7.06.2016

BASINÇ

Global Bilgiler  /  at  15:41  /  No comments

Global BilgilerBASINÇ NEDİR
Basınç, bir yüzey üzerine etkide bulunan dik kuvvetin, birim alana düşen miktarı. Katı, sıvı ve gazlar ağırlıkları nedeniyle bulundukları yüzeye bir kuvvet uygularlar. Kuvvetin kaynağı ne olursa olsun birim yüzeye dik olarak etki eden kuvvete basınç (P), bütün yüzeye dik olarak etki eden kuvvete de basınç kuvveti (F) denir.
P=F/S
P : Basınç
F : Kuvvet
S : Alan
Katılarda basınç
Katı maddeler ağırlıklarından dolayı bulundukları zemine kuvvet uygularlar. Bu nedenle katıların bulundukları zemine uyguladıkları basınç oluşturan dik kuvvet, ağırlıklarıdır. Uygulanan kuvvet ve yüzey alanı değiştirilerek basıncın büyüklüğü değiştirilebilmektedir. Katılar kendilerine uygulanan kuvveti yönü ve şiddetini değiştirmeden aynen iletir. Bazı durumlarda yüzey alanı artırılarak basınç etkisi azaltılmaya çalışılır. Birim zamanda birim nokta
ya uygulanan kuvvet olarak tanımlayabilir.
Kapalı gaz basıncı
Gazlarda basınç ise birçok unsurla bağlantılıdır. Gazların basıncının hesaplanmasında sıcaklık, bulunduğu kabın hacmi, gazın miktarı ve R sayısı önemlidir. Bunları formülle ifade edecek olursak; P.V=n.R.T Gazlarda basınç, gazın molekül sayısı ve sıcaklığı artarsa artar; gazın bulunduğu kabın hacmi artarsa azalır. R sayısı ise sabit bir sayıdır. Kapalı gazlarda basınç manometreler yardımı ile ölçülür.
Sıvılarda basınç
Sıvı basıncı, sıvının ağırlığından dolayı bulunduğu kabın her noktasına uyguladığı basınçtır. Sıvı basıncı o noktanın sıvı sütununun ağırlığı kadardır. Yani, P=hxd (sıvı basıncı=yükseklik x yoğunluk). Sıvı basıncı kabın biçimine ve genişliğine bağlı değildir.
P=h.d.g
Basınç birimleri

paskal (Pa)
bar (bar)
atmosfer (atm)
tor (Tor)
1Pa
≡ 1 N/m2
10−5
9.8692×10−6
7.5006×10−3
1bar
100,000
≡ 106 dyn/cm2
0.98692
750.06
1atm
101,325
1.01325
≡ 1 atm
760
1Tor
133.322
1.3332×10−3
1.3158×10−3
≡ 1 Torr; ≈ 1 mmHg
Örneğin: 1 Pa = 1 N/m2 = 10−5 bar = 9.8692×10−6 atm = 7.5006×10−3 tor
Fizik problemlerinde genellikle basınç birimi olarak, "Pascal (birim)" kullanılır. 
Basınç odası
Global Bilgiler

Basınç odası, özellikle basınç değişikliklerine bağlı hastalıkların tedavisi için tasarlanmış ve içinde yüksek basınç ortamı yaratılmış, sızdırmasız, kapalı oda.
Deneysel yüksek basınç odalarının kullanımına ilk kez 1860'larda başlandı. En yalın biçimiyle, bir ya da daha fazla kişinin sığabileceği büyüklükte metal bir sindirden oluşur. Dış ortama açılan kapısı, yüksek basıncın dışarıyla ilişkisini tamamen kesecek biçimde lastik contalarla çevrelenmiştir. Odanın içine kompresörlerle pompalanan hava ya da gaz karışımlarının miktarı arttıkça içerideki basınç yükselir. Basınç odalarında genellikle normal atmosfer basıncının üç-altı katı değerinde bir hava basıncı sağlanır.
Hava sıkıştırıldıkça yoğunluğu ve derişikliği de gittikçe artar. Altı atmosferik (atmosfer basıncının altı katı basınçtaki) havayı soluyan kişi, her solukta, oda dışındaki ortamda normal olarak alabileceği oksijen miktarının altı katını içine çekmiş olur. Bazı hastalıkların basınç odasıyla tedavi edilebilmesini sağlayan da oksijen düzeyindeki bu artıştır. Tetanos ve gazlı kangren gibi hastalıkların etkeni olan bazı bakteriler (havasızyaşar bakteriler) oksijen bulunan ortamda çoğalamaz. Bu nedenle, vücut dokularına bol miktarda oksijen girmesini sağlayan basınç odalarında bu tür hastalıklar başarıyla tedavi edilebilmektedir. Ayrıca, basınç odasında oksijenle doyurulmuş bazı kanser hücrelerinin de X-ışınlarına daha duyarlı hale geldiği ve ışın tedavisine daha iyi yanıt verdiği anlaşılmıştır. Mavi kalp hastalığı gibi bazı kalp kusurlarıyla doğan bebeklerin de basınç odasında bol oksijen almaları sağlandığında, uygulanacak olan kalp ameliyatında yaşama şansları büyük ölçüde artmaktadır.
Basınç odasının en çok kullanıldığı alanlardan biri de, özellikle dalgıçlarda görülen vurgun ve hava embolisi (damarların hava kabarcıklarıyla tıkanması) gibi basınçla ilgili hastalıkların tedaviisidir. Bir dalgıç ya da bir pilot yüksek basınçlı ortamdan alçak basınçlı ortama geçtiğinde, vücudundaki hava ve gazlar genleşmeye başlar. Geçiş aşamalı ve yavaş olarak yapıldığında, genleşen gaz dokulara zarar vermeden akciğerlerden dışarı atılabilir; ama ani basınç değişikliklerinde sıkışan gaz, doku içinde genleşerek hava kabarcıkları oluşturur. Bu kabarcıklar da eklemlere, kaslara, sinir sistemine, akciğerlere ya da kalbe yerleşebilir. Sonuçta, ağrı duyumu, baş dönmesi, eklem katılığı, bulantı ve aşırı bitkinlikten, görme ve işitme bozuklukları, konuşma güçlükleri, çırpınma, bilinç yitimi ve felce kadar varabilen çeşitli belirtiler ortaya çıkar. Vurgun yiyen kişi basınç odasına alınarak bir süre yüksek basınçta tutulur ve kabarcıkların yeniden gaz haline geçerek dokular tarafından yavaşça emilmesi sağlanır. Daha sonra basınç yavaş yavaş normal düzeye düşürüldüğünde, vücuttaki gazlar solunum yoluyla dışarı atılır.
Basınçlı kazanı
Global Bilgiler

Basınçlı kazan, içinde çeşitli büyüklükte gaz veya sıvı basıncı bulunan kapalı bir kaptır.
Aşırı basınç tehlikelidir. Kazan üretilir veya işletilirken kazanın patlaması çok ciddi hasarlara veya yaralanmalara neden olabilir. Bu nedenle basınçlı kazanların üretimi, tasarımı kullanılacak sisteme uygun olarak yapılır. Bundan dolayı basınçlı kazanlar ülkelere göre değişir. Azami güvenli çalışma basıncı ve sıcaklığı parametreleri göz önüne alınır.
Kullanımı
Basınçlı kazanlar hem endüstri hem de evsel alanlarda kullanılır. Endüstride basınçlı hava saklamak için kullanılırken, evsel alanlarda daha çok sıcak su saklamak için kullanılır. Basınçlı kazanların diğer kullanım alanları ayrımsal damıtma, basınç reaktörleri, otoklavlardır. Ayrıca madencilik, petrol rafinerisi, nükleer reaktör, denizaltı, uzay gemisi, pnömatik, hidrolikte kullanılır. Ayrıca amonyak, klor, propan, bütan ve LPG gibi sıvılaştırılmış gazları saklamak için de kullanılır.
Atmosfer basıncı
Atmosfer basıncı ve havanın yoğunluğu deniz seviyesinden yükseldikçe azalır. Şemadaki koyu mavi renk basıncın artışını, kolonun yükseklik arttıkça genişlemesi ise havanın yoğunluğundaki azalışı sembolize eder.
Atmosfer basıncı, atmosferik basınç veya barometrik basınç; belirli bir yüzeye, üzerindeki atmosfer kolonu tarafından uygulanan birim kuvvet.[1] Atmosfer basıncı genellikle civalı ve aneroid (sıvısız) barometreler ile ölçülür.
Atmosfer basıncını ifade ederken ülkeye veya amaca göre değişen çok çeşitli birimler kullanılır:
Milimetreciva (MmHg)
İnçciva (InHg)
İnçkareye etki eden pound (psi)
Santimetrekareye etki eden dyne (dyne/cm2)
Milibar (mb)
Standart atmosfer (atm)
Paskal (kilopaskal veya hektopaskal)
Standart basınç
Deniz seviyesindeki standart atmosfer basıncı 760 MmHg; 29,92 InHg; 14,70 psi; 1013,25 x 103 dyn/cm2; 1013,25 mb (veya hPa); 1 standart atmosfer veya 101,325 kilopaskaldır. Deniz seviyesindeki atmosfer basıncı çok büyük farklılıklar göstermez. Şimdiye kadar kaydedilen en büyük değer Sibirya'da 32,01 InHg (1084 mb), en küçük değer ise Güney Pasifik'teki bir tayfunda 25,90 InHg'dir (877 mb). Bu küçük basınç farkları Dünya'nın fırtına ve rüzgâr örüntülerini belirler.
Yeryüzü civarında atmosfer basıncı yükseklik arttıkça (her 30 metrede 3,5 mb) azalır. Ancak soğuk havanın yoğunluğu daha fazla olduğu için basıncın yükseklikle birlikte azalma oranı soğuk bölgelerde daha yüksek olur. 270.000 metre yükseklikte basınç 10-6 mb düzeyine düşer ki bu insan yapısı vakumlarla elde edilmiş en düşük basınca yakındır. 1500-3000 m (5000-10.000 feet) arasında basınç irtifa rahatsızlığına ve diğer ciddî fizyolojik rahatsızlıklara neden olacak kadar düşer ve iklime uyum sağlama teknikleri uygulanması gerekir.
Basınç seviyeleri
Örnekte uçağın QNE, QNH ve yer seviyesindeki QFE'ye göre irtifaları gösterilmiştir.
Atmosfer basıncının yükseklik arttıkça azalması hava araçlarının herhangi bir referans noktasına göre yüksekliğini (irtifa) hesaplamada yaygın olarak kullanılır. Hava araçlarında kullanılan basınç altimetresi, üzerinde yükseklik değerleri skalası bulunan aneroid bir barometredir. Altimetrenin ayar penceresine herhangi bir basınç değeri girilir. Altimetre aracın, pencereye girilen bu basınç hattından o andaki yüksekliğini gösterir.
Basınç seviyelerini belirtmek için kullanılan en yaygın Q kodları QNH, QFE ve QNE'dir. Bu kodlar kısaltma değildirler.
QNH
QNH, ortalama deniz seviyesindeki (MSL) atmosfer basıncı değeridir. Altimetreye bölgesel QNH değeri girildiğinde aracın ortalama deniz seviyesinden yüksekliğini gösterir. Haritalarda kullanılan yükseklikler de ortalama deniz seviyesine göre tespit edildiği için QNH değeri yeryüzüne yakın uçuşlarda yaygın olarak kullanılır.
QFE
QFE, herhangi bir noktada ölçülen basınç değeridir. Yerdeki bir hava taşıtının altimetresine o meydanın QFE değeri girildiğinde altimetre yaklaşık olarak sıfır yükseklik değerini verir. QFE değeri meydan irtifasını hassas olarak verdiğinden özellikle iniş ve kalkış esnasında kullanılır. Ancak meydandan uzaklaşıldığında yerdeki maniaların yüksekliği meydandan farklı olacağı için QFE değeri ile uçmak emniyetli değildir.
Basınç irtifası
Basınç irtifası, altimetreye QNE değeri (standart basınç) bağlandığında altimetreden okunan değerdir. QNE değeri 1013,25 milibar veya 29,92 InHg'dir ve sabittir. QNE hattı, bu basınç değerindeki hayalî bir hattır. Özellikle yüksek seviyelerdeki uçuşlarda (geçiş irtifasının üzerinde) hava taşıtları standardizasyonu sağlamak için bu değeri kullanırlar. Aksi takdirde, QNH ve QFE değerleri sabit değerler olmadığı için, hava taşıtları arasında emniyetli irtifa ayrımını sağlamak güçleşir.
VURGUN
Vurgun veya dekompresyon hastalığı, kısa sürede yüksek basınçlı bir bölgeden alçak basınçlı bir bölgeye geçilmesi nedeniyle vücutta gaz kabarcıklarının oluşmasına bağlı olarak görülen rahatsızlık. Özellikle dalgıçlar, pilotlar veya su altı inşaat işçileri gibi basınç değişimine maruz kalan kimselerde rastlanır. Dekompresyon sözcüğü "basınç azalması" anlamına gelir.
Global Bilgiler
İnsan vücudu yeryüzündeki normal hava basıncı altında (deniz seviyesinde yaklaşık 760 mmHg) yaşamaya alışıktır. Bu basınç düzeyinde -başta azot olmak üzere atmosferdeki bazı gazlar vücut dokularında çözelti hâlinde (sıvı hâlde) bulunurlar. Hava basıncı düşmeye başlarsa, dokulardaki gazlar yavaş yavaş kana karışırlar ve solunum yoluyla vücuttan atılırlar. Ancak vücuda etki eden basınç aniden düşerse (örneğin basınç ayarlaması olmayan bir uçak aniden yüksek bir irtifâya çıkarsa) bu gazlar dokularda kabarcık hâline gelirler.
Dalış esnasında dalgıçların vücuduna etki eden basınç gitgide artar. Dalgıcın soluduğu havanın da basıncı aynı oranda artar. Dalış uzadıkça ve derinlik arttıkça dalgıcın vücudunda daha fazla basınçlı hava soğurulur. Dalgıç yüzeye çıkmaya (yükselmeye) başladığında vücuttaki fazladan gazların atılması için yeterli zaman ayırmazsa (hızla yükselirse) dokularda gaz kabarcıkları meydana gelir.
Atmosferdeki gazların yaklaşık %78'i azot (nitrojen), %21'i oksijendir. Azot, dekompresyon rahatsızlıklarına en fazla neden olan gazdır. Havadaki oksijen vücuttaki hücreler tarafından kullanılır ve atık ürün olan karbondioksit (CO2) sürekli olarak, solunum yoluyla vücuttan atılır. Azot ise -o anki çevre basıncında- dokular doyana kadar vücutta birikir ve basınç azaldığında fazlalık kısmı serbest kalır. Atmosfer basıncına, havada ve denizin ilk 10 metresinde "1 Atmosfer" de denilebilir.
Belirtiler
Azot daha çok yağlı dokularda çözülür. Bu nedenle lipit vb. dokular diğerlerinden daha fazla azot çözünür. Sinir sisteminin %60'ı lipidlerden oluşur. Beyin, omurilik ve çevresel sinirlerde oluşan kabarcıklar felç, konvulsiyon (istemsiz kasılma), kas koordinasyon sorunları, duyu anormallikleri, uyuşma, mide bulantısı, konuşma güçlüğü ve kişilik değişimlerine neden olabilir. Kabarcıklar eklemlerde oluştuğunda ağrı dayanılmaz hâle gelir ve vücut hareketleri kısıtlanır. Vurgun hastalığına İngilizcede "Bends" (bükülme, The Grecian Bends) denmesinin nedeni kişinin vücudunu düz hâle getirememesidir.
Deri altındaki gaz kabarcıkları kızarıklığa ve kaşıntıya neden olurlar. Bu durum genellikle 10-20 dakikada geçer. Şiddetli öksürme ve nefes darlığı, solunum sisteminde gaz kabarcıklarının varlığına işaret eder. Diğer belirtiler göğüs ağrısı, nefes alıp-verirken yanma hissi ve şiddetli şoka girmedir.
Tedavi

Dekompresyon hastalığını tedavi etmenin tek yolu vücudu basınç odasında önce yüksek basınca maruz bırakmak, sonra basıncı gitgide azaltmaktır. Ancak bu yöntem de dokulardaki hasarın tamamen geriye döndürülmesini sağlayamayabilir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.