6.04.2016

KUASAR NEDİR?

Global Bilgiler  /  at  17:14  /  No comments

Global Bilgiler
Kuasarlar, evrenin en uzak köşelerinde akıl almaz bir enerjiyle parlayan gök adalara verilen addır. Evrenin genç ve çalkantılı dönemindeyken oluştukları bilinmektedir. Merkezlerindeki dev kara deliklerin kütle çekim gücüne kapılan büyük miktarda maddenin ısınıp şiddetli ışınım yayması nedeniyle muazzam parlaklıklarını kazandıkları düşünülmekteydi. Bu nedenle de yaygın görüş, kuasarların gazca zengin dev gök adalarda ya da başkalarıyla çarpışıp hareketlenmiş gök adaların merkezlerinde bulundukları biçimindeydi. Ancak, dünyadan 10 milyar ışık yılı uzaklıkta 10 kuasar üzerinde kızılötesi teleskopla yapılan gözlemler, ev sahibi gök adaların, küçük gök adalar olduğunu ortaya koydu.1045 ile 1048 erg/s aralığındaki enerji çıktıları ile en ışıtmalı etkin çekirdek gösterirler.
Bir kuasar çok uzakta bulunan radyo kaynağı olup içinde bir sürü takım yıldızı barındırır. Kuasarlar çok parlak ve enerjiktir, ilk kez kırmızıya kayma miktarları ile saptanmıştır. Bu elektromanyetik dalgaların boyları radyo dalgaları ve görünür ışığın arasındaki spektrumdadır. Bu dalgalar, galaksiler gibi geniş alanlı ışık kaynaklarından bizlere yıldız gibi görünen nokta kaynaklarından gelmektedir.

1980’in başlarına kadar bu objelerin doğası hakkında tartışmalı görüşler olsa da , şu an uzlaşılmış bilimsel kanı şu yöndedir: Kuasar çok büyük bir galaksinin merkezindeki sıkıştırılmış alandır. Ayrıca bu alanın merkezi birçok büyük kütleli kara delik çevrelemektedir. Büyüklükleri yaklaşık olarak Schwarzschild yarıçapının 10 ile 10000 katı olarak değişmektedir. Kuasar bir kara deliğin etrafından olan büyüme diski tarafından kuvvetlendirilir.

Kuasarlar, büyük kütleli gök adaların merkezlerindeki devasa kara delikleri çevreleyen yoğun bölgelerdir. İlk olarak yaydıkları radyo dalgaları ve görünür ışık sayesinde keşfedilen kuasarlar, bilinen evrendeki en enerjik ve en uzak gök cisimleridir. Görünüş olarak galaksilerden daha çok yıldızlara benzerler. Kuasarlar, X-ışınlarından kızılötesi ışığa kadar ışık tayfının hemen her bölgesinden elektromanyetik dalga yayar. Ayrıca bazı kuasarların yüksek miktarda gama ışını ve radyo dalgası da yaydığı biliniyor.

Kuasarlar çok yüksek miktarda ışık yayarlar. Öyle ki bazı kuasarlardan yayılan ışık miktarı, Samanyolu’ndaki 200-400 milyar yıldızın tamamından yayılan ışık miktarının 100 katı kadardır. Bu gökcisimlerinin büyük çoğunluğunun yaklaşık 12 milyar yıl önce gök adaların çarpışması sırasında oluştuğu düşünülüyor. Kuasarların büyüklüğü çevreledikleri karadeliğin Schwarzschild yarıçapının (karadeliği çevreleyen ve kurtulma hızının ışık hızına eşit olduğu yüzeyin yarıçapının) 10-10.000 katı kadardır.

Günümüzde 200.000’den fazla kuasar biliniyor. Bu gök cisimleri çok yüksek miktarda ışık yaymalarına rağmen çok uzakta oldukları için yeryüzünden solgun görünürler. Ancak bazı kuasarlar -örneğin 3C 273 adlı kuasar- amatör teleskoplarla bile yeryüzünden görülebilecek kadar parlaktır. Yaydığı ışık miktarı Güneş’inkinin yaklaşık 4x1012 katı, Samanyolu’nunkininse yaklaşık 100 katı kadar olan bu kuasar, eğer Dünya’ya 33 ışık yılı (ışığın saniyede yaklaşık 300.000 kilometre hızla 33 yılda katettiği mesafe) uzaklıkta olsaydı gökyüzünde Güneş kadar parlak görünürdü. 

Güneş ışınlarının Dünya’ya ulaşmasının yaklaşık olarak sadece sekiz dakika sürdüğü düşünülürse yaklaşık 2,4 milyar ışık yılı uzaklıktaki 3C 273’ün ne kadar çok ışık yaydığı daha iyi anlaşılır. Kuasarların yaydığı enerjinin kaynağı, karadeliği çevreleyen birikim diskindeki maddelerdir. Bilinen en parlak kuasar her yıl Güneş’inkinin 1000 katı kadar kütle kaybediyor. Bilinen en büyük kuasarınsa her dakika Dünya’nınkinin 600 katı kadar kütle kaybettiği hesaplanıyor. Kuasarların yaydığı ışık miktarı zaman içerisinde çok büyük değişiklikler gösterir.

Uzun süre etraflarından madde toplayarak beslenmeleri mümkün olmadığı için kuasarlara sahip gökadalar zamanla sıradan gökadalara dönüşürler. Samanyolu’nun civarındaki gökadaların merkezlerinde karadelikler olduğuna işaret eden veriler olmasına rağmen bu gökadaların kuasarlara sahip olmadığı biliniyor. Bu durum bu gökadalardaki karadeliklerin bir kuasar oluşmasına sebep olabilecek kadar çok maddeyle çevrelenmiyor olmasına bağlanıyor.

Muhtemelen Samanyolu da dahil olmak üzere tüm gökadalar ömürlerinin bir döneminde kuasar olarak göründükleri bir aşamadan geçiyorlar. Ancak merkezlerindeki karadelikleri besleyen madde miktarı azaldıkça yaydıkları ışık miktarı da azalıyor ve sıradan gökadalara dönüşüyorlar. Bu sıradan gökadaların daha sonraları birbirleriyle çarpışmasıyla yeniden kuasarlar oluşması da mümkün. Örneğin Samanyolu’nun yaklaşık 3-5 milyar yıl sonra Andromeda gökadasıyla çarpışacağı hesaplanıyor. Bu çarpışmanın da bir kuasar oluşumuyla sonuçlanması ihtimal dahilinde.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.