25.04.2016

TOROS SEDİRİNDE DOĞAL GENÇLEŞTİRME

Global Bilgiler  /  at  17:19  /  No comments

Global Bilgiler
Toros sedirinin gençleştirilmesi, bugün ülkemizde en geniş yayılışını yaptığı karstik alanlardaki saf meşcerelerine yoğunlaştırılacaktır. Sedirin Toros göknarı ve karaçam karışık meşcerelerindeki gençleştirilmesi konusuna, bazı yayınlarda değinilmiştir (Bozkuş 1988; 1990, Boydak ve Bozkuş 1996).
Toros sedirinin doğal yolla gençleştirilmesinde Büyük Alan Siper Yöntemine (BASY) (Saatçioğlu 1979, Atay 1982, Boydak 1986; 1996a;b, B0ydak ve Çalıkoğlu 2008a;b) veya Etek Şeridi Tıraşlama Yöntemine (EŞTY) (Pamay 1966, Kantarcı ve Odabaşı 1990) ağırlık veren görüşler bulunmaktadır. Araştırma ve uygulama sonuçlarına göre, ekolojik koşullar ve meşcerenin bulunduğu ortama bağlı olarak, iki yöntemden birisini seçmek mümkündür (Boydak 1986, 1996a;b, Boydak ve Arkadaşları 1996, Eler ve Üreyen 1990, Ata ve Arkadaşları 1990, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b). Ancak aşağıda belirtilen araştırma sonuçlarının desteklediği gibi, BASY ile gençleştirme daha başarılı ve güvenli olup, hemen her durumda tercih edilmelidir. Bunlara ek olarak, korumanın sağlanması, yol ağı ve yönetsel gereksinimlerin karşılanması halinde, sedirde grup veya büyük grup gençleştirme yöntemleri de uygulanabilir (Boydak 1996a;b).
Yöntem seçimine açıklık getirmek amacıyla sedirin orman dinamiği konusuna kısaca değinilmesi ve doğal gençleştirilmesi ile ilgili bazı araştırma sonuçlarının açıklanması yararlı olacaktır. Türlerin orman dinamiği ile ilgili bilgiler, doğal gençleştirme çalışmalarında doğal sürecin taklit edilmesi yönünde değerli bilgiler vermektedir (Oliver ve Larson 1996).
Sedirin uzun yaşımı ile geçmişte uygulanan hatalı kesimler, otlatma veya diğer afetler sonucu oluşmuş tek tabakalı, yahut yanyana mozaik halinde veya düşey katlı 2-4 tabakalı kuruluşlar dikkate alındığında; Akdeniz ekosistemindeki Toros sedirinde yeni gençliklerin oluşmasını sağlayan başlıca afetler; yaşlı tekil ağaç veya ağaç grupların ölümü, yangınlar (özellikle orta kuşaktaki veya kızılçamla karışık meşcerelerinde), veya böcek afeti olabilir.
Yapılan bazı araştırmalarda, BASY ile elde edilen gençlik sayısı EŞTY ile elde edilen gençlikten çok daha fazla olmuştur. Örneğin göknarın bulunmadığı (daha düşük nem) Lonicero-Cedrion vejetasyon tipi içinde kalan Elmalı-Avlan’da, güneydoğu bakıda, m²’ye 100 adet tohum ekilerek ve 25 bölünen bölünmüş parseller deseni uygulanan bir çalışmada (Boydak ve Ark. 1990 a; 1996, Boydak 1996 a; b; 2003 a), varyans analizi sonuçlarına göre; denetimli yakma işlemi ikinci vejetasyon periyodu sonundaki yaşayan fidan yüzdesi üzerinde, olumlu yönde önemli düzeyde etkili olmuştur (P<0.01) (Tablo 1). Buna karşılık, gençleştirme yönteminin yaşayan fidan yüzdesi üzerinde önemli bir etkisi olmamıştır.
Mamafih denetimli yakma yapılan parsellerde, BASY uygulamasındaki genel ortalama fidan sayıları (m² de 10.3 fidan), EŞTY uygulamasındaki fidan yaşama yüzdesi değerlerinin (m² de 4.7 fidan) iki katından fazla bulunmuştur. Kontrol parsellerinde ise, BASY yöntemi uygulanan parsellerde (m² de 0.5 fidan), EŞTY uygulanan parsellerden (m² de 1.0 fidan) daha az ortalama fidan belirlenmiştir.
Gene Lonicero-Cedrion vejetasyon tipi içindeki Kaş-Sarıseki’de m² ye 100 adet tohum takviyesi yapılan ve BASY uygulamış başka bir araştırmada; beşinci vejetasyon periyodu sonunda denetimli yakma yapılan parsellerde (21.2 fidan/m²), kontrol parselinden (1.1 fidan/m²) çok daha fazla yaşayan fidan yüzdesi saptanmıştır (Şekil 3) (Boydak ve Ark. 1998).
Denetimli yakma fidan yaşama düzeyine istatistik anlamda önemli düzeyde etkili olmuştur. Fidan boyları da beşinci vejetasyon dönemi sonunda denetimli yakma yapılan alanlarda (35.83 cm), kontrol parseline oranla (24.25 cm) % 48 daha fazla bulunmuştur. Bu fark da istatistik anlamda önemli düzeyde olmuştur.
Global Bilgiler
Abieto-Cedrion vejetasyon tipi bölgesinde (Antalya-Bucak) yapılan BASY ve EŞTY ile denetimli yakmaların kombine edildiği bir araştırmada ise; ikinci vejetasyon periyodu sonunda gene BASY’inde EŞTY’ne oranla istatistik anlamda önemli düzeyde daha fazla fidan yaşama yüzdesi elde edilmiştir (Tablo 2) (Eler ve Üreyen 1990). Denetimli yakmanın fidan yaşama düzeyine etkisi ise istatistik anlamda önemsiz bulunmuştur. Bu konu çimlenmeleri izleyen vejetasyon periyodunda daha yağışlı hava koşullarından kaynaklanabilir.

Bu vejetasyon tipi içinde yer alan Anamur-Abanoz-Armutkırı yöresindeki karstik alanlarda1984 yılı sonbaharının sonlarında ve Aralık ayında, kar yağmadan hemen önce 300 hektarlık alanda uygulanan ve hektar başına 113 kg karpelli tohum (yaklaşık 11.3 kg saf tohum) ekilen tamalan serpme ekimlerinden, beşinci vejetasyon dönemi sonlarında (1989 yılı) m2 de ortalama 0.9 fidan (hektarda 9.000 fidan) saptanmıştır. Bakılara dikkate alındığında; güneşli bakılarda m²’de ortalama 0.6 adet, gölgeli bakılarda ise m2 de 1.4 adet fidan belirlenmiştir (Boydak ve Ayhan 1990, Boydak ve Ark. 1990b). Aslında ekimleri izleyen birinci vejetasyon dönemi sonunda güneşli bakılarda gölgeli bakılara oranla daha fazla fidan saptanmıştır. Ancak güneşli bakılarda kurumalar daha büyük çapta olmuştur. Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci vejetasyon dönemi sonlarında güneşli bakılarda saptanan fidan sayıları sıra ile m2 de ortalama 4.2, 3.2, 1.2 ve 0.6 adet, gölgeli bakılarda ise yine sıra ile m2 de ortalama 3.0, 2.4, 1.4 ve 1.4 adettir (Şekil 4) (Boydak ve Ayhan 1990).

Büyük Alan Siper Yöntemi
Sedir ormanlarındaki BASY uygulamasında, genelde hazırlama kesimine gereksinim olmayıp, bir tohumlama ve bir boşaltma kesimi yeterlidir. Tohum dökümü başlamadan, denetimli yakma işlemleri de tamamlanmış olmalıdır.

Denetimli yakma, tüm alanda örneğin 3-4 m aralıklarla oluşturulacak 3-5 m boyutlarındaki yığınlarda (öbeklerde) yapılabilir. Yığınların kalınlığının 20-40 cm kadar olması uygun olup, yakma diri ve ölü örtü iyice yanacak şekilde uygulanmalıdır. Yakma işleminden sonra ayni bakıda ve yakın yükseltilerdeki (±200 m) yerel popülasyonlardan toplanan tohumlarla tohum takviyesi yapılmalıdır. Değişik orijinlere ait sedir tohumlarının farklı stres düzeylerindeki (-4 ve özellikle –6 bar) çimlendirmelerde; tohumların değişik stres düzeylerindeki çimlenme kapasiteleri ile orijinlerin doğal yetişme ortamlarındaki ekolojik koşulları arasında kuvvetli ilişkiler bulunmuştur. Ayrıca daha yüksek stres düzeylerinde, en yüksek çimlenme kapasiteleri kurak rejyonların orijinlerinden elde edilmiştir. Bu durumun doğal seleksiyonun neden olduğu tür içi kalıtsal varyasyondan kaynaklanabileceği belirtilmiştir (Dirik 2000). Belirtilen bulgular yerel tohumlarla tohum takviyesi yapılmasının önemini vurgulamaktadır. Tohum takviyesi sonbaharda kar yağmadan hemen önce veya gecikilmesi durumunda kar üstüne yapılmalıdır. Bu uygulama Kasım ayı sonunda veya Aralık ayında başlayan ve kışın devam eden sedir tohumlarının doğal döküm sürecine de uygundur. Aynı zamanda tohum zararlarının zararlarını da azaltıcı bir yaklaşımdır.

Yapılmış olan araştırmaların sonuçları dikkate alınınca BASY’nde hektara 15-20 kg tohum takviyesi (karpelleriyle birlikte yaklaşık 150-200 kg) yeterli olabileceğini, EŞTY’inde ise hektara 20-30 kg tohum (karpelleriyle birlikte 200-300 kg) takviyesinin uygun olacağını göstermektedir (Boydak ve Ayhan 1990, Boydak ve Ark. 1996; 1998, Eler ve Üreyen 1990). Ekimler tam alan serpme ekimi yöntemiyle yapılmalıdır. Denetimli yakma yapılması halinde, ekimler yakılan kısımlarda (öbeklerde) uygulanmalıdır.

Karstik alanlarda BASY veya EŞTY’nin uygulanması sırasında toprak işlemeye gerek yoktur. Esasen yukarıda belirtilmiş olduğu gibi, toprak yüzeyini kapsayan taşlar evoporasyonu azaltarak, başarıya olumlu katkılar yapmaktadır. Aynı zamanda fidanların suyuna ortak olabilecek doğal vejetasyon miktarlarını da azaltmaktadır. Ekimlerden sonra karstik alanlarda başka bir işleme gerek yoktur. Doğal gençleştirme sürecinde, alandaki tüm öncü gençlikler ve diğer türler biyolojik çeşitliliğe katkı için korunmalıdır.

BASY uygulamasında boşaltma kesimleri gençlikler 4-6 yaşlarına ulaşınca yapılmalıdır. Zira, sedir gençliklerindeki kayıplar, en fazla birinci vejetasyon döneminde olmakta, fidan kayıpları azalan ölçüde ikinci ve üçüncü (hatta dördüncü) vejetasyon dönemlerinde devam etmekte, ancak gene yüksek düzeyde kalmaktadır. Dördüncü vejetasyon döneminden sonra ise, sınırlı sayıda kurumalar olmaktadır (Boydak ve Ayhan 1990, Boydak ve Arkadaşları 1996; 1998). Sedir köklerini çatlaklarda derinlere uzatıp, kök sistemini yeterince geliştirmedikçe, sak gelişmesi de çok yavaş olmaktadır. Yukarıdaki araştırmalara göre, karstik alanlarda, sedirdeki sak gelişmesi de 4-6 yaşlarından sonra hızlanmaktadır. Sedir gençlikleri gölgeye de dayandığından, boşaltma kesimlerinin 4-6 yaşlarından sonra yapılması uygundur. Bu durumda, muhtemelen ikinci bir tohum yılının tohum dökümünden de yararlanılmış olacaktır. Boşaltma kesimlerinden sonra, m² de 0,5-1 adet sağlıklı fidan (hektarda 5 000-10 000 fidan) elde edilmesi yeterlidir. Belirli arazi koşullarında hektarda 3000-3500 fidan da yeterli olabilir.

Etek Şeridi Tıraşlama Yöntemi
EŞTY’nde de şeritlerdeki kesim işlemleri, BASY’nde olduğu gibi, en geç alandan Eylül ayında çıkılacak şekilde planlanmalıdır. İlk şerit, iki yandan tohumlama söz konusu olduğundan 35- 40 m genişlikte olabilir. Daha sonraki şeritlerin 20-25 m genişlikte olması uygundur.

Alan hazırlığı, denetimli yakma ve tohum takviyesinin uygulama ve zamanlaması, BASY’inde anlatıldığı şekilde yürütülmelidir. Tohum takviyesi hektarda 20-30 kg (karpelli olarak 200-300 kg) olarak uygulanmalıdır. Yeni şeritlerin izleyen bol veya orta tohum yılına bağlı olarak 3 (4) yıl sonra açılması uygun olur. Yukarıda açıklandığı gibi, Toros sedirinin doğal gençleştirmesinde BATY, EŞTY’ne tercih edilmelidir.

Grup ve Büyük Grup Yöntemleri
Daha önce belirtildiği gibi, korumanın tam olarak sağlanabilmesi, yol ağı ve yönetsel gereksinimlerin yerine getirilebilmesi halinde, sedir doğal gençleştirmesinde “Grup” ve “Büyük Grup” yöntemleri de uygulanabilir (Boydak 1986;1996a;b, Boydak ve Bozkuş 1996, Alptekin ve Çalışkan 1996, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b). Bu yöntemler de sedirin orman dinamiği sürecine uygun yöntemlerdir. Doğada sedir ormanlarının bir kısmında tek ağaç veya ağaç gruplarının ölümünü izleyen süreçte doğal tohumlama ile gençlik oluşmaktadır.


Bol tohum yıllarını izleyen oransal olarak daha nemli vejetasyon periyotlarında doğal gençliklerin olasılığı artacaktır. Ancak, korumanın tam olarak yapılamadığı bugünkü işletmecilik koşullarında bu yöntemlerin uygulanması risklidir. Gurup ve Büyük Grup yöntemleri yol ağı, yönetsel koşullar ve yetişme ortamı koşullarının uygun olması halinde yer verilebilecek yöntemlerdir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.