27.04.2016

SULAK ALANLARIN SINIFLANDIRILMASI

Global Bilgiler  /  at  21:53  /  No comments

Global Bilgiler
Sulak alanlar sahip oldukları zengin biyolojik çeşitlilik nedeni ile dünyanın en önemli ekosistemlerinden biridir. Sulak alanların 3 temel bileşeni vardır. Bunlar su, toprak ve canlıdır.
Bu nedenle, suyun olabildiği bütün ortamlarda bulunan sulak alanlar dağlardan denizlere kadar değişik şekil ve tiplerle karşımıza çıkabilmektedir.
Yağış, yüzey akışı, yeraltı suyu, gel-git ve taşkınlar gibi hidrolojik hareketlilik, besin maddeleri ve enerjinin sulak alanlara ulaşmasını sağladığı gibi, sulak alanların diğer sistemleri beslemesini de sağlamaktadır (Hughes, 1992). Su kayıpları genellikle buharlaşma, terleme ile yeraltına sızıntılarla, nehir, dere gibi su kolları tarafından dışarı su verilmesiyle ve gel-git olaylarındaki su çıkışı ile gerçekleşmektedir. Ülkemizdeki sulak alanların karakterlerine çok uyan bir sınıflama Europian Community (1993) tarafından yapılmıştır. Bu sınıflandırmaya göre, sulak alanlar 7 ana grupta toplanmıştır.
- Haliç ve deltalar,
- Tatlı su bataklıkları,
- Göller,
- Nehir ve taşkın ovaları,
- Turbalıklar,
- Kıyısal sulak alanlar,
- İnsan yapısı sulak alanlardır.
Yine bu sınıflandırmaya benzer şekilde Cowardin ve ark. (1979), sulak alanları ekolojik sistemlere göre sınıflandırmıştır. Buradaki ‘sistem’ terimi; benzer hidrolojik, jeomorfolojik, kimyasal ya da biyolojik faktörlerin etkilerine maruz kalan sulak alan ve derin su habitatlarını ifade etmektedir. Buna göre Cowardin ve ark. (1979) tüm sucul ekosistemleri beş ana ekosistem tipi şeklinde sınıflandırmıştır.
Göl Ekosistemi (Lacustrine): 

Global BilgilerBu sistemler topografik çöküntü alanları veya önüne set çekilmiş nehir yataklarında bulunan, 8 hektardan daha geniş, çok az vejetasyon sahip (% 30’dan daha az) sulak alan ve derin su ekosistemleridir. En derin yeri 2 metre ya da üzeri olan küçük alanlar da göl ekosistemi olarak kabul edilebilir.
Su kaynağı bir nehir ya da yer altı suyu olabilir. Göller, lagünler ve baraj gölleri göl ekosistemi içerisinde yer alırlar.
Denizel Ekosistem (Marine):


Global Bilgiler
Dalga, gel-git ya da akıntılara maruz kalan kıyısal sistemlerdir. Denizel sulak alan habitatları, gel-gitin çekildiği anında derinliği 6 metreyi aşmayan suların kapladığı alanlardır. Haliç ağızları dışında tuzluluk genellikle % 30’un üzerindedir. Kumul ya da çakıl taşlı sahiller, mercan resifleri, kayalık kıyılar bu grubu oluşturur.
Akarsu Boyu Ekosistemi (Riverine):

Global BilgilerTamamı tatlı su ekosistemi olup akarsu yatakları içerisinde yer alan derin su habitatları ve doğal ya da insan yapısı kanalları kapsar. Fakat suyun % 20’sinden daha azının kanallarda hapsedildiği sulak alanlar ve tuzluluğun %5’ten daha yüksek olduğu gel-git alanları, bu alanların dışında tutulur. Derelerin kanallara doğru akması da akarsu sisteminin bir parçası olarak kabul edilebilir. Nehirler, dereler ve kanallar bu sistemi oluştururlar.
Haliç Ekosistemi (Estuarine):

Global BilgilerGel-git habitatlarının bir parçası olup kara parçaları ile kısmen sınırlandırılmış fakat okyanuslara açık sistemlerdir. Karadan gelen tatlı sular deniz suyunun tuzluluğunu seyrelterek tuzluluğu % 5 ile % 30 arasında tutmaktadır.
Gel-git olayının gerçekleştiği bataklıklar, mangrov bataklıkları, deltalar ve çamur düzlükleri bu gruba girer.
İç Kesim Bataklık Ekosistemi (Palustrine):

Global Bilgiler

Tatlı su ekosistemleri olup, toprak üstü bitki örtüsü oldukça belirgindir (% 30’dan daha fazla). Su kaynağı, bir nehir ya da yer altı suyu olabilir. Eğer sulak alan belirgin bir vejetasyona sahip değil fakat alan 8 hektardan daha küçük ve 2 metreden daha sığ ise buralar da iç kesim bataklık alanlar olarak kabul edilir. Ayrıca gel-gitten etkilenen fakat tuzluluk seviyesi % 5’in altında ise bu alanlar da iç kesim bataklık ekosistemine dahil edilir. Sazlık, nehir ağzı, bataklık, taşkın yatakları, odunsu formların baskın olduğu bataklıklar, otsu formların baskın olduğu bataklıklar iç kesim bataklık alanlarını oluştururlar.
Bütün bunların yanı sıra, Corine Habitat Tiplemesinde ve Avrupa Habitat Direktifi Habitat Tiplemelerinde sulak alanlar, suyun yeryüzünde bulunuş şekillerine göre değişik tiplerde adlandırılmışlardır. Örneğin Corine Habitat Tiplerine göre ülkemizde görülen sulak alan tipleri 1-Kıyısal ve Halofitik İlişkiler(deniz sistemleri, çakıl kıyılar, kayalıklar, kumullar, çamur düzlükleri, tuzlalar, vb.), 2-Deniz dışı sular (durgun tatlı su gölleri, kıyı lagünleri, acı ve tuzlu su gölleri, vb.), 3-Çalılık ve çayırlıklar (sulak çayırlar, meralar, vb.), 4-Ormanlar (Su basar ormanlar, vb.), 5-Sazlıklar ve Turbalıklar(sazlıklar, turbalıklar, kaynaklar, vb.) 6-Karasal Kayalıklar (karasal kumullar, mağaralar, volkanik oluşumlar vb.) 8-Tarımsal alanlar ve yapay alanlar (ekinler, çayırlıklar, barajlar, göletler) olarak sınıflandırılmaktadır. Habitat direktifinde ise suyun bulunduğu coğrafik yapılara göre 58 sulak alan tipi karşımıza çıkmaktadır.
Ülkemizde, göller, akarsuların durgun akan kısımları, nehir deltaları, kıyı lagünleri, sazlıklar ve turbalıklar öne çıkan sulak alan tipleridir. Bunlara ek olarak ülkemizde pek çok yapay sulak alanda bulunmaktadır. Örnek olarak önemli biyolojik işlevlere sahip tuzlalar ve hidrolojik öneme sahip sulama-içme suyu veya taşkın kontrolü rezervuarları verilebilir.
Ayrıca, ülkemiz Alpin sulak alanları, karstik yapılar ve mağaralar gibi özel sulak alan ekosistemleri açısından da son derece zengindir. Sulak alanlar ülkemizde ise daha çok deprem, volkanizma hareketleri ve heyelan gibi tabii yeryüzü hareketlerinin oluşturduğu çanak tiplerine göre sınıflandırılmaktadırlar.
Buna göre sulak alanlar;
Tektonik Kökenli Sulak Alanlar
Meydana gelen yer hareketleri sırasında, yer kabuğundaki kırılmalar ve kıvrılmalar sonucu oluşan çanakların su ile dolması ile oluşan sulak alanlardır. Bu tip sulak alanlara ülkemizdeki sulak alanlardan en iyi Tuz Gölü (Fotoğraf 1. 1) ve Beyşehir Gölü (Fotoğraf 1. 2) örnek olarak gösterilebilir.
Volkanizma Hareketleri ile Oluşan Sulak Alanlar
Bu tip sulak alanlar ikiye ayrılmaktadır.
a. Kraterlerin Oluşturduğu Çanaklardaki Sulak Alanlar
Volkanik çanaklarda biriken suların oluşturduğu göllerdir. Bu göller sönmüş volkanların kraterlerinden oluşur. Bazı kraterler sonraki patlamalarla genişlemiş kaldera şeklini almışlardır.
Ülkemizde bu tip sulak alanlara en iyi örnek Ramsar Alanlarımızdan Meke Maarı ve Nemrut Kalderası gösterilebilir.
b. Lav Setlerinin Oluşturduğu Çanaklardaki Sulak Alanlar
Bunlar, volkan patlamaları sonucunda yeryüzüne püsküren lav ve katı maddelerin vadinin ağzını tıkaması ya da kapatması yoluyla oluşurlar.
Bu tip sulak alanlar genelde volkanik aktivitenin yoğun olduğu bölgelerde bulunmaktadır.
Ülkemizde Doğu Anadolu Bölgesinde bulunan Nazik Gölü bu tip göllere ilişkin en iyi örneklerden biridir.
Karstlaşma
Karstlaşma, kireçtaşlarının karbondioksitli sularla erimesi ve bu erimeden dolayı oluşan topografya şekillerinin ortaya çıkmasıdır. Ülkemizde özellikle Orta Anadolu’da Konya Kapalı Havzasında bulunan obruklar bu tip sulak alanlar için en önemli örnekleri oluşturmaktadır.
Akarsu Biriktirmesi ile Oluşan Sulak Alanlar
Vadi, koy veya körfezlerin akarsularla taşınan alüvyonlarla oluşan setlerle tıkanması sonucu meydana gelirler.
Ülkemizde, Ankara sınırları içinde bulunan Mogan ve Eymir Gölleri, Vadilerin Alüvyonla dolması sonucu oluşan sulak alanlarımızdandır.
Körfezlerin akarsuların taşıdığı alüvyonla kapanması sonucu oluşan sulak alanlara ise en iyi  örnek Aydın ve Muğla sınırlarında bulunan Bafa Gölüdür. Bafa Gölü günümüzden 2500 yıl öncesine kadar bir körfez durumunda iken Büyük Menderes nehrinin taşıdığı alüvyonlarla körfez ağzının tıkanması sonucu oluşmuştur.
Mogan ve Eymir Gölleri, Ankara Bafa Gölü, Aydın, Muğla Deltalar da bu tip sulak alanlar içinde ele alınmaktadır. Delta, bir akarsuyun, durgun bir akarsu kütlesine ulaştığı yerde, sürüklediği tortuları çökertmesiyle oluşmuş ve zaman içinde ileriye doğru büyümüş düzlük alanlardır. Hızlı akan suların içerisindeki alüvyon hız sebebiyle dibe çökme fırsatı bulamaz. Ancak akarsuların denize döküldüğü yerlerde akış hızı düşer.
Böylece akarsuyun yol boyunca içinde taşıdığı alüvyon dibe çöker ve bu çöküntü birikerek yükselir. Alüvyon, su bitkileri tarafından sıkıca bir arada tutulur. Bir süre sonra verimli toprakların birikmesiyle delta ovası oluşur. Genellikle deltalar, gel-git olayının bulunmadığı veya pek önemsiz olduğu yerlerde görülür.
Eski Yunanlı tüccarlar, Nil Nehri’nin denize ulaştığı kısımlarda üçgen biçiminde kara parçaları olduğunu görmüşler ve oluşan şekiller Yunan alfabesinin dördüncü harfi Δ (delta)’yla aynı olduğu buraya delta adını vermişlerdir.
Deltalar, akarsuların göle ya da deniz ulaştığı yerde, taşıdığı alüvyonları biriktirmesi sonucu oluşan coğrafi oluşumlardır.
Deltalara örnek olarak Sivas’tan doğarak, Bafra ovası ile Karadeniz’e ulaşan Kızılırmak Deltası, Gediz Nehrinin İzmir Körfezine döküldüğü yerde oluşan Gediz Deltası, gibi Ramsar Alanlarımızın yanı sıra Aydın’da Büyük Menderes Nehrinin taşıdığı alüvyonlarla oluşan Büyük Menderes Deltasını bu tipteki sulak alanlara örnek olarak gösterebilir.
Dalgaların Biriktirmesi
Kıyı kordonlarının oluşturduğu bu tip sulak alanlara en iyi örnek olarak lagün göllerini verebiliriz. Lagünler; Denizle doğal dar bir suyoluyla bağlantısı bulunan, denizden çoğunlukla da dar bir karayla ayrılmış olan biyolojik çeşitlilik açısından zengin olan sulak alanlardır.
Aynı zamanda haliçler de bu tip sulak alanlar arasında ele alınabilir. Haliçler genel olarak, nehir ağzının genişleyerek deniz ekosistemlerine dönüştüğü sulak alanlar olarak tanımlanmaktadır. Ülkemizde bu konuda verilebilecek en iyi örnek olarak İzmir Hisarönü’ndeki Hisarönü Halici vrilebilir. İstanbul’daki Altınboynuz adıyla bilinen Haliç’in eski bir haliç ekosistemi olduğu bilinmektedir.
Heyelan Setlerinin Oluşturduğu Çanaklardaki Sulak Alanlar
Bu tip sulak alanlar bir heyelan olayı sonucu kayan malzemelerin, bir vadinin önünü tıkaması ve bu setin gerisinde suların birikmesi ile meydana gelirler.
Ülkemizde özellikle Karadeniz bölgesindeki göller bu şekilde oluşmuş sulak alanlardır.
Bolu’daki Karamurat Gölü, Yedigöller, Trabzon’daki Sera Gölü gibi sulak alanlar bu tipteki sulak alanlar için en iyi örnekleri oluşturmaktadır.
Sulak alan sistemleri, Ramsar Sözleşmesi tarafından, sulak alanların coğrafik koşullarına ya da oluşum mekanizmasına göre de sınıflandırılmıştır. 

1-Denizel ve Kıyısal Sulak Alanlar, 

2- Karasal Sulak Alanlar ve 

3- Yapay Sulak Alanlar olmak üzere üç ana başlık altında toplam 42 sulak alan tipi tanımlanmaktadır. Ülkemizde devam eden envanter çalışmalarında da bu sulak alan tipleri kullanılmaktadır.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.