25.04.2016

ARDIÇ ORMANLARINDA DOĞAL GENÇLEŞTİRME

Global Bilgiler  /  at  15:57  /  No comments

Global Bilgiler
Ülkemizdeki ardıç ormanlarının %82’sini boz ardıç, %15’ini yağ ardıç ve %3’nü servi ardıç ormanları oluşturur. Andız, Doğu Akdeniz bölgesinde, diken ardıç ise ılıman yapraklı ormanların dışında ülkemizin tamamında yayılmasına karşın yeterli büyüklükte saf meşçereler oluşturmazlar. Geniş alanlarda orman kurma özelliği olan boz ve yağ ardıcın doğal gençleştirmesinden söz edilebilir. 
Ardıç doğal gençleştirmesinde ekolojik ortama göre büyük alan siper ve küçük alan siper (büyük gruptan kümeye kadar değişen) yöntemi uygulanmalıdır. Bu yöntemlerin klasik uygulamasında; hazırlama kesimleri, tohumlama kesimleri, ışık kesimleri ve boşaltma kesimleri olmak üzere dört aşamalı kesim uygulanır. Ardıçlarda ise sadece tohumlama ve boşaltma kesimi uygulaması yeterlidir. Uygulama; sahada tohum ağaçları bırakılmasını ve bol tohum yılını takiben aynı yaşlı gençliğin elde edilmesini öngörür.
1-Boz Ardıcın Doğal Gençleştirilmesi
Boz ardıçlarda, 150-200 yaşından sonra öz çürüklüğü meydana gelmektedir. Daha erken yaşlardaki öz çürüklükleri, daha çok onlarca yıl hayvan baskısında kalmış sahalarda gözükür. Boz ardıç geniş yayılım alanına sahiptir. Eğimi düşük ve erozyon tehlikesi olmayan alanlarda hızla doğal gençleştirme çalışmalarına girilmesinde yarar vardır. Boz ardıcın gençleştirilmesindeki ekolojik sorunlar; ekstrem toprak özellikleri, kuraklık, çok düşük ve çok yüksek sıcaklıklar, geç donlar, don atması, şiddetli rüzgar, yerleşim yerlerine ve yaylalara yakınlığı dolayısıyla yoğun insan ve otlatma baskısı, en önemlisi de dengesiz yağış rejimidir.
Göller bölgesinde birçok kapalı havzada (900-1400 m) olduğu gibi yıllık yağışlar çok değişkendir. Ortalama 400-600 mm yağış alan bu bölgede bazı yıllar yıllık yağış miktarı 250 mm ye kadar düşen alanlarda mevcuttur. Bu durum boz ardıcın genel yayılış alanlarının tipik özelliği olup en önemli handikapı oluşturur. Bu şekildeki alanlarda, diğer türlerle (kızılçam, karaçam, sedir) yapılan ağaçlandırma çalışmalarında, bu durum genelde göz ardı edilmiştir. Sonuç olarak, başlangıçta iyi gelişim göstererek umut veren bu ormanlar ekstrem kurak yıllarda gerilemiş ve bodurlaşmışlardır. Bu durumun ardından da genellikle ikincil zararlıların istilasına uğramış bonzai görünümlü ormanlar oluşmuştur. Bu olumsuz koşullara hava neminin düşüklüğünü, buna bağlı olarak da yüksek buharlaşmanın eklenmesi de gerekmektedir. Bunun yanında boz ardıçlar özellikle yüksek dağ ormanlarında, eğimin fazla olduğu sığ topraklı alanlarda da yayılır. Bu alanlarda yağış büyük oranda kar olarak düşer ve hem eğimin fazlalığından hem de rüzgarın etkisi ile tutunamaz. Yine eğimin fazlalığı, eriyen karın ve yağmurun da hızla akışa geçmesini sağlar. Bu alanlarda yeterli kapalılıkta ormanların, buna bağlı olarak da toprağı koruyacak humus tabakasının olmaması, hem buharlaşmayı hem de yüzeysel akışı artırır. Boz ardıçlar elverişsiz koşulla rağmen bu koşullara uyum sağlamış ve yetiştiği ekolojik ortamın en fazla boylanan ve çap geliştiren ağaç taksonudur. Ekstrem iklim değerlerinde kolaylıkla gençlikler oluşturma yeteneğindedir. Boz ardıçlar, düşük sıcaklık değerlerinde gelişebilmesi ve buna bağlı olarak kış neminden en fazla yararlanması, topraktan aşırı su çekme özelliği, kurak dönemlerde yaşam etkinliğini en aza indirmesi ve kuraklığa dayanıklı olması, su kaybını önlemek için yapraklarını mum tabakası ile kaplayabilmesi, bazı anatomik özellikleri, gövdenin başlangıçta fazla gelişmemesi, kısa zamanda kazık kök sistemi geliştirmesi ve bunun hızla toprağın derinlerine inebilmesi özelliklerinden dolayı sert koşullarda kolaylıkla gençlikler oluşturur.
Boz ardıç ışık ağacıdır. Ancak gençliğinde gölgeye dayanabilir. Ardıç gençleştirme çalışmalarında 20 yaş farkı doğal karşılanmalıdır. Bu nedenle de sahada mevcut doğal gençlikler kalite durumlarına göre bırakılmalıdır. Boz ardıç, genç yaşlarda tahribata dayanabilen ve vejetatif gelişme gücü yüksek bir türdür. Bu nedenle gençlikler otlatma baskısından kurtulunca hızla kendisini toparlar ve sağlıklı fertler oluşturur. Bu tür sahalarda, koruma önlemlerini takip eden 3-5 yıl sonra çoklu gövde oluşumunu engelleyecek müdahalelerin yapılması yararlıdır.
Doğal gençleştirmede toprak derinliği ve arazi eğimi belirleyici ana etkenlerdendir. Boz ardıç gençliklerinin en yoğun görüldüğü alanların eski tarım alanları, yol şevleri ve kendisini yenileyemez şekilde tahribata uğramış karaçam sahalarının olması bu durumun bir kanıtıdır.
Tohumlama Kesimi
Boz ardıç kozalakları kozalak halinde toprağa ulaştıklarında tohumlar ya hiç çimlenmezler ya da 3. veya 4. yıllarda nadiren çimlenirler. Bu nedenle boz ardıç ormanlarının gençleştirilmesi ya kuşlar ya da diğer hayvanların yemesi ile sindirim sisteminden geçen tohumlarla ya da aynı işlevi görecek yapay yöntemlerle gerçekleştirilebilir. Bu nedenle gençleştirme sahaları ve civarında avlanmanın sıkı kontrol edilmesi çok önemlidir ( GÜLTEKİN 2005).
Genel olarak boz ardıç sahalarında hazırlama kesimlerine gerek yoktur. Uygulama doğrudan tohumlama kesimi ile başlar. Zengin tohum yılını takiben oluşacak gençliğin ilk 2-3 yıllık süreçte ışık gereksinimini karşılamak amacıyla 2-3 yılda bir oluşan bol veya iyi tohum yıllarında yapılır. Boz ardıçta bol tohum yılı iki yıl önceden kolaylıkla tespit edilebilir. Burada diğer bir amaçta, tohum ağaçlarının oluşan gençlikle, su rekabetini en aza indirmek esas amaçtır. Bu nedenle hektarda en iyi 20-30 ağacın bırakılması, yani kapalılığın %10-15 oranına indirilmesi yeterlidir. Karışıma münferitte olsa giren sedir, yağ ardıç, karaçam gibi diğer ibrelilerle; akçaağaç, dişbudak ve üvez gibi diğer yapraklılar mutlaka korunmalı ve gençliklerine öncelik verilmelidir. Çünkü bazı alanlarda (özellikle karaçam sahalarında) boz ardıçlar insan kökenlidir.
Tohumlama kesimleri en geç eylül ayı içerisinde bitirilmelidir. Boz ardıç sahalarında genelde diri örtü nadirdir. Diri örtü olan sahalarda temizlik yapılmasında yarar vardır. Ölü örtü ise sorun yaratacak düzeyde olmaz. Yoğun otlatmanın söz konusu olduğu sahalarda toprak sıkışmış ve tohumların çimlenmesi için uygun olmayan koşullar oluşmuştur. Bu tür sahalarda amaca göre tam alan veya şeritler halinde 4-10 cm derinlikte toprak işlemesi yapılmalıdır. Toprak işlemede her uygulamacı kendisine en uygun yöntemi seçip uygular. Toprak işlemenin ardından 40-50 metrede bir sahada polietilen su havuzları veya ahşap yalakların yapılmasında yarar vardır. Su havuzlarında suyun donmasını geciktirecek önlemler alınmalıdır. Havuzların, yanmamış hayvan gübresinin üzerine inşa edilmesinin, donmayı geciktirme açısından yararı vardır. Bu uygulama civar ardıç ormanlarından kuşlar aracılığı ile ilave tohum takviyesinin yapılmasını sağlayacaktır. Başarıyı emniyet altına almak için sahaya eşit dağılımlı en az 1500 adet ocağa tohum ekimi uygulaması da yapılabilir. Ekstrem koşullarda ekim yapılan ocaklara azot gübrelemesi de uygulanabilir. Ekim uygulamasında her ocağa 6-10 adet dolu tohumun isabet etmesinde yarar vardır. Bu uygulama için 2 kg tohum yeterlidir.
Boz ardıç sahalarında su kaybının önlenmesi, çimlenme döneminde nemin korunması ve toprağın hızlı ısınmasının engellenmesi çok önemlidir. Bu nedenle kesim sonucu elde edilen ardıç dalları ve diri örtü artıkları sahaya gevşek bir şekilde yayılmalıdır. Materyalin yetersiz olması durumunda bitişik ardıç ormanlarından dal budaması ile veya çalılıklardan elde edilecek materyalle saha malçlanmalıdır. Bu uygulamanın diğer bir önemi de; soğukta ve karların altında çimlenen ardıç fideciklerini tavşanlardan korumaktır. Ardıçların çimlenme dönemlerinde yiyeceğin kıt olması, tavşanları ardıç gençliklerine yönlendirmektedir. Tavşanlara karşı önlen alınması, gençleştirme periyodunun tamamında yapılmalıdır. Tavşanlar sadece yeni çimlenen fidecikleri değil ayrıca tepesi karın üzerinde kalmış tüm fidanları da yemektedir.
Boz ardıç fidecikleri birinci yeşerim dönemini tamamladıklarında genelde sahada kalıcıdırlar. Tohum takviyesi yapılan sahalarda sonuç çoğunlukla birinci yeşerim dönemi sonunda alınır. Bu dönemin sonunda metrekarede 1-2 fidanın olması yeterlidir. Daha az çimlenme olması durumunda ikinci yıl çimlenmelerini de beklemekte yarar vardır. İkinci yeşerim döneminin sonunda metrekarede 1-2 adet fidanın olması yeterlidir. Bu sayının 2-3 olması ise tatmin edicidir.
Işık ve Boşaltma Kesimleri
Boz ardıç gençleştirme sahalarında birinci yeşerim dönemi sonunda, sahanın %60’ından fazlasında metrekarede 1-2 adet fidan bulunması durumunda ışık kesimi yapılmadan doğrudan boşaltma kesimi yapılmalıdır. Bu durum gerçekleşmezse ikinci yeşerim dönemi ve ikinci yıl çimlenmeleri beklenmeli, metrekarede 1-2 fidana ulaşılması durumunda saha tamamen boşaltılmalıdır. İkinci yeşerim dönemi sonunda kalan boşlukların olması durumunda ise tüplü fidanla dikim uygulaması yapılmalıdır. Bu boşlukların fidan dikimine uygun olmaması durumunda ilave tohum ekimi yoluna da başvurulabilir. Kesimlerin ve ürünün maktadan çıkarma uygulamalarının kar örtüsünün bulunduğu dönemde yapılması gerekir. Gençliğin çeşitli nedenlerle sahada tutunamaması durumunda ise saha yapay olarak gençleştirir.
2-Yağ Ardıcın Doğal Gençleştirilmesi
Yağ ardıç, 2000 yaşına ulaşabilen anıtsal nitelikte, kerestesi çok değerli bir ağaç türüdür. Bu kadar değerli bir ürünün ülke ekonomisi dışında tutulması düşünülemez. Bu nedenlerle eğimin düşük erozyon tehlikesi olmayan alanlarda hızla doğal gençleştirme çalışmalarına girmekte yarar vardır.
Yağ ardıcın gençleştirilmesindeki ekolojik sorunlar, olumsuz toprak özellikleri, kuraklık, aşırı soğuk, geç donlar, don atması, yaylalara yakınlığı dolayısıyla yoğun insan ve otlatma baskısıdır.
Yağ ardıç özellikle yüksek dağ ormanlarında yoğun kar tutan alanlarda karın erken tuttuğu ve geç kalktığı alanlarda, eski otlak alanlarında, fizyolojik derinliği az vadi içleri veya taban arazilerdeki killi topraklarda yayılır. Bu killi topraklar mayıs hatta haziran aylarına kadar ıslakken kurak dönemlerde derin çatlaklar oluşur. Bu durum, bu tür alanlarda yüksek su kaybını ve kuraklık etkisi artırır. Yağ ardıç sahalarında yağışın önemli bir kısmı kar olarak düşer. Bu alanlar sahaya düşen ortalama kar miktarından daha fazla kar tutarlar ve bunlar geç kalkar. Eğimli alanlardan rüzgarın etkisi ile kar bu düz ve çukurluk alanlara genelde birikir (GÜLTEKİN 2005; GÜLTEKİN, 2006).
Yağ ardıç elverişsiz koşullara rağmen bu koşullara uyum sağlamış ve yetiştiği ekolojik ortamın en fazla boylanan ve çap geliştiren ağaç taksonudur. Ekstrem iklim değerlerinde kolaylıkla gençlikler oluşturma yeteneğindedir. Yağ ardıç çok düşük sıcaklık değerlerinde gelişebilir ve buna bağlı olarak kış ve bahar neminden en fazla yararlanabilir. Topraktan aşırı su çekme özelliği, kurak dönemlerde uyuması ve yaz kuraklığına dayanıklı olması, bazı anatomik özellikleri, gövdenin başlangıçta fazla gelişmemesi, kısa zamanda kazık kök sistemi geliştirmesi ve bunun hızla toprağın derinlerine inebilmesi, kazık kök sisteminin yanında yan kökler oluşturabilmesi önemli özelliklerindendir.
Yağ ardıç ışık ağacıdır. Ancak gençliğinde gölgeye dayanabilir. Bu nedenle de sahada mevcut doğal gençlikler kalite durumlarına göre bırakılmalıdır. Yağ ardıç genç yaşlarda tahribata dayanabilen ve vejetatif gelişme gücü çok yüksek bir türdür. Bu nedenle gençlikler otlatma baskısından kurtulunca hızla kendisini toparlar ve sağlıklı fertler oluşturur. Bu tür sahalarda koruma önlemlerini takip eden 3-5 yıl çoklu gövde oluşumunu engelleyecek müdahalelerin yapılması yararlıdır. Doğal gençleştirme çalışmalarında sıkışık ve kırıntı bünyesi bozulmuş toprak koşulları, birçok alanda olumsuz etkenlerdir.
Tohumlama Kesimi
Yağ ardıç kozalakları kozalak halinde toprağa ulaştıklarında tohumlar 2.- 3. yıllarda yoğun olarak çimlenirler. Yağ ardıç kozalakları boz ardıcın aksine kuşlar tarafından yenmemesi durumunda ocak-şubat aylarında kendiliğinden dökülürler. Kozalaklar yine boz ardıcın aksine donma çözülme olaylarını takiben kendiliğinden açılırlar. Çünkü yağ ardıç kozalakları boz ardıç gibi yoğun reçine içermezler. Buradaki handikap tohumların çimlenmemesinden daha çok kanatsız olmaları nedeni ile yayılamamaları ve toprak yüzeyinde kalan kozalakların ise kemirgenlerin ana besin kaynaklarından olmasıdır. Yine yağ ardıç kozalakları kuşların öncelikli tercihleridir. Bu nedenle de kısa zamanda kuşlar tarafından tüketilir ve onların sindirim sisteminden geçerek yoğun tohumlama gerçekleştirilir. Bu süreç boz ardıçta bir seneyi bulurken yağ ardıçlarda 2-3 aydır. Bu nedenle yağ ardıç ormanlarının gençleştirilmesi hem ekolojik ortam özellikleri nedeniyle hem de kozalak ve tohum özellikleri nedeniyle daha kolaydır. Yağ ardıç ormanlarının doğal gençleştirilmesinde tohum kaynağı; kuşlar yada diğer hayvanların yiyerek sindirim sisteminden geçen tohumlar, kendiliğinden düşen tohumlarla, yapay yöntemlerle tohum ilavesidir. Gençleştirme sahalarında başarının artırılması, sahanın korunması, avlanmanın sıkı kontrol edilmesi ve ihtiyaç olması durumunda su kaynaklarının tesisi önemli yer tutar (GÜLTEKİN 2006; GÜLTEKİN 2005 ).
Genel olarak yağ ardıç sahalarında hazırlama kesimlerine gerek yoktur. Uygulama doğrudan tohumlama kesimi ile başlar ve zengin tohum yılını takiben oluşacak gençliğin ilk 2-3 yıllık süreçte ışık gereksinim karşılamak amacıyla 2-3 yılda bir oluşan bol veya iyi tohum yıllarında yapılır. Yağ ardıçta bol tohum yılı iki yıl önceden kolaylıkla tespit edilebilir. Burada amaç ışık gereksinimi yanında su açığı olan alanlarda gençliğin, tohum ağaçlarının su ve kök rekabetinden daha az etkilenmesi sağlanır. Bu nedenle hektarda en iyi 30-50 ağacın bırakılması, kapalılığın %20’ye indirilmesi yeterlidir.
Tohumlama kesimleri en geç eylül ayı içerisinde bitirilmelidir. Yağ ardıç sahalarında genelde diri örtü nadirdir. Diri örtü olan sahalarda temizlik yapılmasında yarar vardır. Ölü örtü ise bazı alanlarda özellikle yaşlı ağaçların etrafında önemli bir sorundur. Yoğun otlatmanın söz konusu olduğu sahalarda toprak sıkışmış ve tohumların çimlenmesi için uygun olmayan koşullar oluşmuştur. Bu tür sahalarda amaca göre tam alan 4-10 cm derinlikte toprak işlemede yarar vardır. Bazı killi toprağa sahip otlak alanlarda makineli toprak işlemesi de zorunlu olabilir. Toprak işlemede her uygulamacı kendisine en uygun yöntemi seçip uygular. Toprak işlemenin ardından sahada su havuzları veya yalaklar yapılmalıdır. Bu uygulama civar ardıç ormanlarından kuşlar aracılığı ile tohum takviyesi sağlayacaktır. Başarıyı emniyet altına almak için sahaya eşit dağılımlı en az 1500 adet ocağa tohum ekimi uygulaması da yapılmalıdır. Bu uygulamada bir işçi günde bir hektar sahayı ekebilmektedir. Ekstrem alanlarda ekim yapılan ocaklara azot gübrelemesi de uygulanabilir. Ekim uygulamasında her ocağa 6-10 adet dolu tohumun isabet etmesinde yarar vardır. Bu uygulama için 10 kg tohum yeterlidir.
Yağ ardıç sahalarında su kaybının önlenmesi önemlidir. Bu nedenle kesim sonucu elde edilen ardıç dalları ve diri örtü artıkları sahaya gevşek bir şekilde yayılmalıdır. Materyalin yetersiz olması durumunda bitişik ardıç ormanlarından dal budaması ile veya çalılıklardan elde edilecek materyalle saha malçlanmalıdır. Bu uygulamanın diğer bir önemi de soğukta ve karların altında çimlenmen ardıç fideciklerini tavşanlardan korumaktır. Ardıçların çimlenme dönemlerinde yiyeceğin kıt olması tavşanları ardıç gençliklerine yönlendirmektedir. Tavşanlara karşı önlem almak gençleştirme periyodunun tamamında yapılmalıdır. Tavşanlar sadece yeni çimlenen fidecikleri değil ayrıca tepesi karın üzerinde kalmış tüm fidanları yemektedir.
Yağ ardıç fidecikleri birinci yeşerim dönemini tamamladıklarında genelde sahada kalıcıdırlar. İkinci yeşerim dönemin sonunda metrekarede 1-2 fidanın olması yeterlidir. Bu sayının 2-3 olması ise tatmin edicidir. Zaten üçüncü yeşerim döneminde de kozalak halinde düşen tohumların çimlenmesi devam edecektir.
Işık ve Boşaltma Kesimleri

Yağ ardıç genleştirme sahalarında ikinci yeşerim dönemi sonunda sahanın %60’ından fazlasında metrekarede 1-2 adet fidan bulunması durumunda ışık kesimi yapılmadan doğrudan boşaltma kesimi yapılmalıdır. İkinci yılda yeterli çimlenme elde edilememesi durumlarda üçüncü yeşerim döneminin sonu da beklenebilir. Diğer uygulamalar boz ardıçla aynıdır.
Alıntıdır

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.