26.06.2016

Kıyamet Günü ve Azrailin Ölümü

Global Bilgiler  /  at  00:33  /  No comments

Posted in: Read Complete Article»

0 yorum:

Zamanda Yolculuk Yapmanın 7 Yolu

Global Bilgiler  /  at  00:07  /  No comments

Posted in: Read Complete Article»

0 yorum:

25.06.2016

ADSL NEDİR? NASIL ÇALIŞIR?

ADSL NEDİR?


ADSL ( Asimetrik Sayısal Abone Hattı ) Asymmetric Digital Subscriber Line sözcüklerinin baş harflerinden oluşan ADSL, mevcut telefonlar için kullanılan bakır teller üzerinden yüksek hızlı veri, ses ve görüntü iletişimini aynı anda sağlayabilen bir modem teknolojisidir.

Geniş bant erişimi sağladığından dünyada internet kullanıcıları tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.

ADSL’de telefon hattı üzerinde kapasiteyi daha verimli kullanmak amacıyla sayısal kodlama teknikleri kullanılır. 

Asimetrik yapısı nedeniyle internet ya da benzer veri kaynaklarına ulaşıp tek yönde veri aktarımı yapmak isteyen müşteriler için en elverişli uygulamadır.

 ADSL NASIL ÇALIŞIR?


ADSL sisteminde, bilinen bakır kablolama alt yapısı kullanılır. Telefon hattının her ucuna bir ADSL modem eklenerek 3 bilgi kanalı oluşturulur: Alış (download), gönderiş (upload) ve POTS (Plain Old Telephone Service – Düz Eski Telefon Hizmeti) olarak adlandırılan geleneksel telefon servis kanalı. POTS kanalı, ADSL ortamı üzerinden ses iletimi için kullanılır. Böylece internete bağlı iken aynı anda telefon konuşması yapılabilmesi sağlanmış olur.

Geleneksel modemler, bilgisayardan gelen sayısal sinyalleri analog sinyallere, telefon hattından gelen analog sinyalleri de sayısal sinyallere çevirir. ADSL’in de içinde yer aldığı DSL teknolojisi, sayısal verinin analog forma ve tekrar geriye çevrilmeyeceğini varsayan bir teknolojidir. DSL modemleri sinyalleri çevirmez bunun yerine verileri sayısal olarak yollar ve alır. Sinyalleri çevirmeye gerek kalmadığından veriler normal modemlerden çok daha hızlı iletilir.

Sistem asimetrik olarak çalıştığından download (şebekeden kullanıcıya) ve upload (kullanıcıdan şebekeye) hızları farklıdır. Her zaman download oranı upload oranından fazladır.

ADSL bağlantı, hat uzunluğu, kullanılan bakır kablonun çapı ve kullanılan modemin tipine bağlı olarak 8Mbps’a kadar download (şebekeden kullanıcıya), 1Mbps’a kadar da upload (kullanıcıdan şebekeye) veri hızlarına olanak verir.
Global Bilgiler  /  at  18:18  /  No comments

ADSL NEDİR?


ADSL ( Asimetrik Sayısal Abone Hattı ) Asymmetric Digital Subscriber Line sözcüklerinin baş harflerinden oluşan ADSL, mevcut telefonlar için kullanılan bakır teller üzerinden yüksek hızlı veri, ses ve görüntü iletişimini aynı anda sağlayabilen bir modem teknolojisidir.

Geniş bant erişimi sağladığından dünyada internet kullanıcıları tarafından yaygın olarak kullanılmaktadır.

ADSL’de telefon hattı üzerinde kapasiteyi daha verimli kullanmak amacıyla sayısal kodlama teknikleri kullanılır. 

Asimetrik yapısı nedeniyle internet ya da benzer veri kaynaklarına ulaşıp tek yönde veri aktarımı yapmak isteyen müşteriler için en elverişli uygulamadır.

 ADSL NASIL ÇALIŞIR?


ADSL sisteminde, bilinen bakır kablolama alt yapısı kullanılır. Telefon hattının her ucuna bir ADSL modem eklenerek 3 bilgi kanalı oluşturulur: Alış (download), gönderiş (upload) ve POTS (Plain Old Telephone Service – Düz Eski Telefon Hizmeti) olarak adlandırılan geleneksel telefon servis kanalı. POTS kanalı, ADSL ortamı üzerinden ses iletimi için kullanılır. Böylece internete bağlı iken aynı anda telefon konuşması yapılabilmesi sağlanmış olur.

Geleneksel modemler, bilgisayardan gelen sayısal sinyalleri analog sinyallere, telefon hattından gelen analog sinyalleri de sayısal sinyallere çevirir. ADSL’in de içinde yer aldığı DSL teknolojisi, sayısal verinin analog forma ve tekrar geriye çevrilmeyeceğini varsayan bir teknolojidir. DSL modemleri sinyalleri çevirmez bunun yerine verileri sayısal olarak yollar ve alır. Sinyalleri çevirmeye gerek kalmadığından veriler normal modemlerden çok daha hızlı iletilir.

Sistem asimetrik olarak çalıştığından download (şebekeden kullanıcıya) ve upload (kullanıcıdan şebekeye) hızları farklıdır. Her zaman download oranı upload oranından fazladır.

ADSL bağlantı, hat uzunluğu, kullanılan bakır kablonun çapı ve kullanılan modemin tipine bağlı olarak 8Mbps’a kadar download (şebekeden kullanıcıya), 1Mbps’a kadar da upload (kullanıcıdan şebekeye) veri hızlarına olanak verir.

0 yorum:

BİLGİSAYAR NEDİR?

BİLGİSAYAR, Giriş birimleri ile dış dünyadan aldıkları veriler üzerinde aritmetiksel ve mantıksal işlemler yaparak işleyen ve bu işlenmiş bilgileri çıkış birimleri ile bize ileten, donanım (Hardware) ve yazılım (software) dan oluşan elektronik bir makine dır.
Bilgisayar donanımı (hardware): Bilgisayarların fiziksel kısımlarına donanım denilmektedir. Elle tutulabilirler. Ekran, klavye, Sabit disk (harddisk), fare, yazıcı, bellek, mikroişlemci, tarayıcı,
Bilgisayar yazılımı (Software): Donanımı kullanmak için gerekli programlardır. Bilgisayarın nasıl çalışacağını söylerler. Elle tutulmazlar. Belirli bir işlemi yapmak üzere bilgisayara kurulurlar (set p, install). Örneğin: Kelime işlem (Word processor) programları son kullanıcıların yazı yazması için kullanılır. Tablolama (spread sheet), sunu (presentation), programlama dilleri (Pascal, C ...), ses (sound) programı gibi.
DONANIM YAPISI :
CPU (Central Processing Unit):

Bilgisayarın beyni de denilebilir. Yönetim ve kontrolü burada yapılır.İki bölümden oluşur;
Aritmetik ve Mantık Birimi (Arithmetic & Logic Unit -ALU) : Dört işlem, verilerin karşılaştırılması, karşılaştırmanın sonucuna göre yeni işlemlerin seçilmesi ve kararların verilmesi bu birimin görevidir.
Kontrol Ünitesi ( Control Unit -CU) : Işlem akışını düzenler, komutları yorumlar ve bu komutların yerine getirilmesini sağlar.
RAM (Random Access Memory):
Programların ve verilerin kullanıldıkları zaman geçici olarak depolandıkları yerdir. CPU'da işlemler yapılırken ana bellekte saklanan veriler kullanılır ve işlenen veriler (bilgi) RAM bellekte tutulur. Elektrik kesildiğinde bellekteki veriler kaybolur. Birimi megabayt (MB)'dır. PC'lerde 8, 16, 32, 64 MB bellekler kullanılmaktadır.
ROM ( Read Only Memory):

Üzerinde yalnız okuma yapılır. Üretici firma tarafından ilk imalatı esnasında yerleştirilir. Yazma yapılamaz.
Bilgisayarda Bellek Birimleri
Bilgisayarda en küçük birim BIT tir.
1 BYTE = 8 Bit
1 Bit 0 ya da 1'den (kapalı devre=0, açık devre=1) oluşur.
1 BYTE 1 karakterdir.
1024 BYTE = 1 KiloByte'dır. (KiloByte = KB)
1024 KB = 1 MegaByte'dır. (MegaByte = MB)
1024 MB = 1 GigaByte (GigaByte = GB)
1024 GB = 1 TeraByte (TeraByte = TB)
CPU: Central Processing Unit ( Merkezi İşlem Birimi). Ana İşlem Ünitesi, Merkezi İşlemci ya da kısaca işlemci.
Bilgisayarın program komutlarını bellekten aldıktan sonra kodlarını çözen ve karşılığı olan işlemleri yerine getiren merkez birimi. CPU genellikle bilgisayarın beyni olarak tanımlanır. Çünkü tüm işlemler CPU tarafından yapılır. Bu nedenle bir bilgisayarın işlem yeteneği ve hızı işlemcisinin yeteneği ve hızıyla doğrudan ilgilidir.
HARDDISK: Sabit disk.

Bilgisayarlarda bilgi depolama ünitesi. Sabit diskler büyük miktarda bilgiyi uzun süreli olarak saklamak için kullanılan manyetik disklerdir. Genellikle taşınabilir olma özelliği yoktur. Zaten bu yüzden de sabit disk adını almışlardır. Bilgisayar kasasının içinde kendileri için ayrılmış yuvalara yerleştirilirler. Sabit diskler özellikle disketlerle karşılaştırıldığında çok büyük miktarda bilgi depolama özelliğine sahiptirler.
DISK DRIVE: Disk sürücü.
Diske veri yazan ya da okuyan birim. Disk sürücüler okuyup yazdıkları disk tipine göre çeşitli isimler alır: Disketlere okuyup yazan disket sürücüler, optik disklere okuyup yazan optik sürücüler gibi...genelde, disk sürücü dendiğinde sabit disk sürücü kastedilir. Disk sürücüler bilgisayarın içine yerleştirilebileceği gibi, bir dış ünite olarak da bağlanabilir.
MAINBOARD: Ana kart.
Bilgisayarlardaki temel devre ve bileşenleri üzerinde bulunduran kart. Ana kart, CPU, BIOS, bellek, depolama aygıtı arabirimleri, seri ve paralel portlar, genişleme yuvaları ve ekran, klavye gibi çevre ünitelerinin denetleyicilerini bulundurur. Bir PC’ yi daha iyi bir modele çevirmek için ana kartı değiştirmek gerekir. Ana kartla birlikte sadece CPU değil, ROM ve ana bellek de daha iyi modele geçirilmiş olur. Ancak bu işlem sırasında genişleme kartlarının yeni ana kartla uyumlu olmasına dikkat edilmelidir.
RAM: Random Access Memory. Rasgele Erişimli Bellek.
Herhangi bir noktasına doğrudan erişilebilen bellek tipi. Bir bilgisayarın ne kadar RAM’a sahip olması gerektiği, kullandığı işletim sistemi ve çalıştıracağı programların ihtiyaçlarına bağlıdır. Özellikle grafik kullanıcı yüzüne sahip işletim sistemleri daha çok RAM kullanır.
ROM: Read Only Memory. Salt Okunur Bellek.
İçerdiği verilerin üzerine sadece bir kere yazıldığı ve bir daha değiştirilemediği bellek tipi. ROM’ lar bilgisayarlarda hiç değişmeyecek ancak sürekli kullanılan bazı programları saklamak için kullanılır. Bilgisayarın yüklenmesini sağlayan ana program gibi... Bir ROM yongası üreticisinden çıktığında içeriği belirlenmiştir. ROM’ ların RAM’ lerden en önemli farkı, elektrik akımı kesildiğinde RAM’ lerin sakladıkları bilgileri kaybetmelerine rağmen, ROM’ ların etkilenmemeleridir.
Klavye (Keyboard)
Tuşlardan oluşur. Q’ ya göre ayarlanmıştır. F’ ye çevrilebilir. Her bir harf için bir Ascıı kod , bu kodların birleştiği bir Ascii tablo vardır. Biz herhangi bir tuşa bastığımız zaman ascii tablodan harf yada işareti tanır ve basar. 102 tuş bulunur. XT ve AT olmak üzere iki çeşittir. Klavye bir giriş ünitesidir.Klavyede bulunan tuşların görevleri şunlardır;
Klavye üzerindeki tuşları 4 kısımda inceleyebiliriz;
1. Fonksiyon tuşları
2. Daktilo tuşları
3. Nümerik tuşlar
4. Özel tuşlar
FONKSİYON TUŞLARI :
Bu tuşlar her programlama dilinde ve işletim sisteminde farklı görevler almıştır. F1 den F12 ye kadardır.
DAKTİLO TUŞLARI :
Bu bölümde A ile Z arası harfler 0 ile 9 arası rakamlar !,^,” , ? vb. gibi işaret tuşları ile bazı özel tuşlar bulunur.
NUMERİK TUŞLAR:
Bu bölümde 0 ile 9 arası rakamların yanında bazı özel fonksiyonlar bulunur. "NUM LOCK" bir kez basıldığında ışık söner ve rakamlar yerine özel fonksiyonlar çalışır.
ÖZEL TUŞLAR:
Backspace (İşaretli tuş): İmlecin bulunduğu yerden sola doğru tek tek tamamını siler.
Delete (Del): İmlecin bulunduğu yerden sağa doğru tek tek siler.
Print Screen : Yazılan yazıyı yazıcıya yollar.
Caps Lock: (Bu tuş açıksa klavyenin sağ üst köşesinde ışık yanar.)Büyük harf ya da küçük harf tuşu.
Num Lock: (Bu tuş açıksa klavyenin sağ üst köşesinde ışık yanar.)Bu tuş açıkken klavyenin sağ tarafında bulunan rakamları kullanabiliriz.
Scroll Lock: Bu tuşa basıldığında imleç kilitlenir ve ekran kayar.
Pause : Bu tuşa basıldığında ekran durur.
Insert : Araya yazı yazacağı zaman kullanılan bir tuştur.
Control+Alt+Del: Aynı anda basıldığında bilgisayarın açma –kapama düğmesine basmadan hafızayı tamamen silmemizi ve bilgisayarı yeniden başlatmamızı sağlar.Ayrıca tuş kilitlenmesini de açar.
Ctrl+C: İşletim sistemi komutlarını çalışma anında durdurur.
Ctrl+Break: Programlarda çalışmayı durdurur.
Bilgisayarınızda çalışırken herhangi bir şekilde yazdığımız harf tuşu işlemiyorsa ALT+ASCII (ASC 11,000 ile 25,000 arası rakamdır) yazılırsa o ekrana ait karakter ekrana gelir.Örnek ATL tuşu+115=M harfidir. Bilgisayar açıldığında yanıp sönen göstergeye “İMLEÇ ” denir. İmleç her tuşa basıldığında sağa doğru kayar.
Home : İmleci satırın başına getirir.
End : İmleci satırın sonuna götürür.
Page up: İmleci bir ekran yukarı çıkarır.
Page Down: İmleci bir ekran aşağıya indirir.
Tab Tuşu: Bu tuşa basıldığında imleci 8 karakter birden sağa hareket ettirir. Shift tuşu ile kullanıldığında 8 karakter sola getirir.
AltGr : (Klavye üzerinde bazı tuşlar ikiz,bazı tuşlar üçüz görevlidir. İkiz görevliler Shift tuşu ile basılırsa ikinci karakteri yazar.
Örnek: Shift+2 tuş bileşimi = ’ işarettir.)
Bazı tuşlarda 3 adet simge vardır.bunlardan sağ alttaki simgeyi yazmak için Altgr tuşu ile birlikte ilgili tuş basılarak yazılır.
Örnek: yıldızı yazmak için Altgr+Tuş basılır.
Yazıcı ve Disket Çeşitleri
YAZICI ÇEŞİTLERİ :
a) Letter Quality Printer(LQP): Yazıcı karakteri daktilo harflerine benzer ve hızı yavaştır.
b) Dot Matriks Printer (DMP): Yazıcı kafada bulunan ve PIN denilen iğneler yardımı ile yazım yapılır.9 ile 24 arası PİN vardır.
c)Laser Printer: Sayfa yazıcı.Çok hızlı ve netlik açısından yüksek yazıcılardır.
DİSKET VE ÇEŞİTLERİ
Disket:Yapılan işlemlerin sonuç olarak saklandığı ve tekrar bilgisayara gönderildiği giriş ve çıkış birimidir.Taşınabilirler.Kullanmak için önce formatlamak gerekir.Disketlerin içi dairesel bir yapıda olup track denilen izler ve sektör denilen alanlardan oluşur.Disketler boyutlarına göre ikiye ayrılır:
1-5.25lik
2-3.5 luk.
Yoğunluklarına göre de 2ye ayrılır:
1-High Density(HD)Yüksek yoğunluk
2-Double Density(DD)Çift Yoğunluk
Disket üzerinde bulunan koruma(Write Protect) kapatıldığında disketteki bilgiler yalnızca okunabilir.Yazma ve silme işlemleri yapılamaz.Ancak koruma açıldığında yapılabilir.
Tuşlardan oluşur. Q’ ya göre ayarlanmıştır. F’ ye çevrilebilir. Her bir harf için bir Ascıı kod , bu kodların birleştiği bir Ascii tablo vardır. Biz herhangi bir tuşa bastığımız zaman ascii tablodan harf yada işareti tanır ve basar. 102 tuş bulunur. XT ve AT olmak üzere iki çeşittir. Klavye bir giriş ünitesidir.Klavyede bulunan tuşların görevleri şunlardır;
SÜRÜCÜLER :
Disketlerin çalıştırma biçimleridir.bilgisayarda sürücü isimlerinin sonuna “ : ” işareti bırakılarak yazılır.Bir bilgisayar genel olarak aşağıdaki sürücü çeşitlerine sahiptir. En fazla 6 adettir.Bunlar;
1=A Disket 4=D Harddisk
2=B Disket 5=E CD-ROM
3=C Harddisk 6=F Novell
HARD DISK (SABİT DİSK) Bilgileri silinmeyen manyetik ortamlarda tutma ve geniş hacimli bilgilere hızlı olarak ulaşmak için kullanılan giriş ve çıkış birimidir. Disketten farkı;büyük kapasiteli hızlı ve PC içerisinde sabit olmasıdır.
CD-ROM: Compact Disk-Read Only Memory.
Yüksek kapasitede bilgi depolamak için kullanılan optik disklerdir. CD-ROM’ ların üzerine bilgiyi kaydedebilmek için özel araç kullanılır.
DVD-ROM: Dijital Versatile Disk.
CD-Rom’ların yerini alması beklenen yeni bir optik disk teknolojisi. 133 dakikalık bir filmin tek bir diskte tutulması sağlanabilecek DVD-Romlarla. DVD-Rom oynatıcı denilen aletlerin normal CD-Romları da oynatması söz konusu.
Diğer Çevre Birimleri
MONITOR: Ekran.
Bilgisayarlarla kullanıcılar arasındaki görsel bağlantıyı sağlayan birim. Ekranlar büyüklüklerine, gösterdikleri renk sayısına ve destekledikleri çözünürlük oranlarına göre sınıflanır.
SOUND CARD: Ses kartı.
Bilgisayarın sesi işlemesini sağlayan genişleme kartı. Bir ses kartı olmadan bilgisayar sadece bip sesleri ve oldukça mekanik melodiler çıkarabilir. Oysa pek çok yazılım ve CD-ROM’ lar çok daha yüksek kalitede bir ses çıkışına ihtiyaç duyar. Ses kartları, karta bağlanan hoparlörler aracılığıyla dijital ses elde edilmesini sağlar.
MOUSE: Fare.
İmlecin ekran üzerindeki hareketlerini kontrol eden araç. Bir kablo ile bilgisayara bağlanan küçük bir araç olan fare, düz bir yüzeye sürterek kullanılır. Bu yüzeyde yapılan hareketler, benzer şekilde imlecin (cursor) de ekranda serbestçe hareket etmesini sağlar. Böylece imleç istenen nesne üzerine getirilebilir.
SCANNER: Tarayıcı.
Kağıda basılı yazı ve resimleri okuyup bilgisayarların anlayacağı biçime çeviren araç.
PRINTER: Yazıcı.
Bilgisayar ile üretilen metin ve resimleri kağıda basmak için kullanılan araç.
MODEM: Kısaltma, Modulator-Demodulator.
Telefon hatlarından veri aktarmakta kullanılan araçlar. Bilgisayarlar verileri dijital olarak saklarlar, ancak telefon hatları üzerinden gönderilen veriler analog yapıda olmalıdır. Bu yüzden modemler bilgisayarların dijital yapıda sakladıkları verileri analog yapıya çevirerek gönderme işini üstlenir. Bu işlemin tersi de yine modemler tarafından gerçekleştirilir. Telefon hatlarından analog yapıda gelen sinyalleri bilgisayarların anlayacağı dijital yapıya çevirirler.
BİLGİSAYARIN ÇALIŞTIRILMASI
Bilgisayarı açmak için elektrik bağlantısı kontrol edilir.
Bilgisayar C:/> (Hard Disk) çalışıyorsa A: sürücüsünde disket olmamalıdır.A: sürücüsünden çalışıyorsa sürücüye sistem disketi takılır.
Kasayı AÇ. (Power düğmesine bas)
Ekranı AÇ.
İşletim sistemi DOS ise ekrana C:/> işareti gelir.
İşletim sistemi WINDOWS ise ekrana masa üstü gelir.
Bilgisayarı kapatmak için çalıştığımız programdan çıkarız ve bilgisayarın çalışmadığından yani işlem yapmadığından emin oluruz.Eğer WINDOWS 9X işletim sistemi ile çalışıyorsa “ŞİMDİ BİLGİSAYARINIZI KAPATABİLİRSİNİZ” yazısı ekrana geldikten sonra açma-kapama düğmesi ile bilgisayar kapatılır.
SÜRÜCÜYE DİSKET TAKMA VE ÇIKARTMA: Demir metal kısmı ve etiketli bölümü üste gelecek şekilde ve ok yönünde bilgisayara takılır.Sürücüden gelen tık sesi: disket yuvasına yerleşir.Disket çıkartma düğmesine bastığımızda disket dışarı çıkar.Işık yanarken disket çıkarılmaz.Çünkü ışık yanıyorsa disketten bilgi okunuyor yada bilgi yazılıyor demektir.
CD-ROM SÜRÜCÜLERİNE CD TAKMA VE ÇIKARTMA: CD sürücü üzerinde bulunan açma-kapama düğmesi ile CDler yazılı kısmı üstte,parlak kısmı altta olacak şekilde yuvaya yerleştirilir.
MONITOR: Ekran.
Bilgisayarlarla kullanıcılar arasındaki görsel bağlantıyı sağlayan birim. Ekranlar büyüklüklerine, gösterdikleri renk sayısına ve destekledikleri çözünürlük oranlarına göre sınıflanır.
SOUND CARD: Ses kartı.
Bilgisayarın sesi işlemesini sağlayan genişleme kartı. Bir ses kartı olmadan bilgisayar sadece bip sesleri ve oldukça mekanik melodiler çıkarabilir. Oysa pek çok yazılım ve CD-ROM’ lar çok daha yüksek kalitede bir ses çıkışına ihtiyaç duyar. Ses kartları, karta bağlanan hoparlörler aracılığıyla dijital ses elde edilmesini sağlar.
MOUSE: Fare.
İmlecin ekran üzerindeki hareketlerini kontrol eden araç. Bir kablo ile bilgisayara bağlanan küçük bir araç olan fare, düz bir yüzeye sürterek kullanılır. Bu yüzeyde yapılan hareketler, benzer şekilde imlecin (cursor) de ekranda serbestçe hareket etmesini sağlar. Böylece imleç istenen nesne üzerine getirilebilir.
SCANNER: Tarayıcı.
Kağıda basılı yazı ve resimleri okuyup bilgisayarların anlayacağı biçime çeviren araç.
PRINTER: Yazıcı.
Bilgisayar ile üretilen metin ve resimleri kağıda basmak için kullanılan araç.
MODEM: Kısaltma, Modulator-Demodulator.
Telefon hatlarından veri aktarmakta kullanılan araçlar. Bilgisayarlar verileri dijital olarak saklarlar, ancak telefon hatları üzerinden gönderilen veriler analog yapıda olmalıdır. Bu yüzden modemler bilgisayarların dijital yapıda sakladıkları verileri analog yapıya çevirerek gönderme işini üstlenir. Bu işlemin tersi de yine modemler tarafından gerçekleştirilir. Telefon hatlarından analog yapıda gelen sinyalleri bilgisayarların anlayacağı dijital yapıya çevirirler.
Yazıcı Kullanımı ve İşletim Sistemi
Yazıcı kullanımı:
Yazıcı üzerinde bulunan tuşların görevi:
Online (Yazmaya hazır) :Bu tuş göstergesine ait ışık yanarsa PC kağıda döküm yapar.
Offline (Kapalı):Yazıcı çalışmaz.
Paper feed (Kağıt koy):Yazıcıya kağıt yüklemesini sağlar.
Line feed (Satır atlat) :Bir satır atlayarak yazar.
İşletim Sistemi
Bilgisayarların çalışabilmesi için gereken temel yazılım. Bilgisayarlar çeşitli donanım ürünlerinin belli bir tasarıma göre bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Ancak kendilerinden beklenen işleri gerçekleştirmeleri için bu sadece donanımdan oluşan altyapı yeterli değildir. Bir kelime işlem yazılımı ile belge oluşturabilmek için önce bilgisayarın açılması, donanım ürünlerinin birbirlerini tanıması ve birlikte çalışacakları şartların sağlanması gerekecektir. Kullanıcı klavyede bir tuşa bastığında, bir harfin ekranda görüntülenmesi, yazılanların saklanmak istendiğinde belgenin disk üzerine yazılması, belgeye bir dosya adı verilebilmesi yapılabilecek işler arasındadır. Kullanılan yazılım ne tür olursa olsun bazı temel işlemler hep aynıdır; dosyaların diske yazılması, diskten alınıp ekrana görüntülenmesi, bir dosyanın basılmak üzere yazıcıya gönderilmesi... Bu durumda tüm yazılımların üzerinde çalışacağı zemini oluşturmak ve temel işlemleri gerçekleştirmek üzere kullanılan yazılım ile karşılaşılır. Bu, işletim sistemidir.
İşletim sistemi bilgisayarın her türlü altyapı çalışmalarını düzenler, çeşitli aygıtların birbirleriyle anlaşmasını sağlar. Bu sayede çeşitli uygulama yazılımları, güven içinde çalışıp kullanıcıya hizmet edebilirler. Bu yüzden bir bilgisayarın donanım özellikleri kadar işletim sistemi de önemlidir. Çünkü sistemin genel performansı gibi işlev yelpazesi de kullanılan işletim sistemine göre değişir. İşletim sistemleri bilgisayarda olup biten her şeyi denetleyen yazılımlardır. Bu yüzden sistem ne kadar karmaşıksa, işletim sistemi de o oranda gelişmiş olmak zorundadır.
Genel amaçlı bir işletim sisteminin üstlenmesi gereken işler şöyle sıralanabilir:
¨ Çevre birimleri ile programlar arasındaki iletişimi sağlamak.
Bir kelime işlem yazılımı yazıcıya ya da CD-ROM sürücüye ulaşarak kullanılmasında olduğu gibi...
¨ Sistemin belleğini yönetmek, disk tamponu (disk cache) gibi ek olanaklar sağlayarak belleğin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamak.
Örneğin, sanal bellek oluşturarak ana bellekten daha büyük bir alanın kullanılması.
¨ Saklama aygıtlarındaki dosyalara belli bir düzen erişilmesi için bir dosya yönetim sistemi oluşturmak.
¨ Özellikle çok kullanıcılı sistemlerde kaynaklara güvenli erişim sağlamak.
¨ Programlar arası veri iletişimi sağlamak.
Kullanıcının çeşitli komutlar vermesi ve programlar çalıştırmasını sağlamak
Network ve Yazılım
BİLGİSAYAR AĞLARI (NETWORK)
İki ya da daha çok bilgisayarın veri iletmek ve bilgisayar kaynaklarını ortak kullanmak amacı ile birbirine bağlanmasına bilgisayar ağı denir.
Bilgisayar ağları ana bilgisayarın işlem gücünden ve depolama kapasitesinden başka yazıcı gibi çevre birimlerinin ortak kullanımını da sağlar.
1.Yerel ve Ulusal Ağlar:
a) LAN (LOCAL AREA NETWORK): Bölgesel çalışma ağı..Ana bilgisayarın adı SERVER dır.Diğer bilgisayarlar server-1 server-2 olarak adlandırılırlar.
b) WAN (GENİŞ ÇALIŞMA AĞI): Birden fazla LAN’ ın birbirine bağlı olarak çalışmasını ifade eder.
2.İnternet: Dünya üzerindeki bilgisayar kuruluşlarının birbirine bağlanmasını sağlayan geniş ağa denir.
İNTRANET:Bir işletme içerisinde interneti kullanarak yapılan işlemdir.
YAZILIM
İşletim Sistemi (Operating Sistem):
Kullanıcı ile bilgisayar arasında iletişimi sağlayan programlardır. Açılışından kapanışına kadar Bilgisayar sisteminin tüm hareketlerini denetler. Sistemde bulunan MİB, ana bellek, Harddisk vb. kaynakları yönetir. DOS (Disk Operating System), Windows (3.1, 95, 98,CE,ME), WindowsNT, MAC OS, UNIX, LINUX …
Yararlı Programlar: İşletim Sistemi ile verilen format, sıkıştırma, kurtarma vb.
Aygıt sürücüleri (Device Driver): Çevre birimlerinin çalışması için bilgisayara yüklenen programlar.
Programlama Dilleri: Bir işi bilgisayara yaptırmak ancak belirli kodların belirli bir sıra doğrultusunda kullanılması ile olanaklıdır. Kullanılan bu koda programlama dili denilir. Yazılan kaynak kod program derleyici veya yorumlayıcı tarafından bilgisayar diline çevrilir. Programlama dillerinden bazıları C, Pascal, Delphi, Java, Visual Basic, Visual C…
GİRİŞ VE ÇIKIŞ ÜNİTELERİ
1. Ekran: Renkli-Monitör Dijital
2. Klavye: Q ve F olmak üzere Türkçe 2 tip klavye vardır.
3. Yazıcı: Makinedeki dosyaların çalışmasını sağlar
4. Disket: Makinedeki bilgilerin başka makinelere taşınmasını sağlar.
5. SabitDisk (HDD): Makinedeki bilgileri toplayan ve yazılımı yöneten cihazdır. ÖR: 2.1 , 3,2 Vb .
6. Maus: Klavye gibi direk girin ünitesidir. AT ve PS/2 olarak 2 çeşidi bulunur.
VERİYOLLARI
Paralel ve seri olarak 2 yoldan oluşmaktadır.
Seri veriyolları 9 pin’ lik portlardan “Erkek”
Paralel veriyolları 40 pin’ lik portlardan “Dişi” oluşmaktadır. Veriyolları bilgisayarın çevre birimleri ile arasındaki bağı oluştururlar.
Maus: Com Portuna / Seri
Yazıcı: LTP1 Portuna / Paralel’ dir
Klavye: AT/PS2 Portuna
GİRİŞ—ÇIKIŞ KAPILARI
PORT: Bilgisayarın diğer çevre aygıtları ile ilişkisini sağlayan bağlantı noktalarına “port” denir.
SERİAL PORT: Erkek Port’ tur 9-25 arasında Pini bulunmaktadır. Fare modem bağlanır. Com1, Com 2 diye çoğaltılır. Communication’ dan gelir.
PARALEL PORT: Dizi konnektördür. 25 ile 40 arasında pini vardır. Yazıcı girişidir. LPT1 – LPT2 olarak değişir.
OYUN PORTU: Ses kartına

MONİTÖR PORTU: Ekran kartıdır. AT/ PS/2 Portu Klavyeye AC/İN: Güç kaynağı girişidir.
Global Bilgiler  /  at  18:10  /  No comments

BİLGİSAYAR, Giriş birimleri ile dış dünyadan aldıkları veriler üzerinde aritmetiksel ve mantıksal işlemler yaparak işleyen ve bu işlenmiş bilgileri çıkış birimleri ile bize ileten, donanım (Hardware) ve yazılım (software) dan oluşan elektronik bir makine dır.
Bilgisayar donanımı (hardware): Bilgisayarların fiziksel kısımlarına donanım denilmektedir. Elle tutulabilirler. Ekran, klavye, Sabit disk (harddisk), fare, yazıcı, bellek, mikroişlemci, tarayıcı,
Bilgisayar yazılımı (Software): Donanımı kullanmak için gerekli programlardır. Bilgisayarın nasıl çalışacağını söylerler. Elle tutulmazlar. Belirli bir işlemi yapmak üzere bilgisayara kurulurlar (set p, install). Örneğin: Kelime işlem (Word processor) programları son kullanıcıların yazı yazması için kullanılır. Tablolama (spread sheet), sunu (presentation), programlama dilleri (Pascal, C ...), ses (sound) programı gibi.
DONANIM YAPISI :
CPU (Central Processing Unit):

Bilgisayarın beyni de denilebilir. Yönetim ve kontrolü burada yapılır.İki bölümden oluşur;
Aritmetik ve Mantık Birimi (Arithmetic & Logic Unit -ALU) : Dört işlem, verilerin karşılaştırılması, karşılaştırmanın sonucuna göre yeni işlemlerin seçilmesi ve kararların verilmesi bu birimin görevidir.
Kontrol Ünitesi ( Control Unit -CU) : Işlem akışını düzenler, komutları yorumlar ve bu komutların yerine getirilmesini sağlar.
RAM (Random Access Memory):
Programların ve verilerin kullanıldıkları zaman geçici olarak depolandıkları yerdir. CPU'da işlemler yapılırken ana bellekte saklanan veriler kullanılır ve işlenen veriler (bilgi) RAM bellekte tutulur. Elektrik kesildiğinde bellekteki veriler kaybolur. Birimi megabayt (MB)'dır. PC'lerde 8, 16, 32, 64 MB bellekler kullanılmaktadır.
ROM ( Read Only Memory):

Üzerinde yalnız okuma yapılır. Üretici firma tarafından ilk imalatı esnasında yerleştirilir. Yazma yapılamaz.
Bilgisayarda Bellek Birimleri
Bilgisayarda en küçük birim BIT tir.
1 BYTE = 8 Bit
1 Bit 0 ya da 1'den (kapalı devre=0, açık devre=1) oluşur.
1 BYTE 1 karakterdir.
1024 BYTE = 1 KiloByte'dır. (KiloByte = KB)
1024 KB = 1 MegaByte'dır. (MegaByte = MB)
1024 MB = 1 GigaByte (GigaByte = GB)
1024 GB = 1 TeraByte (TeraByte = TB)
CPU: Central Processing Unit ( Merkezi İşlem Birimi). Ana İşlem Ünitesi, Merkezi İşlemci ya da kısaca işlemci.
Bilgisayarın program komutlarını bellekten aldıktan sonra kodlarını çözen ve karşılığı olan işlemleri yerine getiren merkez birimi. CPU genellikle bilgisayarın beyni olarak tanımlanır. Çünkü tüm işlemler CPU tarafından yapılır. Bu nedenle bir bilgisayarın işlem yeteneği ve hızı işlemcisinin yeteneği ve hızıyla doğrudan ilgilidir.
HARDDISK: Sabit disk.

Bilgisayarlarda bilgi depolama ünitesi. Sabit diskler büyük miktarda bilgiyi uzun süreli olarak saklamak için kullanılan manyetik disklerdir. Genellikle taşınabilir olma özelliği yoktur. Zaten bu yüzden de sabit disk adını almışlardır. Bilgisayar kasasının içinde kendileri için ayrılmış yuvalara yerleştirilirler. Sabit diskler özellikle disketlerle karşılaştırıldığında çok büyük miktarda bilgi depolama özelliğine sahiptirler.
DISK DRIVE: Disk sürücü.
Diske veri yazan ya da okuyan birim. Disk sürücüler okuyup yazdıkları disk tipine göre çeşitli isimler alır: Disketlere okuyup yazan disket sürücüler, optik disklere okuyup yazan optik sürücüler gibi...genelde, disk sürücü dendiğinde sabit disk sürücü kastedilir. Disk sürücüler bilgisayarın içine yerleştirilebileceği gibi, bir dış ünite olarak da bağlanabilir.
MAINBOARD: Ana kart.
Bilgisayarlardaki temel devre ve bileşenleri üzerinde bulunduran kart. Ana kart, CPU, BIOS, bellek, depolama aygıtı arabirimleri, seri ve paralel portlar, genişleme yuvaları ve ekran, klavye gibi çevre ünitelerinin denetleyicilerini bulundurur. Bir PC’ yi daha iyi bir modele çevirmek için ana kartı değiştirmek gerekir. Ana kartla birlikte sadece CPU değil, ROM ve ana bellek de daha iyi modele geçirilmiş olur. Ancak bu işlem sırasında genişleme kartlarının yeni ana kartla uyumlu olmasına dikkat edilmelidir.
RAM: Random Access Memory. Rasgele Erişimli Bellek.
Herhangi bir noktasına doğrudan erişilebilen bellek tipi. Bir bilgisayarın ne kadar RAM’a sahip olması gerektiği, kullandığı işletim sistemi ve çalıştıracağı programların ihtiyaçlarına bağlıdır. Özellikle grafik kullanıcı yüzüne sahip işletim sistemleri daha çok RAM kullanır.
ROM: Read Only Memory. Salt Okunur Bellek.
İçerdiği verilerin üzerine sadece bir kere yazıldığı ve bir daha değiştirilemediği bellek tipi. ROM’ lar bilgisayarlarda hiç değişmeyecek ancak sürekli kullanılan bazı programları saklamak için kullanılır. Bilgisayarın yüklenmesini sağlayan ana program gibi... Bir ROM yongası üreticisinden çıktığında içeriği belirlenmiştir. ROM’ ların RAM’ lerden en önemli farkı, elektrik akımı kesildiğinde RAM’ lerin sakladıkları bilgileri kaybetmelerine rağmen, ROM’ ların etkilenmemeleridir.
Klavye (Keyboard)
Tuşlardan oluşur. Q’ ya göre ayarlanmıştır. F’ ye çevrilebilir. Her bir harf için bir Ascıı kod , bu kodların birleştiği bir Ascii tablo vardır. Biz herhangi bir tuşa bastığımız zaman ascii tablodan harf yada işareti tanır ve basar. 102 tuş bulunur. XT ve AT olmak üzere iki çeşittir. Klavye bir giriş ünitesidir.Klavyede bulunan tuşların görevleri şunlardır;
Klavye üzerindeki tuşları 4 kısımda inceleyebiliriz;
1. Fonksiyon tuşları
2. Daktilo tuşları
3. Nümerik tuşlar
4. Özel tuşlar
FONKSİYON TUŞLARI :
Bu tuşlar her programlama dilinde ve işletim sisteminde farklı görevler almıştır. F1 den F12 ye kadardır.
DAKTİLO TUŞLARI :
Bu bölümde A ile Z arası harfler 0 ile 9 arası rakamlar !,^,” , ? vb. gibi işaret tuşları ile bazı özel tuşlar bulunur.
NUMERİK TUŞLAR:
Bu bölümde 0 ile 9 arası rakamların yanında bazı özel fonksiyonlar bulunur. "NUM LOCK" bir kez basıldığında ışık söner ve rakamlar yerine özel fonksiyonlar çalışır.
ÖZEL TUŞLAR:
Backspace (İşaretli tuş): İmlecin bulunduğu yerden sola doğru tek tek tamamını siler.
Delete (Del): İmlecin bulunduğu yerden sağa doğru tek tek siler.
Print Screen : Yazılan yazıyı yazıcıya yollar.
Caps Lock: (Bu tuş açıksa klavyenin sağ üst köşesinde ışık yanar.)Büyük harf ya da küçük harf tuşu.
Num Lock: (Bu tuş açıksa klavyenin sağ üst köşesinde ışık yanar.)Bu tuş açıkken klavyenin sağ tarafında bulunan rakamları kullanabiliriz.
Scroll Lock: Bu tuşa basıldığında imleç kilitlenir ve ekran kayar.
Pause : Bu tuşa basıldığında ekran durur.
Insert : Araya yazı yazacağı zaman kullanılan bir tuştur.
Control+Alt+Del: Aynı anda basıldığında bilgisayarın açma –kapama düğmesine basmadan hafızayı tamamen silmemizi ve bilgisayarı yeniden başlatmamızı sağlar.Ayrıca tuş kilitlenmesini de açar.
Ctrl+C: İşletim sistemi komutlarını çalışma anında durdurur.
Ctrl+Break: Programlarda çalışmayı durdurur.
Bilgisayarınızda çalışırken herhangi bir şekilde yazdığımız harf tuşu işlemiyorsa ALT+ASCII (ASC 11,000 ile 25,000 arası rakamdır) yazılırsa o ekrana ait karakter ekrana gelir.Örnek ATL tuşu+115=M harfidir. Bilgisayar açıldığında yanıp sönen göstergeye “İMLEÇ ” denir. İmleç her tuşa basıldığında sağa doğru kayar.
Home : İmleci satırın başına getirir.
End : İmleci satırın sonuna götürür.
Page up: İmleci bir ekran yukarı çıkarır.
Page Down: İmleci bir ekran aşağıya indirir.
Tab Tuşu: Bu tuşa basıldığında imleci 8 karakter birden sağa hareket ettirir. Shift tuşu ile kullanıldığında 8 karakter sola getirir.
AltGr : (Klavye üzerinde bazı tuşlar ikiz,bazı tuşlar üçüz görevlidir. İkiz görevliler Shift tuşu ile basılırsa ikinci karakteri yazar.
Örnek: Shift+2 tuş bileşimi = ’ işarettir.)
Bazı tuşlarda 3 adet simge vardır.bunlardan sağ alttaki simgeyi yazmak için Altgr tuşu ile birlikte ilgili tuş basılarak yazılır.
Örnek: yıldızı yazmak için Altgr+Tuş basılır.
Yazıcı ve Disket Çeşitleri
YAZICI ÇEŞİTLERİ :
a) Letter Quality Printer(LQP): Yazıcı karakteri daktilo harflerine benzer ve hızı yavaştır.
b) Dot Matriks Printer (DMP): Yazıcı kafada bulunan ve PIN denilen iğneler yardımı ile yazım yapılır.9 ile 24 arası PİN vardır.
c)Laser Printer: Sayfa yazıcı.Çok hızlı ve netlik açısından yüksek yazıcılardır.
DİSKET VE ÇEŞİTLERİ
Disket:Yapılan işlemlerin sonuç olarak saklandığı ve tekrar bilgisayara gönderildiği giriş ve çıkış birimidir.Taşınabilirler.Kullanmak için önce formatlamak gerekir.Disketlerin içi dairesel bir yapıda olup track denilen izler ve sektör denilen alanlardan oluşur.Disketler boyutlarına göre ikiye ayrılır:
1-5.25lik
2-3.5 luk.
Yoğunluklarına göre de 2ye ayrılır:
1-High Density(HD)Yüksek yoğunluk
2-Double Density(DD)Çift Yoğunluk
Disket üzerinde bulunan koruma(Write Protect) kapatıldığında disketteki bilgiler yalnızca okunabilir.Yazma ve silme işlemleri yapılamaz.Ancak koruma açıldığında yapılabilir.
Tuşlardan oluşur. Q’ ya göre ayarlanmıştır. F’ ye çevrilebilir. Her bir harf için bir Ascıı kod , bu kodların birleştiği bir Ascii tablo vardır. Biz herhangi bir tuşa bastığımız zaman ascii tablodan harf yada işareti tanır ve basar. 102 tuş bulunur. XT ve AT olmak üzere iki çeşittir. Klavye bir giriş ünitesidir.Klavyede bulunan tuşların görevleri şunlardır;
SÜRÜCÜLER :
Disketlerin çalıştırma biçimleridir.bilgisayarda sürücü isimlerinin sonuna “ : ” işareti bırakılarak yazılır.Bir bilgisayar genel olarak aşağıdaki sürücü çeşitlerine sahiptir. En fazla 6 adettir.Bunlar;
1=A Disket 4=D Harddisk
2=B Disket 5=E CD-ROM
3=C Harddisk 6=F Novell
HARD DISK (SABİT DİSK) Bilgileri silinmeyen manyetik ortamlarda tutma ve geniş hacimli bilgilere hızlı olarak ulaşmak için kullanılan giriş ve çıkış birimidir. Disketten farkı;büyük kapasiteli hızlı ve PC içerisinde sabit olmasıdır.
CD-ROM: Compact Disk-Read Only Memory.
Yüksek kapasitede bilgi depolamak için kullanılan optik disklerdir. CD-ROM’ ların üzerine bilgiyi kaydedebilmek için özel araç kullanılır.
DVD-ROM: Dijital Versatile Disk.
CD-Rom’ların yerini alması beklenen yeni bir optik disk teknolojisi. 133 dakikalık bir filmin tek bir diskte tutulması sağlanabilecek DVD-Romlarla. DVD-Rom oynatıcı denilen aletlerin normal CD-Romları da oynatması söz konusu.
Diğer Çevre Birimleri
MONITOR: Ekran.
Bilgisayarlarla kullanıcılar arasındaki görsel bağlantıyı sağlayan birim. Ekranlar büyüklüklerine, gösterdikleri renk sayısına ve destekledikleri çözünürlük oranlarına göre sınıflanır.
SOUND CARD: Ses kartı.
Bilgisayarın sesi işlemesini sağlayan genişleme kartı. Bir ses kartı olmadan bilgisayar sadece bip sesleri ve oldukça mekanik melodiler çıkarabilir. Oysa pek çok yazılım ve CD-ROM’ lar çok daha yüksek kalitede bir ses çıkışına ihtiyaç duyar. Ses kartları, karta bağlanan hoparlörler aracılığıyla dijital ses elde edilmesini sağlar.
MOUSE: Fare.
İmlecin ekran üzerindeki hareketlerini kontrol eden araç. Bir kablo ile bilgisayara bağlanan küçük bir araç olan fare, düz bir yüzeye sürterek kullanılır. Bu yüzeyde yapılan hareketler, benzer şekilde imlecin (cursor) de ekranda serbestçe hareket etmesini sağlar. Böylece imleç istenen nesne üzerine getirilebilir.
SCANNER: Tarayıcı.
Kağıda basılı yazı ve resimleri okuyup bilgisayarların anlayacağı biçime çeviren araç.
PRINTER: Yazıcı.
Bilgisayar ile üretilen metin ve resimleri kağıda basmak için kullanılan araç.
MODEM: Kısaltma, Modulator-Demodulator.
Telefon hatlarından veri aktarmakta kullanılan araçlar. Bilgisayarlar verileri dijital olarak saklarlar, ancak telefon hatları üzerinden gönderilen veriler analog yapıda olmalıdır. Bu yüzden modemler bilgisayarların dijital yapıda sakladıkları verileri analog yapıya çevirerek gönderme işini üstlenir. Bu işlemin tersi de yine modemler tarafından gerçekleştirilir. Telefon hatlarından analog yapıda gelen sinyalleri bilgisayarların anlayacağı dijital yapıya çevirirler.
BİLGİSAYARIN ÇALIŞTIRILMASI
Bilgisayarı açmak için elektrik bağlantısı kontrol edilir.
Bilgisayar C:/> (Hard Disk) çalışıyorsa A: sürücüsünde disket olmamalıdır.A: sürücüsünden çalışıyorsa sürücüye sistem disketi takılır.
Kasayı AÇ. (Power düğmesine bas)
Ekranı AÇ.
İşletim sistemi DOS ise ekrana C:/> işareti gelir.
İşletim sistemi WINDOWS ise ekrana masa üstü gelir.
Bilgisayarı kapatmak için çalıştığımız programdan çıkarız ve bilgisayarın çalışmadığından yani işlem yapmadığından emin oluruz.Eğer WINDOWS 9X işletim sistemi ile çalışıyorsa “ŞİMDİ BİLGİSAYARINIZI KAPATABİLİRSİNİZ” yazısı ekrana geldikten sonra açma-kapama düğmesi ile bilgisayar kapatılır.
SÜRÜCÜYE DİSKET TAKMA VE ÇIKARTMA: Demir metal kısmı ve etiketli bölümü üste gelecek şekilde ve ok yönünde bilgisayara takılır.Sürücüden gelen tık sesi: disket yuvasına yerleşir.Disket çıkartma düğmesine bastığımızda disket dışarı çıkar.Işık yanarken disket çıkarılmaz.Çünkü ışık yanıyorsa disketten bilgi okunuyor yada bilgi yazılıyor demektir.
CD-ROM SÜRÜCÜLERİNE CD TAKMA VE ÇIKARTMA: CD sürücü üzerinde bulunan açma-kapama düğmesi ile CDler yazılı kısmı üstte,parlak kısmı altta olacak şekilde yuvaya yerleştirilir.
MONITOR: Ekran.
Bilgisayarlarla kullanıcılar arasındaki görsel bağlantıyı sağlayan birim. Ekranlar büyüklüklerine, gösterdikleri renk sayısına ve destekledikleri çözünürlük oranlarına göre sınıflanır.
SOUND CARD: Ses kartı.
Bilgisayarın sesi işlemesini sağlayan genişleme kartı. Bir ses kartı olmadan bilgisayar sadece bip sesleri ve oldukça mekanik melodiler çıkarabilir. Oysa pek çok yazılım ve CD-ROM’ lar çok daha yüksek kalitede bir ses çıkışına ihtiyaç duyar. Ses kartları, karta bağlanan hoparlörler aracılığıyla dijital ses elde edilmesini sağlar.
MOUSE: Fare.
İmlecin ekran üzerindeki hareketlerini kontrol eden araç. Bir kablo ile bilgisayara bağlanan küçük bir araç olan fare, düz bir yüzeye sürterek kullanılır. Bu yüzeyde yapılan hareketler, benzer şekilde imlecin (cursor) de ekranda serbestçe hareket etmesini sağlar. Böylece imleç istenen nesne üzerine getirilebilir.
SCANNER: Tarayıcı.
Kağıda basılı yazı ve resimleri okuyup bilgisayarların anlayacağı biçime çeviren araç.
PRINTER: Yazıcı.
Bilgisayar ile üretilen metin ve resimleri kağıda basmak için kullanılan araç.
MODEM: Kısaltma, Modulator-Demodulator.
Telefon hatlarından veri aktarmakta kullanılan araçlar. Bilgisayarlar verileri dijital olarak saklarlar, ancak telefon hatları üzerinden gönderilen veriler analog yapıda olmalıdır. Bu yüzden modemler bilgisayarların dijital yapıda sakladıkları verileri analog yapıya çevirerek gönderme işini üstlenir. Bu işlemin tersi de yine modemler tarafından gerçekleştirilir. Telefon hatlarından analog yapıda gelen sinyalleri bilgisayarların anlayacağı dijital yapıya çevirirler.
Yazıcı Kullanımı ve İşletim Sistemi
Yazıcı kullanımı:
Yazıcı üzerinde bulunan tuşların görevi:
Online (Yazmaya hazır) :Bu tuş göstergesine ait ışık yanarsa PC kağıda döküm yapar.
Offline (Kapalı):Yazıcı çalışmaz.
Paper feed (Kağıt koy):Yazıcıya kağıt yüklemesini sağlar.
Line feed (Satır atlat) :Bir satır atlayarak yazar.
İşletim Sistemi
Bilgisayarların çalışabilmesi için gereken temel yazılım. Bilgisayarlar çeşitli donanım ürünlerinin belli bir tasarıma göre bir araya getirilmesiyle oluşturulur. Ancak kendilerinden beklenen işleri gerçekleştirmeleri için bu sadece donanımdan oluşan altyapı yeterli değildir. Bir kelime işlem yazılımı ile belge oluşturabilmek için önce bilgisayarın açılması, donanım ürünlerinin birbirlerini tanıması ve birlikte çalışacakları şartların sağlanması gerekecektir. Kullanıcı klavyede bir tuşa bastığında, bir harfin ekranda görüntülenmesi, yazılanların saklanmak istendiğinde belgenin disk üzerine yazılması, belgeye bir dosya adı verilebilmesi yapılabilecek işler arasındadır. Kullanılan yazılım ne tür olursa olsun bazı temel işlemler hep aynıdır; dosyaların diske yazılması, diskten alınıp ekrana görüntülenmesi, bir dosyanın basılmak üzere yazıcıya gönderilmesi... Bu durumda tüm yazılımların üzerinde çalışacağı zemini oluşturmak ve temel işlemleri gerçekleştirmek üzere kullanılan yazılım ile karşılaşılır. Bu, işletim sistemidir.
İşletim sistemi bilgisayarın her türlü altyapı çalışmalarını düzenler, çeşitli aygıtların birbirleriyle anlaşmasını sağlar. Bu sayede çeşitli uygulama yazılımları, güven içinde çalışıp kullanıcıya hizmet edebilirler. Bu yüzden bir bilgisayarın donanım özellikleri kadar işletim sistemi de önemlidir. Çünkü sistemin genel performansı gibi işlev yelpazesi de kullanılan işletim sistemine göre değişir. İşletim sistemleri bilgisayarda olup biten her şeyi denetleyen yazılımlardır. Bu yüzden sistem ne kadar karmaşıksa, işletim sistemi de o oranda gelişmiş olmak zorundadır.
Genel amaçlı bir işletim sisteminin üstlenmesi gereken işler şöyle sıralanabilir:
¨ Çevre birimleri ile programlar arasındaki iletişimi sağlamak.
Bir kelime işlem yazılımı yazıcıya ya da CD-ROM sürücüye ulaşarak kullanılmasında olduğu gibi...
¨ Sistemin belleğini yönetmek, disk tamponu (disk cache) gibi ek olanaklar sağlayarak belleğin etkili bir şekilde kullanılmasını sağlamak.
Örneğin, sanal bellek oluşturarak ana bellekten daha büyük bir alanın kullanılması.
¨ Saklama aygıtlarındaki dosyalara belli bir düzen erişilmesi için bir dosya yönetim sistemi oluşturmak.
¨ Özellikle çok kullanıcılı sistemlerde kaynaklara güvenli erişim sağlamak.
¨ Programlar arası veri iletişimi sağlamak.
Kullanıcının çeşitli komutlar vermesi ve programlar çalıştırmasını sağlamak
Network ve Yazılım
BİLGİSAYAR AĞLARI (NETWORK)
İki ya da daha çok bilgisayarın veri iletmek ve bilgisayar kaynaklarını ortak kullanmak amacı ile birbirine bağlanmasına bilgisayar ağı denir.
Bilgisayar ağları ana bilgisayarın işlem gücünden ve depolama kapasitesinden başka yazıcı gibi çevre birimlerinin ortak kullanımını da sağlar.
1.Yerel ve Ulusal Ağlar:
a) LAN (LOCAL AREA NETWORK): Bölgesel çalışma ağı..Ana bilgisayarın adı SERVER dır.Diğer bilgisayarlar server-1 server-2 olarak adlandırılırlar.
b) WAN (GENİŞ ÇALIŞMA AĞI): Birden fazla LAN’ ın birbirine bağlı olarak çalışmasını ifade eder.
2.İnternet: Dünya üzerindeki bilgisayar kuruluşlarının birbirine bağlanmasını sağlayan geniş ağa denir.
İNTRANET:Bir işletme içerisinde interneti kullanarak yapılan işlemdir.
YAZILIM
İşletim Sistemi (Operating Sistem):
Kullanıcı ile bilgisayar arasında iletişimi sağlayan programlardır. Açılışından kapanışına kadar Bilgisayar sisteminin tüm hareketlerini denetler. Sistemde bulunan MİB, ana bellek, Harddisk vb. kaynakları yönetir. DOS (Disk Operating System), Windows (3.1, 95, 98,CE,ME), WindowsNT, MAC OS, UNIX, LINUX …
Yararlı Programlar: İşletim Sistemi ile verilen format, sıkıştırma, kurtarma vb.
Aygıt sürücüleri (Device Driver): Çevre birimlerinin çalışması için bilgisayara yüklenen programlar.
Programlama Dilleri: Bir işi bilgisayara yaptırmak ancak belirli kodların belirli bir sıra doğrultusunda kullanılması ile olanaklıdır. Kullanılan bu koda programlama dili denilir. Yazılan kaynak kod program derleyici veya yorumlayıcı tarafından bilgisayar diline çevrilir. Programlama dillerinden bazıları C, Pascal, Delphi, Java, Visual Basic, Visual C…
GİRİŞ VE ÇIKIŞ ÜNİTELERİ
1. Ekran: Renkli-Monitör Dijital
2. Klavye: Q ve F olmak üzere Türkçe 2 tip klavye vardır.
3. Yazıcı: Makinedeki dosyaların çalışmasını sağlar
4. Disket: Makinedeki bilgilerin başka makinelere taşınmasını sağlar.
5. SabitDisk (HDD): Makinedeki bilgileri toplayan ve yazılımı yöneten cihazdır. ÖR: 2.1 , 3,2 Vb .
6. Maus: Klavye gibi direk girin ünitesidir. AT ve PS/2 olarak 2 çeşidi bulunur.
VERİYOLLARI
Paralel ve seri olarak 2 yoldan oluşmaktadır.
Seri veriyolları 9 pin’ lik portlardan “Erkek”
Paralel veriyolları 40 pin’ lik portlardan “Dişi” oluşmaktadır. Veriyolları bilgisayarın çevre birimleri ile arasındaki bağı oluştururlar.
Maus: Com Portuna / Seri
Yazıcı: LTP1 Portuna / Paralel’ dir
Klavye: AT/PS2 Portuna
GİRİŞ—ÇIKIŞ KAPILARI
PORT: Bilgisayarın diğer çevre aygıtları ile ilişkisini sağlayan bağlantı noktalarına “port” denir.
SERİAL PORT: Erkek Port’ tur 9-25 arasında Pini bulunmaktadır. Fare modem bağlanır. Com1, Com 2 diye çoğaltılır. Communication’ dan gelir.
PARALEL PORT: Dizi konnektördür. 25 ile 40 arasında pini vardır. Yazıcı girişidir. LPT1 – LPT2 olarak değişir.
OYUN PORTU: Ses kartına

MONİTÖR PORTU: Ekran kartıdır. AT/ PS/2 Portu Klavyeye AC/İN: Güç kaynağı girişidir.

0 yorum:

ORTAM DİNLEMESİ VE CEP TELEFONU GÜVENLİĞİ

Global Bilgiler
İnsanların çeşitli araçlar kullanarak birbirleriyle kurdukları iletişime haberleşme denir. İletişim terimi bilgiyi elektriksel yollarla göndermeye, almaya, işlemeye karşılık gelir.

Haberleşmenin Gizliliği Anayasamızın 22’nci maddesi ile güvence altına alınmış olup, kişiler, kurumlar arasındaki haberleşmeye müdahale edilebilmesi ancak Anayasa’nın ilgili hükmü çerçevesinde, kanunla düzenlenen şartlarla ve yetkili mahkeme kararı ile mümkündür.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTİK) bağlı olarak faaliyet gösteren Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, yönlendirilmesi ve kayda alınmasından sorumludur. Ayrıca elde edilen verileri ve bilgileri ilgili kurumlar olan Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Jandarma Genel Komutanlığına, talep etmeleri halinde mahkemeye ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına ve diğer yetkili kurumlara iletmekle görevlidir. Bu görev ve yetkilerin kanunlarla belirlenmesine karşın, her türlü telefon, telsiz v.s gibi mobil haberleşme vasıtalarıyla yapılan görüşmelerin ifşa edilip haberleşme gizliliğine müdahale edilmesi günümüzün en önemli sorunlarından biridir.

Yasadışı yollarla elde edilen bu görüşmeleri ifşa etmek suçtur ve hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bu da; Türk Ceza Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenmiş olan haberleşmenin gizliliği ihlal suçu, ceza hukuku anlamında kişiler arasındaki kurulmuş olan özel ve gizli kalması gereken haberleşme detaylarının öğrenilmesi ve/veya ifşa edilmesidir. Suçun oluşumu için iki veya daha fazla kişi arasında kurulmuş olan ve genele açık olmayan bir iletişim varlığı şarttır. Bazı istisnalarıda vardır.

Ortam dinlemesi ise konuşma yapılan yerde dijital, elektronik her türlü ses kayıt cihazları vasıtasıyla veya ileri teknoloji gerektiren lazerli dinleme cihazları, yönlendirilmiş antenler ve kozmik(uydu) sistemleri ile olabilmektedir. Ortam dinlemesi gizlilik dereceli bilgiye sahip olan devlet adamlarının en büyük paranoyası haline gelmiştir.

Mobil ve kablosuz teknolojiler kullanıcılara çok farklı hizmeti kolaylıkla sunarken, pek çok tehlikeyi de beraberinde getirmektedir. Cep telefonu ve ortam dinlemelerinin kanun koyucu tarafından cezai müeyyideleri belirtilmesine rağmen, söz konusu suçu işlemeye yarayan casus yazılım ve donanımların satışı kolaylıkla yapılabilmektedir. Ayrıca cep telefonu operatörleri müşterilerinin yaş, cinsiyet ve alışveriş eğilimlerini müşterilerinin günlük konum bilgileri ile birleştirerek bu istatistikleri şirketlere satmaktadırlar.

Telefon Nasıl Dinlenir ?

Telefonlar yetkisiz kişiler tarafınca, yaptıkları yazılımlar sayesinde karşı tarafa bunu aks ettirerek yaptıkları dinlemelerdir.
Telefon dinlemesi yapmaya başlamadan önce, telefonun işletim sistemini ve buna uygun yazılımı yapmak örnek vermek gerekirse; Kullanılan telefon işletim sistemi İOS ve buna uygun bir yazılım yapmak zorundalar yani İOS işletim sisteminde çalışabilecek bir program yapmak zorundadırlar.

1) Yazılım Alma Gönderme ?
Telefon dinlemesi kişinin telefon numarasına ulaşıldıktan sonra yapılan yazılımı bilgisayar sunucularından mesaj olarak telefona yazılımın gönderilmesidir. Bu yazılımı voip sunucular tarafından numarası belirsiz şekilde gönderilir. Yani herhangi bir hat numarası kullanılmaz. Örnek vermek gerekirse: AVEA şeklinde size nasıl mesaj geliyorsa aynı şekilde gönderen kişi bunu sizin mesajınızı AVEA’dan gelmiş gibi gösterebilir, ve mesaj içeriğini açar açmaz yazılım aktif olup sizin haberiniz olmadan arka planda çalışmaya başlar. Sistemden ROOT yetkisi alıp sizin haberiniz olmadan telefonunuz dinlenmeye ve takip edilmeye başlanır.

2) Sıklıkla Dinlenilen Telefonlar Nelerdir ?
Her türden marka, model, işletim sistemli telefon dinlenir.

3) Hangi Telefonlar Dinlenemez?
Telefon dinlenmesine karşın kriptolu (şifreli) telefonlar kullanılıyor, kriptolu telefonlarında günümüzde kırmak mümkündür. Sonuçta hepsi bir yazılım ve hepsinin arkasında bir işletim sistemi vardır bu yüzden kriptolu telefonlarda dinlenilebilir. Bir şehir efsanesi gibi dolaşan bir şey vardır kapalı telefon dinlenilir diye hepimiz bunu duymuşuzdur. Ancak yapılan deneyler şunu gösteriyor ki kapalı ve bataryası ayrılmış bir telefon hiçbir şekilde dinlenilemiyor. Yani dinlenilebilmesi için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Yalnız işletim sistemi kullanan tüm telefonların kapalı bile olsa dinlemenin yapılabilmesi için özel programlar veya aparatlara ihtiyaç vardır. Nasıl anlarız bu durumu diye soracak olursak şarjınız %100 iken telefonu kapatın 2 saat sonra açtığınızda telefonunuzun şarjı %96 veya daha aşağı açılıyorsa derhal o telefondan kurtulun… 
Global Bilgiler

Dinlenemeyen telefonlar ise, noktadan noktaya bağlı telefonlar dinlenemiyor. Peki, bu nasıl bir sistemi ifade ediyor açıklayacak olursak. Bu tür telefonlar 1. Dünya savaşı sırasında kullanılan cepheden karargâha noktadan noktaya bağlı telefonların biraz daha gelişmiş halidir. Analog sistemlerdeki telefonlara iğneleme metodu ile dinlemek ve kullanmak mümkünken bu telefonlara iğneleme meydana gelirse telefon işlevsiz hale geliyordu. Bu yüzden bu tür telefonlar dinlenemiyor. Ancak bu tür telefonların mesafesi kullanılan kablo teknolojisi nedeniyle 46 km. geçememektedir ve maliyeti biraz pahalıdır.

Sonuç

Ortam güvenliğini sağlamak için yüksek seviyede bir güvenlik altyapısı geliştirmeyi, çeşitli güvenlik politika ve stratejileri belirlemeyi ve uygulamayı zorunlu kılmaktadır. 

Birden çok kaynaktan istifade edilmiştir.
https://www.cyber-warrior.org/Dokuman/Default.Asp?Data_id=8769
Global Bilgiler  /  at  17:43  /  No comments

Global Bilgiler
İnsanların çeşitli araçlar kullanarak birbirleriyle kurdukları iletişime haberleşme denir. İletişim terimi bilgiyi elektriksel yollarla göndermeye, almaya, işlemeye karşılık gelir.

Haberleşmenin Gizliliği Anayasamızın 22’nci maddesi ile güvence altına alınmış olup, kişiler, kurumlar arasındaki haberleşmeye müdahale edilebilmesi ancak Anayasa’nın ilgili hükmü çerçevesinde, kanunla düzenlenen şartlarla ve yetkili mahkeme kararı ile mümkündür.

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumuna (BTİK) bağlı olarak faaliyet gösteren Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı (TİB), telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin tespiti, dinlenmesi, sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, yönlendirilmesi ve kayda alınmasından sorumludur. Ayrıca elde edilen verileri ve bilgileri ilgili kurumlar olan Millî İstihbarat Teşkilatı Müsteşarlığına, Emniyet Genel Müdürlüğüne ve Jandarma Genel Komutanlığına, talep etmeleri halinde mahkemeye ve Cumhuriyet Başsavcılıklarına ve diğer yetkili kurumlara iletmekle görevlidir. Bu görev ve yetkilerin kanunlarla belirlenmesine karşın, her türlü telefon, telsiz v.s gibi mobil haberleşme vasıtalarıyla yapılan görüşmelerin ifşa edilip haberleşme gizliliğine müdahale edilmesi günümüzün en önemli sorunlarından biridir.

Yasadışı yollarla elde edilen bu görüşmeleri ifşa etmek suçtur ve hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller, mahkeme tarafından bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Bu da; Türk Ceza Kanunu’nun 132. maddesinde düzenlenmiş olan haberleşmenin gizliliği ihlal suçu, ceza hukuku anlamında kişiler arasındaki kurulmuş olan özel ve gizli kalması gereken haberleşme detaylarının öğrenilmesi ve/veya ifşa edilmesidir. Suçun oluşumu için iki veya daha fazla kişi arasında kurulmuş olan ve genele açık olmayan bir iletişim varlığı şarttır. Bazı istisnalarıda vardır.

Ortam dinlemesi ise konuşma yapılan yerde dijital, elektronik her türlü ses kayıt cihazları vasıtasıyla veya ileri teknoloji gerektiren lazerli dinleme cihazları, yönlendirilmiş antenler ve kozmik(uydu) sistemleri ile olabilmektedir. Ortam dinlemesi gizlilik dereceli bilgiye sahip olan devlet adamlarının en büyük paranoyası haline gelmiştir.

Mobil ve kablosuz teknolojiler kullanıcılara çok farklı hizmeti kolaylıkla sunarken, pek çok tehlikeyi de beraberinde getirmektedir. Cep telefonu ve ortam dinlemelerinin kanun koyucu tarafından cezai müeyyideleri belirtilmesine rağmen, söz konusu suçu işlemeye yarayan casus yazılım ve donanımların satışı kolaylıkla yapılabilmektedir. Ayrıca cep telefonu operatörleri müşterilerinin yaş, cinsiyet ve alışveriş eğilimlerini müşterilerinin günlük konum bilgileri ile birleştirerek bu istatistikleri şirketlere satmaktadırlar.

Telefon Nasıl Dinlenir ?

Telefonlar yetkisiz kişiler tarafınca, yaptıkları yazılımlar sayesinde karşı tarafa bunu aks ettirerek yaptıkları dinlemelerdir.
Telefon dinlemesi yapmaya başlamadan önce, telefonun işletim sistemini ve buna uygun yazılımı yapmak örnek vermek gerekirse; Kullanılan telefon işletim sistemi İOS ve buna uygun bir yazılım yapmak zorundalar yani İOS işletim sisteminde çalışabilecek bir program yapmak zorundadırlar.

1) Yazılım Alma Gönderme ?
Telefon dinlemesi kişinin telefon numarasına ulaşıldıktan sonra yapılan yazılımı bilgisayar sunucularından mesaj olarak telefona yazılımın gönderilmesidir. Bu yazılımı voip sunucular tarafından numarası belirsiz şekilde gönderilir. Yani herhangi bir hat numarası kullanılmaz. Örnek vermek gerekirse: AVEA şeklinde size nasıl mesaj geliyorsa aynı şekilde gönderen kişi bunu sizin mesajınızı AVEA’dan gelmiş gibi gösterebilir, ve mesaj içeriğini açar açmaz yazılım aktif olup sizin haberiniz olmadan arka planda çalışmaya başlar. Sistemden ROOT yetkisi alıp sizin haberiniz olmadan telefonunuz dinlenmeye ve takip edilmeye başlanır.

2) Sıklıkla Dinlenilen Telefonlar Nelerdir ?
Her türden marka, model, işletim sistemli telefon dinlenir.

3) Hangi Telefonlar Dinlenemez?
Telefon dinlenmesine karşın kriptolu (şifreli) telefonlar kullanılıyor, kriptolu telefonlarında günümüzde kırmak mümkündür. Sonuçta hepsi bir yazılım ve hepsinin arkasında bir işletim sistemi vardır bu yüzden kriptolu telefonlarda dinlenilebilir. Bir şehir efsanesi gibi dolaşan bir şey vardır kapalı telefon dinlenilir diye hepimiz bunu duymuşuzdur. Ancak yapılan deneyler şunu gösteriyor ki kapalı ve bataryası ayrılmış bir telefon hiçbir şekilde dinlenilemiyor. Yani dinlenilebilmesi için enerjiye ihtiyaç duyuyor. Yalnız işletim sistemi kullanan tüm telefonların kapalı bile olsa dinlemenin yapılabilmesi için özel programlar veya aparatlara ihtiyaç vardır. Nasıl anlarız bu durumu diye soracak olursak şarjınız %100 iken telefonu kapatın 2 saat sonra açtığınızda telefonunuzun şarjı %96 veya daha aşağı açılıyorsa derhal o telefondan kurtulun… 
Global Bilgiler

Dinlenemeyen telefonlar ise, noktadan noktaya bağlı telefonlar dinlenemiyor. Peki, bu nasıl bir sistemi ifade ediyor açıklayacak olursak. Bu tür telefonlar 1. Dünya savaşı sırasında kullanılan cepheden karargâha noktadan noktaya bağlı telefonların biraz daha gelişmiş halidir. Analog sistemlerdeki telefonlara iğneleme metodu ile dinlemek ve kullanmak mümkünken bu telefonlara iğneleme meydana gelirse telefon işlevsiz hale geliyordu. Bu yüzden bu tür telefonlar dinlenemiyor. Ancak bu tür telefonların mesafesi kullanılan kablo teknolojisi nedeniyle 46 km. geçememektedir ve maliyeti biraz pahalıdır.

Sonuç

Ortam güvenliğini sağlamak için yüksek seviyede bir güvenlik altyapısı geliştirmeyi, çeşitli güvenlik politika ve stratejileri belirlemeyi ve uygulamayı zorunlu kılmaktadır. 

Birden çok kaynaktan istifade edilmiştir.
https://www.cyber-warrior.org/Dokuman/Default.Asp?Data_id=8769

0 yorum:

19.06.2016

Zaman Yolculuğu (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:56  /  No comments

Posted in: , Read Complete Article»

0 yorum:

Che Guevara (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:56  /  No comments

Posted in: , Read Complete Article»

0 yorum:

Mafyalar (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:55  /  No comments

Posted in: , Read Complete Article»

0 yorum:

Kayıp Şehir Atlantis (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:54  /  No comments

Posted in: , Read Complete Article»

0 yorum:

Gizemli Mısır Kraliçesi Kleopatra (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:54  /  No comments

Posted in: , , Read Complete Article»

0 yorum:

Mona Lisanın Sırrı (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:54  /  No comments

Posted in: , Read Complete Article»

0 yorum:

Gümüş Firavunun Sırrı (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:53  /  No comments

Posted in: , , Read Complete Article»

0 yorum:

Hitler'in Son Yılı (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:53  /  No comments

Posted in: , , Read Complete Article»

0 yorum:

Dünya Savaşı (Belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:52  /  No comments

Posted in: , Read Complete Article»

0 yorum:

Muhteşem Avcılar (belgesel)

Global Bilgiler  /  at  00:50  /  No comments

Posted in: , Read Complete Article»

0 yorum:

14.06.2016

AĞAÇLANDIRMA SAHALARINDA BAKIM VE KORUMA


Tesis çalışmalarının başarısı yapılacak bakım çalışmalarına bağlıdır. Endüstriyel orman tesis etme veya erozyon kontrolü amaçlı faaliyet gösterilen sahalarda bakım tamamlama çalışmaları aşağıda belirtilen bakım esaslarına göre yapılmalıdır.
Oyuntu erozyonu bulunan kısımlardaki toprak sedde, çalı takviyeli teras, kuru duvar     eşik gibi tesisler ile mecra ıslahına dönük tesislerin bakım ve tamir çalışmalarına, saha hedeflenen bitki örtüsüne kavuşana kadar devam edilmelidir. Bu tesislerin tamirat ve bakımları İlkbahar aylarında yapılmalıdır. Böylece, yazın meydana gelebilecek sağanak yağışların tahrip etkisine karşı önlem alınmış olacaktır. Otlandırma yapılan ancak, başarılı olunamamış çıplak kısımlar varsa, buralara yeniden ot ekimi yapılarak bitki örtüsü güçlendirilmelidir.
Sınai tesislerin arka kısımlarında yapılan dikimlerde zayiat varsa tamamlama dikimleri mutlaka yapılacaktır. Çünkü, oyuntu erozyonu olan kısımlarda veya dere mecralarında oyulmalara karşı kalıcı önlemler otlandırmalar veya canlı engellerdir.
Ot Alma, Çapa, Sürgün Kontrolü ve Teras Onarımı

Akdeniz, Ege ve Marmara ‘da dikimden sonra gerek görülen kısımlarda ilk iki yıl, ot  alma + çapa + sürgün kontrolü + teras onarımı, şeklinde bakım yapılır. Üçüncü yılda, yalnız sürgün kontrolü + teras onarımı yapılır. Dördüncü yılda, genellikle bakıma girilmez. Beşinci yılda, saha gezilerek gerekli görüldüğü takdirde sürgün kontrolü + teras onarımı şeklinde bakıma girilir ve bakıma devam edilip edilmeyeceğine karar verilir.
Dikimi takip eden İlkbahar ve Yaz aylarında yani dikimin yapıldığı yıl içerisinde ot alma ve çapalama şeklinde yapılan bakıma, teraslarda ilk otların görülmesiyle başlanır ve saha devamlı kontrol edilerek toprakta çatlakların oluştuğu veya kaymaklanmanın görüldüğü devrelerde tekrarlanır.
Dikimden sonraki çapalama işlemi, fidanların kök boğazının zedelenmemesi ve fidan köklerinin zarar görmemesi için dıştan ve içe doğru sığ bir şekilde uygulanır, fidan dibine çapa vurulmaz, hafifçe tırmalama yeterli olur. İkinci ve daha sonraki yıllarda çapalama  işi, içten dışa doğru yani fidanın dikildiği noktadan çevreye doğru daha derin bir şekilde tatbik edilir. Ot alma ve çapalama, toprağa kırıntı bünye verir, topraktaki suyu ve besin maddelerine ortak olan otsu bitkilerin zararlarını yok eder.
Sürgün kontrolü ile fidanın tepe sürgününe gölge etkisi ve baskı yapan şüceyrat kaldırılarak, fidanların güneş ışınlarından faydalanması ve baskıdan kurtarılması sağlanır. Bilindiği gibi yeni dikilen fidanların hayatiyetlerini devam ettirebilmeleri ve iyi bir gelişme gösterebilmeleri, toprağın rutubeti ile çok yakından ilgilidir. Fidanlar için gerekli rutubet, topraktaki kapiler sudan sağlanır.
Kurak mıntıkalarda topraktaki kapiler su miktarı vejetasyon mevsimi boyunca giderek azalır, yapılacak çapa ile toprak yüzeyindeki kaymaklanma kırılarak ya da çatlaklar bertaraf edilerek toprağın kapiler suyunun hareket ettiği ince kanallar vasıtasıyla suyun yüzeye ulaşması dolayısıyla buharlaşma önlenir. Bu suretle, topraktaki sudan fidanın azami olarak faydalanması sağlanmış olur. Ayrıca, toprağa kırıntı bir bünye kazandırılması, vejetasyon devresinde düşecek yağışın, yüzeyde buharlaşmadan toprağın derinliklerine süzülmesini sağlar.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, çapalamanın derinliğidir. Çapa derinliğini toprağın türü dikte eder, özellikle kumlu topraklarda çapa sathi yapılmalıdır. Zira, bu tip topraklarda, kapiler su miktarı azdır, derin çapa buharlaşma yüzeyini artıracağından rutubet kaybına sebebiyet verir. Killi topraklarda ise, kapiler kanallar fazla olduğundan çapalamanın derin yapılarak toprakta depo edilen sudan fidanların azami ölçüde faydalanmaları sağlanır.
Çapa ile birlikte otsu bitkiler ve diğer zayıf şüceyrat kaldırılmış olacağından, yağmur sularının toprağa geçmesi kolaylaşacak, ayrıca topraktaki sudan fazla miktarda kullanan bu örtünün bertaraf edilmesiyle rutubetten yalnız fidanların istifade etmesi sağlanmış olacaktır. Çapa, izah edildiği üzere rutubet ekonomisini düzenlemesinin yanı sıra, toprağın havalanmasını, oksijen miktarının artmasını ve neticede mikroorganizma faaliyetini arttırarak fidan için lüzumlu azotun oluşmasını temin eder ve bu azotun alınmasını kolaylaştırır.
Makinalı Bakım
Tam alanda makinalı çalışma alanlarının bakımı ise, bakım tekniğine uygun olarak yapılmalıdır.Makinalı toprak işlemesinin yapıldığı hemen her yerde bakımın da makinalı yapılması, makinalı toprak işleme metotlarının gereğidir.
Ancak, dikim sırasında yanlış uygulanan bir aralık-mesafe, buna imkân vermemektedir. Bakım çalışmaları yeni tesis çalışmalarından çok daha önemlidir. Bakımını ve korunmasını yapamayacağımız bir ağaçlandırmayı hiç yapmamak daha iyidir. Bakım çalışmalarının toplamı, yeni saha çalışmaları kadar zaman, emek ve masrafı gerektirmektedir. Her yıl yenilerinin de katılmasıyla bakım sahaları daha da büyümektedir.
Bakımın zamanında ve yeterli entansitede yapılabilmesi için tam alanda makinalı arazi hazırlığı yapılan sahaların bakımının da makinalı olması şarttır. Bunun gerçekleşmesi için şeritler halinde toprak işleme yapılması veya teras formu ya da tekli veya çiftli riperle sürümlerde sıra aralarının bir traktörün fidanlara zarar vermeden bakım ekipmanını çekebileceği genişlikte olmasıdır. Bu mesafe genellikle 3 m. dolayındadır. Tam  alan toprak işlemesi yapılan sahalarda ise, jalon veya piketaj ipleri ile dikim sıra ve yerlerinin belirlenmesiyle dikim yapılmalıdır.
Dikim anında maliyet yükselse de ileri yıllardaki bakımın ekonomikliği ve hızlı büyümeden sağlanacak faydanın yanında bu artışın hiç önemi olmayacaktır. Uygulama projesinde bakım tekniği, zamanı, hangi yıllarda hangi bakım şeklinin uygulanacağına, bakımın süresi, iklim, toprak, vejetasyon örtüsü özelliklerine göre belirlenmiş olacağından bakım çalışmaları projenin ön gördüğü esaslar çerçevesinde yürütülmelidir. Bakım program teklifleri, projesi üzerinde gerekli tetkik yapıldıktan, saha gezilip görülerek bakıma ihtiyaç gösterip göstermediği saptandıktan ve ona göre uygun bakım şekli tespit edildikten sonra yapılmalıdır.
Tamamlama Dikimleri
Her türlü toplu kurumalar ve dağınık haldeki %15 ‘i aşan kurumalarda tamamlama dikimleri ile sahanın tümünde başarılı bir ağaçlandırma yapılması sağlanır. Tamamlamanın tesisten sonraki ilk 2 yıl içerisinde bitirilmesi düşünülmelidir.
Sahaların Tel Örgü İle Çevrilmesi
Sıra kazığı araları 4 - 5 metre olacaktır. 4 veya 5 metre olması, yerine göre tayin edilecektir. Köşe kazıklarının takviyesinde kullanılan her iki yanındaki kazığın köşe kazığına uzaklığı 3 metre olacaktır.
Tel  örgülerde 4 sıra tel çekilecek ve tel sıralarının araları, toprak seviyesinden itibaren    15 cm. 25 cm. 30 cm. olacak ve en üst tel sırası kazık ucundan 10 - 15 cm. aşağıda bulunacaktır. Kazıkların tespit edildiği toprak zemini yumuşak veya sert olma durumuna göre, kazıkların çekildiği sıranın topoğrafik yapısının engebeli olma durumuna göre germe telinin yerine dikenli tel kullanılarak takviye yapılır. Tel örgü kazıklarının sağlam yapıldığı nispette tel örgü tesisinin mukavemetini arttıran köşe kazıkları, takviyeli yapılacaktır.
Kumsal ve gevşek topraklı arazide ve düz istikametteki hatlarda sıra kazıklarından 10 adette biri, yanlardan payandalanıp üzerlerine teller çakılmak suretiyle, sağlamlaştırılır. 20 adette biri de; yanlardan ve ayrıca içten veya dıştan 45 derece meyilli olarak üçüncü bir payanda kazığı ile takviye edilecektir.
Çukur Boyutları ve Çukurların Açılması
Köşe kazığı çukurları sert zeminde 50 cm., yumuşak zeminde 75 cm. sıra kazığı çukurları sert zeminde 40 - 50 cm. yumuşak zeminde 60 cm. payanda kazıklarının çukurları 40 cm. derinlikte açılacaktır.
Çukur, burgu, küskü ve kepçe yardımı ile açıldığı takdirde, 30 cm.çapında açılacaktır. Kazma ve kürekle açılması halinde, çukur dikdörtgen şeklinde, uzun kenar hat istikametine dik olmak üzere 30 cm. (Kürek genişliğinde) genişlikte açılacaktır. Çukurun uzun kenarları dik, kısa kenarları çukur ortasına doğru meyilli olacak, istenilen derinlik çukur ortasında sağlanacaktır. Uzun süre ıslak kalan zeminlerde çukur ebadı daha fazla alınmalıdır.
Evvela köşe çukurlarının yerleri tespit olunur ve bundan sonra iki köşe arasındaki sıra kazık çukurlarının yerleri, jalonlar yardımı ile tam doğru hat üzerinde olacak şekilde tespit edilecektir. Köşe noktaları arasındaki kısımlarda sıra kazıkları hiç bir suretle doğru hat dışına çıkmayacaktır. Yukarıda izah edilen şekildeki tespitleri müteakip çukurlar açılacaktır. Çukurlar açıldıktan sonra, kalın düz başları çukurun ortasına gelecek şekilde evvela köşe kazıkları çukurlarına konur, etrafları taşlarla (balyoz ve küskü yardımı ile) iyice sıkıştırılır.
Köşeler arasındaki sıra kazıkları ise, köşe kazıkları yardımı ile doğru hat üzerine gelecek şekilde (gergin ip, jalon ve çekül yardımı ile) çukurlarına yerleştirilip taşlarla iyice sıkıştırılır.
Dikenli telin çekilmesine köşe kazığından başlanır. Verilen tel aralıklarını gösterir tırnaklar bulunan (15 - 25 - 30 - 35 cm.) işaret levhası kazığın yanına konarak tellerin kazıklara tespit edileceği noktalar işaretlenir. Telin ucu, köşe kazığı etrafında iki defa dolandırılarak köprü çivileri ile tespit edilir. Tel çekilmesine önce üst sıradan başlanır ve tel 10’uncu sıra kazığına kadar uzatılır. 10’uncu kazığa iki defa dolanarak gerdirilir. Telin gerileceği sıra kazık çapraz payanda ile desteklenerek eğilmesi ve yerinden oynaması önlenir ve dikenli tel (kurbağacık) yardımı ile iyice gerildikten sonra köprü çivileri ile kazıklara tespit edilir.
Bundan sonraki tel sıraları da aynı derecede gergin olarak kazıklara tespit edilir.
Bu tesislerin lüzum görülen yerlerinde, tellerin gerginliğini muhafaza edebilmek için iki kazık arasına gergi ağacı konur. Gergi ağaçları toprağa çakılmaz ve kuturları da köşe ve sıra kazık kuturlarından daha ince olur. Telin ucunda artan kısım son kazıktan itibaren en çok 1 metre ise, bu parçadan kazık üzerine sarılır. Yeni dikenli telin ucu da kazığa sarılıp çakılarak eklenmiş olur.
Eğer artan, kısım 1 metreden fazla ise, tellerin uçlarından 0.50 metrelik kısımları kendi üzerlerine katlanır ve iki tel birbirine geçirilerek kendi üzerlerinde kıvrılır. Sonra her iki uç da 3 - 4 yerinden tel parçalarıyla sıkıca bağlanır. Tel örgü ile çevrilecek sahaların ana  giriş ve çıkış yollarına birer kapı yapılmalıdır. Ayrıca ağaçlandırma sahasının uygun yerlerine insanların sahaya girip çıkabilmeleri için resimde görüldüğü gibi geçit merdiveni yapılmalıdır.
Arazide iniş istikametinde meyilin değiştiği noktalara konacak kazıkların, telin gerilme kuvvetiyle yukarı kalkmasını önlemek için şekilde görülen takviye şekli yapılacaktır. Ayrıca, meyilin değiştiği noktaya gelen kazık kalın kuturlu ve boyu normal kazıklardan 30 - 50 cm. fazla olmaktadır. Çukur derinliği 75 cm. olmalı ve kazık, tepesinden geçirilerek tel ile komşu kazığa toprak seviyesinde bağlanmalıdır.
Koruyucu bir tedbir alınmadan kullanılan ahşap kazık veya direkler 3-5 sene dayanmakta, bu takdirde kısa bir zamanda tel örgü tesisinin tamiri için büyük masraflar yapılmaktadır. Tel örgü tesisinde kullanılan ahşap kazıkların ömürlerini uzatmak suretiyle hem ahşap zayiatını önlemek ve hem de fuzuli masraflardan kaçınmak için, kazıkların emprenye edilmesi lazım gelmektedir.
Ahşap kazıkların emprenyesinde, Prof. Dr. Adnan BERKEL ve Dr. Yılmaz BOZKURT’un “Çit Malzemesinin Emprenyesinde Pratik Metotlar” adlı broşüründen faydalanılabilir.
Mıntıka hususiyetleri itibariyle en pratik, en kolay ve en ekonomik emprenye metodu seçilecek ve emprenyenin tesis mahallinde yapılması temin edilmek suretiyle, taşıma masrafları bertaraf edilecektir. Emprenye işleminde kullanılacak maddelerin, kolaylıkla ve daimi surette temini için, memleketimizde imal olunan maddeler olması gereklidir.Halen memleketimizde Kreozot ve Volmanit C.b. (Volman tuzlarından) imal edilmektedir. Kazanda tazyik suretiyle yapılan emprenyede, 1 m³ ahşap için 45 kilogram Kreozot veya 8 kilogram Volmanit C.b.ye ihtiyaç bulunduğu tecrübelerle sabit olmuştur.
Tanalit U.yerine kullanılan Volmanit C.b. tuzları kristalize halde olduğu için kolaylıkla taşınabilmekte ve iş yerinde %4 sulandırılmak suretiyle kullanılmaktadır. Volmanit C.b. tuzlarıyla emprenye işlemi de, esasen bir volman tuzu olan tanalit U.ile yapılan emprenye işlemi gibidir. 1 m³ ahşabın kazanda tazyik suretiyle yapılan emprenye masraflarının makul düzeyde olduğu bilinmektedir. Bu masrafın basit metotlarla emprenyede çok aşağı düşeceği tabiidir.
Bugün için odun maddesi kullanılan birçok müesseseler (PTT, DDY, İller Bankası, Etibank, TKİ gibi) gün geçtikçe emprenye işlemine önem vermekte ve bu ihtiyaç artışı sebebiyle de emprenye maddelerinin yurdumuzda imali genişlemektedir. Bu itibarla, emprenye maddesi yokluğu gibi mülahazalarla bu işlemden kaçınılmaması gerekmektedir. Emprenye işleminde karşılaşılacak güçlüklerin izalesi bakımından lüzum halinde merkezden bilgi istenmelidir.
Emprenye maddesinin zamanında temin edilmemesi veya sahanın süratle örgüye alınması zarureti gibi hallerde kazıklar mutlak surette katranlanmalıdır. Devlete ait arazilerdeki ağaçlandırma sahalarına dikenli tel çit çekilmesi fidanların dışarıdan gelebilecek tehlikeleri önlemektedir. Ancak asıl olan ağaçlandırma sahalarının yörede yaşayan köylü tarafından korunmasıdır. Bu konunun proje yapım aşamasında köylerde yapılacak proje toplantılarında konuşulmalı tel örgüsüz ağaçlandırmalarda yapılabilmelidir. Bunun çeşitli örneği köylüye ait özel ağaçlandırmalarda vardır. Köylü ve çiftçi, şahsına ait ağaçlandırmalarını en ucuz yöntemle koruyabilmektedir.
Global Bilgiler  /  at  10:31  /  No comments


Tesis çalışmalarının başarısı yapılacak bakım çalışmalarına bağlıdır. Endüstriyel orman tesis etme veya erozyon kontrolü amaçlı faaliyet gösterilen sahalarda bakım tamamlama çalışmaları aşağıda belirtilen bakım esaslarına göre yapılmalıdır.
Oyuntu erozyonu bulunan kısımlardaki toprak sedde, çalı takviyeli teras, kuru duvar     eşik gibi tesisler ile mecra ıslahına dönük tesislerin bakım ve tamir çalışmalarına, saha hedeflenen bitki örtüsüne kavuşana kadar devam edilmelidir. Bu tesislerin tamirat ve bakımları İlkbahar aylarında yapılmalıdır. Böylece, yazın meydana gelebilecek sağanak yağışların tahrip etkisine karşı önlem alınmış olacaktır. Otlandırma yapılan ancak, başarılı olunamamış çıplak kısımlar varsa, buralara yeniden ot ekimi yapılarak bitki örtüsü güçlendirilmelidir.
Sınai tesislerin arka kısımlarında yapılan dikimlerde zayiat varsa tamamlama dikimleri mutlaka yapılacaktır. Çünkü, oyuntu erozyonu olan kısımlarda veya dere mecralarında oyulmalara karşı kalıcı önlemler otlandırmalar veya canlı engellerdir.
Ot Alma, Çapa, Sürgün Kontrolü ve Teras Onarımı

Akdeniz, Ege ve Marmara ‘da dikimden sonra gerek görülen kısımlarda ilk iki yıl, ot  alma + çapa + sürgün kontrolü + teras onarımı, şeklinde bakım yapılır. Üçüncü yılda, yalnız sürgün kontrolü + teras onarımı yapılır. Dördüncü yılda, genellikle bakıma girilmez. Beşinci yılda, saha gezilerek gerekli görüldüğü takdirde sürgün kontrolü + teras onarımı şeklinde bakıma girilir ve bakıma devam edilip edilmeyeceğine karar verilir.
Dikimi takip eden İlkbahar ve Yaz aylarında yani dikimin yapıldığı yıl içerisinde ot alma ve çapalama şeklinde yapılan bakıma, teraslarda ilk otların görülmesiyle başlanır ve saha devamlı kontrol edilerek toprakta çatlakların oluştuğu veya kaymaklanmanın görüldüğü devrelerde tekrarlanır.
Dikimden sonraki çapalama işlemi, fidanların kök boğazının zedelenmemesi ve fidan köklerinin zarar görmemesi için dıştan ve içe doğru sığ bir şekilde uygulanır, fidan dibine çapa vurulmaz, hafifçe tırmalama yeterli olur. İkinci ve daha sonraki yıllarda çapalama  işi, içten dışa doğru yani fidanın dikildiği noktadan çevreye doğru daha derin bir şekilde tatbik edilir. Ot alma ve çapalama, toprağa kırıntı bünye verir, topraktaki suyu ve besin maddelerine ortak olan otsu bitkilerin zararlarını yok eder.
Sürgün kontrolü ile fidanın tepe sürgününe gölge etkisi ve baskı yapan şüceyrat kaldırılarak, fidanların güneş ışınlarından faydalanması ve baskıdan kurtarılması sağlanır. Bilindiği gibi yeni dikilen fidanların hayatiyetlerini devam ettirebilmeleri ve iyi bir gelişme gösterebilmeleri, toprağın rutubeti ile çok yakından ilgilidir. Fidanlar için gerekli rutubet, topraktaki kapiler sudan sağlanır.
Kurak mıntıkalarda topraktaki kapiler su miktarı vejetasyon mevsimi boyunca giderek azalır, yapılacak çapa ile toprak yüzeyindeki kaymaklanma kırılarak ya da çatlaklar bertaraf edilerek toprağın kapiler suyunun hareket ettiği ince kanallar vasıtasıyla suyun yüzeye ulaşması dolayısıyla buharlaşma önlenir. Bu suretle, topraktaki sudan fidanın azami olarak faydalanması sağlanmış olur. Ayrıca, toprağa kırıntı bir bünye kazandırılması, vejetasyon devresinde düşecek yağışın, yüzeyde buharlaşmadan toprağın derinliklerine süzülmesini sağlar.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, çapalamanın derinliğidir. Çapa derinliğini toprağın türü dikte eder, özellikle kumlu topraklarda çapa sathi yapılmalıdır. Zira, bu tip topraklarda, kapiler su miktarı azdır, derin çapa buharlaşma yüzeyini artıracağından rutubet kaybına sebebiyet verir. Killi topraklarda ise, kapiler kanallar fazla olduğundan çapalamanın derin yapılarak toprakta depo edilen sudan fidanların azami ölçüde faydalanmaları sağlanır.
Çapa ile birlikte otsu bitkiler ve diğer zayıf şüceyrat kaldırılmış olacağından, yağmur sularının toprağa geçmesi kolaylaşacak, ayrıca topraktaki sudan fazla miktarda kullanan bu örtünün bertaraf edilmesiyle rutubetten yalnız fidanların istifade etmesi sağlanmış olacaktır. Çapa, izah edildiği üzere rutubet ekonomisini düzenlemesinin yanı sıra, toprağın havalanmasını, oksijen miktarının artmasını ve neticede mikroorganizma faaliyetini arttırarak fidan için lüzumlu azotun oluşmasını temin eder ve bu azotun alınmasını kolaylaştırır.
Makinalı Bakım
Tam alanda makinalı çalışma alanlarının bakımı ise, bakım tekniğine uygun olarak yapılmalıdır.Makinalı toprak işlemesinin yapıldığı hemen her yerde bakımın da makinalı yapılması, makinalı toprak işleme metotlarının gereğidir.
Ancak, dikim sırasında yanlış uygulanan bir aralık-mesafe, buna imkân vermemektedir. Bakım çalışmaları yeni tesis çalışmalarından çok daha önemlidir. Bakımını ve korunmasını yapamayacağımız bir ağaçlandırmayı hiç yapmamak daha iyidir. Bakım çalışmalarının toplamı, yeni saha çalışmaları kadar zaman, emek ve masrafı gerektirmektedir. Her yıl yenilerinin de katılmasıyla bakım sahaları daha da büyümektedir.
Bakımın zamanında ve yeterli entansitede yapılabilmesi için tam alanda makinalı arazi hazırlığı yapılan sahaların bakımının da makinalı olması şarttır. Bunun gerçekleşmesi için şeritler halinde toprak işleme yapılması veya teras formu ya da tekli veya çiftli riperle sürümlerde sıra aralarının bir traktörün fidanlara zarar vermeden bakım ekipmanını çekebileceği genişlikte olmasıdır. Bu mesafe genellikle 3 m. dolayındadır. Tam  alan toprak işlemesi yapılan sahalarda ise, jalon veya piketaj ipleri ile dikim sıra ve yerlerinin belirlenmesiyle dikim yapılmalıdır.
Dikim anında maliyet yükselse de ileri yıllardaki bakımın ekonomikliği ve hızlı büyümeden sağlanacak faydanın yanında bu artışın hiç önemi olmayacaktır. Uygulama projesinde bakım tekniği, zamanı, hangi yıllarda hangi bakım şeklinin uygulanacağına, bakımın süresi, iklim, toprak, vejetasyon örtüsü özelliklerine göre belirlenmiş olacağından bakım çalışmaları projenin ön gördüğü esaslar çerçevesinde yürütülmelidir. Bakım program teklifleri, projesi üzerinde gerekli tetkik yapıldıktan, saha gezilip görülerek bakıma ihtiyaç gösterip göstermediği saptandıktan ve ona göre uygun bakım şekli tespit edildikten sonra yapılmalıdır.
Tamamlama Dikimleri
Her türlü toplu kurumalar ve dağınık haldeki %15 ‘i aşan kurumalarda tamamlama dikimleri ile sahanın tümünde başarılı bir ağaçlandırma yapılması sağlanır. Tamamlamanın tesisten sonraki ilk 2 yıl içerisinde bitirilmesi düşünülmelidir.
Sahaların Tel Örgü İle Çevrilmesi
Sıra kazığı araları 4 - 5 metre olacaktır. 4 veya 5 metre olması, yerine göre tayin edilecektir. Köşe kazıklarının takviyesinde kullanılan her iki yanındaki kazığın köşe kazığına uzaklığı 3 metre olacaktır.
Tel  örgülerde 4 sıra tel çekilecek ve tel sıralarının araları, toprak seviyesinden itibaren    15 cm. 25 cm. 30 cm. olacak ve en üst tel sırası kazık ucundan 10 - 15 cm. aşağıda bulunacaktır. Kazıkların tespit edildiği toprak zemini yumuşak veya sert olma durumuna göre, kazıkların çekildiği sıranın topoğrafik yapısının engebeli olma durumuna göre germe telinin yerine dikenli tel kullanılarak takviye yapılır. Tel örgü kazıklarının sağlam yapıldığı nispette tel örgü tesisinin mukavemetini arttıran köşe kazıkları, takviyeli yapılacaktır.
Kumsal ve gevşek topraklı arazide ve düz istikametteki hatlarda sıra kazıklarından 10 adette biri, yanlardan payandalanıp üzerlerine teller çakılmak suretiyle, sağlamlaştırılır. 20 adette biri de; yanlardan ve ayrıca içten veya dıştan 45 derece meyilli olarak üçüncü bir payanda kazığı ile takviye edilecektir.
Çukur Boyutları ve Çukurların Açılması
Köşe kazığı çukurları sert zeminde 50 cm., yumuşak zeminde 75 cm. sıra kazığı çukurları sert zeminde 40 - 50 cm. yumuşak zeminde 60 cm. payanda kazıklarının çukurları 40 cm. derinlikte açılacaktır.
Çukur, burgu, küskü ve kepçe yardımı ile açıldığı takdirde, 30 cm.çapında açılacaktır. Kazma ve kürekle açılması halinde, çukur dikdörtgen şeklinde, uzun kenar hat istikametine dik olmak üzere 30 cm. (Kürek genişliğinde) genişlikte açılacaktır. Çukurun uzun kenarları dik, kısa kenarları çukur ortasına doğru meyilli olacak, istenilen derinlik çukur ortasında sağlanacaktır. Uzun süre ıslak kalan zeminlerde çukur ebadı daha fazla alınmalıdır.
Evvela köşe çukurlarının yerleri tespit olunur ve bundan sonra iki köşe arasındaki sıra kazık çukurlarının yerleri, jalonlar yardımı ile tam doğru hat üzerinde olacak şekilde tespit edilecektir. Köşe noktaları arasındaki kısımlarda sıra kazıkları hiç bir suretle doğru hat dışına çıkmayacaktır. Yukarıda izah edilen şekildeki tespitleri müteakip çukurlar açılacaktır. Çukurlar açıldıktan sonra, kalın düz başları çukurun ortasına gelecek şekilde evvela köşe kazıkları çukurlarına konur, etrafları taşlarla (balyoz ve küskü yardımı ile) iyice sıkıştırılır.
Köşeler arasındaki sıra kazıkları ise, köşe kazıkları yardımı ile doğru hat üzerine gelecek şekilde (gergin ip, jalon ve çekül yardımı ile) çukurlarına yerleştirilip taşlarla iyice sıkıştırılır.
Dikenli telin çekilmesine köşe kazığından başlanır. Verilen tel aralıklarını gösterir tırnaklar bulunan (15 - 25 - 30 - 35 cm.) işaret levhası kazığın yanına konarak tellerin kazıklara tespit edileceği noktalar işaretlenir. Telin ucu, köşe kazığı etrafında iki defa dolandırılarak köprü çivileri ile tespit edilir. Tel çekilmesine önce üst sıradan başlanır ve tel 10’uncu sıra kazığına kadar uzatılır. 10’uncu kazığa iki defa dolanarak gerdirilir. Telin gerileceği sıra kazık çapraz payanda ile desteklenerek eğilmesi ve yerinden oynaması önlenir ve dikenli tel (kurbağacık) yardımı ile iyice gerildikten sonra köprü çivileri ile kazıklara tespit edilir.
Bundan sonraki tel sıraları da aynı derecede gergin olarak kazıklara tespit edilir.
Bu tesislerin lüzum görülen yerlerinde, tellerin gerginliğini muhafaza edebilmek için iki kazık arasına gergi ağacı konur. Gergi ağaçları toprağa çakılmaz ve kuturları da köşe ve sıra kazık kuturlarından daha ince olur. Telin ucunda artan kısım son kazıktan itibaren en çok 1 metre ise, bu parçadan kazık üzerine sarılır. Yeni dikenli telin ucu da kazığa sarılıp çakılarak eklenmiş olur.
Eğer artan, kısım 1 metreden fazla ise, tellerin uçlarından 0.50 metrelik kısımları kendi üzerlerine katlanır ve iki tel birbirine geçirilerek kendi üzerlerinde kıvrılır. Sonra her iki uç da 3 - 4 yerinden tel parçalarıyla sıkıca bağlanır. Tel örgü ile çevrilecek sahaların ana  giriş ve çıkış yollarına birer kapı yapılmalıdır. Ayrıca ağaçlandırma sahasının uygun yerlerine insanların sahaya girip çıkabilmeleri için resimde görüldüğü gibi geçit merdiveni yapılmalıdır.
Arazide iniş istikametinde meyilin değiştiği noktalara konacak kazıkların, telin gerilme kuvvetiyle yukarı kalkmasını önlemek için şekilde görülen takviye şekli yapılacaktır. Ayrıca, meyilin değiştiği noktaya gelen kazık kalın kuturlu ve boyu normal kazıklardan 30 - 50 cm. fazla olmaktadır. Çukur derinliği 75 cm. olmalı ve kazık, tepesinden geçirilerek tel ile komşu kazığa toprak seviyesinde bağlanmalıdır.
Koruyucu bir tedbir alınmadan kullanılan ahşap kazık veya direkler 3-5 sene dayanmakta, bu takdirde kısa bir zamanda tel örgü tesisinin tamiri için büyük masraflar yapılmaktadır. Tel örgü tesisinde kullanılan ahşap kazıkların ömürlerini uzatmak suretiyle hem ahşap zayiatını önlemek ve hem de fuzuli masraflardan kaçınmak için, kazıkların emprenye edilmesi lazım gelmektedir.
Ahşap kazıkların emprenyesinde, Prof. Dr. Adnan BERKEL ve Dr. Yılmaz BOZKURT’un “Çit Malzemesinin Emprenyesinde Pratik Metotlar” adlı broşüründen faydalanılabilir.
Mıntıka hususiyetleri itibariyle en pratik, en kolay ve en ekonomik emprenye metodu seçilecek ve emprenyenin tesis mahallinde yapılması temin edilmek suretiyle, taşıma masrafları bertaraf edilecektir. Emprenye işleminde kullanılacak maddelerin, kolaylıkla ve daimi surette temini için, memleketimizde imal olunan maddeler olması gereklidir.Halen memleketimizde Kreozot ve Volmanit C.b. (Volman tuzlarından) imal edilmektedir. Kazanda tazyik suretiyle yapılan emprenyede, 1 m³ ahşap için 45 kilogram Kreozot veya 8 kilogram Volmanit C.b.ye ihtiyaç bulunduğu tecrübelerle sabit olmuştur.
Tanalit U.yerine kullanılan Volmanit C.b. tuzları kristalize halde olduğu için kolaylıkla taşınabilmekte ve iş yerinde %4 sulandırılmak suretiyle kullanılmaktadır. Volmanit C.b. tuzlarıyla emprenye işlemi de, esasen bir volman tuzu olan tanalit U.ile yapılan emprenye işlemi gibidir. 1 m³ ahşabın kazanda tazyik suretiyle yapılan emprenye masraflarının makul düzeyde olduğu bilinmektedir. Bu masrafın basit metotlarla emprenyede çok aşağı düşeceği tabiidir.
Bugün için odun maddesi kullanılan birçok müesseseler (PTT, DDY, İller Bankası, Etibank, TKİ gibi) gün geçtikçe emprenye işlemine önem vermekte ve bu ihtiyaç artışı sebebiyle de emprenye maddelerinin yurdumuzda imali genişlemektedir. Bu itibarla, emprenye maddesi yokluğu gibi mülahazalarla bu işlemden kaçınılmaması gerekmektedir. Emprenye işleminde karşılaşılacak güçlüklerin izalesi bakımından lüzum halinde merkezden bilgi istenmelidir.
Emprenye maddesinin zamanında temin edilmemesi veya sahanın süratle örgüye alınması zarureti gibi hallerde kazıklar mutlak surette katranlanmalıdır. Devlete ait arazilerdeki ağaçlandırma sahalarına dikenli tel çit çekilmesi fidanların dışarıdan gelebilecek tehlikeleri önlemektedir. Ancak asıl olan ağaçlandırma sahalarının yörede yaşayan köylü tarafından korunmasıdır. Bu konunun proje yapım aşamasında köylerde yapılacak proje toplantılarında konuşulmalı tel örgüsüz ağaçlandırmalarda yapılabilmelidir. Bunun çeşitli örneği köylüye ait özel ağaçlandırmalarda vardır. Köylü ve çiftçi, şahsına ait ağaçlandırmalarını en ucuz yöntemle koruyabilmektedir.

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.