27.02.2016

MANAS DESTANI

Global Bilgiler  /  at  23:52  /  No comments

Kırgızlar arasında oluşan Manas Destanı, bugün de bütün canlılığı ile devam etmektedir. Manas destanının 11 ile 12. yüzyıllar arasında meydana geldiği düşünülmektedir. Bu destanın ana kahramanı Manas da, tıpkı Oğuz Kağan destanının İslâmî rivayetindeki ve Satuk Buğra Han gibi İslamiyet’i yaymak için mücadele eden bir yiğittir. Böyle olmakla birlikte Manas destanında Müslümanlık öncesi Türk kültür, inanç ve kabullerinin tamamını sergilenmektedir. Bazı varyantları dört yüz bin mısra olan Manas destanı Türk-Bozkır medeniyetinin Kazak -Kırgız dairesinin kültür abidesi niteliğindedir.

Büyük Türkolog Wilhelm Radloff (1837-1918) bu destanla ilgili ilk derlemeyi, Kırgızistan’ın Tokmak şehri güneyindeki Sarı Bağış boyuna mensup bir Manasçıdan 1869′da yapmıştır. Radloff’un derlediği yedi bölümlük Manas Destanı, toplam 11 bin 454 mısradan oluşur. Fakat Manasçıların okuduğu dize sayısı, 16 bin mısra civarındadır. Bu yönüyle dünyanın en uzun destanıdır.

Kırgız Türklerinin ulusal kahramanı Manas’ın etrafında örgülenen Manas Destanı’nın ilk bölümünden itibaren; Manas’ın doğumu, daha beşikte iken konuşmaya başlaması, kâfirleri yeneceğini söylemesi, büyüyüp delikanlı olunca Çinlileri yenmesi, Müslüman yiğit Almanbet’le tanışıp, birlikle birçok savaşa girmeleri, Manas’ın evlenmesi, düşmanları tarafından iki defa öldürülmesine rağmen tekrar dirilmesi, Mekke’yi ziyaret ve Kâbe’yi tavaf etmesi, lirik bir üslupla anlatılır.

Manas Han'ın babası Yakup Han'dır. Annesinin adı Çığrıcı'dır. Yakup Han ile Çığrıcı hanım evlendikten on dört sene sonra Manas doğmuştur. Doğumu üzerine civardan gelen elçiler, onun bir kahraman olacağını hemen anlamışlardır. On yaşına gelince tam bir kahraman olur. Düşmanlarının üzerine saldırarak perişan eder. Atlarına at erişemez,zırhına ok işlemez. Yakup Han, oğlunun atılganlıklarını, kahramanlıklarını görünce, onu korumak, onunla arkadaşlık etmek üzere, Bakay adında bir kişiyi onun yanına koymuştur. Manas, Nogay boyundan gelmektedir. Kalmuk baskınlarına karşı Kırgız halkının birliğini, bütünlüğünü korur ve bir kahramanlık ve özgürlük sembolü haline gelir.

Cengiz hanın oğulları!
Sen dağların Bürküt-batır'ı,s
en göllerin Er-Sazan'ı,
geri fırlayan Kan-keldi'm,
kara talih Can-keldi'm,
Iraman'ın Irçı-uul,
yırtıkları yamayan,
bozukları düzelten
tatlı dilli Acıbay

Manas destanında kahramanlık konusu geniş bir yer tutar. Nogay boyundan çıkan Manas, yalnız kendi yerini, kendi boyunun özgürlüğünü, Kalmuk baskıncılarından korumakla kalmaz, parçalanan bütün Kırgız halkını birleştirip onların özgürlüğü ve eşitliği için çalışan bir bahadır olur. Onun adıyla bütün halkın birliği, iradesi, gücü birleştirilip dile getirilir.

Manas destanının oluşturduğu gelenek içerisinde, destanı aktarma biçimine göre kavramlar da gelişmiştir. Halk arasında ve sözlü halk edebiyatında Manas destanı söyleyen ozanlaraırçı veya comokçu denmiştir.

Kırgız edebiyatında Manas destanı söyleyen ozanlar ikiye ayrılmıştır. Bunlar comokçu ve camakçı'lardır. Comokçular, Manas destanını kendi devirlerinde yaşamış olan ozanlardan duyup kendilerine göre yorumladıktan sonra okuyan kişilerdir. Manas destanının bazı bölümlerini büyük comokçulardan dinledikten ve belleklerine yerleştirdikten sonra ona eklemeler yaparak veya kısaltarak okuyan ozanlar ise camakçılardır.

Ayrıca Manas destanının birinci bölümünü (Manas) veya üç bölümünü (Manas, Semetey, Seytek) eksiksiz okuyanlara manasçı, destanın sadece ikinci bölümünü (Semetey) okuyanlara ise semeteyci denir.

Doğuştan kahraman

Aslında Manas Destanı 3 bölümden oluşuyor. Birinci bölümde Manas’ın, ikinci bölümde Manas’ın oğlu Semetey’in, üçüncü bölümde ise Semetey’in oğlu Seytek’in hayatı ve başarıları anlatılıyor. Çünkü, efsaneye göre, Manas öldüğünde yerine oğlu Semetey geçmiş, o ölünce de halkı koruma görevini oğlu Seytek üstlenmiş. Kırgızların tarihine ışık tutan bu destanda Çinlilere, Karahıtaylara ve Kalmuklara karşı verilen özgürlük savaşları, çeşitli kavim ve boyların Orta Asya’ya göçleri, birbirleriyle karışıp kaynaşmaları, islâmiyetin kabulü ve yayılması, Kırgızlar arasındaki çekişmeler, gurur ve vatan aşkı anlatılıyor. Hikâyeler hem bağımsız, hem de birbirinin devamı olarak bir bütün oluşturuyor, tarihi olayların akışı da sıralı şekilde veriliyor.

Destana adını veren Manas, ölümlülere hiç benzemeyen, çok özel biri. Doğar doğmaz, bir kahraman olacağı anlaşılmış, daha beşikteyken konuşmaya başlamış. 10 yaşına gelince tam bir kahraman olarak ünlenmiş. Daha sonra, Manas, Kanıkey ile evleniyor ve Semetey adında bir oğlu oluyor. Efsaneye göre, iki defa öldürülmesine rağmen tekrar dirilmiş. Ama üçüncü ölümü, geri dönüşü olmayan, sahici bir ölüm.

Destanda, Manas’ın giyimi kuşamı, silahları, at koşumları bütün inceliğiyle anlatılıyor. Zırhını ve kispetini ne ok, ne mızrak delebiliyor, ne de kılıç kesebiliyormuş. Manas’ın efsane atı Akkula da güzelliği, dayanıklılığı ve hızlılığı ile bir savaşçıdan farksız. Destanda masal, mitoloji ve gerçek unsurlar iç içe geçmiş durumda. Örneğin, müslümanlığın yayılmaya başladığı dönemde Arap ve İran kültüründen özellikler ortaya çıkıyor. Hızır gibi evliyaların yardımıyla düşmanlar mağlup ediliyor.

“Manasçılar”
Manas Destanının bütününü eksiksiz ezbere bilen ve sanki o anları yaşıyormuşçasına anlatmayı meslek edinen kişilere Manasçı deniyor. Issık Göl kıyısındaki Ak Olon köyünde doğmuş olan Sayakbay Karalaev (1894-1971), 20. yüzyılın en büyük Manasçı’sı sayılıyor. 500 somluk Kırgız paralarında onun resmi var. Ünlü yazar Cengiz Aytmatov, onu “20. yüzyılın Homeros’u” olarak nitelemiş. Bugün yaşayan en büyük Manasçı ise, Çin’in Sincan Uygur özerk bölgesinin Aksu şehrinde hayatını sürdüren Yusuf Mamay. Annesi onu 61 yaşındayken dünyaya getirmiş. “Yaşayan Homeros” olarak nitelenen 90’lı yaşlardaki Mamay bir efsane, aynı zamanda çok yetkin bir derlemeci. Mamay’ın ilk kez kalabalık önünde Destanı seslendirmesi, yedi gece sürmüş.

Rivayete göre Manas, kendisini seslendiren kişileri seçermiş. Seçilen Manasçılar, destanı başından sonuna kadar seslendirme yeteneğine aniden, bir gecede sahip olurlarmış. 1995 yılında, “Manas Destanının 1000. Yılı Kutlamaları” düzenlenmiş. Ayrıca, bu sözlü edebiyat eserini yazılı hale getirme çalışmaları da yapılıyor. Bu çalışmalarda da, yine ünlü bir manasçı olan Sagımbay Orozbakov’un anlatısının esas alındığı belirtiliyor.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.