29.04.2016

AHŞAP NEDİR

Global Bilgiler  /  at  00:48  /  No comments

Ahşap, tarih öncesi çağlardan beri insanların yapı yapmakta kullandığı en eski ve en yaygın yapı malzemelerindendir.
Ahşap, taşıdığı yüke kıyasla hafif bir yapı malzemesi olup deprem yüklerine karşı sünek davranabilmektedir.
Küresel ısınma, sera etkisiyle atmosferin periyodik olarak sıcaklığının artarak ısınması olup, doğal bir süreçtir. İnsanların aktiviteleri sonucunda atmosfere, özellikle gazların girdileri arttığından etki giderek fazlalaşmaktadır. Küresel ısınma üzerinde en etkili gaz olan karbondioksit emisyonlarını % 5 oranında azaltmak için bütün ülkelerin doğayı etkilemeyen yeni endüstri politikalarını devreye sokmak zorunda olduğu belirtilmektedir.
Bu çerçevede, yapı malzemeleri seçiminde ağaç malzemenin önemi bir kez daha öne çıkmaktadır. Çünkü ağaçlar aktif büyüme periyotları süresince fotosentez işleminin bir parçası olarak havadan CO2 emerek, karbonu odunsu dokuya bağlarlar.
Örneğin; tam kuru yoğunluğu 0,50 g/cm³ olan bir m³ odun hammaddesi 250 kg karbon, 0.935 ton karbondioksit depolamaktadır. Odunsu dokuda depolanan karbonun doğaya dönmesini engellediğimiz sürece, yani ağaç malzemenin yanmasına ya da çürümesine izin vermediğimiz sürece, doğadaki sera etkisi azalacaktır. Karbon depolama, ekosistemde sürekli devam edebilir. Ancak, dikkatlerden kaçan bir konu, yaşlanan ağaçların CO2 soluyup, C depolama kabiliyetlerinin giderek azalmasıdır.
Yapı malzemesi olarak değeri, -insan metabolizmasına uygunluğunun ötesinde- , küresel ısınmaya ve sera etkisine karşı mücadelede taşıdığı önem incelendiğinde daha iyi anlaşılacaktır. Bir yaklaşım, ağaçların ekolojik sisteme zarar vermeden, düzenli biçimde kesilerek kereste üretilmesi durumunda sera etkisinin azalacağı yönündedir.

Ahşap yapılarda kullanılan ağaçlar dört bölüme ayrılır:
1 – Yumuşak ya da beyaz ağaçlar (kavak, kayın, akasya vb),
2- Sert ağaçlar (meşe, kestane, karaağaç, gürgen vb.),
3- Çıralı ağaçlar (çıralı çam, kara çam vb.),
4- Değerli ağaçlar (ceviz, abanoz, piçpen, vb).
Selülozun suya duyarlılığı ve hücreler arasındaki boşluklar ahşabın hava etkisinden ve öteki çevre koşullarından etkilenmesine yol açar. Bu etkilere karşı fırınlama, boyama gibi önlemlerin yanı sıra kullanılan özel kimyasal maddeler bulunmuştur. Ayrıca ağaçlar büyümesinin son aşamasında, özsuyunun az olduğu sonbaharda ve kışın kesilerek çürüme, yarılmalara karşı önlem alınır. Ahşap esnekliği, su ve ısı yalıtkanlığı, kolayca bulunabilirliği, değiştirilebilirliği ve kolay işlenebilirliği yüzünden yapı işlerinde çok kullanılan bir malzemedir. Ayrıca estetik bir değeri de vardır. Ağacın doku özellikleri ve işleniş biçimi kullanış yerlerini belirler: Kavak gibi yumuşak ağaçlarla çıralı ağaçlar geçici yapılarda, sert ağaçlar doğramacılıkta kullanılır. Tomruklar su altında ve temellerde yer alır. Keresteler yapının çeşitli yerlerinde kullanılırlar, insanlar ilk konutlarını ağaçtan ve ağaç biçiminde düzenlemişlerdi. Sonra göllerdeki (kazıklar üstüne kurulmuş) göl evleri düzeni geldi. Bölgesel özelliklere göre tarih içinde kâgir yapılar daha çok görülürse de özellikle Romalılarda, kubbe ve çatı gelişiminde ahşap, mimarlığa büyük katkıda bulunmuştur. Genel olarak 12. yy’da ahşap yapılarda büyük gelişim görülür. Günümüzde demir, çelik ve betonarme vb. uzun ömürlü yapı malzemesinin gelişimi ahşabın kullanımını sınırlamıştır.

Türkler ahşap yapı biçimini yaygın biçimde kullanmışlardır. Büyük camiler (Selatin Camileri), hamamlar, bedestenler, sıbyan okulları gibi yapıların dışında kalan yapılarda özellikle konutlarda ahşap 17. yy’a kadar kullanıldı. Bedestenler çevresinde ahşap dükkanlardan oluşan çarşılar vardı. Konutlar, bulundukları çevrelere göre küçük ayrılıklar gösterse de, çevre uyumu ve kullanılırlık özelliği korunarak yapılırdı. Bu yapıların İstanbul (yalılar), Safranbolu ve Ankara’ da kalan örnekleri devlet korumasında-dır. Anadolu Türk Mimarlık Sanatında ahşap yapıları ve yapıların ahşap bölümlerinin ayrı bir yeri vardır. Tavanlar, tavanları taşıyan direkler, başlıklar, mahfiller, kapılar, mimberler oyma tekniğiyle de önemlidir. Bunlardan günümüze kalan Alyon Ulu Camii ve Sivrihisar Camii (Selçuk dönemi) tavan yapılarının güzelliği kadar, direk ve başlıklarındaki bezemeyle de dikkati çeker. Afyon Ulu Camiindeki başlıklar mermer başlıkları andırır biçimdedir. Ahşapta geometrik bezemenin ve bitki dekorunun en güzel örneklerini veren, günümüze kalmış bir başka örnek de Beyşehir Eşreloğlu Camiidir (Beylikler dönemi). Selçuk, Beylikler dönemi, ahşap bezemeli kapı ve pencere kanatları bugün korunabil-mek için müzelere taşınmışlardır. Güçlü bir ışık-gölge etkisi bırakan oymalarla bazen kakmalarla bezenen bu ahşap eserlerin en önemlileri Kayseri Ulu Camii kapısı, Ankara Alaattin Camii kapısı (Selçuklu dönemi, Ankara Etnografya müzesi) Konya Beyhekim Mescidi pencere kapaklarıdır (Selçuklu dönemi, İstanbul Türk ve İslam eserleri müzesi). Ahşap minberler de Türk mimarlığının önemli bir öğesidir. Genellikle Kündekâri tekniğiyle (küçük geometrik parçaların, yivlerle birbirine geçme olarak eklendiği, çakma ve yapıştırmanın kullanılmadığı teknik) yapılan bu mimberler Selçuk ve Erken ve Geçdönem Osmanlı Camilerinde yaygındır. En önemli örnekleri Ürgüp Damsa Köyün Taşkın Paşa Camii mihrabı (Ankara Etnografya müzesi) Bursa Ulu Camii minberi ve İstanbul Beylerbeyi Cami minberidir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.