12.02.2016

AŞI İLE ÜRETME TEKNİKLERİ

Global Bilgiler  /  at  21:22  /  No comments

Aşılama iki bitki parçasını bir bitkiymiş gibi kaynaşarak ve büyümelerine devam edecek şekilde birleştirme tekniğidir. Aşı ile üretme tekniği üretilmesi istenilen bitkinin bir parçasını kökünden faydalanmak istenilen başka bir bitkiyle kaynaştırarak tek bir bitki olarak geliştirme tekniğidir

Bitkinin toprak üstü kısmını yani gövde ve dallarını oluşturmak üzere asıl üretilmesini istediğimiz bitkiden alınan kısma “ kalem” veya “göz” denir. Bunlardan kalem, üzerinde birkaç uyur göz bulunan bitki parçasıdır. Bu parçanın göz olarak alınması halinde, bir tek gözden oluşan ve sürgünden alınan üretken bir parça söz konusudur. Yeni bitkinin kök kısmını oluşturacak olan aşı kısmına ise “anaç” veya “altlık” denir.

Aşılamada bitkinin genotipi (toprak üstü bitki organlarıyla) aynen   korunmuş olur. Gene aynı şekilde bazı bitki türlerinde bireyler erkek veya dişi ayrı ayrı(dioik) olur. Böyle bir fert bir yerde tek bulunması halinde ya erkek veya dişidir. Hangisi olursa olsun bu bitkiden tohum sağlanamaz. Civardan bir tozlaşmayla bu sağlansa da nitelikleri fark edecektir. Bu durumda çelikten üretimde de iyi bir köklenme sağlanamazsa aynı nitelikleri taşıyan bireylerin aşı ile üretilmesi yegâne yol olur.

Bir ağaç herhangi bir sebepten çok zarar görmüş ise bunun bir veya birkaç dalına yapılan bir aşı ile bu ağaç yeniden canlandırılıp geliştirilebilir. Bazen de aynı bitki üzerinde farklı dallar ayrı türden farklılık gösteren bireylerden alınan kalemlerle aşılanarak, aynı bitki üzerinde örneğin çeşitli tip ve renkte çiçekler oluşturulabilir.

Bir aşının tutmasını etkileyen dolayısı ile başarılı olmasında rol oynayan en önemli faktörler şunlardır.

1. Kalem ve anaç birbirleri ile uyuşur olmalıdır.

    

2. Bitki Türleri: Aşıda başarı türlere göre değişmektedir. 
3. Anaç kaliteli, kuvvetli ve genç bir fidan olmalıdır. 
4. Kalemler uygun zamanda alınmalı ve aşı uygun zamanda yapılmalıdır. 
5. Alınan kalemlerin sağlıklı olması göz aşılarında kabuk vermesi kalem üzerinde sağlıklı bir şekilde göz çıkarabilinecek durgun göz aralıklarının bulunabilmesi gerekir. 
6. Kalemin kambiyumu ile anacın kambiyumu (yani kabuk ile odun arasındaki üretken ince meristem doku) mümkün olduğunca sıkı bir şekilde üst üste gelmelidir. 
7. Bazı aşı çalışmalarında; aşı yeri süratle uygun bir macunla kapanmalıdır. 
8. Aşıdan sonra uygun bir bakım ve ihtimam gerekir. 
9. Gerek hava ve gerekse rutubet ve sıcaklık şartları uygun olmalıdır. 
10. Aşının başarısında poloritenin doğruluğuna dikkat edilmesi de önemli bir etkendir. Ters takılmış yani kalemin proksimal ucu anacın distal ucu içine sokulmamış olması halinde kalem gelişemez. 
11. Son olarak başarı oranı o türe ve koşullara uygun aşılama yönteminin iyi seçimi ve deneyimli bir aşıcı ile çok yükseldiği de başarı koşularına eklenebilir.
 Aşılama yöntemleri iki ana metottan oluşur. Birincisi “kalem aşısı” ikincisi ise yalnız bir göz içeren sürgünün kullanıldığı “göz aşısı” dır.
 1- Kalem Aşısı Metotları:
Üzerinde birkaç tomurcuk bulunan ve “kalem” adı verilen bir gövde parçası kullanılarak yapılan aşı yöntemi “kalem aşıları” adı altında toplanır.
Kalem aşılarının tümü kalemin ve anacın durgun döneminde uygulanırlar.
 Kalem Aşısı veya Bindirme Aşı:

Metot en basit ve yaygın yöntemlerden biridir. Esas olarak bu yöntemde anaç ve kalemin aynı kalınlıkta olması aranır. Uygulamada anaç ve kalemde birbirine denk uzunluk ve şekilde birer kesit oluşturur. Kesitin bir aşı bıçağı ile bir kerede açılması düz ve pürüzsüz bir satıh sağlayarak başarı oranını artırır.

Anaç ve kalem kalınlaştığı ölçüde kesimi uzun yapmak isabetli olur. Böylece temas alanının arttırılması sağlanır. Sürgünler zayıf olsa da kesim satıhları en az 3 cm. uzunlukta olmalıdır. Her iki kesim yüzeyi birbirine intibak edecek şekilde kalem anacın üstüne oturtulur ve bir lastik veya rafya ile bağlanır. Arkasından macunlanır. Bağlama ve macunlama sahasına girecek tomurcuk üzerine bağ gelmemeli ve tomurcuğun üstünün macunlanmamasına dikkat edilmelidir.

Anaç kalın olursa bu takdirde kalem ancak bir taraftan kabukları üst üste gelecek şekilde intibak ettirilir. Zira iki taraflı intibak mümkün olmaz. Ancak kalem kalın olursa gene bir taraftan intibak (uyum) mümkün ise de başarı şansı daha azalır. En iyisi her ikisinin de eşit kalınlıkta olması ve iki taraftan birbirlerine iyi intibakıdır. Bu intibakın daha iyi sağlanması için karşılıklı kesitlerde ikinci bir kesim yapılarak karşılıklı diller oluşturulur. Anaç ve kalem birbirleri üstüne getirildiği zaman bu diller birbirinin içine girerek iyi bir uyum sağlarlar. Bu özel şekle “dilcikli aşı” denilmektedir.



Yanaştırma Aşı: 
İki serbest bitkinin gene kendi köklerini muhafaza edecek şekilde her birinin gövdesinden oluşturulan çeşitli tipte kesim satıhları meydana getirerek bunları üst üste getirecek tarzda her iki bireyi birbirine yanaştırarak uygulanan bir aşılama yöntemidir. Kertikli yanaştırma aşısı, Dilcikli yanaştırma aşısı,Kakma yanaştırma aşısı olmak üzere 3 çeşittir.

Yarma Aşı: 
Bu aşı genellikle tepe seviyesinde yapılır. Bunun için anaçta kalem kalınlığına denk yükseklikte tepe sürgünü kesilerek atılır. Bu kısımda ibre ve yapraklar temizlenir. Bundan sonra kesitin ortasında kalemi oturtacak şekilde ve uzunlukta tepe sürgünü boyunca uygun derinlikte bir yarık oluşturulur. Diğer taraftan aynı kalınlıkta kalem de kama şeklinde iki yüzü kesilerek hazırlanır..
         

  
  
   
  
  
  
  

Keçi ayağı  (Triangula) veya Kakma Aşı:
Metot anacın kalemden kalın olduğu durumlarda daha önce gördüğümüz yarma aşının yerini alır. Ancak yarma aşıdaki gibi büyük bir yarığın açılmasına gerek yoktur.  Böylece yara daha küçük olur. Ve dolayısıyla mikro organizmalar tarafından enfekte olma olasılığı çok daha azalır.

Metodun uygulanmasında anaçta bir tarafa doğru hafif meyilli pürüzsüz bir kesit açılır. Sonra kesitin daha yüksekte kalan kısmında aşı çakısı ile üç köşeli uzunca (10 cm. kadar) bir kama oyuğu oluşturulur. Anaçtaki bu oyuğun derinliği kenardan merkeze doğru 3-4 cm. olması yeterlidir. Kalemde de bu oyuğa uygun iki tarafı kesilmiş bir kesit meydana getirilir.

Anaçtaki oyuğa kalem tam intibak ettiği zaman bağlamaya veya çivilemeye ihtiyaç dahi kalmaz. Fakat mutabakat anaçtaki kesit yüzeyini de kapsayacak şekilde iyi bir macunlama şarttır. Böylece tutma bakımından daha garantili hareket edilmiş olur. 


      Yanaştırma veya kenar (yan ) aşı yöntemi:

Buna bazı türlerde “yandan oturtma” veya “parafin aşısı” da denmektedir. Bu ana metodun “dipçikli yan aşı “ “yayvan kesimli yanaştırma” “sivri kesimli yanaştırma” gibi tali şekilleri de söz konusudur. Genelde bu ana metot da kalem kendinden daha kalın olan anacın alt kenarına oturtulur.
      
Bu ana yöntem mavi ladin,  kırmız çiçekli atkestanesi, vs. başta olmak üzere birçok iğne yapraklı türlerle geniş yapraklı ve dar yapraklı daimi yeşil yapraklı türlerde geniş bir uygulama yeri bulunmaktadır.
     
Uygulamada anacın alt gövde varsa iğne yapraklar uzaklaştırılarak temiz bir gövde yüzeyi ortaya çıkarılır ve anaç gövdesi üzerine mümkün olduğu kadar altta, kabuk dar ve mümkün olduğu kadar kalem uzunluğuna yakın uzunlukta bir şerit halinde kesilerek uzaklaştırılır. Kalemde de benzer bir düşey kesit oluşturulup kalemin arka tarafı da anaçtaki dilcik kısmına girecek şekilde 2. fakat kısa bir kesim yapılır.

Kalemin kesilen yüzeyi anaçta kesilen yüzeyin üstüne ve kambiyumları iki taraflı üst üste gelecek şekilde oturtulur. Eğer kalem anaçtaki kesit yüzeyden dar ise bu takdirde hiç olmazsa bir tarafın kambiyum intibaklarının tam olmasına itina edilir. Sonra aşı yeri rafya veya lastik bir şeritle bağlanır

Yara kaynadıktan sonra anaç dalları yavaş yavaş alınarak mevsim sonunda yalnız kalemden gelişen sürgünler geride kalmış olur. Bu işte gecikme kalemin gelişmesini zayıflatır. Hatta kalemi öldürür. Ağaç dallarının süratle alınması ise bitkinin besin maddesi  dolaşımı dengesini bozar. Kaynaşma olup gelişme başlayınca eğer lastik kullanılmamışsa rafyayı arka taraftan jiletle keserek uzaklaştırmak gerekir. Aksi halde rafya ağaç ve kalemi boğar.

Bu ana yöntem ilkbaharda anaç sürmek üzereyken fakat kalem latent halde iken açıkta yapıldığı gibi anaçlar aşıdan 3–4 hafta evvel sera ve sıcak camekâna alınarak sürmeleri sağlanarak da uygulanabilir. Bu durumda latent halde saklanan kalemlerle aşı gerçekleştirilir. Aşılarda kaynaşma ve tutma hali görüldüğünde zaman zaman havalandırma artırılarak 4 hafta içinde daha iyi sertleşmesini sağlamak için soğuk camekânlara alınabilir. İlkbaharda da dışarı gölge bir yere intikal ettirilebilir.

                                                   

                                                               


Kabuk Aşısı:
Anaca su ürüyüp kabuğun odundan kolaylıkla ayrılabildiği bir zamanda yapılır. 
• Kabuk Aşısı çeşitli tiplerde olmaktadır. 
• Bunlardan belli başlı bir tip anaçta kabuk üzerinde uzunluğuna bir kesim yapılarak çizginin her iki yanındaki kabuğun odundan biraz ayrılması hazırlanan kalemin bu araya sokulması şeklinde olur. 
• Diğeri gene anaçta aynı çizginin açılması fakat bu defa kabuk iki taraflı değil bir taraflı kaldırılarak hazırlanan kalemin kabuğun altına sürülerek ve çivilenmesi şeklindedir. 
• Yahut ta anaç kabuğundan oduna kadar inen iki paralel çizgi kesilir. İki çizgi arasındaki kabuk alınarak bir kabuksuz şerit açığa çıkarılır. Ayrıca dip kısımda küçük bir kabuk dili bırakılır ve kalem anaçtan çıkan kabuk yerine yerleştirilir. 
• Kalemin ucu da kabuk dilinin altına sokulur. Bu son metot kalın kabuklu ağaçların aşılanması için çok uygundur.




Göz Aşısı Metotları:

    Ülkemizde bir göz veya tomurcuk bulunan (altında odunsu dokuyu içeren veya içermeyen) küçük bir kabuk parçasından alınan kalem kullanılarak yapılan aşılama yöntemine “Göz aşısı” veya “Tomurcuk aşısı” denir.

    Pratik olması, sakız veya sıvı salgılayarak kaynaşmayı engelleyen türlerde başarılı olması,sadece bir göz kullanılmasından dolayı eldeki materyalden daha fazla aşı malzemesi çıkarılmasından dolayı, tutma yüzdesinin yüksek olmasından dolayı, uygulama zamanının uzun olmasından dolayı, genç fidanlarda uygulanmasından dolayı geniş uygulama alanı vardır.

    Sürgün göz aşısı ve Uyuyan göz aşıları; olmak üzere iki kısımda ele alınabilir;

Sürgün Göz Aşısı

     Sürgün göz aşılarında anaca yerleştirilen göz, aşının yapıldığı yıl içinde sürgün verir.

  Bu aşılar “Erken sürgün göz aşıları” ve “Geç sürgün göz aşıları” olmak üzere iki zamanda gerçekleştirilir. Göz aşıları bir başka sınıflandırma ile İlkbahar, Haziran ve Sonbahar göz aşıları olarak da tanımlanır.

     Erken sürgün göz aşılarında kalem yani göz, tomurcuklarda henüz bir kabarma görülmeden yani göz latent halde iken alınır.

     Geç sürgün aşıları ise genellikle daha geç yani haziran ayının ilk yarısında sonraki tarihlerde yapılır.

Uyuyan göz aşıları:

• Bu yöntem Temmuz ayından Eylül başına kadar olan periyotta yapılır. Ancak anaçta büyüme halen durmamıştır. 

• Normalde ilkbaharda anaç sürmeye hazırlanan gözlerin hemen üstünden kesit yüzeyi aşının bulunduğu tarafın aksi yönüne doğru meyillice olmak üzere kesilir veya 10–15 cm. koltuk kalacak şekilde kısaltılır Bu durum gözün kuvvetli bir şekilde sürmesini sağlar. Bu arada anaçta uyuyan gözlerden oluşan yeni sürgünler de hemen başlangıçta uzaklaştırılmalıdır. Aksi halde bunlar kısa zamanda aşı gözünü devre dışı bırakır. 

• Gözler 2–3 haftada kaynaşır ve aşı tutar, aşının tutuğu diğer bir vesile de belirttiğimiz gibi yaprak sapının düşmesiyle belli olur. Şayet aşı yerindeki kabuk açık kahverengi veya yeşil olmayıp kabuk kararmaya yüz tutmuş ise yaprak sapı düşmeyip buruşarak ve karararak yerinde kalmış ise aşının tutmadığı sonucuna varılır. Bu durumda büyüme henüz durmamış ise aşı hemen tekrarlanmalıdır

İster sürgün göz aşıları ve isterse uyuyan gözde yapılan durgun göz aşıları olsun, göz aşıları çeşitli yöntemlerle yapılır.

T Aşısı (Kalkan Aşısı)
Yama Göz Aşısı
Flüt göz aşısı
Bilezik göz aşısı

 
 
 
 
 
 

Ceviz Aşısı:
· Cevizin aşı ile çoğaltılmasını zorlaştıran anatomik, morfolojik ve çevreyle ilgili özellikler bulunmaktadır. Ceviz aşılarında kallüs oluşumu için 27 derece gibi çok yüksek bir sıcaklık gereksinimi bulunmaktadır. 
· Aşı zamanı eğer yüksek sıcaklıklar yaşanırsa yapılacak en pratik önlem beyaz renkli hava geçiren örtülerle aşı bölgesini sarmak olacaktır. 
· Aşı başarı oranını etkileyen diğer önemli bir ekolojik faktör ise nemdir. 
· Gözün veya kalemin canlı kalmasının tek koşulu, göz veya kalemin anaç ile bağlantısı kuruluncaya kadar kendisini koruyacak yeterli miktarda neme sahip olmasına bağlıdır 
· Aşı başarı oranını etkileyen diğer önemli bir faktör ise ceviz bitkisine özgü olan kanama olayıdır 

 
 
 

   


Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.