25.04.2016

TOROS SEDİRİNDE SUNİ GENÇLEŞTİRME(AĞAÇLANDIRMA)

Global Bilgiler  /  at  16:43  /  No comments

Global Bilgiler
Yukarıda açıklandığı gibi; Torosların üst, kısmen orta kuşaklarında başta saf veya karışık sedir ve ardıç ormanları olmak üzere karaçam, Toros göknarı değişik yapraklı tür ormanlarının tahribi sonucu oluşmuş milyonlarca hektar çıplak karstik alan veya bu türlerin bozuk ormanları bulunmaktadır. Bu alanların ekolojik koşullara göre başta Toros sediri ve ardıç türleri olmak üzere diğer türlerle saf veya karışık olarak ağaçlandırılması gerekmektedir.
Karstik alanlarda Toros sediri ile sedir ağaçlandırmalar anataş, anataştaki dikey çatlak sistemi ve özellikle toprak derinliğine bağlı olarak ekim ve dikim yoluyla yapılabilir. Genelde sığ topraklı ve dikey çatlaklı karstik alanlarda ve özellikle Antalya-Bucak hattının doğusunda (Abieti-Cedrion) ve Göller Bölgesi’nin daha nemli bazı kısımlarında ekimler dikimlere oranla daha başarılı olabilir. Ancak Antalya-Bucak hattının batısında (Lonicero Cedrion), yağış miktarının daha sınırlı olduğu Elmalı, Kumluca, Finike ve Kaş yörelerinde özellikle orta-derin topraklarda tüplü fidan dikimleri başarıyı artırabilir (Boydak 1986a; 1996a;b; Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b). Bununla birlikte yukarıda açıklandığı gibi, orijinlerin yetişme ortamına generasyonlar boyu uyum sağlamış olmaları nedeniyle gerekli tekniklerin uygulanması halinde, ekimlerdeki başarının iki vejetasyon tipi içindeki sedir ormanlarında fazla farklı olmaması beklenir. Ancak bol tohum yıllarını izleyen yağışlı koşulların oluşması yörelere göre değişebilir ve birçok yıllık aralıklarla oluşabilir.
Sığ ve orta derin topraklarda toprağın yaklaşık 30- 35 cm, toprak koşullarına göre daha derin işlenerek ekim yapılması başarıyı önemli düzeyde artırmaktadır (Çelik ve Ark. 2005, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b, Boydak ve Çalışkan 2014).
Uyum yeteneği (plastitesi) yüksek ve ekonomik bakımdan kıymetli olan Toros sedirinin değişik orijinleri ile kıyaslamalı klimatik ve edafik etüdler sonucu, doğal yayılış alanları dışındaki uygun yörelerde de başarılı ağaçlandırmalar yapmak mümkündür. Nitekim Doğu Anadolu ve İç Doğu Anadolu Bölgeleriyle diğer bazı bölgelerde sedirle kurulmuş başarılı geniş plantasyonlar bulunmaktadır(Akgül 1990, Boydak ve Ark. 1990b, Boydak 1996a;b).
Yüksek uyum yeteneği nedeniyle sedir diğer bazı ülkelerdeki ağaçlandırmalarda da örneğin İtalya’da (Fusaro 1990, Morandini ve Mercurio 1990), İran’da (Assadollahi ve Hedayeti 1990) ve Bulgaristan’da (Tsanov ve Ark. 1990) kullanılmıştır.
Çıplak Karstik Alanlarda Toros Sedirinde Ekimle Ağaçlandırma
Global Bilgiler
Karstik alanların ağaçlandırılmasında ülkemiz bakımından en önemli gelişme, Toroslar’da Toros sedirinin tahribi sonucu oluşan yüzbinlerce hektar çıplak karstik alanın, yeniden sedir ormanlarına kavuşturulması konusunda “Tamlan Serpme ekimi Yöntemi” ile yapılan başarılı çalışmalardır (Boydak 1986; 1996a; b, 2003, Boydak ve Ayhan 1990, Boydak ve Ark. 1990 a;b; 1996; 1998, Boydak ve Çalıkoğlu 2008 a; b, Boydak ve Çalışkan 2014).
Bu konudaki ilk uygulama ve araştırma, 1984 yılında Mersin-Anamur-Abanoz işletme şefliği Kızıltepe Serisi-Armutkırı (Ballık) yöresinde, yaklaşık 800 hektarlık alanın 300 hektarlık bölümünde başlatılmıştır (Boydak 1986, Boydak ve Ayhan 1990). Çıplak karstik alanlarda Toros sedirinin “Tamalan Serpme Ekimi Yöntemi” ile ağaçlandırılması düşüncesi, Toroslar’da iki yıl süren gözlem ve analizleri sonucunda, Melih Boydak tarafından 1983 yılı Ağustos ayında Anamur-Abanoz-Armut Kırı’nda ortaya atılmıştır. Daha sonra M. Boydak,  özlemlerine dayalı olarak 1983 yılında hazırladığı ve çalışmanın uygulama esaslarını kapsayan teknik bir raporu Orman genel Müdürlüğü ve Mersin Orman Bölge Müdürlüğü’ne ve ilgili birimlere göndermiştir (Boydak 1984). Raporda, başarıyı ölçmek için, uygulanacak bir araştırma deseni de yer almıştır (Boydak ve Ayhan 1990). İlk uygulama, bu rapor çerçevesinde Mersin Orman Bölge Müdürlüğü teknik elamanları tarafından, 300 hektarlık bir alanda 1984 yılı Kasım Aralık aylarında yapılmıştır. Yöntemin uygulamasında tohumlar karpelli olarak ekilmiştir. Ekimlerden büyük bir başarı elde edilmiştir. Daha sonraki uygulamalar (1985-1990) M. Boydak tarafından hazırlanan rapor kapsamında Mersin Orman ölge Müdürlüğü tarafından hazırlanan ekime dayalı bir ağaçlandırma projesi ile yapılmıştır ( Anon. 1986).
Global Bilgiler
Anamur - Abanoz - Armutkırı yöresindeki karstik alanlarda ilk kez yapılan Tamalan Serpme Ekimi Yöntemi 1984 yılı sonbahar sonu-Aralık ayında kar yağmadan hemen önce 300 hektarlık alanda uygulanmıştır. Hektar başına 113 kg karpelli tohum (yaklaşık 11.3 kg saf tohum) ekilmiştir. Bu miktar m2 de yaklaşık 15 adet dolu tohuma karşılık olup yörede yeterli başarı sağlanmıştır (tohum miktarı daha fazla olabilir). Beşinci vejetasyon dönemi sonlarında (1989 yılı) m2 de ortalama 0.9 fidan (hektarda 9.000 fidan) saptanmıştır. Güneşli bakılarda m²’de ortalama 0.6, gölgeli bakılarda ise m2 de 1.4 fidan belirlenmiştir. Yukarıda açıklandığı gibi, ekimleri izleyen birinci vejetasyon dönemi sonunda güneşli bakılarda gölgeli bakılara oranla daha fazla fidan saptanmıştır. Ancak güneşli bakılarda kurumalar daha büyük çapta olmuştur (Şekil 4) (Boydak ve Ayhan 1990). Başarıya karşın, ekimlerde kullanılacak tohum miktarının artırılması uygun görülmüştür (Boydak 1996a;b). Anamur-Abanoz- Armutkırı’nda ilk çalışmaların yapıldığı yaklaşık 800 ha çıplak karstik alan bugün boyları 9-12 m, yer yer 10-15 m’yi bulan Toros sediri ormanlarıyla kaplı durumdadır.
Anamur-Abanoz-Armutkırı (Ballık) yöresindeki bu uygulamadan sonra geçen süreçte; 1984- 2012 yılları arasında, karpelli sedir tohumu kullanılarak Tamalan Serpme Ekimi Yöntemi ile Toroslar’daki çıplak karstik alanlarda 193 000 ha başarılı ağaçlandırma yapılmıştır (Boydak ve Çalışkan 2014). Ekimler yaygınlaşarak devam etmektedir Yöntem binlerce yıldan beri sedir ormanlarının tahribi sonucu Toroslar’da oluşan yüzbinlerce hektar çıplak karstik alanın  yeniden sedir ormanları ile kaplanmasında bir dönüm noktası oluşturmuştur. Çalışma ormancılığımızda üniversite ve uygulamanın birlikte gerçekleştirdiği uluslararası düzeyde başarılı bir uygulamayı temsil etmektedir. Ormancılık tarihimizde bir belge olarak kalması bakımından, çalışmaya başlama kararı ile bu önemli çalışmaya katılan meslektaşlarımızın adları ve süreç ilgili yayınlarda açıklanmıştır (Boydak ve Ayhan 1990, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b).
Global Bilgiler
Sedirde tamalan serpme ekimleri düşüncesini ilk kez ortaya atması (1983), hazırladığı ekime dayalı raporu kapsamında Mersin-Anamur-Abanoz-Armutkırı (Ballık) yöresinde meslektaşları ile birlikte başlatması (1984), çok sayıda araştırma ve yayınıyla sedir ekimlerine ve silvikültürüne yapmış olduğu katkılar nedeniyle Mersin Orman Bölge Müdürlüğü web sayfasında Toroslar’daki çıplak karstik alanlarda uygulanan “Toros Sedirinde Tamalan Serpme Ekimi Yöntemi”nin “Melih Boydak Yöntemi” olarak isimlendirilmesi önerilmiştir (Anon. 2008).
Ermenek’te yapılan kapsamlı bir araştırma, ekolojik koşullara ve toprak işlemeye bağlı olarak Toros ardı karstik alanlarında kullanılacak tohum miktarı bakımından değerli bilgiler vermektedir (Çelik ve Ark. 2005). Bu çalışmada koşullara göre ekimlerde kullanılacak tohum miktarını belirlemek amacı ile farklı taşlılık oranı içeren 3 yörede (az taşlı, orta taşlı ve yoğun taşlı) deneme alanları (3 blok) kurulmuştur. Denemenin planlanmasında güneşli ve gölgeli bakılar, toprak işleme ve farklı miktarlarda tohum ekimi faktörleri dikkate alınmıştır. Yoğun taşlı alanlarda taşlılık ve eğim nedenleriyle toprak işleme yapılmamıştır. Deneme alanlarına dağıtılan toplam 2700 adet 1 m²’lik sabit alanda, 4 yıl süre ile vejetasyon periyodu başında ve sonunda fidan sayımları yapılmıştır (Çelik ve Ark. 2005). Araştırma sonuçları bir tabloda toplanmıştır (Tablo 3).
Tablo değerlerine göre, alan kategorisi-taşlılık durumu, bakı ve toprak işleme koşullarına bağlı olarak hektarda ekilecek karpelli tohum miktarı 200-600 kg (20-60 kg saf tohum) arasında değişmektedir. Odabaşı (1990 a; b)'nın araştırmalarına göre, 1 kg sedir tohumunda ortalama 15 894 (10 909-38 169) adet birinci sınıf tohum bulunmaktadır. Bu sayının % 78.33'ünü dolu taneler oluşturmaktadır. Böylece hektara 200-600 kg karpelli tohum (hektara20-60 kg saf tohum) kullanılması ile m2 ye 25-75 adet sağlıklı tohum ekilmiş olmaktadır .
Örneğin orta taşlı-güneşli bakı-toprak işlenme yapılmamış alanda veya taşlı-güneşli bakıda ekilecek karpelli tohum miktarı 600 kg/hektar, buna karşılık az taşlı-toprak işleme yapılmış-gölgeli bakıda veya orta taşlı-toprak işleme yapılmış-gölgeli bakıda 200kg/hektar düzeyindedir. Bulgulara göre; üç alan grubunda da güneşli bakılarda gölgeli bakılara oranla daha fazla tohum kullanmak gerekmektedir. Az ve orta taşlı alan gruplarındaki işlenmemiş topraklarda, işlenmiş topraklara oranla daha fazla tohum gerektiği saptanmıştır. (Çelik ve Ark. 2005). Bu değerler Boydak (1996a;b) tarafından ekolojik koşullar, tohum ağırlığı (orijine bağlı olarak) ve tohum zararlıları dikkate alınarak önerilen; hektarda 250-500 kg arasında değişen karpelli tohum (m² ye yaklaşık 40-80 adet tohum; yaklaşık 31-62 adet dolu tohum) miktarı ile uyum içindedir.
Ayrıca çıplak karstik alanlarda toprağı şeritler halinde işlenmesi ve sadece işlenmiş şeritlere ekim yapılması durumunda kullanılacak tohum miktarı belirtilen tohum miktarlarının yaklaşık yarısı düzeyinde olacaktır. Böylece önemli düzeyde tohum tasarrufu sağlanabilmektedir.
Gözlem ve araştırmalara göre sığ, orta ve orta-derin topraklı ve dikey çatlaklı çıplak karstik alanlarda yapılacak Tamalan Serpme Ekimi uygulamalarında, aşağıdaki yaklaşım ve öneriler dikkate alınmalıdır (Boydak 1986; 1996a; b, 2003, Boydak ve Ayhan 1990, Boydak ve Ark. 1990 a;b, Boydak ve Ark. 1996; 1998, Boydak ve Çalıkoğlu 2008 a; b; Boydak ve Çalışkan 2014).
• Alandaki tüm öncü gençlikler ve diri örtü korunmalıdır.
• Ekimlerden sonra alanlarda otlatma yasaklanmalı ve diğer koruma önlemleri alınmalıdır.
• Genel bir kural olarak ekimlerde aynı bakı ve yükseltiden (±150-200 m) sağlanacak yerel tohum kullanılmalıdır (Boydak 1986). Yerel tohum sağlanamaması halinde Toros sediri tohum hasat ve transfer sınırları dikkate alınarak tohum sağlanmalıdır (Atalay 1987). Sedir yayılışının alpin ve alt sınırında kullanılacak tohum ±50 m, hatta daha dar sınırlar içinde toplanmalıdır.
• Ekimler tam alan serpme ekimi yöntemiyle uygulanmalıdır. Ekim uygulaması, sedir tohumlarının doğal döküm zamanında, kar yağışından önce, gecikilmesi halinde kar üzerine karpelli olarak yapılmalıdır. Bu doğaya yakın bir işlemdir (Boydak 1986b, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a; b).
• Güneşli bakılar ve gölgeli bakılarda, çimlenmeler yaklaşık eşit miktarda olmasına karşın, güneşli bakılarda fidan kayıpları daha fazladır (Boydak ve Ayhan 1990, Çelik ve Ark. 2005). Bu nedenle, güneşli bakılara ekilecek tohum miktarı, gölgeli bakılardakinin yaklaşık 1.5-2 katı olmalıdır (Boydak 1986, 1996 a; b; 2008 a; b, Çelik ve Ark. 2005, Boydak ve Çalışkan 2014).
• Eğimin ve diğer koşulların (taşlılık ve benzeri) uygun olduğu alanlarda toprak yapısını fazla bozmadan toprak 30-35 cm, toprak koşulları uygunsa daha derin olarak işlenmelidir ( Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b).
• Daha az tohum kullanmak ve daha ekonomik çalışma bakımlarından karstik alanlarda tamalan toprak işleme yerine riperle, tek dişli dip kazan veya ekskavatör kepçesiyle şeritler halinde toprak işleme de uygulanabilmektedir. Karpelli tohum ekimleri işlenen bu şeritlerde yapılmaktadır. Böylece yaklaşık %50 düzeyinde tohum tasarrufu sağlamak olanaklıdır.
• Yüzeyi yoğun olarak taşla kaplı alanlardaki fidanlar, daha sağlıklı olup, daha iyi gelişme yapmaktadırlar. Toprak yüzeyindeki taşlar diri örtü oluşumunu ve evapotranspirasyonla topraktan nem kaybını azaltmaktadır (Boydak 1986; 1996 a; b,  Boydak ve Çalışkan 2014)”.
• Karstik alanlardaki Toros Sediri gençliklerinde, boy fark¬lılaşması genelde 5-6 yaşında (bazı koşullarda 4 yaşında) başlamaktadır. Sonraki yıllarda boy farklılaşması belirginleşerek devam etmektedir. Anakaya ve çatlakların durumuna göre gruplar kümeler arasında, aynı zamanda grup veya kümeler içindeki bireyler arasında belirgin boy farklılıkları görülebilmektedir (Boydak ve Çalıkoğlu 2008 a;b). Bu nedenle sıklık bakımları 4-5 yaşlarında, en erken 4 yaşında başlatılmalıdır.
• Çıplak karstik alanlarda anataşlarına ve çatlak sistemlerine göre ekimlerden 4-6 yıl sonra hektarda 3000-3500 sağlıklı fidan başarı ölçütü olarak kabul edilebilir. Hatta anataş ve çatlak sistemlerine bağlı olarak bu sayı 1200-1500 olarak da düşünülebilir.
• Akdeniz iklim kuşağında çok sıcak ve kurak yıllarda ekimler başarısız olabilir. Bu durum bezginlik ve umutsuzluk yaratmamalıdır. İzleyen yıllarda ekimler yenilenmeli veya tamamlamalar yapılmalıdır (Boydak 1996a;b).
Çıplak karstik alanlarda Toros sedirinde dikim yoluyla ağaçlandırma
Karstik alanlarda genellikle sığ veya orta derinlikte topraklar bulunmaktadır. Bununlabirlikte birçok alanda veya karst çukurlarında orta-derin ve derin topraklar da yer almaktadır. Ancak karst çukurlarında ağaçlandırma çalışmaları yürütülmemeli ve doğanın bir parçası olarak bırakılmalıdır. Esasen Elmalı-Çığlıkara örneklerinde olduğu gibi bazı karst çukurları aynı zamanda don çukurları oluşturduğundan, doğal olarak ağaçsız olup, ağaçlandırmalarda başarılı olmak da çok güçtür (Boydak 1996a;b, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b).
Eğimli karstik alanlarda teras veya kesik teraslar yapılmalıdır. Antalya-Elmalı sedir Araştırma Ormanında orta-derin topraklarda (55-65 cm) yapılan bir araştırmada, 30 cm derinlikte işlenen teras veya kesik teraslarda fidan tutma başarısı ve boy gelişmesi bakımından önemli bir fark ortaya çıkmamıştır (Cengiz 1990; 1994). Araştırma 1981 yılı Kasım ayında uygulanmış ve 1989 yılı sonuçlarına göre 1+2, 1+1 yaşlı tüplü fidanlarda tutma başarısı sıra ile %82 ve %74 olmuştur. 2+0, 2+1 ve 1+0 yaşlı tüplü fidanlarda da sıra ile %70, %55 ve %51 düzeylerinde başarı sağlanmıştır. Bunlara karşılık 2+0 ve 1+1 yaşlı çıplak köklü fidanlardaki tutma başarısı sırasıyla %25 ve %11 gibi değerlerle çok düşük olmuştur.
Araştırma sonuçları, karstik alanlarda sedir türüyle yapılan ağaçlandırmalarda kaplı fidan kullanımının zorunlu olduğunu ortaya koymaktadır. En yüksek tutma başarısı 1+2, 1+1, 2+0 yaşlı kaplı fidanlarla elde edilmiştir. Ancak dikimlerde kullanılacak kaplı fidan yaşları konusunda daha net bilgiler yeni araştırmaları gerektirmektedir. Karstik alanlarda kaplı fidan kullanımının gerekliliği daha önceki yayınlarda da belirtilmiştir (Saatçioğlu 1970, Ürgenç 1998).
Eğimi düşük alanlarda tek dişli dip kazan, ekskavatör vd. araç ve gereçlerle şeritler halinde toprak işleme, tamalanda toprak işlemeye oranla büyük çapta ekonomi sağlamaktadır.
Toros sedirinin doğal yayılış alanı içerisinde daha nemli ve derin topraklı, makineli toprak işlemesine uygun alanlardaki dikimlerde fidanlık koşullarına göre 1+0 veya 2+0 yaşlı çıplak köklü fidanlar da kullanılabilir (Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b). Çıplak köklü fidan köklerinin agrikol ile işlem görmesi tutma başarısının artırmıştır (Uğurlu 1989). Bununla birlikte çıplak karstik alanlarda başarıyı güvenceye almak için kaplı fidan kullanılmalıdır.
Sedir fidanlarının su stresi ile koşullandırılması ile sulanan fidanlara göre daha erken, çok ve daha kuvvetli kök yeniledikleri saptanmıştır (Boydak ve Dirik 1990). Bu bulgulara göre, sulamanın dikimlerden 40-60 gün önce kesilmesinin fidanlarda tutma başarısını artırabileceğini belirtebiliriz.
Derin topraklı karstik alanlarda toprağın mümkün olduğu kadar derin işlenerek hazırlanması, kültür bakımlarında sığ toprak işlemesi ile kapileritenin kırılması ve aynı zamanda fidan suyuna ortak olacak diri örtünün alandan uzaklaştırılması gerekir. Eğimli alanlarda ise yukarıda belirtildiği gibi teras veya kesik teras yapılmalıdır. Ekosistemin bozulması tehlikesi olan yerlerde makineli derin toprak işlemesi yapılmamalıdır. Ekimlerde olduğu gibi karstik alanlardaki dikimlerde de alandaki tüm öncü gençlikler ve odunsu bitkiler korunmalıdır.
Sedir için en uygun dikim mevsimi Kasım ve Nisan aylarıdır (Güven ve Cengiz 1990). Dikimlerde sedir için 3x1.5 m dikim aralıkları kullanılmaktadır. Ekolojik koşullar dikkate alınarak bu dikim aralıkları kısmen değiştirilebilir. Anataş ve toprak koşulları nedeniyle karstik alanların birçoğunda düzensiz bir dikim şekli uygulamak gerekebilir. Ancak hektar başına kullanılan fidan sayısının belirli bir düzeyin altına inmemesi uygun olacaktır (Boydak 1996a;b, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b ).
Anakayanın yüzeye yakın olduğu veya sığ topraklı karstik alanlarda dikim çukurları tek dişli dip kazan, ekskavatör, mini ekskavatör, darbeli delicilerle açılabilmektedir Sonbaharda erken yağan karlar ve don, ilkbaharda geç eriyen karlar veya erken kesilen yağışlar sedir ağaçlandırmalarında dikim zamanlarını kısaltabilmektedir. Sedir yetişme ortamlarında genel olarak egemen olan sert iklim koşullarında işçiler çıplak köklü fidan dikiminde gerekli özeni gösterememekte ve dikim çukurlarını toprak yerine iskelet muhtevası ile doldurulabilmektedirler. Bu da dikim başarısını azaltmaktadır (Parlakdağ 1981). Bu nedenle de ekolojik koşulların gerektirdiği topraklarda kaplı fidan kullanımı gereklidir.
Dikimlerden sonra en az üç yıl kültür bakımı yapılmalıdır. Bakımlar makinalı toprak hazırlığı yapılan alanlarda sıralar arasında bakım diskarosu ile sıralar üstünde çapa ile yapılmaktadır. İnsan gücü ile alan hazırlığı yapılan kısımlarda bakımlar fidan kök boğazı çevresinde çapa ile yapılır. Teraslarda ve kesik teraslarda da ilk üç yıl çapa uygulaması gereklidir. İlk yıl yapılan çapa uygulamasında fidan kök çevresindeki toprak çapa ile fidana doğru çekilerek kök boğazı doldurulmalıdır (Cengiz 1990, Boydak 1986; 1996a;b). Çapa uygulaması birinci vejetasyon periyodu içinde etkili yağışlardan sonra (Mayıs sonu veya Haziran ayında) bir kez veya gerekiyorsa iki kez yapılmalıdır. Bakım işlemleri, izleyen iki vejetasyon periyodunda da yılda en az bir kez uygulanmalıdır.
Tamamlamalar 1+1, 1+2 veya 2+0 yaşlı kaplı fidanlarla birinci vejetasyon dönemini izleyen dikim mevsiminde yapılmalıdır. Bazı anakaya koşullarında (örneğin yatay tabakalanma ve anakayanın yeterli çatlak içermemesi vb.), fidan ölümlerinden kaynaklanan boşluk büyük de olsa tamamlama gerekmeyebilir. Yahut gerekirse güçlü gereçlerle derin dikim çukurları açılarak dikim yapılabilir. Tamamlama yapılacak boşlukların büyüklüğü hakkında bir şablon vermek güçtür (Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b).
Yüksek bölgelerdeki Toros sediri veya diğer tür ağaçlandırmaları için, yükseklerde kaplı fidan üreten fidanlıkların kurulması (örneğin Alanya-Söğüt;1530m yükseltide kurulduğu gibi), yüksek bölge ağaçlandırmalarında başarıyı önemli düzeyde artırabilecektir.
Yüksek alanlarda yapılan sedir ağaçlandırmalarında önemli bir sorun, özellikle güney yamaçlarda karın da erken kalkması nedeniyle görülen çıplak don olayıdır. Dikimlerde kaplı fidan kullanılması halinde çıplak don olayı görülmemektedir (Boydak 1986; 1996a;b, Bozkuş ve Alptekin 1989). Çıplak köklü fidanların kullanılması zorunlu ise, çıplak don olaylarına ve tavşan zararlarına karşı daha dayanıklı olan 2+0 çıplak köklü fidanların 1+0 çıplak köklü fidanlara tercih edilmesi önerilmektedir (Güven 1975, Güven ve Cengiz 1990). Ayrıca fidanların kök boğazı etrafına ve 5-10 cm uzağına, mümkünse 1/3’ü toprağa gömülecek 2- 3 yassı taş konulması çıplak don olayının olumsuz etkisini azaltabilmektedir. Koşullara göre taşlar gömülmeden toprak yüzeyine de konabilir. Ayrıca, kullanımlarının zorunlu olması halinde, çıplak don olayı meydana gelen mıntıkalarda çıplak köklü fidan dikimlerinin ilkbaharda yapılması uygun olur (Boydak 1996a;b). Başka bir yaklaşım da Toros sediri yayılışının yüksek kısımlarında, olanaklar ölçüsünde ilkbahar, alçak yükseltilerde ise sonbahar dikimlerinin yapılmasıdır (Ürgenç ve Boydak 1992).
Uyum yeteneği (plastitesi) yüksek olan Toros sedirinin klimatik ve edefik etüdler sonucu yayılış alanları dışında da başarılı ağaçlandırmaları yapılabilmektedir (Akgül 1990, Boydak ve Ark. 1990c, Boydak 1996a;b). Bu nedenle İç Anadolu ve Doğu Anadolu bölgeleri dâhil ülkemizin hemen her bölgesinde Toros sediri ile ağaçlandırmalar yaygınlaşarak devam etmektedir. Ancak yayılış alanları dışındaki ağaçlandırmalarında özellikle benzer iklim ve toprak koşulları veya orijin denemelerinin ilk sonuçları önemle dikkate alınmalıdır. Orijin seçiminde yapılmış olan bazı hatalar gelecekte zayıf büyümeye, hastalıklara ve ölümlere neden olabilir. Hatta ölümler kitle halinde gerçekleşebilir. Ayrıca doğal yayılış alanları dışındaki ağaçlandırmalarda saf Toros sediri ormanları kurma yerine Toros sediri+meşe karışımlarına ağırlık verilmesi uygun olur.
Toros sediri gibi dikey çatlaklı karstik alanlarda yayılış gösteren kızılçam, ardıç, karaçam, Toros göknarı, meşe türleri, kayacık, Celtis australis ve diğer bazı türlerin ağaçlandırılmasında da sedir ağaçlandırmalarına benzer yaklaşımlar yapılabilir. Kızılçam ağaçlandırmaları ayrıntılı olarak Boydak ve Ark. (2006a;b) tarafından açıklanmıştır.
Toros sediri türünde karstik alanlardaki gençlik bakımı çalışmaları Boydak ve Çalıkoğlu tarafından ayrıntılı olarak açıklanmıştır. Ekim ile kurulan Toros sediri gençliklerinde köklerin çatlaklarda yeterince geliştiği ve boy farklılaşmasının başladığı yaşlarda sıklık bakımları uygulanmaktadır. Sıklık bakımları gruplar ayrı ayrı değerlendirilerek yapılmaktadır.
Alıntıdır.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.