1.02.2016

Sehzadelerın Hakımıyet Mücadelesı

Global Bilgiler  /  at  16:21  /  No comments

 Ankara bozgunu, yüz sene zarfında Anadolu'nun hemen hemen tamamına yakın bir kısmi ile Rumeli'nin Tuna boylarına kadar en mühim yerlerini zapt eden Osmanlı Devleti için büyük bir felaket olmuştu. Ankara hezimeti ile başsız duruma düsen Osmanlı Devleti'nin Rumeli'deki toprakları Hristiyan devletlerle çevrili olmasına rağmen bu devletin yıkılıp ortadan kalkmayışı, onun ne kadar sağlam temeller ve müesseseler üzerine kurulduğunu göstermektedir. Böyle tehlikeli bir dönemde Balkanlar'da, Osmanlı Devleti'ne karşı ayrılma veya isyan etme seklinde bir hareketin görülmemesi, Osmanlıların, buralarda yasayan Hristiyan halka gösterdikleri âdilâne muameleden kaynaklanmaktadır. Müslüman Türkler, Balkanlar'daki Ortodoks halkı, Katoliklerin baskısından kurtarmak, onların dinî inançlarına kimseyi karıştırmamakla din ve vicdan hürriyetine saygının en güzel örneklerini vermişlerdi. Gerçekten de hiç bir devletin idare tarzı, Osmanlıların idaresi kadar iyi olamazdı. Balkan halkları bu gerçeği çok acı tecrübeler sonunda anlamışlardı.
Öyle anlaşılıyor ki, Osmanlı şehzadeleri arasındaki çekişme, Timur henüz sahnede iken ortaya çıkmıstı. Bu da Bursa’yı elde etme yüzünden olmuştu. Nitekim Mehmet Çelebi, ailesinin Bursa'daki topraklarını istemeye kalkışmış, fakat Timur'un Musa Çelebi'yi tutması yüzünden bundan vaz geçmişti. Babası Yıldırım Bayezid ile birlikte Timur'a esir düsen ve onun yanında bulunan Musa Çelebi, Timur'un destek ve yakinliğini kazanarak, Bursa ve Karesi bölgesine hâkim olan kardeşi Isa Çelebi ile çatışmaya girer. Bu mücadeleden başarılı çıkan Musa Çelebi, Bursa'ya hâkim olur. Fakat Timur'un Anadolu'yu terk etmesinden sonra kuvvetlenen Isa Çelebi, eski payitaht olan Bursa’yı tekrar ele geçirir. Mağlup olan Musa Çelebi ise Kütahya'daki dayısı Germiyanoğlu’nun yanında kalmaya mecbur olur. Muhtemelen oradan da Karamanoğlu’nun yanına gitmişti.
Amasya'da bulunan şehzade Mehmet, Amasya, Canik, Tokat, Niksar ve Sivas taraflarında bulunan yerli beylerden Kara Devletşah Kubadoglu, Gözleroglu, Köpekoglu, Kadı Burhaneddin Ahmed'in damadı Mezid Bey'le mücadele edip o havaliyi tamamen kendi nüfuz ve hükmü altına almıştı. Subaşı Eyne Bey'in tavsiyesi ile Bursa taraflarında bulunan biraderi Isa Çelebi'ye müracaatla Anadolu'yu aralarında taksim etme teklifinde bulundu ise de Isa Çelebi'nin kendisinin büyük kardeş olduğunu söyleyip teklifi ret etmesi üzerine Ulubat'ta başlayan muharebede (1404) Isa Çelebi, mağlup olarak önce Yalova'ya, oradan da İstanbul’a gitti. Edirne'de bulunan Emir Süleyman’ın, İmparator’dan İsa’yı istemesi üzerine, antlaşma gereği olarak Isa Edirne'ye gönderildi.
Ulubat savaşında, Yıldırım Bayezid’in meşhur komutanlarından olup Mehmet Çelebi'nin maiyetine giren Subaşı Eyne Bey ile Isa Çelebi'nin yanında yer alan Sari Timurtaş Pasa maktul düşmüşlerdi. Savaşı müteakip Bursa'ya giren Mehmet Çelebi, hükümdarlığını ilân etmesine rağmen, bir ihtiyat tedbiri olarak Timur'un adinin da bulunduğu para bastırarak zekice bir siyaset takip etmiştir. "Sikke-i müstereke" adi ile anılan bu paranın Bursa'da hicrî 806 tarihinde basilciği anlaşılmaktadır. Mehmet Çelebi, daha sonra Germiyanoğlu Yakub Bey'in yanında bulunan babasının cesedini getirterek camiinin yanına gömdürmüştür.
Anadolu'daki bu mücadeleler devam ederken, en büyük şehzade olan Süleyman Çelebi (Emir Süleyman), Edirne'de Hristiyan unsurların desteğiyle güvenlik içindeydi. Bu esnada Sırbistan’da Lazar'in yerine geçen oğlu Stefan (Istefan) hüküm sürüyordu. Georg Brankoviç de güney Sırbistan’da gücünü yaymaya çalışıyordu. Emir Süleyman, bu iki Sırp prensin çatışmalarından istifade etmeyi başardı. O, babasının Anadolu topraklarını ele geçirmek ve kardeşlerini ortadan kaldırarak Osmanlı Devleti'ni yeniden eski durumuna getirmek istiyordu. Bu gayesini gerçekleştirebilmek için Selanik, Makedonya’nın bir bölümü, Mora, Trakya kıyıları, Marmara ve Karadeniz'de İstanbul’a en yakın kıyı kasabaları verilmek suretiyle Bizans'tan para ve askerî yârdim sağlandı. Bizans’ın daha önce Osmanlılara ödemek zorunda olduğu vergi de kaldırıldı. Böylece Emir Süleyman, kendi kardeşlerine karşı yârdim sağlamak için ağır bir bedel ödemiş oluyordu. Kendisine en büyük rakip olarak Mehmet Çelebi'yi gören Emir Süleyman, kuvvetli bir ordunun başında Isa Çelebi'yi Bursa üzerine gönderir. Mehmet Çelebi'ye bağlı kalan Bursalıların mukavemeti üzerine muvaffak olamayan Isa Çelebi, Bursa’yı ateşe verip yaktıktan sonra, Kastamonu'da bulunan İsfendiyar Bey'in yanına çekilir. Onunla ittifak halinde bulunan Aydınoğlu Cüneyd, Saruhanoğlu Hizirsah Bey ve Menteşeoğlu İlyas Beylerle Mehmet Çelebi üzerine varıp onunla savaşmak istemişti. Fakat bu son teşebbüsünde de muvaffak olamayınca Karaman iline sığınmak ister. Fakat bu arzusunu gerçekleştiremeden Eskişehir yakınlarında yakalanarak öldürülür. Cesedi, Bursa'da Murad Hüdavendigar türbesi yanına gömülür. Isa Çelebi'nin öldürülmesi üzerine onunla ittifak halinde bulunan ve yukarıda adi geçen Ege beylikleri, Mehmet Çelebi'nin hükümdarlığını tanımak zorunda kalırlar. Böylece Mehmet ve Süleyman Çelebiler, devletin Anadolu ve Avrupa bölümlerinin hükümdarları oldular.
Bununla beraber Emir Süleyman, devletin tamamını istiyordu. Bu yüzden ordusu ile kardeşinin üzerine varıp önce Bursa, sonra da Ankara’yı zapt etmişti. Bu kayıplardan sonra Amasya'ya çekilmek zorunda kalan Mehmet Çelebi, mücadeleden vaz geçme niyetinde değildi. Nitekim 1406 yılında Yenişehir ovasında kardeşi Emir Süleyman ile savaşmış, fakat mağlup olarak tekrar Amasya'ya çekilmiş ise de onu Rumeli'ye dönmek zorunda bırakmak için çareler aramaya basla misti. Anadolu'da dört yıl kadar kalan Emir Süleyman’ın, Sivrihisar yüzünden Karamanlılarla arasının açılmasını fırsat bilen Mehmet Çelebi, yeni bir taktik deneyerek Karaman'da bulunan kardeşi Musa Çelebi'yi kendisine bağlı kalmak şartıyla Rumeli'ne göndermeye karar verir. Bu maksatla Karamanlılarla Kırşehir’in Malya ovasında bulunan Cemale kalesinde buluşan Mehmet Çelebi, Candaroglu İsfendiyar Bey ve Eflak voyvodası Mirçe ile de müzakerelerde bulunmuştu. Onların da muvafakati üzerine Candar iline gelen Musa Çelebi, Temmuz 1409'da Sinop'tan gemilerle Eflâk'a geçer. Gerçi Emir Süleyman’ın güçlenip kendi bağımsızlığını tehdit etmesinden korkan Eflak’ın ve Sırp kralı Stefan’ın da destekleri sağlanmıştı. Musa Çelebi, Eflâk'ta prensin kızı ile evlendi. Böylece Türkler, Ulahlar, Sırplar ve Bulgarlardan oluşan bir ordu toplamayı başaran Musa Çelebi, Edirne üzerine yürür.
Musa Çelebi, İstanbul’a kaçmak üzere yola çıkan Emir Süleyman’ın yakalanıp öldürülmesi ve bütün tımarlı sipahiler gibi sancak beylerinin de kendisine bağlılıklarını bildirmeleri üzerine Rumeli'deki Osmanlı eyaletlerinin yegâne hâkimi olarak Edirne'de tahta geçer. Böylece Emir Süleyman’ın devleti, daha yetenekli ve enerjik Musa Çelebi'ye kalmıştı. Gerçekten, cesur, gözü pek, faal bir kimse olan Musa Çelebi, Çelebi Mehmed'e olan bağlılığını ret ve inkâr ederek hükümranlığını ilân eder. Şubat 1411 yılında gerçeklesen hükümdarlık ilanından sonra adına para bastıran Musa Çelebi, gerçek bir hükümdar gibi davranmaya baslar. Saray protokol ve merasimlerinde eski Osmanlı saray geleneklerini kurmaya yeniden tesis etmeye çalışır.
Musa Çelebi, Emir Süleyman'a yârdim eden Sırp despotu Stephan Lazaroviç üzerine yürüyerek önemli bir maden şehri olan Novo Brodo'yu zapt eder. Pravati ve köprü kalelerini de ele geçirmek suretiyle, karışıklık döneminde Osmanlıların Balkanlar'da kayb ettikleri topraklan geri alır. Bu esnada Emir Süleyman’ın Rumeli'ye geçişi esnasında Bizans'a biriktiği yerlerin çoğunu geri alan Musa Çelebi, böylece Bizans’ı da cezalandırmaya çalışıyordu. İstanbul’u karadan ve denizden kuşatma altına alan Musa Çelebi, 1411 yılında Silivri'ye gelmiş ve İstanbul’u açlıkla teslime zorlamak istemişti. Çağdaş kaynakların ifadesine göre Musa Çelebi'nin tutumundan çekinen Manuel, Venedikliler ‘in de yârdim etmemeleri üzerine şehri teslim etmeye karar verir. Ancak daha önce Musa Çelebi tarafından Bizans'a gönderilen ve bilahare Manuel ile is birliği yapan Candaroglu İbrahim Paşa’nın tavsiyesi ile hareket eden Manuel, Çelebi Mehmed'i Rumeli'ye geçirmek suretiyle İstanbul kuşatmasını kaldırmak teşebbüsünde bulunur. Nitekim, Gebze kadısı Feyzullah’ı Manuel'e göndererek onunla anlasan Çelebi Mehmet, önce İstanbul’a gelmiş, 1412 senesinin Ekim ayında da Çatalca yakınında bulunan Incegiz'de Musa Çelebi ile savaşa girmiştir.
Kardeşler arasındaki mücadele esnasında sık sık taraf değiştirmekle dikkat çeken bir şahsiyet vardır. Aydınoğlu Cüneyd Bey adını taşıyan bu zat, Aydin ilindeki mevkiini sağlamlaştırmak için bir dizi faaliyetlerde bulunmuştu. Fakat sonunda Çelebi Mehmet duruma hâkim olup eski birliği sağlayınca onu Niğbolu muhafızlığına getirmek zorunda kalemistir. Bununla beraber ona güvenemeyen Çelebi Mehmet, onu bölgesinden alıp uzaklaştırmak ihtiyacını duymuştu.
Başlangıçta gayet halim selim görünen Musa Çelebi'nin, sonraları sert bir tavır takınarak gerek beylerinin gerekse askerlerinin kendisine olan bağlılığını kayb etmesi, yenilmesinde büyük bir rol oynamıştır. O, Sofya’nın güneyinde bulunan Samakov kasabası civarındaki Çamurlu sahrasındaki savaşta ordusunun mağlup olması üzerine yaralı olarak Eflâk'a doğru kaçmak isterken yakalanıp 10 Temmuz 1413'te öldürülür. Musa Çelebi'nin ölüm haberi, büyük bir üzüntüye sebep olmuştu. Nasinin Bursa'ya gelmesi üzerine şehri muhasara eden Karamanoğlu Mehmet Bey, süratle geri çekilmek zorunda kaldı.
Musa Çelebi'nin vefatı üzerine Osmanlı hanedanının bölünmesi sona ermiş oluyordu. Çelebi Sultan Mehmet, babasının topraklarını yeniden toparlamaya gayret ediyordu. Onbir yıl süren bu karışıklık döneminden sonra Osmanlı Devleti, Güneydoğu Avrupa'daki bütün stratejik noktaları, Edirne, Sofya ve Üsküp'ü; Doğu Balkanlar'da da eski şehir ve yerleşim bölgelerini tekrar elde etmiş oldu. Bunun sadece bir istisnası vardı o da Çelebi Sultan Mehmed'e yârdim karşılığında Sırbistan’a bırakılmış olan Nis'ti.
Kaynak: Osmanlı tarihi


Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.