18.05.2016

ZİNDAN'DAN MEHMED'E MEKTUP

Global Bilgiler  /  at  15:38  /  No comments

Global Bilgiler



















Zindan, iki hece... Mehmed'im lafta
Baba katiliyle baban, bir safta
Bir de geri adam, boynunda yafta
Halimi düşünüp yanma Mehmed'im
Kavuşmak mı?.. Belki... daha ölmedim

Avlu... bir uzun yol... tuğla döşeli
Kırmızı tuğlalar, altı köşeli,
Bu yol da tutuktur hapse düşeli
Git ve gel... yüz adım... bin yıllık konak
Buna ne ayak dayanır... ne de tırnak

Bir alem ki gökler, boru içinde
Akıl, almazların zoru içinde
Üst üste sorular, soru içinde
Düşün mü, konuş mu, sus mu, unut mu,
Buradan insan mı çıkar, tabut mu?..

Bir idamlık Ali vardı, asıldı...
Kaydını düştüler, mühür basıldı
Geçti gitti, birkaç günlük fasıldı...
Ondan kalan, boynu bükük ve sefil,
Bahçeye diktiği üç beş karanfil

Müdür bey dert dinler, bugün maruzat
Çatık kaş... Hükümet dedikleri zat
Beni Allah tutmuş, kim eder azat?
Anlamaz, yazısız, pulsuz dilekçem
Anlamaz... ruhuma geçti bilekçem.

Saat beş dedi mi, bir yırtıcı zil,
Sayım var, maltada hizaya dizil...
Tek yekün içinde yazıl ve çizil
İnsanlar, zindanda birer kemmiyet
Urbalarla kemik, mintanlarla et...

Somurtuş ki bıçak, nara ki tokat,
Zift dolu gözlerde, karanlık kat kat
Yalnız seccademin yönünde şefkat
Beni kimsecikler okşamaz madem
Öp beni alnımdan, sen öp seccadem.           
Çaycı, çay getir ilaç kokulu çaydan
Dakika düşelim, senelik paydan
Zindanda dakika farksız aydan...
Karıştır çayını zaman erisin
Köpük köpük, duman duman erisin!

Peykeler, duvara mıhlı peykeler
Duvarda, başlardan yağlı lekeler,
Gömülmüş duvara, baş baş gölgeler
Duvaaaar, katil duvar yolumu biçtin...
Kanla dolu sünger... beynimi içtin

Sükut... kıvrım kıvrım, uzaklık uzar
Tek nokta seçemez, dünyada nazar
Yerinde mi acep, ölü ve mezar
Yeryüzü boşaldı habersiz miyiz
Güneşe göç var da, kalan biz miyiz

Ses demir, su demir ve ekmek demir
İstersen demirde muhali kemir.
Ne gelir ki elden, kader bu, emir...
Garip pencerecik, küçük daracık
Dünyaya kapalı, Allah'a açık...

Dua, dua, eller karıncalanmış...
Yıldızlar avuçta, gök parçalanmış,
Gözyaşı bir tarla, hep yoncalanmış
Bir soluk, bir tütsü, bir uçan buğu
İplik ki, incecik... örer boşluğu...

Ana rahmi zahir, şu bizim koğuş...
Karanlığında nur, yeniden doğuş...
Sesler duymaktayım; davran ve boğuş
Sen bir devsin, yükü ağırdır devin
Kalk ayağa.., dimdik doğrul... ve sevin...

Mehmed'im... sevinin, başlar yüksekte
Ölsek de sevinin, eve dönsek de
Sanma bu tekerlek kalır tümsekte
Yarın elbet bizim, elbet bizimdir..!
Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir.

Necip Fazıl Kısakürek


Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.