perde hızını 30 saniyenin üzerine alırsan makine B moduna geçiyor, böylece perdeyi istediğin kadar uzun açık tutabilirsin.

Manuel modunu kullanırken gözünüzün sürekli pozlama çubuğunda olması gerekir. Pozlama çubuğunun sıfır konumunda olması pozlamanın doğru yapıldığı anlamına gelmiyor. Kimi zaman artı değerlerde, kimi zaman eksi değerlerde daha uygun pozlamalar almak mümkün olacaktır. Bu durumlar tecrübeyle sabitlenecek durumlardır.

Bunca şeyden sonra bir cevap bulmuşsunuzdur umarım. Esas olan çekeceğiniz kare. Net alan derinliğine mi ihtiyacınız var? Yoksa uzun pozlama mı yapmak istiyorsunuz? Tek derdiniz anı yakalamak mı? Yoksa özel bir çekim mi yapıyorsunuz ? Hangi modda çekim yapmalıyım ? ? ?


Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.