14.05.2016

HİCAZ DEMİR YOLU

Global Bilgiler  /  at  22:55  /  No comments

Global Bilgiler
Hicaz Demiryolu, II. Abdülhamit tarafından 1900-1908 yıllarında Şam ile Medine arasında inşa ettirilen, Osmanlı İmparatorluğu'nun İstanbul'dan başlayan demiryollarının bir bölümüdür. Demiryolunun teknik işlerinin başında Alman mühendis Meissner bulunuyordu. Hicaz Demiryolu inşaatında 2666 kâgir köprü ve menfez, yedi demir köprü, dokuz tünel, 96 istasyon, yedi gölet, 37 su deposu, iki hastane ve üç atölye yapılmıştır.

Hicaz Demiryolu özellikle İstanbul ile Kutsal Topraklar arasındaki ulaşımı güçlendirmek için yapılmıştır, bu bölgelere taşınacak askerlerin ulaşımının kolaylaşması, hacıların daha güvenli bir şekilde hacca gidip gelmesi ve Arap ülkelerinin ekonomik gücünü yükseltmek öncelikli hedeflerdir.

Ancak Alman mühendislerinin çalışması özellikle Almanya'nın Berlin şehrinde başlayıp İstanbul üzerinden geçerek Hicaz bölgesine ulaşımı kolaylaştırması istekleri üzerinedir. O dönemde Mısır İngilizlerin işgali altındadır ve Süveyş kanalı kontrolleri altındadır. Almanların ileride İngilizlerle Mısırda doğrudan Osmanlı topraklarında üzerinde açmayı planladıkları bir çephe için en kısa yol bu demir yoluyla olacaktır.

Global BilgilerDemiryolunun inşası 1900 yılında başlamıştır, yapımında çoğunlukla Türkler ve bölge işçileri çalışmış, ama bunun yanında Almanların teknik tavsiyeleri ve destekleri de alınmıştır. Yapımda Alman mühendislerin yer almasına rağmen mühendislerin çok önemli bir kısmı Türk'tü. Ve kendilerini büyük ölçüde geliştirme imkanı buldular. Demiryolunun yapımı için Osmanlı konsoloslukları yurtdışında yardım paraları toplamıştır. Aynı yıllarda yapılan bir diğer demiryolu da Berlin-Bağdat demiryoludur.

Yapımından sonra ise sıkıntı yaşanmıştır. Özellikle soygunculukla ve Hacı kafilelerini yağmalamakla geçinen Arap kabileleri bu sefer demiryolunu hedef almış, bölgedeki halk ise çokça traversleri söküp kendi işlerinde kullanma girişiminde bulunmuştur.

Demiryolu, asıl hedefteki ulaşım noktası olan Mekke'ye kadar uzatılamamıştır.
Hicaz Demir Yolu Neden Gerekliydi?
Global Bilgiler

O dönemde Osmanlı padişahı olmak İslam dünyasının halifesi olmak anlamına geliyordu. П. Abdülhamit ise İstanbul ve Kutsal Topraklar arasındaki mesafenin azaltılması için demir yolunun yapılmasını uygun görmüştü. Hicaz toprakları o dönemde Osmanlı devletinin himayesi altındaydı. Osmanlının son yıllarda yaşadığı toprak ve güç kaybı padişahı tedirgin ediyordu. Bölgeye yapılabilecek herhangi bir saldırı bu demir yolu sayesinde engellenebilecekti. Ayrıca asker sevkiyatı kolaylaşacak ve bölgenin genel güvenliği sağlanacaktı. Güvenlik önlemlerinin dışında başka faydaları da olacaktı bu demir yolunun. O dönemde kutsal topraklara deve ile yapılan yolculuklar 12 gün sürüyordu ve birçok hastalığı da beraberinde getiriyordu. Hicaz demir yolunun yapımı bu noktada çok önemli bir role sahip olacaktı çünkü 12 gün boyunca deveyle yapılan yolculuk, demir yolu ile 24 saate indirilecekti. Ayrıca demir yolunun yapılması Arap ülkelerine ekonomik olarak katkı sağlayacak ve büyümelerine yardımcı olacaktı.
Hicaz Demir Yolu Proje Aşamasında
Mehmet Şakir Paşa
Global Bilgiler

Ahmet İzzet Efendi, Cidde evkaf müdürü görevini yaptığı 1892 yılında Bahriye Nezareti aracılığıyla sunduğu raporda, Hicaz demir yolunun yapımı ile alakalı birçok öneriyi ve önemli noktaları belirtmişti. Raporda genel anlamda Hicaz bölgesi ve Arap yarımadasının güvenliği üzerinde dumuş, Arap yarımadasının, sömürgeci devletler tarafından hedef alındığı hatırlatılmıştı. Süveyş Kanalı’nın açılması ile birlikte Avrupalıların Arap Yarımadası’na yönelip Arap Yarımadasını yok edebileceklerini belirtmişti. Ayrıca bu raporda denizden yapılacak bir saldırı karşısında yalnızca karadan savunma yapılabileceğinin üzerinde önemle durulmuştu. Hac yolunun güvenliğinin artacağını ve Osmanlı devletinin İslam dünyasındaki siyasi konumunun güçleneceğini belirtmişti. Ahmet İzzet Efendi’nin raporu 1892 yılında Padişah’a iletilmişti. II. Abdülhamit raporu Harbiye feriki olan Mehmet Şakir Paşa’ya değerlendirmesi için gönderdi, M. Şakir Paşa ise yeni bir raporla demir yolunun teknik ve siyasi faydalarını belirtti.
Padişah II. Abdülhamit Han demir yolunun yapımının İslam dünyasına büyük yarar sağlayacağını düşündüğü için projeyi onayladı. Fakat Osmanlının maddi gücü Hicaz Demir Yolu’nun maliyetini karşılayabilecek güçte değildi.
Ekonomik Sıkıntılara Rağmen Hicaz Demir Yolu Yapılıyor
Global Bilgiler

Hicaz demir yolunun yapımına 1900 yılında Şam’da başlandı. Demir yolunun yapımının başında Alman mühendis Meissner görev alıyordu. Fakat diğer demir yolunun yapımında çalışan mühendislerin arasında Türk oranı hayli fazlaydı. İşçiler, Türkler ve bölge halkından oluşmaktaydı. Projenin yapımının 4 milyon liraya tekabül edeceği düşünülmüştü. Osmanlı kısa süre sonra yapılan harcamalara yetişemeyeceğini anladı ve başka çareler bulma yoluna yöneldi. İlk olarak kredi çekilmeye çalışıldı; fakat Avrupalı devletler 4 milyon lira kadar büyük bir parayı vermeyi kabul etmediler. Ardından memur maaşları kesintiye uğradı, resmi kâğıt ve evraklar demir yoluna katkı amaçlı satıldı. Bunun yanında kartpostallar, pullar ve kurban derilerinin satışından elde edilen bütün kazanç da demir yoluna harcandı. Bunlar da yetersiz kalınca padişahın bizzat ilk bağış yaptığı “Hicaz Şimendifer Hattı İanesi” fonu oluşturuldu. Padişah ile beraber devlet adamları, bürokratlar, vilayetler, eğitim, adalet ve sağlık personellerinin yanında halk da demir yolu yapımı için bağışta bulundu. Hicaz demir yolunun yapımı bütün İslam ülkelerinde sevinçle karşılandı. Bu bölgedeki Müslüman halk bağış yaparak yapımı süren demir yoluna destek oldular. Osmanlı devleti toprakları dışında bulunan bölgelerin büyük bir kısmı, konsolosluklar aracılığıyla bağış yapmaya yönlendirildi. Tunus, Cezayir, Güney Afrika, İran, Singapur, Çin, Sudan, Kıbrıs, Fas, Mısır, Rusya, Endonezya, Amerika, İngiltere, Viyana, Fransa ve Balkan Ülkeleri gibi birçok ülke Hicaz Demir Yolu’nun yapımı için bağışta bulundular. Padişah Osmanlı tebaasında bulunan gayrimüslim vatandaşın bağışlarını kabul etmişken, Yahudilerin bağışlarını kabul etmedi. Bu duruma sebep olarak ise Padişah’ın Yahudilerin samimiyetine ve insani duygularına inanmadığı için kabul etmediği söylendi. Demir yolu yapımı 1903 yılında Amman’a, 1904 yılında Maan’a ulaştı. Osmanlı Devleti Maan’dan Akabe bölgesine ek bir hat yaparak Kızıldeniz’e çıkmak istese de İngilizler buna izin vermedi. İngilizlerin olumsuz karşılamalarının sebebi ise Osmanlıyı Kızıldeniz ve Süveyş Kanalı’ndan uzak tutmak istemeleriydi. Bunun üzerine Osmanlı bu düşüncesinden vazgeçti. Ardından gelen Hayfa Demir Yolu ise 1905 yılında tamamlandı. Aynı yıl 1905 yılında demir yolu hattı Mudevvera bölgesine ulaştı. 1 Eylül 1908 yılında “Hicaz Demir Yolu Hattı” tamamlandı. Medine’ye yapılan ilk yolculuk 27 Ağustos 1908 yılında gerçekleştirildi.
Müslüman Aleminin Sevilen Padişahı II.Abdülhamit
II. Abdülhamit
Global Bilgiler

Demir yolunun yapımı sırasında П. Abdülhamit kutsal topraklardaki halkın rahatsız edilmesini ve Hz. Muhammed (s.a.v)’in ruhaniyetinin rahatsız olmasını istememiştir. Bunun için de rayların altına keçe döşeterek çalıştırılmasını emretmiştir. Bölgede sessiz lokomotifler kullanılmıştır. Hicaz demir yolunun yapımı büyük ilgi ve takdir görmüştür. П. Abdülhamit “Yaşa ey Padişah-ı Alişan, şevket ve Şan’ın olsun efzunter” gibi birçok övgüler almıştır. Hicaz demir yolunun yapımı sırasında bu bölgelerde yaşayan eşkıya grupları demir yolunun yapımına karşı çıkıp saldırılarda bulunmuştur. Hicaz demiryolunun yapımı sırasında 2666 köprü ve menfez, 7 demir köprü, 9 tünel, 96 istasyon, 7 gölet, 37 su deposu, 2 hastane ve 3 atölye yapılmıştır. Demir yolunun toplam maliyeti 3,5 milyon lirayı bulmuştur. П. Abdülhamit’in tahtan indirilmesinin ardından yönetim ve Hicaz Demir Yolu ismi üzerinde değişiklik yapılmıştır. Gerçek adı “Hamidiye-Hicaz Demir Yolları” iken, ismini “Hicaz Demir Yolları” olarak değiştirmişlerdir. 7 Ocak 1919 yılında imzalanan Mondros Antlaşması ile Osmanlı Hicaz bölgesindeki tüm hakimiyetini kaybetmiştir. Ardından hicaz demir yolunun yönetimi Osmanlı devletinin elinden alınmıştır. Fahrettin Paşa Medine’de bulunan Mukaddes Emanetleri İstanbul’a getirmeyi başarmıştır. Hicaz Demir Yolu 1. Dünya Savaşı’na kadar yoğun bir şekilde kullanılmıştır.

Hicaz demir yolu her ne kadar kısa süre kullanılmışsa da yapıldığı esnada dünyanın yarısından fazlası yardımlarını esirgememiş ve birlik beraberlik içinde inşasına devam edilmiştir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.