30.01.2016

LEVANTENLER HAKKINDA BİLGİ VE LEVANTEN YEMEKLERİ

Global Bilgiler  /  at  17:20  /  No comments

Global Bilgi
Levanten ya da argo tabiri ile Tatlısu Frengi, Osmanlı Devleti içinde özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan Hristiyanları tanımlamak için kullanılır. En dar tanım olarak da; şu anki Doğu Akdeniz'e kıyısı olan devletlerde yaşayan Osmanlı döneminde yerleşmiş, Fransız-İtalyan kökenli Katoliklerdir. Yerel Hristiyan nüfusundan (Rum, Ermeni, Süryani...) farklıdırlar.
Levanten, İtalya'nın doğusundaki Akdeniz toprakları (Doğu Akdeniz) için kullanılan Fransızca bir tabir olan Levant'ten gelir. Anlamı ise "Levantlı" (Doğulu)'dır. İlk olarak Avrupalıların, Doğuda yaşayan bu Avrupa kökenli insanları küçümsemek için türettiği bir kelimedir. Bu anlamı nedeniyle Levanten tanımı, ilk dönemlerde Levantenler içinde sevilmeyen bir tanımlamadır. Bu olumsuz yan anlam hala yaşamaktadır; Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı.
Tatlısu Frengi, Osmanlı tarafından Avrupa kökenli yabancılara verilen Frenk isminden gelir. Fransa-Osmanlı ittifakı ve Fransa'ya verilen ilk kapitülasyonlar ile Osmanlı İmparatorluğu da faaliyet gösteren Fransız tüccar sayısı çok artar. Bu nedenle herkese Frank (Fransız) sözcüğünden gelen Frenk adı verilir. Örneğin Levantenlerin Osmanlı döneminde şehirlerde yaşadıkları bölgeler genelde Frenk mahalleleridir; Ama yeni gelen ya da sadece iş için ülkede olan Avrupalılar ile ülkeye tamamıyla yerleşen Avrupalıları yani Levantenleri birbirinden ayırmak için Tatlısu Frengi ismi ortaya çıkmıştır.
İlk olarak, Doğu Roma İmparatorluğu ve Ceneviz arasındaki denizcilik ve ticaret alanlarındaki iş birliğiyle, başta Galata bölgesi olmak üzere Ceneviz nüfusu Doğu Akdeniz ve Karadeniz kıyılarına yerleşmeye başlar. Anadolu ve Balkanlar'da Doğu Roma'nın yeri alan Osmanlı Devletin bu ittifak yerine bir başka Latin kökenli devlet olan Venedik'e bırakır. Yükselme devrinde ise başka bir ittifak oluşur. 1536 yılında kurulan Fransa-Osmanlı ittifakı ile bu kez Fransız tüccar sınıf, kıyı bölgelerine yerleşmeye başlar. Bu Fransız ve İtalyan nüfus kendi arasında ve kısmen yerel Rum nüfusla karışarak, Klasik Levanten toplumunu oluşturur. Bu dönemdeki en önemli ortak özellik ise toplumun Roma Katolik Kilisesine bağlı olmasıdır.
Sanayileşme sonrası hammadde arayışına geçen Avrupalı devletler, Osmanlı'nın Akdeniz kıyılarındaki nüfus varlıklarını artırırlar. Başta İngiliz olmak üzere diğer Batılı devletlerden de Osmanlıya göçler olur. Örneğin 19.yy'da İstanbul'a yerleşen Almanlar, İstanbullu Almanlar ya da Boğaz Almanları adı verilen toplumu oluşturur. Bu yeni nüfuslar da Levanten nüfus ile karışarak Genişletilmiş/Modern Levanten kavramını oluşturur. Yeni göçler, toplumda Protestanlık kökenli mezheplerin de görülmesine yol açar.
Türkiye Levantenleri
Fransızca’ya 1575’de giren Levanten sözcüğünün anlamı Ortadoğulu, Yakındoğulu, Doğu Akdeniz ülkelerinden olandır . Ana Britannica, Levanten’i (Levantin yazılır Lövanten okunur) “Osmanlı döneminde, özellikle Tanzimat sonrasında İstanbul’da ve büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Müslüman olmayan azınlıklar” diye tanımlamaktadır. Levantenler genellikle, deniz ticareti yapan Akdeniz ülkelerinden (Venedik, Genova, Ragusa), ticaret ile uğraşan diğer ülke ve şehirlerden(Amsterdam) ya da Haçlı Devletleri'nden gelip, çoğunlukla İzmir ve İstanbul'a yerleşmişlerdir.
İzmir sadece bugün değil, geçmişte de Anadolu’nun önemli ticaret ve ihracat merkezlerinden biri olagelmiştir. İzmir’in dünya ticareti açısından yıldızı 17. yüzyılın ortalarına doğru parlamış ve burası belli başlı Avrupa ülkeleriyle Osmanlı İmparatorluğu arasındaki ticaretin en işlek noktalarından biri haline gelmiştir. İzmir batılı gezginlerin şehirdeki ticari hareketlilikle, çevrenin zenginliğini ve ticaretle uğraşanların ekonomik düzeyinden övgüyle söz ettikleri görülebilmektedir. 18. Yüzyılda İzmir pek çok Avrupalı tüccar ve şirketlerini mıknatıs gibi kendisine çekmeye başlamıştır. İzmir’e yerleşen Avrupalı tüccar, çerçiler ve aracılarla birlikte doğuya uzanan vadi ve ovalara yayılan bir komisyoncular ve toptancılar ağı da kurmaya başlamıştı.
İzmir’deki yabancılar birlikte yaşama ve birbirleriyle evlenmeler sonucunda, kendi etnik kökenlerinin özelliklerini yitirmişlerdi. Bu evliliklerin, bazen, Rum ve daha seyrek de olsa Ermeni ve Gürcü kızlarıyla gerçekleştirilmesi, Avrupalıların doğu alışkanlıklarına yakınlaşmalarını sağlamıştı. Bunun yanı sıra Levanten ailelerin hepsinin İzmirli ya da adalı Rum hizmetçileri ve dadıları vardı. Bu durum çocukların yetişme biçiminde etkili olmaktaydı. Bu nedenle Rumca, etnik kökenleri farklı olan Levantenlerin ortak anlaşma lisanı haline gelmiştir.
Sayılabilecek bazı Levanten Aileler arasında Van der Zee, Reggio, Penetti, Missir, Maltass vb sayılabilir.
Mersin (Çamlıbel, Uray) ve Antalya (Konyaaltı)'da önemli nüfusta Levanten bulunmaktadır.
Kaynakça
1.               www.etymoline.com (13.08.2013)
2.               Hem Doğulu hem Batılı: Levantenler Ayşe HÜR, Taraf (13.08.2013)
3.               TDK Büyük Türkçe Sözlük-Levanten (13.08.2013)

4.               https://tr.wikipedia.org/wiki/Levantenler

Levanten Mutfağı 

Türkiye'deki Levantenler üzerine yıllardır araştırmalar yapan Bülent Şenocak'ın çevirisiyle, 19. yüzyılın sonlarında İzmir'e gelen Gaston Deschamps, Levantenleri şöyle anlatıyordu: "Hıristiyan Mahallesi'nin merkezi Frenk Sokağı'dır. Frenk Mahallesi'nde en güzel ve en iyi binaları görmek mümkündür. Frenk Sokağı, kralın himayesindeki Levant Şirketi tarafından yapılan Fransız gümrüğü iskelesine malların boşalmaya başlamasından sonra çok gelişti. Buradaki konfeksiyon dükkanlarında aynı Paris'teki gibi, yüksek vitrin camları arkasında bütün Avrupa'nın işporta mallan sergilenmekte, ayrıca Manchester'm, doğuyu saran alışılmış pamukluları, Avusturyalı terziler sendikası tarafından büyük balyalar halinde gönderilen pardösüler, ceketler, takım elbiseler satılmaktadır. Milano'dan gelen hintyağı ve İtalyanlar ile Almanlar tarafından ucuza satılan kinin ile hastalarını iyileştiriyorlar, kahvelerini Avusturya şekeri ile lezzetlendiriyorlar, Belçika malı tüfeklerle ava gidiyorlar, hikayelerini ve mektuplarım Angouleme, Annonay veya Fiume kağıdı üzerine, Fransız dolma kalemi, Alman mürekkebi ve Viyana kurşun kalemi ile yazıyorlar, evlerini Anvers ve Paris maun ağacı ile döşüyorlar, İsviçre malı saatlerine bakıyorlar, evlerini Bakü petrolü ile aydınlatıyorlar, ekmeklerini Odessa veya Sivastopol buğdayı ile yapıyorlar, yemeklerini Rus havyarı, Marsilya yağı, İngiliz Morina balığı, Fransız patatesi, Avusturya füme eti, İran çayı, İtalyan peyniri, Mısır soğanından yapıyorlar."

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.