12.01.2016

ORGANİK ARICILIK

Global Bilgiler  /  at  20:31  /  No comments


Son yarım asırda tarımdaki teknolojik gelişmelere paralel olarak yoğun ilaç ve gübre kullanımı verimde önemli artışlara sebep olmuş, ama bu artışa karşılık çevre ve insan sağlığına önemli zararlar vermiştir. Bu olumsuz etkiyi ortadan kaldırmayı amaçlayan gelişmiş ülkeler, organik tarım üretimini geliştirme ve yaygınlaştırma çalışmalarına başlamışlardır.

Organik üretim çalışmalarına Ülkemizde 1980'li yıllarda başlanmış 2000 yılından itibaren de ciddi boyutlara ulaşmıştır. Ülkemizde organik tarım faaliyetleri son değişikliklerle 1/12/2004 tarih ve 5262 sayılı kanuna ve 10 Haziran 2005 tarih ve 25841 sayılı Resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren yönetmeliğe göre işlem yapılmaktadır.

Organik tarım faaliyetleri içerisinde arıcılığın önemi büyüktür. Organik arıcılık yapılan sahalarda çok kıymetli arı ürünleri elde edilirken polinasyon yoluyla da bitkisel üretimin kalitesinin arttırılması sağlanmaktadır. Arıcılık, çevrenin, tarım ve orman ürünlerinin korunmasına ve gelişmesine polinasyon ile katkısı bulunan önemli bir faaliyettir. Arıcılığın polinasyon yolu ile bitkisel üretime katkısı, arı ürünleri üretiminden elde edilen gelirin en az 10 katı kadardır. 

ARICILIK DURUMUMUZ

Dünyada bulunan 52 milyon arı kolonisinin 4 milyonu; 1.126.000 ton balın yaklaşık 70.000 tonu ülkemizde üretilmektedir. Ülkemiz, koloni sayısı ve bal üretiminde dünyada ilk sıralarda bulunmaktadır.

Ülkemizde 200.000 tarım işletmesinde arıcılık faaliyetleri yapılmaktadır. Ancak bu tarım işletmelerinden 20.000'i geçim kaynağı olarak arıcılıkla uğraşmaktadır.Bu tarım işletmeleri; toplam arı kolonisi varlığının % 80'ine sahip olduğu ve bal üretiminin % 90'ını gerçekleştirdiği tahmin edilmektedir.

Arıcılık ürünü olarak genelde bal bilinmektedir. Oysa arılardan balın yanısıra balmumu, arı sütü, polen, propolis ve arı zehiri gibi 6 çeşit ürün sağlanır. Arılar, bu ürünlerden bal (nektar olarak), polen ve propolisi doğadan toplamaktadırlar; arı sütü, balmumu ve arı zehirini ise bal ve polen kullanarak metabolizmalarında üretmektedirler .

ARICILIKTA ORGANİK ÜRETİMİN ESASLARI

Organik arıcılık; doğada bulunan bitkilerin yaprak, gövde, tomurcuk vb. kısımlarından topladığı reçinemsi maddelerle polen ve nektarın arılar tarafından toplanarak bal ve diğer arı ürünlerine dönüştürülmeleri işleminde, üretimden tüketime kadar tüm aşamalarında konvansiyonel besleme ve kimyasal ilaçlama yapmadan, doğal yapısı bozulmamış florada veya organik tarım alanlarında her aşaması kontrollü ve sertifikalı yapılan arıcılık faaliyetlerine denir. Organik tarım Kanununa göre organik tarım metodu dışındaki tüm metotlar "konvansiyonel tarım" metodu olarak isimlendirildiğinden burada da organik yapılmayan arıcılık faaliyetleri için konvansiyonel arıcılık terimi kullanılacaktır.

Arıcılık ürünlerinin organik üretim olarak nitelendirilmesi; kovanların özelliklerine, çevre kalitesine, arıcılık ürünlerinin özenle elde edilmesine, işlenmesi ve depolanması koşullarına bağlıdır. Organik üretim yapmak isteyen müteşebbis, aşağıdaki belgeleri tamamlayarak kontrol ve sertifikasyon kuruluşuna müracaat eder.

1. Arıcının ( ferdi veya grup olarak) adı, adresi, T.C. kimlik numarası, vergi numarası ve kimlik bilgileri.
2. Arılığın yeri ve konumu. 
3. Arazinin kullanım hakkı. 
4. Arıcılık/Bal üretici belgesi. 

İlgili kuruluşça yapılacak değerlendirmede uygun görülürse üretici ile aralarında yazılı sözleşme yapılır ve üreticiye bir kod numarası verilir.

Organik arıcılıkta dikkate alınacak özellikler: 
1- Kovanların ve diğer arıcılık malzemelerinin özellikleri, 
2- Geçiş dönemi, 
3- Arıların orijini,
4- Arı kolonilerinin bulunduğu bölge,
5- Besleme,
6- Organik ana arı, arı sütü, polen, propolis ve bal üretimi,
7- Hastalıklara karşı alınan tedbir ve mücadeleler.

KOVANLARIN VE DİĞER ARICILIK MALZEMELERİN ÖZELLİKLERİ

Kovanlar, ağaçtan veya diğer doğal malzemelerden yapılmalıdır. Kovanlarda kimyasal boya yerine propolis, balmumu, bitki yağları gibi doğal ürünler kullanılmalıdır.

Kovana verilecek yeni petekli çerçeve için temel petek, organik üretim yapan birimlerden sağlanmalıdır. Fazla kabartılmış peteklerin depolanması esnasında güve zararlısından korumak için naftalin gibi maddeler kullanılmamalıdır. Bunun yerine defne yaprağı kullanılmalı veya soğuk hava depolarında depolanmalıdır.

Sağlık ve temizlik maddesi olarak kimyasal maddeler kullanılamaz.

Organik tarım metoduyla üretilen arı ürünleri ambalajlanırken organik ürün niteliğinin bozulmamasına dikkat edilmeli ve ürünün organik niteliğini koruyacak bütün hijyenik tedbirler alınır. Ambalajlar; cam, tahtadan üretilmiş malzemeler, özel üretilmiş uygun organik kaplama maddelerinden yapılmalıdır.

Organik arı ürünler geleneksel ürünlerden ayrı olarak depolanır. Organik ürünlerin depolanması sırasında herhangi bir kimyasal ilaç kullanılmamalıdır. Organik arı ürünleri, karayolları kenarında bekletilememeli ve satılamamalıdır.

Arıcılık ürünlerinin üretimi, hasadı, işlenmesi ve depolanması esnasında kolonilere uygulanan koruyucu önlemler ve tedaviler kayıt edilmelidir.

GEÇİŞ DÖNEMİ

Konvansiyonel arıcılıktan organik arıcılığa geçiş süresi 1 (bir) yıldır. Organik arıcılığa geçiş süresinin başlangıç tarihi ise uygun olmayan kullanılan girdilerin son kullanma tarihleri dikkate alınarak belirlenir. Geçiş döneminde kovandaki bütün petekler organik bal mumundan yapılmış olmalı veya organik olmayan bal mumu laboratuar analizi sonucu kalıntı olmadığının belgelenerek sertifikasyon kuruluşunun izni ile kullanılabilir.

Organik Arıcılık

Petekler organik bal mumundan yapılmış olmalı, kovanlar boyasız olmalı. Özel alanda sertifikalı arıcılık faaliyeti. 

Başlangıç tarihi olarak uygun olmayan girdilerin son kullanma tarihleri dikkate alınır. 

ARILARIN ORİJİNİ

Organik arıcılık üretiminde kullanılacak arı ırkı, üretim yapılacak çevreye uyumlu olmalıdır. Arı kolonisi, organik olarak üretim yapılan işletmelerden suni oğul olarak veya Konvansiyonel işletmelerden organik petekli çerçevelere aktarma sureti ile elde edilir.

Yönetmeliğe göre ana arı ihtiyacı, yapay tohumlama ile veya konvansiyonel üretimlerden kolonilerin %10'u kadar ana arı alınarak kullanılabilir.

Kolonilerin oğul vermemesi için ana arıların kanatlarının kesilmesi yasaktır. Ama ana arıların yenilenmesi esnasında eski ana arının öldürülmesine yönetmelikte izin verilmektedir.

ORGANİK ARICILIK SAHASI

Organik arı yetiştiriciliği yapılacak alan, asgari uçuş yarıçapı 3 km. olmak koşuluyla 1 yıl önceden kontrol altına alınarak harita üzerinde yeri belirtilir. Kovanların yerleştirildiği yerde, yeterli nektar, polen ve temiz su kaynağı bulunmalıdır. Arıların bulunduğu alana kapasitesinin üzerinde kovan yerleştirilmemelidir. Uçakla ilaçlı mücadele yapılan ve karantina tedbirleri uygulanan alanlarda organik arıcılık faaliyeti yapılamaz. Kovanların yerleştirildikleri alanlar kovan bilgileri ile birlikte kaydedilmelidir. Kovanlar bulundukları yerden başka yere yetkilendirilmiş kuruluş bilgisi dahilinde taşınabilir. Ülkemizdeki çayır-mera alanları ile çam, kestane ve ıhlamur ormanları organik arıcılık için uygun alanlardır.

ARILARIN BESLENMESİ

Arıların yaşamının yapay beslenmeye bağlı olduğu durumlarda besleme, son ürün hasadından sonra başlanılarak, nektar akımından 15 gün öncesine kadar yetkili kuruluş tarafından izin verilebilir.Yapay beslemede öncelikle işletmenin kendi kovanlarında ürettiği organik bal ve polen kullanılmalıdır. Organik bal veya organik şekerle hazırlanan şuruba, takviye amacıyla herhangi bir katkı maddesi ilave edilmemelidir. Şeker, pekmez, süt, melas, glikoz, ve diğer konvansiyonel maddeler kesinlikle kullanılmamalıdır. Yapılan besleme ile ilgili kovan siciline, kullanılan ürünün tipi, tarihi, miktarı ve besleme yapılan kovan numaraları kaydedilmelidir.

ORGANİK ARICILIKTA BESLEME ZAMANI

Yapılan besleme ile ilgili kovan siciline, kullanılan ürünün tipi, tarihi, miktarı ve besleme yapılan
kovan numaraları kaydedilmelidir. 

ORGANİK ANA ARI, ARI SÜTÜ, POLEN, PROPOLİS VE BAL ÜRETİMİ

Ana Arı Üretimi

Yönetmeliğe göre ana arı ihtiyacı, yapay tohumlama ile veya konvansiyonel üretilmiş ana arılardan işletmede bulunan kolonilerin %10'u kadar ana arı alınarak kullanılabilir. Bu durum, arıcılıkta verimin yüksek olması için en geç 2 yılda bir ana arıların değiştirilmesi dikkate alındığında ana arıların da organik üretilmesi zorunluluğu ortaya çıkmaktadır. Damızlık değeri olan ana arıların üretimi organik ana arı üretimi ile konvansiyonel ana arı üretimi arasında teknik olarak farklılık olmamakla beraber üretim yapılacak alan ve besleme konularında organik şartlara dikkat etmek gerekir.

Ana arı;

1- Kovanın anasını öldürmek sureti ile kendiliğinden koloninin kendinden yetiştirmesi beklenir. Bir arı kolonisi herhangi bir nedenle anasız kaldığında kuluçkası varsa kendi ana arısını yetiştirme kabiliyeti bulunmaktadır. Ancak damızlık değeri olan ana arıların özellikleri rasgele her gen açılımında olumsuz yönde etkilenmekte ve sonuçta herhangi bir üretim değeri olmayan arılar oluşmaktadır.

2- Ticari organik ana arı üretimi yapan işletmelerden sağlanır. Ruşet ahşap kovanlarda yapılmalıdır.Ana arı üretiminde özellikle mevsim başlangıcında yoğun miktarda besleme materyali gerektiğinden mutlaka organik üretilmiş şeker kullanmak gerekir. Dünyada organik şeker üretimi yapan firmalar bulunmaktadır. Ülkemiz şartlarında ticari ana arı üretim sezonu başlangıcında organik şeker bulamama durumunda mevcut işletme 1. yıl organik besleme yapılacak balın üretimini gerçekleştirir 2. yıl da ana arı üretimini gerçekleştirebilir. Aynı yıl içinde nektar sezonu sonunda üretilen organik ballarla geç ana üretimi de planlayabilir. Ana arıların, doğal çiftleşme esnasında organik alan dışında bulunan erkek arılarla çiftleşmesi engel teşkil etmemektedir. Larva transfer kaşığının da metal olmamasına dikkat edilir.

Arı Sütü Üretimi

Arı sütü üretiminde ana arılarla aynı yöntem uygulanır. Sadece larva transferi sonrası 36-48 saatleri içinde aşılama yapılan gözler toplanır ve göz içindeki arı sütleri tahta kaşıkla alınarak direk renkli şişeler veya poşetler içinde sıcaklıktan ve güneş ışınından koruyarak soğuk ortamda depolanır. Arı sütü üretiminde kesinlikle metal malzeme kullanılmamalıdır.

Polen Üretimi 

Organik polen üretiminde kullanılacak ekipman içinde metal olmayan tahtadan veya plastikten yapılan tuzaklar kullanılmalıdır. Polen üretiminde dikkat edilecek nokta, koloni kuluçka faaliyetlerini olumsuz etkileyecek ve yoğun stres oluşturmayacak miktarda üretimdir. Bunun için günün erken saatlerinde ve daha geniş yüzeyli tuzaklar kullanılarak polen üretimi yapılmalıdır. Polenler doğal yolla ve gölgede kurutulmalı besin değerini kaybetmeyecek şekilde depolanmalıdır. Polen üretimi için yeni çiçek açan bölgeler tercih edilmeli ve birim alana koloni yoğunluğuna dikkat edilmelidir.

Bal Üretimi

Bal ve polen üretimi için, 50-250 adet kovanlar dan oluşacak arılıklar arası asgari 1 km. mesafe bulunmalıdır. Yavrulu çerçevelerden bal sağımı yapılmaz. Arıların kışlayabileceği yeterli bal koloniye bırakılmalıdır. Süzülecek çerçevelerin en az 2/3 ü sırlanmış olmalıdır. Bu durum balın yeterli seviyede olgunlaştığını ifade eder.

Propolis Üretimi

Propolis, doğada bulunan çeşitli bitki ve ağaçların tomurcuk yaprak vb. kısımlarından arılar tarafından toplanan bir çeşit reçinedir. Arılar propolisi kovan içi antiseptik özelliği sağlamak için toplar. Örtü bezi/tahtası yerine yerleştirilen plastik delikli plakalar yeterli miktarda arılar tarafından propolisle doldurulduğunda kovandan çıkarılır ve soğuk ortamda yeterince sertleşmesi sağlanır. Daha sonra esnetme hareketleri ile plaka üzerindeki propolisler plastikten ayrılması sağlanır ve depolanır.

 ORGANİK ARICILIKTA HASTALIKLARLA MÜCADELEHastalıkların önlenmesi için;

1- Dayanıklı ırk ve hatlar seçilmeli, 
2- Ana arılar düzenli olarak yenilenmeli,
3- Kovandaki petekli çerçeveler düzenli olarak yenilenmeli
4- Kovanlardaki erkek yavru arılar kontrol edilmeli,
5- Kovanlarda yeterli miktarda polen ve bal bırakılmalı,
6- Arı sağlığı için kovanlar sistematik olarak denetlenmeli,
7- Arılıklarda kullanılan malzemeler, organik yöntemlerle dezenfekte edilmeli,
8- Kirlenmiş maddeler veya kaynaklar zararsız bir şekilde imha edilmelidir .
9- Arıları rutubetten, stresten ve ani ısı değişimlerinden korumak.

Tedavi edici etkilerinin öngörülen tedaviye uygun olması kaydıyla kimyasal bileşimli ilaçlar yerine fitoterapik ve homeopatik tedavi yöntemleri kullanılmalıdır. Homeopati, 1796 yılında Dr. Samuel HAHNEMANN tarafından; hayat enerjisi, benzerler benzerleri ile tedavi edilir ve güçlendirici ilkelerine dayanan bir tedavi yöntemi olarak tanımlanmıştır. Fitoterapi ise bitkisel ürünleri kullanarak yapılan uygulamalara denir.

Koruyucu önlemlere rağmen, koloniler hastalanır veya zarar görürse, koloniler ayrı alanlarda izole edilerek tedaviye alınır bir veterinerin sorumluluğunda kimyasal bileşimli ilaçlar kullanılabilir. Veteriner ilaçlarının uygulandığı zamanlar; aktif farmakolojik madde de dahil ürünün tipi, konulan teşhis, dozu, uygulama şekli, tedavi süresi ve ilacın yarılanma süresi açıkca kaydedilmeli ve ürünler organik ürün olarak pazarlanmadan önce yetkilendirilmiş kuruluşa bilgi verilmelidir. Bu kovanlar için geçiş süresi uygulanır. Önleyici tedbir olarak kimyasal bileşimli ilaç kullanılmaz.

Varroa mücadelesinde : 

a-Organik kökenli formik asit, laktik asit, asetik asit, oksalik asit, mentol, timol, okaliptol veya kafur kullanılmalıdır. Bu amaçla formik asit ve timol içerikli ruhsatlı ilaçlar piyasada bulunmaktadır.

b-Biyolojik yöntem olarak erkek arı gözlü çerçeveler kullanılır. Yönetmelik bu amaçla erkek arı gözlü peteklerin imha edilmesine izin vermektedir. Bu yöntemi uygulamak için arıların ilkbahar gelişme döneminde kuluçka bölümüne, üst çıtasına boydan boya 1 cm uzunluğunda temel petek tutturulan veya tamamen boş çerçeve verilerek erkek arı gözü yapmaları sağlanmalıdır. 

Kovanların dezenfeksiyonu, pürümüz ile alev tutularak yapılır. Arıcılıkta kullanılan ekipmanın dezenfekte edilmesi amacıyla su, kaynar su, buhar, kireç kaymağı, sönmemiş kireç, sodyum hipoklorit (çamaşır suyu), doğal bitki özleri, alkol ve sodyum karbonat kullanılır.

SONUÇ

Ülkemizin geniş mera sahaları ve kestane, ıhlamur ağaçlarının yoğun bulunduğu ormanlar ile Dünya'da ülkemize özgü diyebileceğimiz Ege ve Akdeniz bölgelerinde çam balı üretilebilen ormanlar organik bal üretimi için güzel fırsatlar sağlamaktadır. Üretici açısından organik arı ürünleri üretiminden meydana gelebilecek geçici üretim kayıplarını, daha etkin koloni yönetim sistemleri ve yüksek ücretle garantili pazar bulması karşılayabilecek yapıda olmalıdır. 

KAYNAKLAR 

1. Arıcılık-terimler ve tarifler, Türk Standartı Enstitüsü, TS 12723, Nisan 2001. 
2. Doğaroğlu, M., Modern Arıcılık. Anadolu Matbaa San Ltd. Şti. İstanbul (1999) 
3. Genç, F., Arıcılığın temel Esasları. Atatürk Ünv. Ziraat Fak. Yayınları (1997). 
4. T.C. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı 10 Haziran2005 Organik Tarımın Esasları ve Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik. 
5. Tutkun, E., Boşgelmez, A., Balarısı Zararlıları ve Hastalıkları Teşhis ve Tedavi Yöntemleri. Bizim Büro Basımevi, Ankara (2003). 6. Üşümüş, E., Veteriner Hekim Hayvan Sağlığı ve Veteriner Hekim Müdahalesi,

Share
Posted in: , Posted on: 12.01.2016

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.