25.04.2016

ARDIÇ ORMANLARINDA TOHUM TOPLAMA VE EKİM YÖNTEMLERİ

Global Bilgiler  /  at  16:32  /  No comments

Global Bilgiler
İster doğal gençleştirme, ister fidan yetiştirme çalışmaları, isterse eşeyli yoldan orman kurma çalışmaları olsun öncelikle ardıçlarda bazı kozalak ve tohum özelliklerini bilmekte yarar vardır.
Tohumların Toplanması
Ardıç büklerinden tohum temin ederken; bol veya iyi tohum yılı olmasına, yeterli sayıda ve boyda erkek ağaç bulunup bulunmadığına (iki evciklilerde), fakir toprakların ağaçları olsalar da; boylanma, gövde ve tepe özelliklerine dikkat edilmeli ve daha verimli alanlar tercih edilmelidir. Erkek birey (iki evciklilerde) sayısının ve boyunun yeterli olması çok önemlidir. Erkek bireyler ve erkeklik özelliği daha çok olan bireylerin düzgün gövde yapmaları ve daha fazla boylanmaları nedeniyle binlerce yıldır tahribata uğramış bük içerisinde sayıları azalmıştır. Genelde genç erkek bireyler daha çoktur Ardıç polenleri hava baloncuğu içermediğinden genç erkek bireylerin kendilerinden daha boylu dişi bireyleri dölleme imkanı azalmaktadır (GÜLTEKİN, 2006).
Ardıçlarda bol tohum yılı tanımı diğer türlerden daha farklıdır. Meşçere bazında bol tohum yılı; ağaçların %40’ından fazlasının bol kozalak tuttuğu yıl, iyi tohum yılı; ağaçların %31-39’unun bol kozalak tuttuğu yıl, orta tohum yılı; ağaçların %15-30’unun bol kozalak tuttuğu yıl, zayıf veya az tohum yılı; ağaçların %5-14’ünün bol kozalak tuttuğu yıl, tohumsuz yıl; ağaçların %4 ten az kozalak tuttuğu yıldır.
Bol tohum tutan ağaç tanımı: Bol kozalak tutan ağacın tüm tepe tacı kozalakla kaplanır ve bu durum çıplak gözle 30-40 metre uzaklıktan rahatlıkla fark edilir. 30 cm uzunluğunda sağlıklı sürgün kesildiğinde sürgün üzerinde, boz ve yağ ardıçta ortalama 80 adetten fazla, servi ve diken ardıçta 50 adetten fazla ve andızda 10 adetten fazla sağlıklı kozalak olmalıdır.
Öte yandan ardıç kozalaklarına arız olan böcekler vardır. Bu böcekler, bazı büklerde veya bazı ağaçlarda daha azdır. Bu bakımdan, kozalak toplamada üzerinde böcek uçma deliği bulunmayan veya daha az olan ağaçlar tercih edilmelidir. Kozalak toplamada dikkat edilecek diğer bir hususta, mümkün olduğunca iri ve parlak görünümlü kozalakların toplanmasıdır. Bu işlemler sağlam tohum oranını artırmak ve tohum verimi açısından çok önemlidir. Bu nedenle, teknik elemanlarca kozalak toplanacak bük, populasyon ve ağaçlar önceden tespit edilip belirlenmelidir (GÜLTEKİN, 2004; GÜLTEKİN, 2005). Ardıçlarda tohum kaynaklarının belirlenmesinde iki yöntem kullanılır.
Meşçere bazında tohum toplama yöntemi: Bu yöntem ; “Alan Belirleme x Ağaç Seleksiyonu (AS)’’ yöntemidir. Bu konuda birbirini takip eden 5 yılda (2001-2005), farklı kökenlerde yapılan çalışmada; önceden belirlenen alanlardan, birbirinden en az 30 m mesafede 30 ağaç işaretlenmiş, ardından yerinde kesme testi ile en sağlıklı 20 ağaçtan eşit miktarda kozalak toplanıp karıştırılarak ISTA kurallarına göre çalışma yürütülmüştür (GÜLTEKİN, 2004; GÜLTEKİN, 2005).
Tohum özelliklerine ilişkin veriler boz ardıç, yağ ardıç ve diken ardıç için Göller Bölgesindeki 8 adet kökenden; servi ardıca ait veriler Ege Bölgesindeki 5 adet kökenden tohum kaynağı veya tohum bükü olmaya aday ve halen çalışmaların yürütüldüğü popülasyonlarda yapılan çalışmalardan elde edilmiştir. Göller Bölgesine ait kökenler; Çamdağ- Eğirdir, Bekçiler-Burdur, Kasnak-Eğirdir, Tota-Sütcüler, Davraz-Eğirdir, Belceğiz-Şakikaraağaç, Dumluca-Burdur ve Beyşehir’dir. Ege Bölgesine ait kökenler; Ayvalık, Milas, Bodrum, Kuşadası ve Çeşme’dir. Tablo 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7, 8, 9, 10, 11, 12’ de elde edilen bulgular yer almaktadır.

Bu yöntemde elde edilen bulgularda; bol tohum yıllarında tohumların doluluk oranının servi ardıçta; %47’ye, ilk beş ağaçta ise bu oranın %54’e,  ilk iki ağaçta ise %63’e kadar; diken ardıçta; %46’ya, ilk beş ağaçta ise bu oranın %65’e, ilk iki ağaçta ise %71’e kadar; Boz ardıçta; %55’e, ilk beş ağaçta ise bu oranın %59’a, ilk iki ağaçta ise %65’e kadar; yağ ardıçta; %49’a,  ilk beş ağaçta ise bu oranın %58’e, ilk iki ağaçta ise %61’e kadar çıkabildiği tespit edilmiştir.  


 

Alan belirlemede dikkat edilecek hususlar: Büklerin yeteri kadar kapalılık (%30) ve büyüklükte (5-10 ha) olmasına, yeterli sayıda ve boyda erkek ağacın bulunmasına dikkat edilir. Genç ve çok yaşlı büklerden kaçınılarak, orta yaştaki, nispeten verimli, derin topraklı alanlar üzerinde, bariz böcek zararı görülmeyen popülasyonlar tercih edilir (GÜLTEKİN, 2004; GÜLTEKİN, 2005).
Ağaç seleksiyonunda dikkat edilecek hususlar: Belirlenen alanda, etrafındaki ağaçlardan daha fazla kozalak tutan, kozalaklarında böcek uçma deliği olmayan ya da daha az olan, iri, parlak görünümlü kozalaklara sahip ağaçlardan tohum ihtiyacından en az %50 fazlasında ön işaretleme yapılır, bilahare tozlaşma döneminde esen hakim rüzgar tarafındaki kozalak örnekleri toplanarak ön doluluk testine tutulur ve ihtiyaçtan fazla olan ağaçlar tohumlarının doluluk oranına göre selekte edilir. Ağaçlardan kozalak toplanırken de, mümkün olduğu kadar tozlaşma dönemindeki hakim rüzgar yönünden, aynı ağaç üzerinde de sağlıksız görülen dallardan kaçınılarak, daha iri ve parlak kozalaklara sahip dallar tercih edilerek, sıyırma veya küçük sürgünleri makasla kesme yöntemi ile yüksek dolulukta tohum toplanır (GÜLTEKİN, 2004; GÜLTEKİN, 2005).
Tohum toplamada iş verimliliğini ve ekonomikliliğini artırmak amacıyla, son iki yıldır popülasyon ya da gurup bazında tohum toplanmaktadır. Popülasyon yada grup seleksiyonu yönteminde, saha ne kadar ekstrem olsa da teknik elemanlarca 10-50 ağaçlık gruplar belirlenmekte, ardından grup içerisinde ağaç seleksiyonu uygulanarak tohum toplanmayacak ağaçlar işaretlenmektedir. Kitlesel tohum üretiminde başarılı bir yöntem olup ortalama tohum doluluk oranı bol tohum yıllarında %30-52 arasında tespit edilmiştir. Bu yöntemde, çalışanların eğitimi çok önemlidir. Tohum toplarken her ne kadar toplanacak ağaçlar önceden belirlenmişse de, tohumlar sağlıklı kozalakların olduğu dallardan toplanmalıdır. Bu yöntemde daha çok hayvan yatakları, yol şevlerinin alt tarafı ve derin topraklı veya fizyolojik derinliği fazla alanlar seçilmektedir. Yol şevlerinde hayvan gübresi yoğun olarak bulunmakta, yol şevlerinin altında da ilave olarak daha derin toprak ve daha fazla su alma olanağı bulunmaktadır. Kitlesel fidan üretim amacıyla 2004 yılında bu yöntem kullanılarak toplanan kozalaklardan elde edilen tohumların doluluk oranı kökenlere göre boz ardıçta Tokat %38, Mersin %33, Eskişehir %32, Ermenek %50, Beyşehir %47, Çamdağ (Eğirdir) %46, Belceğiz (Şakikaraağaç) %38 oranında, yağ ardıçta Beyşehir %38, Dumluca (Burdur) %40, Belceğiz %49, Çamdağ %46 oranında tespit edilmiştir. 2005 yılı Diyarbakır yöresinde diken ardıç kozalaklarının % 52 oranında, Bodrum bölgesindeki servi ardıç kozalaklarının %42 oranında dolu tohum içerdiği tespit edilmiştir. 
Boz ve sabin ardıçta kozalak, olgunlaşma tarihinden başlamak üzere bir yıl boyunca toplanabilir ve tohumlar çimlenme özelliğini korur. Yağ ardıçta, ekim ayından ocak (bazen şubat) ayına kadar, servi ardıçta ağustos ayından ocak ayına kadar, diken ardıçta eylül, bodur ardıçta ise ekim ayından şubat ayına kadar yeterli ve ekonomik tohum elde edilebilir. Daha sonraki aylarda ise tohum bulmak mümkündür ancak yeterli değildir. En uygun toplama zamanı ise; doluluk oranının en yüksek, toplanmasının ve tohum çıkartılmasının kolay olduğu dönemdir. Bu dönem; boz ardıçta kasım-şubat, yağ ardıçta kasım-ocak, diken ardıç ve bodur ardıçta ekim-kasım, servi ardıçta eylül-kasım ve sabin ardıçta kozalaklar elle sıkıldığında ezilmeye başladığı dönemden sonra genelde ocak-mayıs ayları arasıdır (GÜLTEKİN, 2004; GÜLTEKİN, 2005).
Global Bilgiler
Ardıç kozalakları dallar üzerinde birçoğu bir arada oluşurlar yani kümeler halindedirler. Genelde iki, bazen de 3 yılda bir oluşan bol-iyi tohum yıllarında, 50’yi aşkın kozalak aynı dalın bir noktasında öbekler halinde bir arada bulunabilir. Bu durum kozalak toplamayı kolaylaştırmaktadır. Kozalaklar üç yöntemle toplanabilir, bunlar; sıyırma, çırpma ve küçük sürgünleri makasla kesmedir. Boz ve yağ ardıç kozalaklar güneşte kurutulur ve kozalak çıkarma makinesinde makinenin olmadığı durumlarda ise üzerinden kamyon geçirilerek ezilir, ardından potos makinesinde savrularak tohum elde edilir. Elde edilen tohumlar gerek görülürse rüzgarda bir kez daha savrulur. Ekimden önce uygulanacak ön işlemler sırasında yüzen bazı boş tohumlar ve diğer artıklar atılır (GÜLTEKİN, 2004; GÜLTEKİN, 2005).


Sonuçta; bol tohum yıllarında en az %60 oranında dolu tohuma ulaşılır ki bu doğal ortamdaki çalışmalar için yeterlidir. Andızda ise toplamayı takiben kozalaklar kamyonla ezilir ve tohum elde edilir.
Ardıçlarda Doğal Ortama Tohum Ekim Yöntemi
Ardıç ormanlarında doğrudan tohum ekimi yöntemi kullanılarak gençlikler elde edilebilir. Bu yöntemde; doğal sıcaklık koşulları kullanılarak çimlenme engeli giderilmiş tohumların uygun mevsimde doğrudan ekimleri yapılabilir. Özellikle toprak işlemenin mümkün olmadığı kayalık alanlarda ekonomik bir yoldur (GÜLTEKİN ve GÜLTEKİN, 2005). Tohum ekiminde iki yöntem uygulanır. Uygulamacı olanakları doğrultusunda bu yöntemlerden birisini tercih eder.
Yöntem 1:
Ardıç tohumlarının ekimi yoluyla orman kurma çalışmalarında, tohumlara bazı ön işlemler uygulanır. Bu ön işlemlerde; boz ve sabin ardıç tohumları “1-2 gün %5’lik küllü suda (meşe)bekletme uygulamasını’’ takiben, yağ ardıç tohumları “3-5 gün %5’lik yada küllü suda bekletme uygulamasını’’ takiben, servi, diken ve bodur ardıç tohumları “1 gün %5’lik küllü suda bekletme uygulamasını’’ takiben %70 dere kumu, %30 humus veya doğrudan dere milinden oluşan katlama malzemesi ile bir birim tohuma en az beş birim katlama malzemesi karıştırılır ve drenajı iyi kasalara veya saksılara doldurularak, boz, bodur, sabin, servi ve diken ardıçta tohumlar ağustos–eylül (ekim) aylarında, yağ ardıçta tohumlar nisan-haziran aylarında doğal koşullarda katlamaya alınır ve sonbaharda ilk yağmurlarla birlikte doğal ortama ekimlere başlanır. Ekimlerde gecikmemekte yarar vardır. Zorunlu hallerde nisan ayına kadar, doğal ortama ekimler yapılabilir. Katlama uygulamasında katlama kalınlığının 10 cm yi geçmemesi gerekir. Aksi takdirde oksijen yetersizliğinden kaynaklanan sorunlar oluşur. Katlama ortamının üzeri malçlanır ve yaz aylarında gölgelenir. Doğal koşullarda katlamaya alınan tohumlar zaman zaman sulanır ve nemli kalmalarına dikkat edilir. Ekimlerin ilk yağmurlarla birlikte, kar yağmadan kar altına yapılması başarıyı artırır. Katlama uygulamasında bir sorun olmazsa çimlenmeler büyük oranda (%60-80) ilk yılın bahar ayında gerçekleşir (GÜLTEKİN, 2006).
Katlama yönteminin de kendi içerisinde bir takım sakıncaları vardır. Bunların en önemlileri; gereğinden fazla veya az sulama, havalanma koşullarının ayarlanamaması yanında bazı durumlarda hastalıklarında gözükebilmesidir. Yine bazı yıllarda tohumlar katlama esnasında çimlenebilmektedir. Bu sakıncaları gidermenin en iyi yolu tohumları katlamadan doğrudan ekmektir.
Yöntem 2:
Boz ardıç tohumları “1-2 gün %5’lik küllü suda bekletme’’ uygulamasından sonra, yağ ardıç tohumları “3-5 gün %5’lik küllü suda bekletme’’ uygulamasından sonra, diken ve servi ardıç tohumları “1 gün %5’lik küllü suda bekletme’’ uygulamasını takiben de ekilebilir. Bu taktirde yağ ardıçta çimlenmeler ikinci yıla sarkar. Diğer taksonlarda ise birinci yılda çimlenme %15-60 oranında gerçekleşir ve geri kalan tohumlar ikinci yılda çimlenir. Zaten ardıç tohumları yılladığında çimlenme engelleri kendiliğinden ortadan kalkar. Geniş alan çalışmalarında bu yöntemler daha basit ve herkes tarafından kolaylıkla uygulanabilir ve kesin sonuç verir. Böylece kitlesel tohum katlama masraflarından ve katlama esnasında meydana gelebilecek olumsuzluklardan kaçınılmış olur. Bu yöntemin diğer bir avantajı da çimlenmelerin iki yıla (yağ ardıç hariç) yayılmasıdır. İlk yılda olumsuz iklim koşulları oluşursa en azından ikinci yılda olumsuz koşulların oluşma olasılığı azalır. Bu yöntemin en büyük sakıncası ise aşırı kurak geçen sonbaharın ardından çimlenmelerin büyük kısmının ikinci yıla sarkmasıdır. Hatta kozalaktan çıkarılmayı takiben tohumlar, hiçbir ön işlem yapılmadan da ekilebilir. Bu taktirde doğal ortamda ilk yıl çimlenme en aza iner ve çimlenmeler çoğunlukla 2. ve 3. yıla sarkar. Hiçbir ön işlem görmemiş tohumlarda, sıcak katlama süresini 1-2 ay öne çekerek ilk yılda yeterli çimlenme elde edilebilir. Ekimlerde nemi ve çimlenen fidanları dış etkenlerden korumak amacıyla önlemler de alınmalıdır. Bu önlemler; ekim yapılan sahada mevcut çalı ve dal artıklarının ocaklar üzerine gevsek bir şekilde serilmesi, malçlama, mevcut kayaların kuzey tarafına ekim, ocakların güney taraflarına iri taşlar yığılması veya işlenmiş ocakların üzerine iri taşların küçük aralıklarla dizilmesi ve tohumların bu aralıklardan bırakılması şeklinde yapılabilir (GÜLTEKİN, 2006; GÜLTEKİN ve GÜLTEKİN, 2005).
Aşırı kurak alanlarda yapılan doğrudan tohum ekimlerine ilk yıl sulama uygulaması yapılması başarıyı artıracaktır. Birinci yılı geçiren ardıç gençliği genelde, sahada kalıcıdır. Bu tür alanlarda doğal gençliklerde zaten yağışlı periyotlarda meydana gelmektedir. Tohumdan gelen gençliklerin, çimlenme aşamasındaki en büyük düşmanı tavşanlar, koyunlar ve keçilerdir. Binlerce yeni çimlenmiş yağ ardıç fideciği bulunan alanda koyun otlatmasını takiben çok az sayıda fidecik kalmıştır ki, onlarda taşların arasında, dikenli bitkilerin içerisinde bulunur. Sanılanın aksine, koyunlar ve tavşanlar ardıç ormanlarının yeni çimlenen 15 gençliklerine, keçilerden çok daha fazla zarar vermektedir. Fidan aşamasına geldiğinde, keçiler ve tavşanlar büyük tahribat yapmaktadır. Büyük baş hayvanlar da düz alanlarda otlaması esnasında, yeni çimlenen ardıç gençliklerini yemesi yanında çok kırılgan olan gençlikleri çiğneyerek büyük zarar vermektedir. Keçi zararı ardıç gençliklerini yok etmesinin yanında, bodurlaşmaya neden olmaktadır. Bu tür alanlarda ardıçlar, 20-50 yıl sonra keçi baskısından kurtulsalar bile büyüme enerjilerini kaybettiklerinden bodur ormanlar oluşturmaktadır. Ardıç ormanları dolaşıldığında tepesi keçiler tarafından yenmemiş fidan nadiren görülür. Zaten ardıçlar gençliklerinde hızlı büyüyen, yaşlandıkça büyüme enerjisini kaybeden taksonlardır. Ardıç alanlarında, çıkan fideciklerin ve gençliklerin gelmesini iklim koşulları dışında, koyunlar, tavşanlar ve büyük baş hayvanlar belirlerken, ardıç ormanlarının kalitesini keçiler belirlemektedir (GÜLTEKİN, 2006; GÜLTEKİN ve GÜLTEKİN, 2005; boz ardıçta kuzey bakıda %16.3, güney bakıda %18.5 oranında).
Tohum ekiminde sonbahar ve kış ayları tercih edilmeli, mümkünse geç yaz veya sonbaharda ilk yağmurları takiben yapılmalı, bahar ekimlerinden ise kaçınılmalıdır. 4 cm toprak işlemesi uygulanan sahada, sonbahar ekimlerinde, kokulu ardıçta kuzey bakıda %13.5, güney bakıda %7.8 oranında, diken ardıçta kuzey bakıda %10.8, güney bakıda %6.3 oranında, servi ardıçta kuzey bakıda %10.0, güney bakıda %9.0 oranında 1 yaşlı fidan elde edilmiştir. Sahaya ekilen tohum özellikleri; boz ardıç tohum doluluk oranı %48, 1000 tane ağırlığı 17.43 gr, yağ ardıç tohum doluluk oranı %37, 1000 tane ağırlığı 120gr, diken ardıç tohum doluluk oranı %44, 1000 tane ağırlığı 26.8gr, servi ardıç tohum doluluk oranı %40, 1000 tane ağırlığı 28.4 gr dır. Dolu tohum oranı yüksek tohumlar kullanarak bu oranı iki katına çıkarmak mümkündür (GÜLTEKİN ve GÜLTEKİN, 2005).
Bir yaşındaki fidanların 2. yaşına ulaşma süresinde; boz ardıçta %90, yağ ardıçta %93, diken ardıçta %80 ve servi ardıçta % 78 oranında fidanın yaşadığı tespit edilmiştir. 1 yaşlı fidanların ortalama boyu boz ardıçta 2.8 cm, yağ ardıçta 3.3 cm, diken ardıçta 2.4 cm ve servi ardıçta 2.3 cm, 2 yaşlı fidanların ortalama boyu, boz ardıçta5.4 cm, yağ ardıçta 6.2 cm, diken ardıçta 4.8 cm ve servi ardıçta 5.1 cm olarak ölçülmüştür. Kök sistemleri incelendiğinde tüm türlerde 40 cm nin altına indikleri ve ikinci yılda ilk 20-25 cm uzunluğunda kazık kökten sonra 4-8 adet yan kök 16 geliştirdikleri tespit edilmiştir. 50 cm‘den derin toprak işlenmesi yapılması durumunda, 1 ve 2 yaşlı fidanların boy gelişimi iki katına çıkmaktadır (GÜLTEKİN, 2005; GÜLTEKİN ve GÜLTEKİN, 2005).
Kayalık alanlarda ocak ekimi yöntemi kullanılmalı ve her ocağa 6-10 adet dolu tohum isabet edecek şekilde ekim yapılmalıdır. Hektara en az; boz ardıçta 4 kg, yağ ardıçta 20 kg, diken ve servi ardıçta 5 kg dolu tohum isabet edecek şekilde ekilmelidir. Güç yetişme ortamlarında bu rakamların iki katına yakın alınmasında yarar vardır. Fidan sayımları en az iki yıl yapılmalı ve %70 başarı yeterli görülmelidir. Hatta yoğun kayalık alanlarda bu oran %60’a çekilmelidir (GÜLTEKİN, 2005; GÜLTEKİN ve GÜLTEKİN, 2005)
Alıntıdır.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.