10.03.2016

HAREM NE DEMEK? OSMANLIDA HAREM

Global Bilgiler  /  at  17:59  /  No comments

Harem (Osmanlı Türkçesi:الحريم من أنا همايون, Harem-i Hümayun) lûgatte korunan, mukaddes ve muhterem yer anlamına gelir. Ev, konak ve saraylarda genellikle iç avluya bakacak bir şekilde planlanan, hane kadınlarının yabancı erkeklerle karşılaşmadan günlük hayatlarını sürdürdükleri kısımdır. Burada yaşayan kadınlara da harem deniyor olması, bazı yorumlara göre İslamiyet'in hicap anlayışının bu bölümlere, hane kadınlarıyla belirli bir kan bağı dışında kalan erkeklerin (nâmahrem) girişini yasaklamasından kaynaklanır.

Osmanlı İmparatorluğunda harem
Osmanlı hareminde ortalama olarak 400 kadın bulunduğu, bu sayının 1600'e kadar çıkabildiği ifade edilmektedir. Devlet içinde yer edinmeye başlayan haremin İki temel fonksiyonu vardır;
Birincisi Padişah'ın aile yaşamını sürdürdüğü, padişah, şehzade ve devlet ileri gelenlerine cariye ve eş temin edilen yerdir. Fatih'le birlikte şehzadeler yabancı hanedanlar ile evlenmeyi bıraktıklarından bu çok önemli ve hanedanın devamı için vazgeçilmez bir fonksiyondur].
İkincisi bir okuldur. Enderun mezunu devşirme gençlerle sarayda eğitim almış cariyelerin evlendirilmesiyle eğitime dayanan bir aristokrasi kurulmuştur. Padişaha ve hanedana bağlı bir aristokrasi yaratılmasını sağlamak için cariyelerin eğitilmesini sağlayan kurumdur.
Osmanlı’da harem, herkesin giremediği bir ortamdı. Sözcük olarak harem 'dokunulmaz, kutsal' anlamına gelir. Bilinenin aksine Osmanlı'da 'Harem-i Hümayun', devlet adamları yetiştiren 'Enderun' mekteplerine paralel bir kurumdu.
Osmanlı haremine alınan hadım erkek hizmetçiler (tavaşiler) iki gruba ayrılmaktaydı: Ak Hadımlar ve Siyah hadımlar.
Okul mu bakireler evi mi?
Padişahın özel alanı olarak kabul edilen Harem bir okul muydu yoksa bir bakireler evi mi?
II. Murat’a kadar Osmanlı padişahları ya kendi çevrelerindeki kızlarla ya da savaştıkları kralların kızlarıyla evlendiler. Bu yüzden Osmanlı’da bir harem teşkilatı yoktu.
Harem ve Enderun Mektebi İstanbul’un fethinden sonra Fatih Sultan Mehmet tarafından kuruldu. Böylece erkekler Enderun’da kızlarsa Harem’de eğitilmeye başlandı.
Harem bir “kısrak yuvası değil” tıpkı Enderun gibi bir eğitim kurumuydu. Harem’in Türk geleneklerinde yer almamasına rağmen Fatih tarafından kurulmasının başlıca nedeni güvenlik ve devlet sırlarının açığa çıkmasını engellemekti.
Fatih’e kadar Osmanlı padişahları ya kendi çevrelerindeki kızlar, ya beylerin kızları ya da savaştıkları kralların kızlarıyla evlenirlerdi. Özellikle yabancı kralların kızları her ne kadar Müslüman olup Osmanlı kültürünü benimseseler de kendi soylarını unutamayanlar da çıkıyordu.
Bu nedenle de kendi ülkelerine çoğu zaman açık ve gizli mektuplar gönderiyor, devlet güvenliğini tehlikeye düşürüyorlardı. Saray dışından evlenmek ise reayadan veya tebadan bir aileyi saraya katmak anlamına geliyordu. Osmanlı padişahları bunun da devlet güvenliği açısından sakıncalı olduğunu düşündüler.
Bu nedenle de Harem kuruldu ve burada yetiştirilen kızlardan en zeki ve güzel olanı daha sonra Padişahın karısı olmaya hak kazanırdı. Osmanlı’da her şeyin başı Padişahtı. Harem de padişahın sorumluluğundaydı.
Ancak padişahın haremle ilgili haklarını “Kızlar Ağası”, ya da “Harem Ağası” denilen iğdiş edilmiş bir erkek kullanırdı. Kızlar Ağası sadece padişahtan ve sadrazamdan emir alırdı. Kızlar Ağası, genellikle Mısır’da yetiştirilmiş, sonra da iğdiş edilmiş bir Arap olurdu.
Haremin ünlü şair ve bestekarlar kimlerdi?
Haremin iç işlerinin idaresi Haznedar Usta’nın emrinde çalışan kalfalara aitti. Bu kalfalar Harem ile padişah arasında da elçilik yaparlardı. Bunlar cariyelerin en yeteneklileri arasından seçilir, edebiyat ve müzik ve hat sanatında iyi derecede eğitim alırlardı. Kalfalar ayrıca çok iyi saz çalarlardı.
Bugün de besteleri hala çalınan ünlü kalfalar Tarabsaz Kalfa, Dilhayat Kalfa, Gülfer Kalfa, Dürringar Kalfa ve Menekşe Kalfa Harem şairlerinin en ünlüleriydi.
Harem’de ilk ve son ihaneti yapan Kalfa kimdi?
Harem’deki bütün kalfalardan herşeyden önce padişaha karşı sadakat beklenirdi. Ancak buna rağmen Harem’de yaşanan bir ihanet tarih kayıtlarına geçti.
Sultan Abdülaziz’in tahttan indirilmesi olayında harem kalfalarından Arz Niyaz Kalfa, Hüseyin Avni Paşa’nın casusu olarak çalıştı ve padişahla ilgili gizli bilgileri dışarı sızdırdı. Bunun sonucunda Arz Niyaz Kalfa idam edilmek yerine Harem’den kovuldu.
Saraydaki cariyeler nasıl seçilirdi adları nasıl konurdu?
Cariyeler Kızlar Ağası tarafından hazırlanan özel bir sınavla seçilirdi ve isimleri bu sınav sonrasında Kızlar Ağası tarafından verilirdi. Saraya giren bir genç kız Kızlar Ağası’nın verdiği isimle çağrılırdı.
Cariyeler Harem’den ayrılabilirler miydi?
Cariyelerden biri herhangi bir nedenle saraydan ayrılmak istediği zaman padişaha bir dilekçe yazıp dörde katlar ve bu dilekçede ayrılma sebebini anlatırlardı. Cariye daha sonra bu dilekçeyi padişahın görebileceği bir yere koyardı. Padişah bu isteği gözden geçirir ve cariyeye Haremden ayrılma iznini verirdi.
Devlet ileri gelenlerinin kızları hareme alınır mıydı?
Osmanlı’da Harem sanılanın aksine bir zevk ve eğlence yeri değil, bir eğitim kurumuydu. Buradan yetişen kızlardan en zeki ve güzel olanı padişahla evlenirken, diğerleri de yüksek düzeyli devlet adamlarıyla evlendirilirdi.
Bu yüzden de devlet ileri gelenlerinin çoğu kızlarını Hareme vermek için birbirleriyle yarışırlardı. Ancak bunu başaranlar oldukça azdı. Çünkü Haremden sorumlu olanlar ancak hatırını kıramadıkları devlet adamlarının kızlarını saraya alabiliyorlardı.
Hareme kabul edilen bu kızlar da üç yıl eğitim gördükten sonra evlerine gönderiliyorlardı. Harem bu yönüyle bir kızlar okulu gibiydi.
Haremi dağıtmak istediği için öldürülen padişah kimdi?
Osmanlı’da padişahların evlilikleri hep Harem içinden olurdu. Bu kuralın dışına çıkan tek deneme Sultan İkinci Osman, yani Genç Osman tarafından yapıldı.
Genç Osman Sadrazam’ın kızıyla evlenerek Haremi dağıtmaya kalkıştı.

Bu olaydan sonra Genç Osman Yeniçerilerin ayaklanmasıyla karşılaştı. Yeniçeriler padişahı Yedikule Zindanları’na kadar sürükleyerek vahşice katlettiler. Bu ölüm, dünya tarihinde bir padişaha karşı yapılmış en onur kırıcı öldürmelerden biri olarak kabul edilir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.