14.06.2016

AĞAÇLANDIRMA SAHALARINDA BAKIM VE KORUMA

Global Bilgiler  /  at  10:31  /  No comments


Tesis çalışmalarının başarısı yapılacak bakım çalışmalarına bağlıdır. Endüstriyel orman tesis etme veya erozyon kontrolü amaçlı faaliyet gösterilen sahalarda bakım tamamlama çalışmaları aşağıda belirtilen bakım esaslarına göre yapılmalıdır.
Oyuntu erozyonu bulunan kısımlardaki toprak sedde, çalı takviyeli teras, kuru duvar     eşik gibi tesisler ile mecra ıslahına dönük tesislerin bakım ve tamir çalışmalarına, saha hedeflenen bitki örtüsüne kavuşana kadar devam edilmelidir. Bu tesislerin tamirat ve bakımları İlkbahar aylarında yapılmalıdır. Böylece, yazın meydana gelebilecek sağanak yağışların tahrip etkisine karşı önlem alınmış olacaktır. Otlandırma yapılan ancak, başarılı olunamamış çıplak kısımlar varsa, buralara yeniden ot ekimi yapılarak bitki örtüsü güçlendirilmelidir.
Sınai tesislerin arka kısımlarında yapılan dikimlerde zayiat varsa tamamlama dikimleri mutlaka yapılacaktır. Çünkü, oyuntu erozyonu olan kısımlarda veya dere mecralarında oyulmalara karşı kalıcı önlemler otlandırmalar veya canlı engellerdir.
Ot Alma, Çapa, Sürgün Kontrolü ve Teras Onarımı

Akdeniz, Ege ve Marmara ‘da dikimden sonra gerek görülen kısımlarda ilk iki yıl, ot  alma + çapa + sürgün kontrolü + teras onarımı, şeklinde bakım yapılır. Üçüncü yılda, yalnız sürgün kontrolü + teras onarımı yapılır. Dördüncü yılda, genellikle bakıma girilmez. Beşinci yılda, saha gezilerek gerekli görüldüğü takdirde sürgün kontrolü + teras onarımı şeklinde bakıma girilir ve bakıma devam edilip edilmeyeceğine karar verilir.
Dikimi takip eden İlkbahar ve Yaz aylarında yani dikimin yapıldığı yıl içerisinde ot alma ve çapalama şeklinde yapılan bakıma, teraslarda ilk otların görülmesiyle başlanır ve saha devamlı kontrol edilerek toprakta çatlakların oluştuğu veya kaymaklanmanın görüldüğü devrelerde tekrarlanır.
Dikimden sonraki çapalama işlemi, fidanların kök boğazının zedelenmemesi ve fidan köklerinin zarar görmemesi için dıştan ve içe doğru sığ bir şekilde uygulanır, fidan dibine çapa vurulmaz, hafifçe tırmalama yeterli olur. İkinci ve daha sonraki yıllarda çapalama  işi, içten dışa doğru yani fidanın dikildiği noktadan çevreye doğru daha derin bir şekilde tatbik edilir. Ot alma ve çapalama, toprağa kırıntı bünye verir, topraktaki suyu ve besin maddelerine ortak olan otsu bitkilerin zararlarını yok eder.
Sürgün kontrolü ile fidanın tepe sürgününe gölge etkisi ve baskı yapan şüceyrat kaldırılarak, fidanların güneş ışınlarından faydalanması ve baskıdan kurtarılması sağlanır. Bilindiği gibi yeni dikilen fidanların hayatiyetlerini devam ettirebilmeleri ve iyi bir gelişme gösterebilmeleri, toprağın rutubeti ile çok yakından ilgilidir. Fidanlar için gerekli rutubet, topraktaki kapiler sudan sağlanır.
Kurak mıntıkalarda topraktaki kapiler su miktarı vejetasyon mevsimi boyunca giderek azalır, yapılacak çapa ile toprak yüzeyindeki kaymaklanma kırılarak ya da çatlaklar bertaraf edilerek toprağın kapiler suyunun hareket ettiği ince kanallar vasıtasıyla suyun yüzeye ulaşması dolayısıyla buharlaşma önlenir. Bu suretle, topraktaki sudan fidanın azami olarak faydalanması sağlanmış olur. Ayrıca, toprağa kırıntı bir bünye kazandırılması, vejetasyon devresinde düşecek yağışın, yüzeyde buharlaşmadan toprağın derinliklerine süzülmesini sağlar.
Burada dikkat edilmesi gereken husus, çapalamanın derinliğidir. Çapa derinliğini toprağın türü dikte eder, özellikle kumlu topraklarda çapa sathi yapılmalıdır. Zira, bu tip topraklarda, kapiler su miktarı azdır, derin çapa buharlaşma yüzeyini artıracağından rutubet kaybına sebebiyet verir. Killi topraklarda ise, kapiler kanallar fazla olduğundan çapalamanın derin yapılarak toprakta depo edilen sudan fidanların azami ölçüde faydalanmaları sağlanır.
Çapa ile birlikte otsu bitkiler ve diğer zayıf şüceyrat kaldırılmış olacağından, yağmur sularının toprağa geçmesi kolaylaşacak, ayrıca topraktaki sudan fazla miktarda kullanan bu örtünün bertaraf edilmesiyle rutubetten yalnız fidanların istifade etmesi sağlanmış olacaktır. Çapa, izah edildiği üzere rutubet ekonomisini düzenlemesinin yanı sıra, toprağın havalanmasını, oksijen miktarının artmasını ve neticede mikroorganizma faaliyetini arttırarak fidan için lüzumlu azotun oluşmasını temin eder ve bu azotun alınmasını kolaylaştırır.
Makinalı Bakım
Tam alanda makinalı çalışma alanlarının bakımı ise, bakım tekniğine uygun olarak yapılmalıdır.Makinalı toprak işlemesinin yapıldığı hemen her yerde bakımın da makinalı yapılması, makinalı toprak işleme metotlarının gereğidir.
Ancak, dikim sırasında yanlış uygulanan bir aralık-mesafe, buna imkân vermemektedir. Bakım çalışmaları yeni tesis çalışmalarından çok daha önemlidir. Bakımını ve korunmasını yapamayacağımız bir ağaçlandırmayı hiç yapmamak daha iyidir. Bakım çalışmalarının toplamı, yeni saha çalışmaları kadar zaman, emek ve masrafı gerektirmektedir. Her yıl yenilerinin de katılmasıyla bakım sahaları daha da büyümektedir.
Bakımın zamanında ve yeterli entansitede yapılabilmesi için tam alanda makinalı arazi hazırlığı yapılan sahaların bakımının da makinalı olması şarttır. Bunun gerçekleşmesi için şeritler halinde toprak işleme yapılması veya teras formu ya da tekli veya çiftli riperle sürümlerde sıra aralarının bir traktörün fidanlara zarar vermeden bakım ekipmanını çekebileceği genişlikte olmasıdır. Bu mesafe genellikle 3 m. dolayındadır. Tam  alan toprak işlemesi yapılan sahalarda ise, jalon veya piketaj ipleri ile dikim sıra ve yerlerinin belirlenmesiyle dikim yapılmalıdır.
Dikim anında maliyet yükselse de ileri yıllardaki bakımın ekonomikliği ve hızlı büyümeden sağlanacak faydanın yanında bu artışın hiç önemi olmayacaktır. Uygulama projesinde bakım tekniği, zamanı, hangi yıllarda hangi bakım şeklinin uygulanacağına, bakımın süresi, iklim, toprak, vejetasyon örtüsü özelliklerine göre belirlenmiş olacağından bakım çalışmaları projenin ön gördüğü esaslar çerçevesinde yürütülmelidir. Bakım program teklifleri, projesi üzerinde gerekli tetkik yapıldıktan, saha gezilip görülerek bakıma ihtiyaç gösterip göstermediği saptandıktan ve ona göre uygun bakım şekli tespit edildikten sonra yapılmalıdır.
Tamamlama Dikimleri
Her türlü toplu kurumalar ve dağınık haldeki %15 ‘i aşan kurumalarda tamamlama dikimleri ile sahanın tümünde başarılı bir ağaçlandırma yapılması sağlanır. Tamamlamanın tesisten sonraki ilk 2 yıl içerisinde bitirilmesi düşünülmelidir.
Sahaların Tel Örgü İle Çevrilmesi
Sıra kazığı araları 4 - 5 metre olacaktır. 4 veya 5 metre olması, yerine göre tayin edilecektir. Köşe kazıklarının takviyesinde kullanılan her iki yanındaki kazığın köşe kazığına uzaklığı 3 metre olacaktır.
Tel  örgülerde 4 sıra tel çekilecek ve tel sıralarının araları, toprak seviyesinden itibaren    15 cm. 25 cm. 30 cm. olacak ve en üst tel sırası kazık ucundan 10 - 15 cm. aşağıda bulunacaktır. Kazıkların tespit edildiği toprak zemini yumuşak veya sert olma durumuna göre, kazıkların çekildiği sıranın topoğrafik yapısının engebeli olma durumuna göre germe telinin yerine dikenli tel kullanılarak takviye yapılır. Tel örgü kazıklarının sağlam yapıldığı nispette tel örgü tesisinin mukavemetini arttıran köşe kazıkları, takviyeli yapılacaktır.
Kumsal ve gevşek topraklı arazide ve düz istikametteki hatlarda sıra kazıklarından 10 adette biri, yanlardan payandalanıp üzerlerine teller çakılmak suretiyle, sağlamlaştırılır. 20 adette biri de; yanlardan ve ayrıca içten veya dıştan 45 derece meyilli olarak üçüncü bir payanda kazığı ile takviye edilecektir.
Çukur Boyutları ve Çukurların Açılması
Köşe kazığı çukurları sert zeminde 50 cm., yumuşak zeminde 75 cm. sıra kazığı çukurları sert zeminde 40 - 50 cm. yumuşak zeminde 60 cm. payanda kazıklarının çukurları 40 cm. derinlikte açılacaktır.
Çukur, burgu, küskü ve kepçe yardımı ile açıldığı takdirde, 30 cm.çapında açılacaktır. Kazma ve kürekle açılması halinde, çukur dikdörtgen şeklinde, uzun kenar hat istikametine dik olmak üzere 30 cm. (Kürek genişliğinde) genişlikte açılacaktır. Çukurun uzun kenarları dik, kısa kenarları çukur ortasına doğru meyilli olacak, istenilen derinlik çukur ortasında sağlanacaktır. Uzun süre ıslak kalan zeminlerde çukur ebadı daha fazla alınmalıdır.
Evvela köşe çukurlarının yerleri tespit olunur ve bundan sonra iki köşe arasındaki sıra kazık çukurlarının yerleri, jalonlar yardımı ile tam doğru hat üzerinde olacak şekilde tespit edilecektir. Köşe noktaları arasındaki kısımlarda sıra kazıkları hiç bir suretle doğru hat dışına çıkmayacaktır. Yukarıda izah edilen şekildeki tespitleri müteakip çukurlar açılacaktır. Çukurlar açıldıktan sonra, kalın düz başları çukurun ortasına gelecek şekilde evvela köşe kazıkları çukurlarına konur, etrafları taşlarla (balyoz ve küskü yardımı ile) iyice sıkıştırılır.
Köşeler arasındaki sıra kazıkları ise, köşe kazıkları yardımı ile doğru hat üzerine gelecek şekilde (gergin ip, jalon ve çekül yardımı ile) çukurlarına yerleştirilip taşlarla iyice sıkıştırılır.
Dikenli telin çekilmesine köşe kazığından başlanır. Verilen tel aralıklarını gösterir tırnaklar bulunan (15 - 25 - 30 - 35 cm.) işaret levhası kazığın yanına konarak tellerin kazıklara tespit edileceği noktalar işaretlenir. Telin ucu, köşe kazığı etrafında iki defa dolandırılarak köprü çivileri ile tespit edilir. Tel çekilmesine önce üst sıradan başlanır ve tel 10’uncu sıra kazığına kadar uzatılır. 10’uncu kazığa iki defa dolanarak gerdirilir. Telin gerileceği sıra kazık çapraz payanda ile desteklenerek eğilmesi ve yerinden oynaması önlenir ve dikenli tel (kurbağacık) yardımı ile iyice gerildikten sonra köprü çivileri ile kazıklara tespit edilir.
Bundan sonraki tel sıraları da aynı derecede gergin olarak kazıklara tespit edilir.
Bu tesislerin lüzum görülen yerlerinde, tellerin gerginliğini muhafaza edebilmek için iki kazık arasına gergi ağacı konur. Gergi ağaçları toprağa çakılmaz ve kuturları da köşe ve sıra kazık kuturlarından daha ince olur. Telin ucunda artan kısım son kazıktan itibaren en çok 1 metre ise, bu parçadan kazık üzerine sarılır. Yeni dikenli telin ucu da kazığa sarılıp çakılarak eklenmiş olur.
Eğer artan, kısım 1 metreden fazla ise, tellerin uçlarından 0.50 metrelik kısımları kendi üzerlerine katlanır ve iki tel birbirine geçirilerek kendi üzerlerinde kıvrılır. Sonra her iki uç da 3 - 4 yerinden tel parçalarıyla sıkıca bağlanır. Tel örgü ile çevrilecek sahaların ana  giriş ve çıkış yollarına birer kapı yapılmalıdır. Ayrıca ağaçlandırma sahasının uygun yerlerine insanların sahaya girip çıkabilmeleri için resimde görüldüğü gibi geçit merdiveni yapılmalıdır.
Arazide iniş istikametinde meyilin değiştiği noktalara konacak kazıkların, telin gerilme kuvvetiyle yukarı kalkmasını önlemek için şekilde görülen takviye şekli yapılacaktır. Ayrıca, meyilin değiştiği noktaya gelen kazık kalın kuturlu ve boyu normal kazıklardan 30 - 50 cm. fazla olmaktadır. Çukur derinliği 75 cm. olmalı ve kazık, tepesinden geçirilerek tel ile komşu kazığa toprak seviyesinde bağlanmalıdır.
Koruyucu bir tedbir alınmadan kullanılan ahşap kazık veya direkler 3-5 sene dayanmakta, bu takdirde kısa bir zamanda tel örgü tesisinin tamiri için büyük masraflar yapılmaktadır. Tel örgü tesisinde kullanılan ahşap kazıkların ömürlerini uzatmak suretiyle hem ahşap zayiatını önlemek ve hem de fuzuli masraflardan kaçınmak için, kazıkların emprenye edilmesi lazım gelmektedir.
Ahşap kazıkların emprenyesinde, Prof. Dr. Adnan BERKEL ve Dr. Yılmaz BOZKURT’un “Çit Malzemesinin Emprenyesinde Pratik Metotlar” adlı broşüründen faydalanılabilir.
Mıntıka hususiyetleri itibariyle en pratik, en kolay ve en ekonomik emprenye metodu seçilecek ve emprenyenin tesis mahallinde yapılması temin edilmek suretiyle, taşıma masrafları bertaraf edilecektir. Emprenye işleminde kullanılacak maddelerin, kolaylıkla ve daimi surette temini için, memleketimizde imal olunan maddeler olması gereklidir.Halen memleketimizde Kreozot ve Volmanit C.b. (Volman tuzlarından) imal edilmektedir. Kazanda tazyik suretiyle yapılan emprenyede, 1 m³ ahşap için 45 kilogram Kreozot veya 8 kilogram Volmanit C.b.ye ihtiyaç bulunduğu tecrübelerle sabit olmuştur.
Tanalit U.yerine kullanılan Volmanit C.b. tuzları kristalize halde olduğu için kolaylıkla taşınabilmekte ve iş yerinde %4 sulandırılmak suretiyle kullanılmaktadır. Volmanit C.b. tuzlarıyla emprenye işlemi de, esasen bir volman tuzu olan tanalit U.ile yapılan emprenye işlemi gibidir. 1 m³ ahşabın kazanda tazyik suretiyle yapılan emprenye masraflarının makul düzeyde olduğu bilinmektedir. Bu masrafın basit metotlarla emprenyede çok aşağı düşeceği tabiidir.
Bugün için odun maddesi kullanılan birçok müesseseler (PTT, DDY, İller Bankası, Etibank, TKİ gibi) gün geçtikçe emprenye işlemine önem vermekte ve bu ihtiyaç artışı sebebiyle de emprenye maddelerinin yurdumuzda imali genişlemektedir. Bu itibarla, emprenye maddesi yokluğu gibi mülahazalarla bu işlemden kaçınılmaması gerekmektedir. Emprenye işleminde karşılaşılacak güçlüklerin izalesi bakımından lüzum halinde merkezden bilgi istenmelidir.
Emprenye maddesinin zamanında temin edilmemesi veya sahanın süratle örgüye alınması zarureti gibi hallerde kazıklar mutlak surette katranlanmalıdır. Devlete ait arazilerdeki ağaçlandırma sahalarına dikenli tel çit çekilmesi fidanların dışarıdan gelebilecek tehlikeleri önlemektedir. Ancak asıl olan ağaçlandırma sahalarının yörede yaşayan köylü tarafından korunmasıdır. Bu konunun proje yapım aşamasında köylerde yapılacak proje toplantılarında konuşulmalı tel örgüsüz ağaçlandırmalarda yapılabilmelidir. Bunun çeşitli örneği köylüye ait özel ağaçlandırmalarda vardır. Köylü ve çiftçi, şahsına ait ağaçlandırmalarını en ucuz yöntemle koruyabilmektedir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.