4.02.2016

Dünyada dokunulmamış ne kaldı?

Global Bilgiler  /  at  22:03  /  No comments

Uydular, internet, uçaklar… Dünyada tanımlanmamış tek bir şeyin bile kalmadığını düşündürten baş döndürücü bir teknoloji… Bu çağda gezegenimizde hâlâ el değmemiş, göz görmemiş yerler, diller, insanlar olabilir mi diye düşünüyorsanız bu yazıyı okuyun!New Scientist Dergisi son sayısında dünyadaki "ilk"lere ve "hiç"lere uzanmış…

Kabilelere yardım eden Uluslararası Kurtuluş Organizasyonu'na göre, dünyada hâlâ modern dünya ile temas etmemiş 100'ün üzerinde kabile var.Bu da yaklaşık 40 bin insan demek. Bazı araştırmacılara göre iletişim kurmamak onların tercihi. Andaman Adaları'ndan Kuzey Sentinel Adası'nda yaşayan Sentinelese Kabilesi buna bir örnek. 50-200 kişilik nüfusa sahip kabile dış dünyadan kaçabilmek için bazen şiddete bile başvurmuş. 2004'te tsunami felaketinden sonra Hindistan'ın bölgeye inceleme için gönderdiği bir helikopteri ateşli oklarla vurmuş, 2006'da da kıyıya çok yaklaşan iki balıkçıyı öldürmüşler mesela. Kendilerini modern dünyadan koruyamadıkları noktada da zaten yok olma tehdidiyle karşı karşıya kalıyorlar. Brezilya'da ise Yerli İşleri Departmanı FUNAI, 1995'te Rondonia'da Kanoe kabilesinin üyeleriyle ilk kez temas kurduğunda kabilede sadece 5 kişi kalmıştı. Kanoe'liler yakınlarda yaşayan 6 kişilik Akuntsu adında başka bir kabileden de söz etti. Uluslararası Kurtuluş Organizasyonu'na göre kabile nüfusları modern dünyayla ilk kontağın hemen ardından hastalık ve şiddet gibi sebeplerle düşmeye başlıyordu. Bunun en bilinen örneği de 1970'lerin başında Brezilya'daki Panara Kabilesi'nin yüzde 80'inin "ilk temas"tan sonraki 10 yıl içinde yok olmuş olması. FUNAI'nin 2005 tahminlerine göre Brezilya'da daha önceden hiç iletişim kurulmamış 67 kabile var. Endonezya'nın Batı Papua bölgesinde ise misyonerlerin havadan yaptıkları yoklamalara göre 40'ın üstünde böyle kabile bulunuyor. 

25 kişilik dil
Dünyada sadece 25 kişinin bildiği bir dil var. Konuşulurken duymak ister miydiniz? Öyleyse Sibirya'nın Doğu Sayan Dağları'na doğru yol almanız gerekiyor. Ancak, bu dağlarda yaşayan bir avuç göçebe tarafından konuşulan Tofa dili yok olmaya yüz tutmuş durumda. Nedeni, 1950'lerden itibaren Sovyetler Birliği'nin Tofalılar'ı Rusça konuşmaya zorlaması. Şimdi Tofa dili konuşan yalnız 25 kişi var yeryüzünde. Hepsi de yaşlı ve öldüklerinde bu dil de tarihe gömülecek. Tofa dili hiçbir dilde olmayan ilginç bir yapıya sahip. Örneğin "gibi kokmak" anlamına gelen ve kelimenin sonuna eklenen "sig" diye bir ekleri var. İvisig demek "Rengeyiği gibi kokuyor" demek. Yeni Gine'de de 40 adet bu tür dil olduğu sanılıyor. Kaluli ve Kobon dilleri bunlardan ikisi. Kobon dilinde birden ona kadar şöyle sayıyorsunuz: "Küçük parmak, yüzük parmağı, orta parmak, işaret parmağı, başparmak, bilek, ön kol, dirsek içi, pazu, baldır." Tabii bunların Koboncası'nı söylüyorsunuz! Daha büyük sayılar için de köprücük kemiği ve boğaz gibi vücudun daha pek çok parçası kullanılıyor. 

Tek resim alfabesi
Yazının tarihçesi 8500 yıl öncesine, Çin'e dayanıyor. O tarihlerde alfabe resimli sembollerden oluşuyordu. Sonraları bu resim yazılar geçersiz hale geldi, yerini sesleri sembolik olarak gösteren simgelerden oluşan alfabeler aldı. Ama bir tanesi hiç değişmedi. Güneybatı Çin'deki dağlarda bütün varlıkların ve evrenin ruh taşıdığına inanan animist bir avuç rahip hâlâ resimlerle yazıp okuyor. Dünyadaki son resim alfabesi bu. Yazı sisteminin adı Dongba. 1000 yıldır Naxi'lerin dini seremonilerinde kullanılıyor. Tibet, Sichuan, Yunnan'da yaşayan 300 bin kişilik Naxiler 2 bin kadar resim sembolü kullanıyor. Hançer tutan şeytandan büyük dev kuşlara ve yırtıcı kaplanlara kadar pek çok sembol var. Kullanıldıkları yere göre değişik anlamlar taşıyorlar. Örneğin "kapmak" kelimesini yazmak için kartalın pençesinde dua eden bir kuş resmediliyor. "Emmek" kelimesi içinse şişeden bir şey içen bir adam resmediliyor. Günlük kullanım için fazla karmaşık bir alfabe, bu nedenle dini seremonilerde kullanılıyor yalnızca. Naxi toplumunda yalnızca şamanlar bu yazıyı öğrenebiliyor. 

5 böceğin yaşadığı ada
1739'da ulaşılabilen 49 kilometrekarelik Bouvet Adası gezegenin en "az" konuksever noktası olmasının yanında, insan yaşamına en uzak nokta. Ada Antartika anakarasının yaklaşık 1600 kilometre kuzeyinde. İnce bir çizgi şeklindeki sahili siyah volkanik kumlarla kaplı. Adada birkaç deniz kuşu nun yuvası var. Adını adayı keşfeden Fransız denizci Jean-Baptiste Charles Bouvet de Lozier'den alan ada, 27 Şubat 1930 tarihli kraliyet kararnamesiyle Norveç topraklarına katılmış, 1971'de de doğal koruma alanı ilan edilmiş. Adada sadece 1977'de Norveçliler tarafından kurulan bir insansız meteoroloji istasyonu var. Adadaki canlı yaşamı 49 liken, 2 kara yosun, 3 kızıl yaprak ve 5 böcekten oluşuyor. 

Son dinozor
Son dinozor hakkındaki kanıt, ot yiyen duck-billed familyasından Ludlow'a ait ayak izleri ve ABD'de Colorado'da bulundu. 

Son buz nerede kalacak?
Son yirmi yılda kutup bölgesindeki okyanuslar kalıcı buz kütlesinin yüzde onunu yitirdi ve bu kayıp hızlanarak devam ediyor. Ancak Dünya'nın en soğuk kıtası Antarktika'nın yakın gelecekte de en soğuk kıta olarak kalacağı öngörülüyor. Okyanuslardaki sirkülasyon kıtanın batı bölgesindeki buz kayıplarını hızlandırıyor. Doğu Antarktika ise farklı bir hikâyeye sahip. Onun üzerindeki buz kütlesi son yıllarda değişmedi, hatta bir parça arttı bile! Bunun nedeni ise onun okyanusa uzanan çok az basamağı olması, bu da sıcak suların kıvrılarak kıyıya gelmesini engelliyor. Yani Doğu Antarktika dünyada buzla kaplı son yer olacak!

Dokunulmazlar
Adım atılmamış yerler listesinin başındaysa Bhutan'daki 7 bin 541 metre yüksekliğindeki Gangkhar Puensum var. Bu, Dünya'daki 40. en yüksek dağ ve henüz bakir. Dağcılar üç kez tırmanmayı denemiş ama başarısız olmuşlar. Zaten 1994'te Bhutan Hükümeti 1994'ten bu yana dini birtakım nedenlerden dolayı 6 bin metreden yüksek noktalara tırmanmayı yasaklamış durumda. İstense de tırmanılamıyor yani. Gangkar Puensum dışında dünyadaki en popüler bakir noktalar Grönland, Antartika ve Tibet'te bulunuyor. Himalayalar'daki Machapuchare dağı da hiç ayak basılmamış olanlardan biri. Yeraltında da dokunulmamış pek çok yer mevcut. Özellikle mağaralar. Her gün bir yenisi keşfediliyor. İngiltere'nin en büyük maden kuyusu Derbyshire'daki Titan bile yalnızca 8 yıl önce keşfedilmiş. Abhazya'daki Voronya mağarası ise 2 bin 170 metre ile dünyanın bilinen en derin mağarası. Mağarada hala keşfedilmemiş pasajlar var.
http://www.yeniaktuel.com.tr/dun104,107@2100.html

Share
Posted in: , Posted on: 4.02.2016

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.