10.08.2016

KÜRESEL ISINMA

Global Bilgiler  /  at  23:10  /  No comments

Küresel ısınma, başlıca atmosfere salınan gazların neden olduğu düşünülen sera etkisinin sonucunda, Dünya üzerinde yıl boyunca kara, deniz ve havada ölçülen ortalama sıcaklıklarda görülen artışa verilen isimdir.

Küresel ısınma, insanların çeşitli aktiviteleri sonucu meydana gelen ve “sera gazları” olarak nitelenen bazı gazların artması sonucunda, yeryüzüne yakın atmosfer tabakaları ve katı yeryüzü sıcaklığının yapay olarak artması sürecidir. Şimdi bu tanımı açalım:

İnsanların çeşitli aktiviteleri derken, doğanın katledilmesi için gereken ne varsa yaptığı yani, kendi bindiği dalı kestiği aktivitelerdir: Ormanların tarla haine getirilmesi, sanayileşme ve ısıma adına havanın kirletilmesi, deodorant kullanması, buzdolabı kullanması… Bu aktivitelerden daha da yazmaya kalksam yazım bitmez.

Sera gazları derken güneşten gelen ışın enerjisinin yeryüzüne kadar gelmesini engellemeyen, (ya da çok az engelleyen) ışın enerjisinin katı yeryüzüne çarptıktan sonra oluşan ısı enerjisi dalgalarının yeniden atmosferin üst tabakalarına doğru yükselmesini engelleyen gazlardır. Bu gazlar, Karbondioksit (CO2), Metan (CH4), Azot oksitleri (NO, NO2, NO3), Kloroflorokarbon (CFC) ve su buharı (H2O)’dır.

Bu gazlar yoktan var olmadı. Bu gazları biz üreterek atmosfere yaydık. Peki, nedir bu gazların kaynakları?

Karbondioksitin (CO2) kaynağı, ağaçları ve yeşillikleri yok edilmesiyle meydana gelen Karbondioksit-Oksijen dengesizliğidir.

Metanın (CH4) kaynağı, kullanılan fosil yakıtlarıdır. (Kömür, petrol ürünleri gibi)

Azot oksitlerinin kaynağı, filtresiz fabrika bacalarıdır.

Kloroflorokarbonun (CFC) kaynağı, buzdolabında soğutmayı sağlayan gazdır.

Yeryüzüne yakın atmosfer tabakalarından kasıt yağış, sis gibi doğa olaylarının gerçekleştiği katmandır.

Katı yeryüzünden kasıt ise, üzerinde yaşadığımız katmandır.


Yapay olarak artması süreci, Sera etkisi dediğimiz olaydır. Sera bildiğimiz gibi güneş ışınlarının rahatça girdiği bir cam veya şeffaf, ışığı geçiren bir maddeden yapılan bir yerdir. Bu yerin özelliği güneş ışınlarıyla oluşan ısıyı dışarıya kolay kolay çıkarmamasıdır.

İşte kışın bitkilerin yaşaması ve ürün vermesi için gerekli ısı böylece sağlanmış olur. İşte bu sera gazları bir cam veya şeffaf madde işlevi görürken dünyamız da bir sera haline gelmiştir. Ama bizim için tehlike arz eden kontrolsüz ve camını kıramadığımız bir sera…

Küresel Isınmanın Tehlikeleri

M.S. 2000, Temmuz ayının ortaları…

Dünyanın çeşitli bölgelerinden ilginç ve ürkütücü meteorolojik olaylar ile ilgili haberler geliyor. Kimi yerde aşırı sıcaklıktan can kayıpları olurken, bir başka bölgeden mevsimsiz bir kar fırtınasında insanlar yaralanıyor:

İspanya’nın Melilla bölgesinde hava sıcaklığı birkaç dakika içinde 170C yükseliyor. Bu olay bir süre sonra yeniden tekrarlanıyor.

Aynı gün ve saatlerde Suudi Arabistan’ın kavurucu sıcaklarından kaçmak için dağlık Asur bölgesinde (bilgi yelpazesi.net)piknik yapan 75 kişi hiç alamet yokken kar fırtınasından yaralanıyor.

Yine o günlerde Pakistan’da yağan şiddetli yağışlar nedeniyle meydana gelen selde 200 kişi ölüyor.


Bu olaylar daha başlangıç…

Bilim adamları yaşanan bu garipliklerin gittikçe hem de şiddetini arttırarak tekrarlanacağını belirtiyor. Ama küresel ısınmanın biz insanoğluna yapacağı en büyük yıkım SUSUZLUK olacaktır ki, bu durum kendini yavaş yavaş hissettirmeye başladı. Su yaşamın temel kaynağıdır. Su olmazsa yaşam olmaz. Burada basit bir mantık çıkarırsak:

“Su kaynakları gün geçtikçe tükeniyor, yani yaşam her geçen gün tükeniyor.”


Türkiyede'ki Durum

Türkiye’de maalesef bu konu pek ciddiye alınmıyor ve maalesef insanımız doğaya bitmez tükenmez kaynakmış gibi bakıyor. Bu vurdumduymaz görüş toplumun her kesiminde hakim bir görüştür.

Nitekim bundan yıllar önce DSİ Amik Gölünü bataklık alan diyerek kurutmuş ve tarım arazisi yapacağım diye orada yaşayan bütün canlıları katletmiştir ve şu an orası bir tarım arazisi değil çorak bir topraktır. Ülkemizde bu şekilde birçok göl ve sulak alan yok edilmiş ve birçok canlının nesli tükenmiştir.

Yakınlarımızdan örnekler verecek olursak Sapanca Gölü’ne Sakarya’nın bütün pisliği akıtılmış ve fosseptik çukuru olarak kullanılmış ve tehlike anlaşılınca şimdilerde komisyonlar kurularak bu göl kurtarılmaya çalışılmaktadır.

Ülkemizdeki doğal kaynaklar yok olmaktadır. Bunun bir örneğini verecek olursak Evliya Çelebi, Seyahatnamesinde “Karaman’dan Ankara’ya giderken başının sadece 2 kez güneş gördüğünü belirtmiştir. Şimdi oralarda tek bir ağaç yok. Varın gerisini siz düşünün…

Amerika Başkan adaylarından Al Gore Küresel Isınmayı gündemine almıştır ve bu konuyu seçim propagandasında kullanacaktır. Bizim hangi siyasetçimiz Çevre Sorunlarını gündemine alarak seçim propagandası yapmıştır.

Yazımı bitirirken bilinen ama pek de önemsenmeyen bir sözle bitireceğim:

“Biz bu dünyayı atalarımızdan miras olarak almadık, biz bu dünyayı çocuklarımızdan ödünç aldık.”

KÜRESEL ISINMA VE SERA ETKİSİ İLİŞKİSİ

Dünya atmosferi çeşitli gazlardan oluşur. Ayrıca küçük miktarlarda bazı asal gazlar bulunmaktadır. Güneşten gelen ışınlar (ısı ışınları/kısa dalgalı ışınlar), atmosferi geçerek yeryüzünü ısıtır. Atmosferdeki gazlar yeryüzündeki ısının bir kısmını tutar ve yeryüzünün ısı kaybına engel olurlar. (CO2, havada en çok ısı tutma özelliği olan gazdır.)

Atmosferin, ışığı geçirme ve ısıyı tutma özelliği vardır. Atmosferin ısıyı tutma yeteneği sayesinde suların sıcaklığı dengede kalır. Böylece nehirlerin ve okyanusların donması engellenmiş olur. Bu şekilde oluşan, atmosferin ısıtma ve yalıtma etkisine sera etkisi denir. Dünya atmosferi cam seralara benzer bir özellik gösterir.

Son yıllarda atmosferdeki CO2 miktarı hava kirlenmesine bağlı olarak hızla artmaktadır. Metan, ozon ve kloroflorokarbon (CFC) gibi sera gazları çeşitli insan aktiviteleri ile atmosfere katılmaktadır. Bu gazların tamamının ısı tutma özelliği vardır.

CO2 ve ısıyı tutan diğer gazların miktarındaki artış, atmosferin ısısının yükselmesine sebep olmaktadır. Bu da küresel ısınma olarak ifade edilir. Bu durumun,  (bilgi yelpazesi.net) buzulların erimesi ve okyanusların yükselmesi gibi ciddi sonuçlar doğuracak iklim değişmelerine yol açmasından endişe edilmektedir.

İnsanların çeşitli faaliyetlerinin küresel ısınmaya katkısı şöyledir:

=> Enerji kullanımı %49,
=> Endüstrileşme %24,
=> Ormansızlaşma %14,
=> Tarım %13'tür.

(Alıntıdır)

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.