24.01.2016

Rüzgâr erozyonuna karşı koruyucu tesisler

Global Bilgiler  /  at  01:15  /  No comments

Rüzgâr erozyonuna karşı rüzgâr perdeleri ile kumulların stabilizasyonunu sağlayacak tesisler yapılmaktadır.

Rüzgâr erozyonunun tanımı

Rüzgâr erozyonu”, yeterli bitki örtüsü bulunmayan alanlarda, toprağın rüzgâr tarafından aşındırılıp taşınması olayıdır.

Çoğunlukla kurak ve yarı kurak bölgelerde görülen rüzgâr erozyonunun su erozyonundan farkı nemli toprakları aşındıramaması, buna karşılık düz alanlarda da etkili olmasıdır. Rüzgâr erozyonu mekanik açıdan “hareketin başlaması”, “taşınma” ve “birikme” aşamalarından oluşmaktadır (Tavşanoğlu 1976, Özhan 2004). Kum taneleri rüzgâr tarafından; süspansiyon halinde (0.1 mm’den küçük taneler), sıçratmak suretiyle (tane boyutu 0.1-0.5 mm), sürüklemek veya yuvarlamak suretiyle (0.5 mm’ den büyük taneler), taşınmaktadır  (Beşkök ve Kayın 1966).

Aşırı rüzgâr etkisinde kalan alanlarda, bitki örtüsünün morfolojik ve fizyolojik tahribata uğraması söz konusudur. Bu tahribatlar kronik bir hal aldığında, bitki dokusu geri dönüşü olmayan bir süreç içerisine girebilir. Özellikle tarım alanlarında ve tarım alanlarına bitişik yerleşimlerde bu tahribatın boyutu artabilir. Rüzgâr erozyonu Patara örneğinde olduğu gibi ören alanlarını da kumla kapatabilir. Rüzgâr ile taşınan değişik büyüklükteki partiküller bazı göz ve akciğer hastalıklarını arttırmakta, insan sağlığını olumsuz yönde etkileyebilmektedir (Tavşanoğlu 1976, Tokmanoğlu 2008). Belirtilenlere ek olarak, rüzgar erozyonu ile verimli tarım alanları kumlarla kaplanmakta, köyler terkedilmektedir.

Ülkemizde toplam 465 193 hektarlık bir alanın rüzgâr erozyonu etkisi altında kaldığı tahmin edilmektedir (Anon. 2011a). Ülkemizde başarılı rüzgâr erozyonu önleme çalışmaları yapılmıştır. Konya-Karapınarda 16 000 hektar iç kumul alanı korumaya alınmış ve 13 000 hektarında başarılı kumul tesbit çalışmaları gerçekleştirilmiştir. Iğdır- Aralık’ta da 13 542 ha alanda rüzgâr erozyonu önleme uyglamaları gerçekleştirilmiştir. Öte yandan alanı 46 583 ha olan kıyı kumullarının 13 283 hektarında başarılı kumul tesbit çalışmaları gerçekleştirilmiştir (Anon. 2011b).

Rüzgâr erozyonuna açık alanlarda yapılması gereken, rüzgârın toprak taneciklerini harekete geçirmesini engellemek ve taşıma olayını olanaklar ölçüsünde sınırlamaktır. Rüzgârın yarattığı olumsuz etkileri giderilmesinde “rüzgâr kırıcıları”,  “rüzgâr çitleri”, “rüzgâr perdeleri”, “koruyucu orman kuşakları” ve “kumul stabilizasyon” çalışmaları önemli bir yere sahiptir (Ürgenç, 1998a;c).

Rüzgâr perdeleri

“Rüzgâr perdeleri” çoğunlukla 3-10 (veya 3-12) ağaç sırasından oluşmakta ve genişlikleri de 5-20 m arasında değişmektedir. Bazı özel durumlarda rüzgâr perdeleri tek sıraya kadar inebilmektedir. ”Koruyucu orman kuşakları” genellikle 15-30 veya (20-50) ağaç sırasından oluşan ve genişlikleri 30-60 m arasında değişen tesislerdir. “Rüzgâr kırıcıları” veya “rüzgâr çitleri” ise genellikle tek sıralı dikimlerle veya cansız materyalle (ekran, parmaklık) oluşturulan tesislerdir (Dirik 2005).

Rusya steplerinde (Sivastopal ve Samara) geniş alanlarda yapılan ağaçlandırmaların, yüksek evapotranspirasyon nedeniyle alanları daha da kuraklaştırdığı saptanmış, kuşak veya şeritler halinde tesislere yönelinmiştir (Ürgenç 1998a;c). Diğer yandan Çin’de geniş kapsamlı çalışmalar yapılmıştır. Çinin kuzeydoğu, kuzey ve kuzeybatısında büyük boyutlu koruyucu orman şeritleri kurulurken ülkenin doğu ve güney kısımlarında, sahil şeridi boyunca rüzgâr perdeleri oluşturulmuştur (Zhaohva 1997).

Geniş saha ağaçlandırmaları olarak sayılabilecek koruyucu orman kuşakları, yetişme ortamı faktörlerinin zorlayıcı etkilerine bağlı olarak, yerini günümüzde rüzgâr perdelerine bırakmıştır. Diğer bir ifade ile koruyucu orman kuşakları ile sağlanamayan makroklimanın ıslahı, rüzgâr perdeleri ile mikro klima ıslahına çevrilmiş durumdadır (Pamay ve Atay 1952, Ürgenç 1966).

Rüzgâr perdeleri toprağın su ekonomisini iyileştirme, toprağı koruma ve iklimi düzenleme gibi işlevleri ile tarımsal üretimin kalite ve kantitesini yükseltmektedir. Yapılan gözlemler rüzgâr perdelerinin tahıl üretiminde %25-30, sebze üretiminde %50-70, meyve üretiminde %10-40 ve yem bitkileri üretiminde %5–200 arasında artış sağladığını ortaya koymaktadır. Diğer yandan birçok hayvan ve bitki türüne yaşam ortamı sağlar. Hayvanları rüzgârdan korur. Faydalı hayvanları barındırarak hastalık etmenlerinin oluşmasına ve ilerlemesine engel olur. Rüzgâr perdelerinin arazi kaybı, gölgeleme ve kök yarışına bağlı olarak perdeye bitişik bir şeritteki tarım bitkilerinin gelişmesini ve ürün miktarını azaltıcı etkileri vardır. Ancak rüzgâr perdelerinin yararları göz önüne alındığında, bu olumsuzluklar ikinci planda kalmaktadır (Cadman 1953, Ürgenç 1966, Beşkök ve Kayın 1966, Aydemir 1980,  Dirik 2005).

Konya-Altınova Tarım İşlemeleri Müdürlüğü, Toroslar’dan esen ve hızı zaman zaman 100-120 km/saate ulaşan rüzgârlara karşı, 1970 yılından beri rüzgâr perdeleri oluşturmuştur. Bu işletmede rüzgâr perdelerinin uzunluğu 270 km’ye ulaşmıştır. Rüzgâr perdesi oluşturma amacı ile her yıl dikimler yapılmaktadır (Anon 2011a). Rüzgâr perdelerinin planlama, tesis tekniği ve bakım ilkeleri aşağıda açıklanmıştır (Cadman 1953, Caborn 1957, Saatçioğlu 1970a, Ürgenç 1966; 1990; 1998a;c; Dirik 2005).

Rüzgâr perdelerinin planlama ilkeleri

Perde geçirgenliği: Rüzgâr perdelerinin belirli bir geçirgenliği sağlaması gerekir. Perdenin orta derecede bir geçirgenliğe sahip olması, etki sahasını genişletmektedir. (Caborn 1957; Panfilov’a atfen). Perdelerin tesisi için %30-60 arasında bir geçirgenlik derecesi uygun görülmektedir (Ürgenç 1966). Rüzgâr perdelerinin tam geçirimsiz olarak tesisi edilmeleri halinde, rüzgârın geçirimsiz perdeye çarparak yükselmesi ve perdenin arkasında türbilansa neden olması söz konusudur. Geçirgenlik düzeyi, rüzgâr hızının azaltılmasında ve buna bağlı olarak koruma alanın genişliğinde etkilidir. Bu geçirgenliğin sağlanmasında tür, sıra adedi, dikim aralığı ve bakım müdahaleleri ile gerçekleştirilir.

Perde genişliği: Perde genişliği yetişme ortamına, arazinin değerine, tesis amacına, perdenin etki derecesine, kullanılacak türlere, dikim aralıklarına ve bakım işlemlerine göre farklılıklar gösterebilir. Tek sıralı ve çok sıralı rüzgar perdeleri oluşturulabilmektedir. Yapılan çalışmalar ve gözlemler, uygun perde genişliğinin yukarıdaki faktörleri de dikkate alarak 5-10 sıradan oluşturulmasının yeterli olabileceğini göstermiştir (Ürgenç 1966; Woodruff ve Zingg’e atfen). Rüzgâr perdesinin 5 sıranın altında tesis edilmesi halinde geçirgenlik artmakta, buna karşılık 10 sıranın üstünde perde geçirgenliği azalmaktadır. Aşırı geniş şeritlerde rüzgâr şeridi geçer geçmez aşağıya doğru yönlenmekte ve perdenin etki sahası azalmaktadır (Caborn 1957). İki durumda da perdenin etki sahası azalmaktadır. Ayrıca 10 sıranın üstünde tesis edilen rüzgâr perdeleri, arazi kaybına da neden olmaktadır. Rüzgâr perdeleri Danimarka, Avustralya ve Kuzey Amerika’da 3-6 sıralı olarak kurulmaktadır (Savill ve Ark. 1997; Jorgensen’e atfen). Rüzgâr perdesinin ön ve arkasında rüzgâr hızı azalmaktadır (Cadman 1953).

Perdeler arasındaki mesafeler: Değişik ekolojik koşularda, farklı amaçlara göre perdeler arasında değişik mesafeler kullanılabilir. Rüzgâr perdesinin yüksekliği ile koruduğu alan arasında anlamlı ilişki bulunmaktadır. Perde arkasında, yaklaşık olarak perde boyunun 30 katı kadar bir etki alanı söz konusudur. Bu etki alanının 1/4’ü perdenin önünde, 3/4’ü ise perdenin arkasındadır (Ürgenç 1966; Bates’e atfen). Nitekim peşpeşe kurulan paralel rüzgâr perdesi sisteminde, perdenin önünde de (rüzgârın estiği yöne dik tarafa) 5-6 perde (ağaç) boyu kadar, rüzgar durgunluğu oluşmaktadır. Ancak etkili bir koruma için perdeler arasındaki mesafenin, koşullara göre perde boyunun yaklaşık 20-25 katı kadar olması uygundur. Perdelerin 20-25 ağaç boyu aralıklarla, birbirlerine paralel ve rüzgâr yönüne dik olarak tesisinin uygun olacağı belirtilebilir.

Perdelerin uzunluğu: Perdelerin mümkün olduğu kadar kesiksiz ve uzun hatlar şeklinde oluşturulması gerekir. Perdelerin devamlı olmaması ve yer yer boşlukların bulunması halinde, bu boşluklarda rüzgâr daha da hızlanarak, rüzgâr koridorları meydana getirmektedir (Caborn 1957).
Perdelerde kullanılacak ağaç türlerinin seçimi: Rüzgâr perdeleri için tür seçiminde ekolojik koşullar önemle dikkate alınmalı ve doğal bitki örtüsüne öncelik verilmelidir. Rüzgâr perdesinde yer alacak türler, tarım arazilerinde yetiştirilecek ürünlere zarar verecek patojenleri barındırmamalıdır.
Kullanılacak türlerin gençlikte hızlı büyümesi, perdenin kısa zamanda koruma işlevini yerine getirmesi açısından önemlidir. Perdenin orta kısmında yer alacak türlerin yöre ekolojik koşullarına göre uzun boylu olmaları koruma alanını artırır. Seçilecek türler yeterli yoğunlukta tepe tacı geliştirebilmeli, ancak bitişikteki tarım arazisine zararlı gölge etkisi yapabilecek geniş yan dallanma yapmamalıdır. Kuvvetli ve derine giden ancak yüzeysel ve yanlara yayılmayan bir kök sistemi oluşturmalıdır. Boylu ağaç türleri yanında çalı türlerinin de perde kompozisyonunda kullanılması, işlevsellik açısından önemlidir.
Tablo: Türkiye’nin farklı coğrafik bölgelerinde kurulacak rüzgar perdelerinde kullanılabilecek türler. 
İç Anadolu, Doğu Anadolu
Akdeniz
Batı Karadeniz, Marmara, Ege
Alıç (Crateagus manogyna)
Servi (Cupressus sempervirens)
Servi Kavağı
Ardıç (Juniperus sp.)
Kızılçam (Pinus brutia)
Melez Kavak (Populus x euramericana)
Karaçam (Pinus nigra)
Okaliptus (Eucalyptus sp.)
Kızılçam (Pinus brutia)
Toros sediri (Cedrus libani)
Kıbrıs Akasyası (Acacia cyanophylla)
Karaçam (Pinus nigra)
Karaağaç (Ulmus ajör)
Demir Ağacı (Casuarina equisetifolia)
Sahil çamı (Pinus pinaster)
İğde (Elaeagnus angustifolia)
Ilgın (Tamarix sp.)
Dişbudak (Fraxinus sp.)
Akasya (Robinia pseudoacacia)
Mavi Servi (Cupressus arizonica)
Alıç (Crataegus manogyna)
Servi Kavağı
Defne (Laurus nobilis)
Gladiçya (Gleditsia triacanthos)
Meşe (Quercus sp.)
Akçakesme (Phillyrea latifolia)
Aylantus (Ailanthus altissima)
Aylantus (Ailanthus altissima)
Sandal Ağacı ( Arbutus andrachne)
Söğüt (Salix sp.)
Söğüt (Salix sp.)
Tesbih (Styrax officinalis)
Akkavak (Populus alba)
Akkavak (Populus alba)
Kamış (Arundo dorax)
Ihlamur (Tilia sp.)
Mazı (Thuja sp.)

Kızılağaç (Alnus sp.)
Mavi Servi (Cupressus arizonica)

Mazı (Thuja sp.)
Çitlenbik (Celtis sp.)

Kestane (Castanea sativa)
Dişbudak (Fraxinus sp.)

Kayın (Fagus orientalis)
Kuşburnu (Rosa canina)

Meşe (Quercus sp.)
Yabani gül (Rosa sp.)

Mavi Servi (Cupressus arizonica)
Mahlep (Prunus mahaleb )

Fındık (Corylus maxima)
Karaçalı (Paliurus spina-christii)

Akçakesme (Phillyrea latifolia)
Menengiç (Pistacia terebinthus )

Kocayemiş (Arbutus unedo)
Celtis tornefortii

Çitlenbik (Celtis sp.)
Crateagus aronia



Okaliptüs, aylantus, yalancı akasya ve kavak türleri fazla yan kök yaparak tarım arazilerine zararlı olabilirler. Bu türlerin kullanılması ve rüzgar perdelerindeki yeri özenle seçilmelidir. Belirtilen türler boylu oldukları için bunlara zorunluluk halinde perdenin orta kısmında yer verilmeli, perdenin iki yanına dikilecek yoğun ve kazık köklü ağaççık ve çalı türleri ile yüzeyesel kök yayılışları olanaklar ölçüsünde engellenmelidir. Hayvan zararı olan yerlerde kavak türleri, leylak, kızılcık, iğde, ligustrum, kartopu, akasya ve gladiçya türlerinin de kullanılması düşünülmelidir.

Rüzgâr perdelerinin tesis tekniği ve bakımı

Rüzgâr perdeleri kurulacağı alanın yeryüzü şekli, doğal bitki toplulukları ve kuvvetli rüzgâr yönü dikkate alınarak uygun ölçütlerde planlanır. Tür seçimi ve tesis tekniği açılarından bölgesel ve yöresel klimatik verilerin belirlenmesi ile yerel gözlem ve tespitler önem taşır. Perdelerin egemen rüzgâr yönüne dik olarak kurulması gerekir.  Aksi halde perdenin etkinliği azalır.

Rüzgâr perdelerinin tesisinde, uzun kenarı egemen rüzgâr yönüne dik olarak yerleştirilen “dikdörtgen perde sistemleri” de uygulanmaktadır. Dikdörtgen sistemlerin etkinliği egemen rüzgâr yönünde dik ve birbirine paralel uzanan doğrusal sistemlere göre %55 oranında daha fazladır (Dirik 2005; Oehmichen’e atfen).

Fidanların ilk yıllarda kuvvetli bir büyüme yapabilmesi ve perdenin koruyucu işlevini kısa zamanda yerine getirebilmesi için yoğun bir alan hazırlığı yapılması zorunludur. Toprak işlemesi uygun ekipman ve çekici güç ile pulluk tabanı yok edilecek şekilde 60-70 cm derinlikte yapılmalıdır. Fidanların ilk yıllarda hızlı gelişmesi açısından dengeli bir gübreleme yapılmalıdır. Organik gübre tercih edilmelidir. Gübreleme, koşullara göre rüzgâr perdesi oluşturacak şeritte yapılacağı gibi, gübre dikim çukurlarına doldurulacak toprağa da karıştırılabilir.

Rüzgâr perdesinin tek sıralı kurulması durumunda, gövde boşluklarının birkaç sıradan oluşan çalılarla kapatılması uygun bir yaklaşımdır. Seçilen türlerin ışık istekleri, tepe yoğunlukları ve karşılıklı büyüme ilişkileri önemle dikkate alınmalıdır. Aksi halde perdenin koruyucu etkisi ve işlevselliği azalır.

Rüzgâr perdeleri kaplı fidanlarla oluşturulmalıdır. Uygun teknikle yetiştirilmiş boylu fidanlar tercih edilmelidir. Dikim çukurları dikilecek fidan materyaline uygun boyutlarda açılmalıdır. Fidanların ilk yıllardaki gelişmesini hızlandırmak için, yukarıda belirtildiği gibi, dikim çukurlarına doldurulan toprağa gübre katılmalıdır.

Fidan dikimlerinde aralık mesafe türün biyolojisi, perdede kullanılacak sıra sayısı ve alan verimliliği dikkate alınarak planlanmalıdır. Genel olarak sıra aralıkları 1-3 m arasında değişir. Örneğin selvi kavağında 1-1.5 m, melez kavaklarda 2.5-3 m’dir (Ürgenç 1966). Sıralar üstünde fidan mesafeleri ise ağaç ve çalı türlerine göre değişir. Ağaç türlerinde 1,5-3 m, çalı türlerinde ise 0.5-2 m olabilir. Rüzgâr perdelerindeki dikimler üçgen dikimi şeklinde uygulanır. Ağaç ve çalı sıraları perdeyi oluşturacak sıra sayısı dikkate alınarak planlanır. Rüzgâr perdesini oluşturan ağaç ve çalıların tepelerinden geçen hat rüzgâr yönüne paralel bir mermi yolu şeklinde olmalıdır.

Perde etkinliğinin devamlılığı açısından, dikimden sonra bakımların zamanında ve yeterli sayıda yapılması gerekir. Dikimi izleyen birkaç yıl içinde, tutmayan fidanlar uygun niteliklere sahip fidanlarla tamamlanmalıdır. Perde strüktürünün oluşması ve kontrollü büyümenin devam ettirilmesi bakımından, türlere uygun budama tekniklerinin belirli aralıklarla uygulanması yararlıdır. Bakım önlemlerinin özenle uygulanması halinde, dikimden 3–5 yıl sonra perde işlevini yerine getirmeye başlamaktadır. Büyüme arttıkça perdenin etki alanı da artmaktadır.
Kaynak:Ağaçlandırma Kitabı M. Boydak

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.