25.04.2016

TOROS SEDİRİNİN TÜRKİYE’DEKİ DOĞAL YAYILIŞI VE EKOLOJİSİ

Global Bilgiler  /  at  17:37  /  No comments

Global BilgilerToros Sedirinin doğal yayılışı (Aytar ve Ark. 2010)

Toros sedirinin esas yayılışı Toros Dağları’ndadır. Ülkemizde ana yayılış 36º16¹ (Kaş), 38º 05¹ (Eğridir Barla Dağı) Kuzey enlemleri ile 29º 02¹ (Acıpayam-Bozdağ ile Köyceğiz-Çaldağ hattı), 37º19¹ (Kahramanmaraş-Engizek Dağı- Ahırdağı hattı) Doğu boylamları arasındadır (Sevim 1952, Evcimen 1963, Saatçioğlu 1976, Boydak 1986;1996a;b, Atalay 1987,). Bu yayılışa 50 km uzakta Afyon-Sultandağı (Evcimen 1963), 250 km uzakta Erbaa-Çatalan (Savaş 1946, Selçuk 1962) ve Niksar-Akıncıköy yöresinde (Akıncı 1963, Varol 1965) de izole yayılış alanları bulunmaktadır (Şekil 2). Ayrıca, Afyon –Emirdağ-Yukarı Çaykışla vadisinde ve stebe geçiş zonunda izole bir yayılışı daha saptanmıştır (Günay 1990).
Sedirin Anadolu’da Toroslar dışında Erbaa ve Niksar’da yayılış göstermesi bunun yanında, Doğu kayınının Güney Anadolu’da (Adana-Pos, Kahramanmaraş-Yavşandağı, Amanos Dağları) yayılış göstermesi, eskiden Kuzey ve Güney Anadolu ormanlarının bağlantı halinde olduklarına bir kanıt olarak gösterilmektedir (Sevim 1952).
Sedir Toros Dağları’nda genel olarak 800-2100 m yükseltiler arasında yer almaktadır. Ancak, bazı yörelerde sedir daha aşağı yükseltilerde, örneğin Finike’de gruplar halinde 530 m, bireysel olarak 470 m (Boydak 1996a;b), Fethiye-Babadağı-Boğaziçi havzası 500 m (Atalay 1987), Antakya-Hassa-Yoluklar ile Söğüt Köyleri arası 600-650 m!ye inebilmektedir (Boydak 1986). Aynı zamanda, Bolkar Dağları-Aydos Dağı’nda 2400 m yükseltiye çıkabilmektedir (Atalay 1987). Toros sedirinin Erbaa–Çatalan’daki yayılışı 700-1400 m, Niksar Akıncıköy’deki yayılışı ise 700-1000 m arasındadır (Akıncı 1963). Niksar-Akıncıköy’deki yayılışın alt sınırı Selçuk (1962) ve Varol (1965) tarafından 650-700 m olarak belirtilmektedir.
Ülkemizde yaklaşık 110 000 ha saf doğal sedir ormanı bulunmaktadır. Bunun 72 000 hektarı normal koru, 38 000 hektarı bozuk koru niteliğindedir (Çalışkan 1998). Sedirin diğer türlerle yaptığı ve bu rakam içinde yer almayan karışık ve bozuk ormanları, çok daha geniş alanlar kapsamaktadır. Evcimen (1963) ülkemizdeki tüm sedir alanlarını 602 387 hektar olarak vermektedir. Bu bozuk alanlar Saatçioğlu (1976) tarafından “sedir bulunduran orman sahaları” olarak ifade edilmektedir. Esasen Torosların üst, kısmen orta kuşaklarında başta saf veya karışık sedir ve ardıç ormanları olmak üzere karaçam, Toros göknarı değişik yapraklı tür ormanlarının tahribi sonucu oluşmuş milyonlarca hektar çıplak karstik alan veya bu türlerin bozuk ormanları bulunmaktadır. Bu alanların ekolojik koşullara göre başta Toros sediri ve ardıç türleri olmak üzere diğer türlerle ağaçlandırılması gerekmektedir.
2012 yılı sonuna kadar Tamalan Serpme Ekimi Yöntemi ile yaklaşık 193 000 ha, doğal yayılış alanları içinde ve dışında 2006 yılı sonuna kadar dikimlerle yaklaşık 130 000 ha sedir ormanı kurulmuştur. 110 000 hektar doğal sedir ormanı ile birlikte ülkemizdeki genç ve yaşlı saf sedir ormanlarının toplamı 433 000 ha’dır (Boydak ve Çalışkan 2014). Bunlara ek olarak çok geniş alanlarda sedir karışık ormanları da bulunmaktadır (Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b, Bozkuş 1988).
Toros Sedirinin Ekolojik Özellikleri
Anataş ve Toprak
Sedir çok değişik anakayalar, örneğin tortul (kumtaşı, marn, konglomera, kireçtaşı), metamorfik (kloritli-serizitli şist, fillat, killi şist, makaşist, gnays, kuvarsit, kuvarsit şist), volkanik (peridotit, serpantin, gabro, spilit, bazalt) üzerinde yetişebilmektedir (Atalay 1987, Günay 1990). Ancak, sedir yayılışının büyük çoğunluğunun yer aldığı alanlarda, jeolojik temelin kalker formasyonlarından (mezozoik kalker, Eosen kalkeri, Miosen kalkeri, Üst kretase, Permokarbanifer v.b.) oluşmaktadır (Sevim 1952, 1955 a). Bu kalker formasyonlarında ise, örneğin kristalin kalker (Fethiye-Göktepe), Massif siyah kalker (Acıpayam-Bozdağ), yumuşak kalker (Kaş-susuzdağ), adi kalker (Tefenni-Maşta), Mermer (Mut-Büyük Eğriçal Dağı) ve diğer anataşlar yer almaktadır.
Eroskay (1982) Türkiye’deki karst rejyonlarını 4 bölgeye ayırmakta, Toros karst bölgesini, ülkemizdeki en önemli ve en büyük karst rejyonu olarak belirlemektedir. Karbonat kayaların Akdeniz’den İç Anadolu’ya olan genişliğinin 200 km ve bazı yörelerde karbonat tabakaların kalınlığının 1000 m’den fazla olduğu bu rejyon, Akdeniz ülkeleri arasında da, en karmaşık bir karst dolaşım sistemini oluşturmaktadır. Yüksek dağ sıraları, keskin kenarlı tepeler, derin vadiler ve dar kanyonlar, bölgeye çok sarp bir görünüm vermektedir. Bu kireçtaşları üzerinde, zengin karstik erime şekilleri (dolin, uvala, plye, mağara v.b.) gelişmiş olup, yer altı su kaynakları zengindir.
Kalker anataşları üzerinde, genel olarak rendzina, terra fusca (Çepel 1966) ve terra rosa (Çepel 1966, Günay 1990) toprak tipleri yer almaktadır.
Kısaca belirtilirse, sedir genel yayılış alanlarında genetik toprak tipi; kahverengi orman, kırmızımsı ve kırmızımsı kahverengi Akdeniz topraklarıdır. Bu topraklar genel olarak balçık, killi balçık bünyede, granüler ve blok yapıdadır. Hafif asit, nötr veya alkalen reaksiyon gösterir. Organik madde miktarı % 1-4 arasında değişmektedir. Topraktaki karbonat miktarı değişkendir. Bu değer kuvarsitler üzerinde % 0, kırmızı renkli Akdeniz topraklarında % 1-3, fillat ve yumuşak kireç taşları üzerinde % 50’yi aşmaktadır (Atalay 1987).
Topraklar sığ, orta derin-derin olup, taşlılığı fazladır (Kantarcı 1990). Ancak Sevim (1955 b) Toroslar’daki karstik alanlarda, toprak verimliliğini genelde 2-3 desimetre arasında değişen bir minarel toprak tabakası ile nitelememek gerektiğini, bunun altındaki anataşta mevcut olan dar ve geniş çatlakların, verimlilikte büyük önem taşıdığını belirtmektedir (Resim 1).
Köklerin bu çatlaklarda gelişmesi sonucu, kalker temel daha iyi işlenebilmekte ve gelecek generasyonun, kök nüfuzu için daha elverişli bir ortam oluşabilmektedir. Anakayanın çatlaklı ve mineral toprak tabakasının taşlı oluşu, toprağa yüksek bir drenaj niteliği vermektedir. Kış rutubetinin önemli bir bölümü bu çatlak sistemleri içindeki ince toprak tarafından tutulabilmekte ve vejetasyon süresi boyunca saklanabilmektedir (Sevim 1955 b).
Eğimli karstik alanların çıplak bir yapı göstermesinin, toprak taşınması (erozyon) sonucu olmayıp, çatlaklı olan bu alanlarda, yağış sularının alt tabakalara, çatlak sistemleri boyunca hemen sızması nedeniyle meydana geldiği ve bu durumun yüzeyde toprak oluşumunu engellediği belirtilmektedir (Atalay 1988, 1997). Ayrıca çatlak ve tabakalaşma sistemleri boyunca yer alan toprakların, yüzeydeki toprakların taşınmasıyla ilişkili olmadığı, çatlaklar boyunca sızan suların çatlakları genişlettiği ve ayrışmanın çatlaklar boyunca meydana geldiği, bunun sonucu olarak da, toprakların çatlaklar boyu gelişme gösterdiği ifade edilmektedir (Atalay 1988,). Çatlaklı yapı kapilarite ile su kaybını azaltmakta, taşların açık renkli olması refleksiyonu artırarak, nem bakımından uygun bir ortam yaratabilmektedir.
Karstik alanlarda toprak yüzeyinde ve içinde yer alan iskelet muhtevası da nem kaybını azaltıcı ve gençleştirmeye yardımcı en önemli unsurlardan birisidir (Boydak 1986). Karstik alanlarda çatlak sistemleri boyunca toprak yüzeyi altında adeta bir toprak denizi bulunmaktadır. Toroslar’da karstik anakayalarda yer alan çatlaklardaki toprakların ortaya çıkardığı olumlu toprak koşulları, sığ topraklı karstik alanlarda farklı bonitetlerde ve birçok yerde görkemli sedir (veya diğer türlerin) ormanlarının oluşmasını sağlamaktadır (Boydak 1986;1996a;b, Boydak ve Çalıkoğlu 2008a;b, Boydak ve Çalışkan 2014).
İklim
Toros sediri, Torosların denize bakan aklanlarındaki supra-Mediterranean, Mountain Meediterranean, ve Oro-Mediterranean zonlarda yer almaktadır. Bu zonlarda çok nemli, nemli, yarı nemli ve yarı kurak iklim koşakları egemendir (Quézel 1979; 2000). Torosların denize bakan bu güney aklanlarında sedirin yarı kurak iklim bölgesindeki yayılışı oldukça sınırlıdır. Sedirin yer aldığı Toros Dağları’nın kuzey aklanlarında ve İç Anadolu’da ise sıra ile yarı nemli ve yarı kurak iklim koşulları egemendir. İç Anadolu’da sedir ormanları degrade koşullarda ve sınırlı yörelerde bulunmaktadır. Sedir yayılış alanlarında yıllık ortalama sıcaklık 6-12ºC, Temmuz ayı sıcaklık ortalaması 18-25ºC, en yüksek sıcaklık 30ºC’nin üstündedir. Ocak ayı ortalama sıcaklığı 0 ve -5ºC, en düşük sıcaklık ise -30ºC nin altına düşmektedir. Yıllık ortalama yağış 600-1200 mm dir. Orta Karadeniz bölümü dışında, yazlar genellikle yağışsız geçmekte, karla kaplı günler 1-5 ay arasında değişmektedir. Vejetasyon dönemindeki bağıl nem % 40-50 arasında değişmektedir (Atalay 1987, 1990). Sedir yayılışı nemli ve serin rüzgârlar alan yamaçlarda yoğunlaşmıştır.
Sedirin en geniş yayılışını yaptığı Toros Dağları’nın üst zonundaki iklim, Akdeniz ikliminin genel özelliklerini taşımakta, ancak bazı ayrıcalıklar göstermektedir. Buradaki iklim, kışları oldukça şiddetli geçen, yüksek ışık entansitesi ve güneşlenmeye sahip, az bulutlanma ve yüksek sıcaklık farkları olan Mediterran dağ iklimi (yüksek dağ iklimi) olarak nitelendirilmektedir (Saatçioğlu 1975). Yazlar kurak ve sıcak (geceler serin), kışlar soğuk ve yağışın çoğunluğu kar şeklindedir. Ancak, Toroslar’ın uzanış yönleri (özellikle yağış miktarını etkilemektedir), dağların yüksek ve arızalı olması ve kapalı karstik depresyonlar göstermesi, sedir yayılış alanlarında, farklı lokal iklimlerin de oluşmasına neden olmaktadır.
Akdeniz ikliminin yağış etkileri, iç kısımlara sahil düzlükleri ve vadilerle iletilebilmektedir. Bu nedenle, Doğu Akdeniz’de orman ile step arasındaki sınır daha tedricidir. Öte yandan, sedir yayılışının yer aldığı Göller Bölgesi, Antalya ve Fethiye Körfezleri çevresinde iç kısımlara doğru, birer rüzgâr gediği oluşturan vadiler boyunca yağış alabilmektedir (Sevim 1955 a).
Bitki Örtüsü
Türkiye’deki sedir ormanları bitki sosyolojisi bakımından “Orta ve Doğu Toroslar’daki sedir ormanları (Abieti-Cedrion), Batı Toroslar'’daki sedir ormanları (Lonicero- Cedrion) ile Orta Karadeniz Bölgesindeki Sub-Mediterranean Pinus silvetris-Pinus nigra- Cedrus libani relikt ormanı” olmak üzere üç ana tipe ayrılmaktadır (Akman ve Ark. 1978; Quézel’e atfen, Mayer ve Aksoy 1986, Aksoy ve Özalp 1990). Abieti-Cedrion vejetasyon tipinin karakteristik türleri Abies cilicica, Cedrus libani , Acer hyrcanum supsp. orientalis, Sorbus torminalis subsp. orientalis, Coronilla varia subsp. libanotica, Corydalis solida subsp. taurica, Cyclamen cilicicum, Campanula psilostachya, Asynema amplexicaule, Brunnera orientalis, Tanacetum cilicium, Cephalorrhynchus tuberosus, Cicerbita brevirostris, Scilla cilicica’dır. Lonicero Cedrion vejetasyon tipinin karakteristik türleri ise Cedrus libani (lokal), Acer hyrcanum subsp. sphaerocaryum, Lonicera nummuslariaefolia subsp. glandulifera, Digitalis ariensis’tir (Akman ve Ark. 1978; Quézel’e atfen). Abieti-Cedrion ve Lonicero-Cedrion vejetasyon tiplerinin assosiasyon ve subassosiyonları ile bunların karakteristik türleri ve içerdikleri diğer bitkiler ilgili yayınlarda yer almaktadır (Mayer ve Aksoy 1986, Aksoy ve Özalp 1990, Boydak 2003). Abieti-Cedrion ve Lonicero-Cedrion vejetasyon tiplerinin alanlarını, pratik olarak Antalya-Bucak hattının sıra ile doğusu ve batısı olarak belirtebiliriz.
Doğal sedir yayılış alanlarında sedire eşlik eden veya sedirle meşcereler oluşturan bazı ağaç türleri aşağıda belirtilmiştir.
Toroslar’da; Pinus nigra subsp. pallasiana, P.brutia, Abies cilicica (Resim 6), Juniperus exelsa, J.foetidissima, J.oxycedrus, Arceuthos drupacea, Quercus cerris, Q.vulcanica, Q.trojana, Q.patraea subsp. pinnatiloba, Q. libani, Carpinus orientalis, Acer hyrcannum subsp. sphaerocaryum, A. monspesullanum, Ostrya carpinifolia, Populus tremula, Fraxinus ormus subsp. cclicica, F.angustifolia subsp. angustifolia, Styrax officinalis, Sorbus torminalis, S. Umbellata, Fagus orientalis, Ulmus glabra; Orta Karadeniz Bölgesinde; Pinus nigra subsp. pallasiana, P.sylvestris, Quercus patraea subsp. iberica, Q. pubescens, Fagus orientalis, Sorbus torminalis, Ostrya carpinifolia, Carpinus orientalis.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.