28.09.2016

İyi Bir Dinleyicide Bulunması Gereken Özellikler

-Konuşmayı dіkkatlі dinlemeli
-Dikkatini konuşmacıya vermelidir.
-Konuşаn kişinin sözünü kеѕmеdеn dіnler
-En sоn ben konuşacağım tribine girmez.
-Dinleme esnasında оlayla ilgili yorum yaрmaz
-Birini dіnlerken bаşkа bіrşеylе uğraşmaz
-Konuşmacıуa saygı göstеrir.
Global Bilgiler  /  at  22:20  /  No comments

-Konuşmayı dіkkatlі dinlemeli
-Dikkatini konuşmacıya vermelidir.
-Konuşаn kişinin sözünü kеѕmеdеn dіnler
-En sоn ben konuşacağım tribine girmez.
-Dinleme esnasında оlayla ilgili yorum yaрmaz
-Birini dіnlerken bаşkа bіrşеylе uğraşmaz
-Konuşmacıуa saygı göstеrir.

0 yorum:

İyi Bir Liderde Bulunması Gereken Özellikler

1- Sağlam ahlaki özellik: Eğer yöneticinin nitelikleri beklenilenin altındaysa, bu durum şirkete aynı şekilde yansıyacaktır. Bu şirketi belki iş dünyasının dışına itmeyebilir, fakat şirketin yetenekli insanlar için daha fazla para ödemek zorunda kalacağı anlamına gelir. Nitelikli insanlar niteliksiz yöneticilere sahip olan organizasyonlarda çalışmak istemez.
2- Hoş olmayan kararları alma yeteneği: Şirketlerde şüpheli, belirsiz konularda birçok kararın alınması gerekir. Liderler çoğu zaman gerçeklerin ne olduğundan tam emin olmadan, hızlı şekilde anlaşmazlıklarla ilgili taleplerle baş etmek zorundadır. Düşman edinme riskini istemeyen ya da karar vermeden önce çok sağlam kanıtlar isteyen kişiler bu tür görevlere başvurmamalıdır.
3- Açıklık ve odaklanma: Bu iki özellik anlaşılması zor kararları vermek için gereklidir. Büyük bir şirkete liderlik etmek, karışık ve çok taraflı konularla hızlı şekilde başa çıkmak, çok büyük bir meydan okuma anlamına gelir. Karışık konulardan çok önemli noktalar elde etmek, etkili stratejiler geliştirmek için çok gereklidir. Bir lider aynı zamanda şirket içinden gereksiz sesleri eleyebilmeli ve gerçekten soruna odaklanabilme yeteneğine sahip olmalıdır.
4- Tutku: En iyi liderler kendilerinden daha uzun süre yaşayacak imparatorluklar kurmak isteyen kişilerdir. Bu durum egolarını tatmin eden kişisel tutkulardan farklıdır. İyi liderliğin gerektirdiği bileşenler olan mükemmeliyetçilik ve acımasızlık girişimini gerektirir.
5- Etkili iletişim yetenekleri: Bu özellikler medya, analistler, hisse senedi sahipleri gibi dış dünyanın talep ettiği göreceli olarak yeni olan ihtiyaçlardır. Şirket lideri inandırıcı konuşmalar yapmalıdır. Bu her zaman bütün doğruları söylemek anlamına gelmez. Kitlelerini motive etmede önem taşır. Güven duygusu uyandırmayan ve samimi olduğunu hissettiremeyen liderler yapacakları görevi zor bulacaklardır.
6- İnsanları değerlendirme yeteneği: İnsan kaynaklarının gerektirdiği bu özelliğin önceden gelmesi gerekir. Hangi bölümde kimin daha iyi çalışacağına karar vermek, liderliğin gerektirdiği ana görevlerden biridir. Tepe görevler pek çok açıdan tecrübe kadar önseziyi de gerektirir.
7- Yetenek geliştirme ustalığı: Geleceğin liderlerini yetiştirmek için bu özellik gereklidir. İnsanlar liderlik sanatını kitaplardan değil, iyi bir akıl hocasından öğrenirler. Etkili liderler yalnızca yetenekli bireylerin nerelerde çalışacağına karar vermekle kalmamalı, aynı zamanda onların öğretmeni olmalılar. Bir organizasyonda bütün pozisyonlar için liderler yetiştirmenin yolu bundan geçer.
8- Duygusal olarak kendine güven: Yetenek havuzunu bir araya toplamak, kendi işlerinde sizin işinizde olduğunuzdan daha iyi olan insanlarla bir arada çalışma yeteneğini gerektirir. Ve bu insanları motive etmeniz ve onlara rehberlik etmeniz gerekir. Kendi peşlerinden gelenleri kıskanan liderler sadakat bulamazlar. Ayrıca kendine güven, insanların kendi zayıflıklarını kabul ederek, yetersizlik hissetmeden yardım isteyebilmelerini sağlar. Başarılı liderler meslektaşlarının saygısını kaybetmeksizin “Bundan sonra ne yapılması gerektiğini bilmiyorum” diyebilmelidir.
9- Adaptasyon: Bu özellik, işler kötü gittiğinde çok önemlidir. Aksiliklere karşı ayakta durma esnekliğine sahip olma anlamına gelir. Bu, pazarda, tüketici davranışlarında ya da politik ortamda bir değişiklik şeklinde karşınıza çıkabilir. Bu özellik liderin önceden ihtiraslı bir şekilde savunduğu bir fikrin hızla terk edilerek, tamamen farklı bir yaklaşımın planlanmasını gerektirir. Buradaki ana faktör, yeniden şekillendirme yeteneğidir. Bir sorunu yeniden şekillendirmek, değişik açılardan bakıldığında başarı olarak görünebilir.
10- Cazibe: Cazibe, MBA kurslarında öğretilen bir nitelik değildir. Fakat çok az insan bu özellik olmadan zirveye tırmanabilir. Her ne kadar planlaması zor olsa da, biraz şans da yardım edebilir.
Global Bilgiler  /  at  22:14  /  No comments

1- Sağlam ahlaki özellik: Eğer yöneticinin nitelikleri beklenilenin altındaysa, bu durum şirkete aynı şekilde yansıyacaktır. Bu şirketi belki iş dünyasının dışına itmeyebilir, fakat şirketin yetenekli insanlar için daha fazla para ödemek zorunda kalacağı anlamına gelir. Nitelikli insanlar niteliksiz yöneticilere sahip olan organizasyonlarda çalışmak istemez.
2- Hoş olmayan kararları alma yeteneği: Şirketlerde şüpheli, belirsiz konularda birçok kararın alınması gerekir. Liderler çoğu zaman gerçeklerin ne olduğundan tam emin olmadan, hızlı şekilde anlaşmazlıklarla ilgili taleplerle baş etmek zorundadır. Düşman edinme riskini istemeyen ya da karar vermeden önce çok sağlam kanıtlar isteyen kişiler bu tür görevlere başvurmamalıdır.
3- Açıklık ve odaklanma: Bu iki özellik anlaşılması zor kararları vermek için gereklidir. Büyük bir şirkete liderlik etmek, karışık ve çok taraflı konularla hızlı şekilde başa çıkmak, çok büyük bir meydan okuma anlamına gelir. Karışık konulardan çok önemli noktalar elde etmek, etkili stratejiler geliştirmek için çok gereklidir. Bir lider aynı zamanda şirket içinden gereksiz sesleri eleyebilmeli ve gerçekten soruna odaklanabilme yeteneğine sahip olmalıdır.
4- Tutku: En iyi liderler kendilerinden daha uzun süre yaşayacak imparatorluklar kurmak isteyen kişilerdir. Bu durum egolarını tatmin eden kişisel tutkulardan farklıdır. İyi liderliğin gerektirdiği bileşenler olan mükemmeliyetçilik ve acımasızlık girişimini gerektirir.
5- Etkili iletişim yetenekleri: Bu özellikler medya, analistler, hisse senedi sahipleri gibi dış dünyanın talep ettiği göreceli olarak yeni olan ihtiyaçlardır. Şirket lideri inandırıcı konuşmalar yapmalıdır. Bu her zaman bütün doğruları söylemek anlamına gelmez. Kitlelerini motive etmede önem taşır. Güven duygusu uyandırmayan ve samimi olduğunu hissettiremeyen liderler yapacakları görevi zor bulacaklardır.
6- İnsanları değerlendirme yeteneği: İnsan kaynaklarının gerektirdiği bu özelliğin önceden gelmesi gerekir. Hangi bölümde kimin daha iyi çalışacağına karar vermek, liderliğin gerektirdiği ana görevlerden biridir. Tepe görevler pek çok açıdan tecrübe kadar önseziyi de gerektirir.
7- Yetenek geliştirme ustalığı: Geleceğin liderlerini yetiştirmek için bu özellik gereklidir. İnsanlar liderlik sanatını kitaplardan değil, iyi bir akıl hocasından öğrenirler. Etkili liderler yalnızca yetenekli bireylerin nerelerde çalışacağına karar vermekle kalmamalı, aynı zamanda onların öğretmeni olmalılar. Bir organizasyonda bütün pozisyonlar için liderler yetiştirmenin yolu bundan geçer.
8- Duygusal olarak kendine güven: Yetenek havuzunu bir araya toplamak, kendi işlerinde sizin işinizde olduğunuzdan daha iyi olan insanlarla bir arada çalışma yeteneğini gerektirir. Ve bu insanları motive etmeniz ve onlara rehberlik etmeniz gerekir. Kendi peşlerinden gelenleri kıskanan liderler sadakat bulamazlar. Ayrıca kendine güven, insanların kendi zayıflıklarını kabul ederek, yetersizlik hissetmeden yardım isteyebilmelerini sağlar. Başarılı liderler meslektaşlarının saygısını kaybetmeksizin “Bundan sonra ne yapılması gerektiğini bilmiyorum” diyebilmelidir.
9- Adaptasyon: Bu özellik, işler kötü gittiğinde çok önemlidir. Aksiliklere karşı ayakta durma esnekliğine sahip olma anlamına gelir. Bu, pazarda, tüketici davranışlarında ya da politik ortamda bir değişiklik şeklinde karşınıza çıkabilir. Bu özellik liderin önceden ihtiraslı bir şekilde savunduğu bir fikrin hızla terk edilerek, tamamen farklı bir yaklaşımın planlanmasını gerektirir. Buradaki ana faktör, yeniden şekillendirme yeteneğidir. Bir sorunu yeniden şekillendirmek, değişik açılardan bakıldığında başarı olarak görünebilir.
10- Cazibe: Cazibe, MBA kurslarında öğretilen bir nitelik değildir. Fakat çok az insan bu özellik olmadan zirveye tırmanabilir. Her ne kadar planlaması zor olsa da, biraz şans da yardım edebilir.

0 yorum:

Sağlıklı Arkadaşlık İlişkileri İçin Olmazsa Olmaz Davranışlar

Sağlıklı bіr arkadaşlık іçіn еn başta gelen özellіkler güven vе sауgıdır.

Güven : Kаrşımızdаki kіşіyе güven verirsek hem onun yanındaki yerimizi belli еtmiş oluruz hem de aramızdakі bağın ilk tеmеlini atmış bulunuruz.

Sаygı : Aslında bu heрsinin kіlіt nоktasıdır. Karşımızdakіne gösterdіğіmіz sаygı aslında hem ona karşı tutumumuzu hеm ona olan sevgimizi hem dе оna karşı bakış аçımızı gösterir. Sağlıklı bir arkadaşlıkta ѕaуgı olmazѕa olmаzdır.
Global Bilgiler  /  at  22:06  /  No comments

Sağlıklı bіr arkadaşlık іçіn еn başta gelen özellіkler güven vе sауgıdır.

Güven : Kаrşımızdаki kіşіyе güven verirsek hem onun yanındaki yerimizi belli еtmiş oluruz hem de aramızdakі bağın ilk tеmеlini atmış bulunuruz.

Sаygı : Aslında bu heрsinin kіlіt nоktasıdır. Karşımızdakіne gösterdіğіmіz sаygı aslında hem ona karşı tutumumuzu hеm ona olan sevgimizi hem dе оna karşı bakış аçımızı gösterir. Sağlıklı bir arkadaşlıkta ѕaуgı olmazѕa olmаzdır.

0 yorum:

İyi Bir İnsanda Bulunması Gereken Genel Özellikler

- Yalan söylemez, kimseyi aldatmaz.

- Kul hakkı ve haram yemez; helal kazanç ve gelirle geçinir.
- Emanetlere hiyanet etmez;
- Haksızlık ve adaletsizlik yapmaz.
- Zengin de olsa kanaatli bir şekilde yaşar, ihtiyaçlarını çoğaltmaz.
- Komşularını kardeş kabul eder, onlara elinden gelen maddî ve mânevî iyiliği yapar.
- Akrabalarını korur ve gözetir.
- İnsanlara saygılı davranır.
Global Bilgiler  /  at  22:02  /  No comments

- Yalan söylemez, kimseyi aldatmaz.

- Kul hakkı ve haram yemez; helal kazanç ve gelirle geçinir.
- Emanetlere hiyanet etmez;
- Haksızlık ve adaletsizlik yapmaz.
- Zengin de olsa kanaatli bir şekilde yaşar, ihtiyaçlarını çoğaltmaz.
- Komşularını kardeş kabul eder, onlara elinden gelen maddî ve mânevî iyiliği yapar.
- Akrabalarını korur ve gözetir.
- İnsanlara saygılı davranır.

0 yorum:

22.09.2016

Türkiye'nin Sulak Alanları

Global Bilgiler
İran’ın Ramsar kentinde 1971 yılında imzalanan ve sulak alanların korunmasını ve akılcı kullanımını hedefleyen, kısaca Ramsar Sözleşmesi adıyla anılan sözleşmeye Türkiye, 1994 yılında taraf olmuştur. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17.05.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sulak alanlar; doğal veya yapay, devamlı veya geçici, sürekli veya mevsimsel, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketlerinin çekilme devresinde 6 metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyerler ile bu alanların kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafına doğru ekolojik açıdan su altında kalan yerler olarak tanımlanmaktadır.

Sahip olduğu biyolojik çeşitlilik nedeniyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilen sulak alanlar; doğal işlevleri ve ekonomik değerleriyle yeryüzünün en önemli ekosistemleridir. Sulak alanlar;

Yeraltı sularını besleyerek veya boşaltarak, taban suyunu dengeler. Sel sularını depolayarak, taşkınları kontrol ederek, kıyıları deniz suyunun girişini önleyerek bölgenin su rejimini düzenlerler.

Global BilgilerBulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yaparlar.

Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ya da besin maddelerini (azot, fosfor gibi) kullanarak suyu temizler.

Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir.

Başta balıklar ve su kuşları olmak üzere gerek ekolojik değeri, gerekse ticari değerleri yüksek, zengin bitki ve hayvan çeşitliliği ile birçok türün yaşamasına olanak sağlarlar.

Yüksek bir ekonomik değere sahiptirler. Balıkçılık, tarım ve hayvancılık, saz üretimi, turizm ve ulaşım olanaklarıyla bölge ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlarlar.

Türkiye, sulak alanlar bakımından Avrupa ve Ortadoğunun en önemli ülkelerinden biri kabul edilmektedir.  Bunun temel olarak iki nedeni bulunmaktadır; birincisi Türkiye’nin farklı ekolojik karakterdeki zengin ve çeşitli sulak alan habitatlarına sahip olması, ikincisi ise batı palearktik bölgedeki 4 önemli kuş göç yolundan ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Ramsar Sözleşmesi ölçütlerine göre Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından şu ana kadar yapılan değerlendirmeler sonucunda Türkiye’de 135 Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan belirlenmiştir. Bu alanların çoğu barındırdığı su kuşları ve balık türleri açısından uluslararası öneme sahiptir.

Türkiye’de Ramsar listesinde bulunan sulak alanlar aşağıda Çizelge'de verilmiştir;

Türkiye’nin RAMSAR Alanları


ADI
İLİ
RAMSAR ALANI İLAN TARİHİ
1.
Göksu Deltası
Mersin
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
2.
Manyas Gölü
Balıkesir
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
1998 sınır değişikliği
3.
Burdur Gölü
Burdur
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
1998 sınır değişikliği
4.
Seyfe Gölü
Kırşehir
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
5.
Sultan Sazlığı
Kayseri
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
6.
Uluabat Gölü
Bursa
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
7.
Gediz Deltası
İzmir
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
8.
Kızılırmak Deltası
Samsun
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
9.
Akyatan Lagünü
Adana
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
10.
Yumurtalık Lagünü
Adana
09.02.2005 tarih ve 25722 sayılı Resmi Gazete
11.
Meke Maarı
Konya
09.02.2005 tarih ve 25722 sayılı Resmi Gazete
12.
Kızören Obruğu
Konya
09.02.2005 tarih ve 25722 sayılı Resmi Gazete
13.
Kuyucuk Gölü
Kars
20.06.2009 tarih ve 27264 sayılı Resmi Gazete
14.
Nemrut Kalderası
Bitlis
31.01.2013 tarih ve 28545 sayılı Resmi Gazete


Global Bilgiler  /  at  20:46  /  No comments

Global Bilgiler
İran’ın Ramsar kentinde 1971 yılında imzalanan ve sulak alanların korunmasını ve akılcı kullanımını hedefleyen, kısaca Ramsar Sözleşmesi adıyla anılan sözleşmeye Türkiye, 1994 yılında taraf olmuştur. Sözleşme 94/5434 sayılı Bakanlar Kurulu kararıyla 17.05.1994 tarihi ve 21937 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Sulak alanlar; doğal veya yapay, devamlı veya geçici, sürekli veya mevsimsel, suları durgun veya akıntılı, tatlı, acı veya tuzlu, denizlerin gel-git hareketlerinin çekilme devresinde 6 metreyi geçmeyen derinlikleri kapsayan, başta su kuşları olmak üzere canlıların yaşama ortamı olarak önem taşıyan bütün sular, bataklık, sazlık ve turbiyerler ile bu alanların kıyı kenar çizgisinden itibaren kara tarafına doğru ekolojik açıdan su altında kalan yerler olarak tanımlanmaktadır.

Sahip olduğu biyolojik çeşitlilik nedeniyle dünyanın doğal zenginlik müzeleri olarak kabul edilen sulak alanlar; doğal işlevleri ve ekonomik değerleriyle yeryüzünün en önemli ekosistemleridir. Sulak alanlar;

Yeraltı sularını besleyerek veya boşaltarak, taban suyunu dengeler. Sel sularını depolayarak, taşkınları kontrol ederek, kıyıları deniz suyunun girişini önleyerek bölgenin su rejimini düzenlerler.

Global BilgilerBulundukları yörede nem oranını yükselterek, başta yağış ve sıcaklık olmak üzere yerel iklim elemanları üzerinde olumlu etki yaparlar.

Tortu ve zehirli maddeleri alıkoyarak ya da besin maddelerini (azot, fosfor gibi) kullanarak suyu temizler.

Tropikal ormanlarla birlikte yeryüzünün en fazla biyolojik üretim yapan ekosistemleridir.

Başta balıklar ve su kuşları olmak üzere gerek ekolojik değeri, gerekse ticari değerleri yüksek, zengin bitki ve hayvan çeşitliliği ile birçok türün yaşamasına olanak sağlarlar.

Yüksek bir ekonomik değere sahiptirler. Balıkçılık, tarım ve hayvancılık, saz üretimi, turizm ve ulaşım olanaklarıyla bölge ve ülke ekonomisine önemli katkı sağlarlar.

Türkiye, sulak alanlar bakımından Avrupa ve Ortadoğunun en önemli ülkelerinden biri kabul edilmektedir.  Bunun temel olarak iki nedeni bulunmaktadır; birincisi Türkiye’nin farklı ekolojik karakterdeki zengin ve çeşitli sulak alan habitatlarına sahip olması, ikincisi ise batı palearktik bölgedeki 4 önemli kuş göç yolundan ikisinin Türkiye üzerinden geçmesidir. Ramsar Sözleşmesi ölçütlerine göre Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından şu ana kadar yapılan değerlendirmeler sonucunda Türkiye’de 135 Uluslararası Öneme Sahip Sulak Alan belirlenmiştir. Bu alanların çoğu barındırdığı su kuşları ve balık türleri açısından uluslararası öneme sahiptir.

Türkiye’de Ramsar listesinde bulunan sulak alanlar aşağıda Çizelge'de verilmiştir;

Türkiye’nin RAMSAR Alanları


ADI
İLİ
RAMSAR ALANI İLAN TARİHİ
1.
Göksu Deltası
Mersin
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
2.
Manyas Gölü
Balıkesir
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
1998 sınır değişikliği
3.
Burdur Gölü
Burdur
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
1998 sınır değişikliği
4.
Seyfe Gölü
Kırşehir
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
5.
Sultan Sazlığı
Kayseri
28.05.1994 tarih ve 21943 sayılı Resmi Gazete
6.
Uluabat Gölü
Bursa
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
7.
Gediz Deltası
İzmir
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
8.
Kızılırmak Deltası
Samsun
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
9.
Akyatan Lagünü
Adana
15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı Resmi Gazete
10.
Yumurtalık Lagünü
Adana
09.02.2005 tarih ve 25722 sayılı Resmi Gazete
11.
Meke Maarı
Konya
09.02.2005 tarih ve 25722 sayılı Resmi Gazete
12.
Kızören Obruğu
Konya
09.02.2005 tarih ve 25722 sayılı Resmi Gazete
13.
Kuyucuk Gölü
Kars
20.06.2009 tarih ve 27264 sayılı Resmi Gazete
14.
Nemrut Kalderası
Bitlis
31.01.2013 tarih ve 28545 sayılı Resmi Gazete


0 yorum:

Türkiye'deki Özel Çevre Koruma Bölgeleri

Global Bilgiler

Bölgesel düzeyde koruma alanları konusunda uluslararası işbirliğini amaçlayan, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalar, 16.2.1976 tarihinde Barselona’da imzalanan ve 12.06.1981 tarih ve 17368 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Akdeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi”nin eklerinden “Akdeniz’de Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol” çerçevesinde başlatılmıştır.

Ülkemizde şu anda Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanı, yerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmelerin ardından ilgili Bakanlıklardan görüş alarak Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile olmaktadır.  Türkiye’de 16 adet Özel Çevre Koruma Bölgesi bulunmakta ve bu bölgelerin yüzölçümü 2.458.749 hektardır.
  
Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi

Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi, kıyı kumulların biçimlendirdiği 29 km kıyısal alana sahiptir. Bölgesel özelliklere sahip geniş kumul ve orman alanları biyoçeşitlilik zenginliği açısından alanı oldukça zengin kılmaktadır. Endemik balık türü Aphanius anatoliae, endemik Serik armudu (Pyrus serikensis), Caretta caretta ve Chelonia mydas deniz kaplumbağası türleri bölgenin zenginlikleri arasında yer almaktadır. Bölgenin tarihi Hititlere kadar dayanmaktadır. Gündoğdu, Kısalar ve Çolaklı’da bulunan antik döneme ait eserlerden bölgede binlerce yıllık yerleşimin olduğu anlaşılmaktadır.

Datça- Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi

Datça Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi özellikle bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. Zeytin ağaçları, Kızılçam toplulukları, endemik Datça Hurması (Phoenis theophrast), badem, yerel kekik, zakkum, defne ve keçiboynuzu tipik Akdeniz bitki örtüsü özelliklerini yansıtmaktadır. Bu bölgede denizel fauna ve floraya ait 807 tür, floraya ait toplam 1.047 takson, 167 karasal omurgasız, 110 balık, 4 iki yaşamlı, 27 sürüngen, 123 kuş ve memeli türü tespit edilmiştir.

Yarımada, tarihten günümüze kadar çeşitli medeniyetlerin ürünü, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini temsil eden arkeolojik, kentsel, doğal, tarihi, vb. açılardan korunması gerekli alanlar, sit alanı olarak tanımlanmaktadır. Bu alanlar yarımada üzerinde dağınık olarak yer almaktadır.

Alanda mevcut doğal değerlerin yanı sıra yüksek peyzaj değerine sahip olması, tarımın kısıtlı alanda yapılması nedeni ile nispeten doğaya uyumlu bir konumda bulunması bölgenin arkeolojik ve kültürel değerlerin yüksek olması bölgenin önemini artırmaktadır.

Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi

Foça doğal ve tarihi zenginliklerin korunması amacıyla Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Foça barındırdığı nesli tehlike altında olan türler arasında bulunan Akdeniz Foku (Monachus monachus) açısından iyi bilinen bir bölgedir. Çam ormanları ve makiler bitki örtüsünü şekillendirir ve kurt, tilki, çakal, sansar keklik, güvercin ve bıldırcın gibi canlılara yaşam alanları oluşturmuştur. Foça ÖÇKB içerisinde yer alan Gediz Deltası balık türleri açısından oldukça zengindir ve göçmen kuşların uğrak yeridir.

Foça Yarımadası küçüklü büyüklü koylarla kaplı bir sahile sahiptir. Bu koylar mavi ve yeşilin iç içe olduğu doğal bir güzellik sergilemektedir. Foça kıyılarını oluşturan ve üzerinde yerleşme bulunmayan yarımadalar (İngiliz ve Fener Burnu vb.) denize açılan doğal uzantılar olarak Foça silueti ve çevresel değerler açısından korunmuş alanlardır. İncir, Fener, Eşşek, Hayırsız, Orak adaları ve Siren Kayalıkları da bu koyları süslemektedir.

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi zengin flora ve faunası ile ekolojik yönden öneme sahip bir Bölge olup, Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi bitki örtüsü özelliklerini birlikte göstermektedir. Boncuk koyu, kum köpek balığı (Carcharinus plumbeus) üreme alanı, Akyaka Kadın Azmağı ise su samuru (Lutra lutra) üreme ve beslenme alanı özelliğindedir. Ayrıca bölge, ada martısı (Larus audoinii), Akdeniz foku (Monachus monachus) ve tepeli karabatak (Phalacrocorax aristotelis) türlerinin yaşam alanıdır.

Bölgede önemli alanlardan birisi de Ketra, Setra, Sedir veya Şehirlioğlu Adası olarak bilinen Sedir Adası’dır. Ada, Gökova Körfezi’nin güney kesiminde yer almakta olup, Helenistik ve Roma devrine ait yazıtlar ihtiva etmektedir.

Bölge fauna açısından da oldukça zengindir. Bölgenin hemen hemen her kesiminde rastlanan kanatlı hayvanlardan üveyik, bıldırcın, tahtalı keklik, karabatak, balıkçıl, çobanaldatan, kırlangıç, ağaçkakan, sığırcık, karatavuk, bataklık, karga, çaylak, çil, yaban ördeği, yaban kazı, dağ serçesi, kartal, şahin, atmaca ve baykuş bulunmaktadır.
  
Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi

Mogan-Eymir Gölleri ve sulak alanları kuşlar tarafından barınma, üreme, konaklama amaçlı kullanılan ve ülkemizde Ramsar’a aday gösterilen önemli kuş alanlarından birisidir. 83 farklı kuş türü tespit edilmiştir. Ayrıca; 3 tane iki yaşamlı türü, 25 tane memeli, 12 tane sürüngen, 13 tane balık ve 493 tane bitki türü bölgede yaşamakta olup bitki türlerinden 47 tanesi endemiktir. Bölgeyi karakterize eden bitki türlerinden Yanar döner veya Peygamber çiçeği (Centaurea tchihatcheffii) sınırlı bir alanda yayılış göstermektedir.

Bölgedeki “Sulak-Bataklık Alanlar” sayısız bitki ve hayvan türünün yaşayabilmesi için, bağımlı olduğu suyu ve birincil üretimi sağlayan, canlı tür ve çeşitliliğinin beşiğidir. Bu nedenle birçok canlı türünün yaşamını devam ettirebilmesi için stratejik öneme sahiptirler. Mogan- Eymir Gölleri ve sulak-bataklık alanları; 227 kuş türü tarafından barınma, üreme,  konaklama amaçlı kullanılan ve ülkemizde Ramsar’a aday gösterilen önemli kuş alanlarındandır. Bu kuş türlerinin 40’ı bölgede üremekte, 30’u bütün yıl gözlenmekte diğerleri göç zamanı veya sadece göl çevresinde görülmektedir.

Fethiye- Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bern Sözleşmesi ve CITES ile koruma altına alınan Caretta caretta ve Chelonia mydas türlerinin üreme alanlarından bir tanesi de Fethiye Kumsalıdır. Fethiye-Göcek ÖÇKB dere içlerinde, deltalarda ve taban suyunun yüksek olduğu yerlerde yetişen Günlük ağacı (Liquidambar orientalis) endemik bitki türü arasında yer alır. Günlük ağacından elde edilen sığla yağı kozmetik ve ilaç sanayide kullanılmaktadır.

Bölgenin önemli ot türleri ise tırtıl, deve dikeni, efek, kanyaşı, ayrık, topalak, sirken, yabani yulaf, yabani çulluk, narpız, tuzluk, ada çayı, salep, bağdibi, kara diken, sakız dikeni, çakır dikenidir.

Muğla İlindeki tarıma elverişli toprakların büyük bölümü Fethiye ilçesindedir. İlçe merkezinin çevresi son derece verimli 1. sınıf sulu tarıma elverişli topraklar ile çevrilidir.
  
Kaş- Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bölgeye adını veren Kekova, bölge içinde yer alan en büyük adadır. Kekova adası, Anadolu yakasına yapışık bir boğaz oluşturarak uzanır. Bölgesi içerisinde 51 familyaya ait 187 cins ve bu cinslere ait 272 tür ve tür altı taksondan bitki türleri bulunmakta ve bu türlerden 26 tanesi endemiktir. Ayrıca, 20 memeli türü, 96 kuş türü, 16 sürüngen ve 4 tane iki yaşamlı türü bulunmaktadır. Bitki türlerinden Daucus conchitae W. Greuter (Yabani Havuç-Endemik) ve Onopordum rhodense Türkiye için yeni kayıt olarak ilk kez tespit edilmiştir.

Iç Ada, Toprak Adası, Aşırlı Ada ve Kişnali Ada önemli diğer adalardır. Kıyıya paralel uzanan Sıcak Yarımadası ve Kekova Adası bir iç deniz niteliği taşıyan Ölüdeniz’i oluşturur.

Doğal güzelliklerin yanısıra antik ve tarihi eserlerin zenginliği de bölgeyi arkeoloji turizmi yönünden çekici kılmaktadır.

Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi

Göksu Deltası aynı zamanda bir Ramsar alanıdır ve bir çok göçmen kuş açısından önemli bir sulak alandır. Göksu Deltası deniz kaplumbağaları “Caretta caretta” ve “Chelonia mydas” ın yumurtalarını bıraktığı, Akdeniz’deki en önemli ana yuvalama bölgelerinden birisini oluşturur. Ayrıca yumuşak kabuklu Nil Kaplumbağası (Trionyx triunguis)’nın da yuvalama alanlarından birisidir. Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesinde 507 bitki taksonu bulunmakta olup bunlardan 10 tanesi endemik taksondur.

Göksu Deltası’na daha çok tuzcul bitkilerle, kumul vejetasyonun, hakim olduğu görülmektedir. Özellikle de Salicornia ve Euphorbiacinslerine ait türlerin Deltanın batısıyla, Akgöl ve Paradeniz çevresinde yoğunlaştığı görülmektedir. Göksu Deltası’nda yer alan su bitkilerinin göllerdeki varlığı, lagünlerin su rejimine ve tuzluluğa bağlıdır.

Göksu Deltası’nı kışlama ve kuluçka alanı olarak kullanan çok sayıda kuş türü, yılın hemen her mevsiminde, ilginç ve canlı bir peyzajın oluşumuna katkı sağlar.

Pamukkale Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bölgedeki önemli doğal kaynaklardan olan ve Pamukkale Travertenlerini oluşturan termal su kaynakları geniş bir bölgeyi etkilemiş olup bu kapsamda sıcaklıkları 35-100˚C arasında değişen 17 sıcak su kaynağı bulunmaktadır.

Bölgede, kahverengi orman toprağı ile koluviyal toprak olmak üzere iki ana toprak grubu yer almakta olup, doğal bitki örtüsüne daha çok; dere kenarları, tarım alanları arasında kalan sınır çizgileri ile koru, otlak ve tarıma uygun olmayan tepelerde rastlanır.  Hierapolis plato düzlüğünde, gözle görülebilir doğal kitle yeşillikleri Nerium oleander (zakkum) ile Ficus Inur ve Vitex Agnus Castus grupları vardır. Otsu bitkilerden bazı türler, mevsimlere bağlı olarak ve geçici yaprak-çiçek renk etkileriyle kendilerini belli etmektedir.

 Ihlara Özel Çevre Koruma Bölgesi

Ihlara Özel Çevre Koruma Bölgesi biyolojik çeşitlilik yönünden oldukça zengin bir bölgedir. Ihlara Vadisi'nde yapılan araştırmalarda 54 familya ve 218 cinsten oluşan 364 takson tespit edilmiştir. Vadi içinin yoğun otlatma altında olmaması ve gölge alanların fazla olması, tür sayısının yüksek olmasını sağlamıştır. Bu türlerden 43'ünün endemik bitki türü olması, bölgenin doğal bitki örtüsünün önemini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bunların dışında bölge, sıcak termal su kaynakları ve tarihi kalıntılar bakımından da zengindir.

Yapılan gözlem ve araştırma sonuçlarına göre, bölgede 21 familyaya dahil 35 kuş türü saptanmıştır. Bu kuşlardan 11’i bölgede kuluçkaya yatmaktadır. Ayrıca, bölgenin en önemli akarsuyu niteliğinde olan Melendiz Irmağı’nda 4 balık türü saptanmıştır. Ekonomik değere sahip ve en çok yakalanan tür, yöresel adı Pullu olan Tatlısu Kefali (Leuciscus cephalus) tur.
  
Köyceğiz- Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bölgede yer alan İztuzu kumsal alanı Akdeniz'deki deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta ve Chelonia mydas) ve Nil kaplumbağasının (Trionyx triunguis) en önemli üreme alanlarından birisidir. Ayrıca bölge, su samuru türünün (Lutra lutra) üreme ve yaşama alanıdır. Bölgede 126 kuş türü, 282 denizel fauna ve flora türü tespit edilmiştir.

Köyceğiz Özel Çevre Koruma Bölgesindeki en yaygın vejetasyon kızıl çam ve günlük ormanları ile maki ve frigana’ya ait ağaçcık ve çalı bitkileri, ayrıca Köyceğiz Gölü etrafındaki sulak ve çorak bataklıklarda gelişen otsu bitkilerden oluşmaktadır.

Göl çevresi, kanallar ve ormanlar çeşitli hayvanların üreme ve barınma yeri olarak zengin bir potansiyele sahiptir.

Sakarmeke, leylek, İzmir yalıçapkını, kırlangıç, saz bülbülü, gülen sumru, yılan kartalı, arı kuşu, martı, çeltikçi, küçük beyaz balıkçıl ve diğer diğer çeşitli kuş türleri bölgeyi kışlama ve kuluçka alanı olarak kullanmaktadır.

 Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi

Göl, Türkiye’ deki en büyük ikinci ve dünyanın en tuzlu 2. Gölüdür ve Dünya Doğal Miras Alanları geçici listesinde yer almaktadır.

Tuz Gölü havzası ülkemizde biyolojik çeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşıyan ve uluslararası kriterlere göre A sınıfı bir sulak alandır. Tuz Gölü kuş varlığı yönünden Türkiye’nin en zengin göllerinden birisidir. Bölgede 85 kuş türü, 4 tanesi endemik 129 böcek türü, 15 memeli türü ve 38 tane endemik bitki türü bulunmaktadır. Göl aynı zamanda I.Derece Doğal Sit olarak tescil edilmiştir.

Tuz Gölü’nün kışın kapladığı çok geniş su alanı su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturmaktadır. Tuzlu ortamlara uyum sağlamış olan flamingo, kılıçgaga, angıt ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar, turnalar, yaban kazları ve yaban ördekleri gölde büyük topluluklar halinde yaşamaktadır. Göl çevresinin nispeten ıssız oluşu nedeniyle kuşlar, etraftaki su birikintilerinde, meralarda ve ekili alanlarda rahatça beslenmekte, kışın en soğuk günlerinde dahi donmayan göl sularında yüzebilmektedir. İlkbaharda Göl içinde oluşan adalar ve bataklıklar Bataklık Kırlangıcı (Glareola prantincola), Suna (Tadorna tadorna), Angıt (Tadorna ferruginea), Çamurcun (Anas crecca), Kılıçgaga (Recurvirostra avocetta), Kocagöz (Burhinus oedicnemus) ve martı türlerinin (Larus sp.) kuluçka yapmalarına imkan sağlamaktadır.

 Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi

Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi, yaban hayatı bakımından dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır. Bölgede; 125 alt tür 68 varyete olmak üzere 311 cinse ait 658 bitki taksonu, 90 memeli türü, 8 amfibi (iki yaşamlı) türü, 7 sürüngen türü, 250 kuş türü bulunmaktadır. Bitki türlerinden çuha çiçeği (Primula x uzungolensis) ilk kez bölge içerisinde tespit edilmiştir.

Yaban hayatı bakımından uzungöl çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır.

Gölün su sathı, mevsiminde gelen su miktarı ile bağımlı olarak cüzi farklılıklar gösterir ise de, genelde boyu 1.000 metre, eni 500 metre, derinliği ise 15 metre civarındadır. Gölde alabalık yaşamaktadır.

Güneye doğru uzayıp giden Haldizen deresi vadisi büyük doğa zenginliklerine sahiptir. Uzungöl’e yaklaşık 10 ile 20 km mesafede dağların yüksekliklerinde yer alan 10 kadar ufak göl yöredeki aktivite zenginliğini arttırmaktadır.

 Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi

Saros Körfezi, içinde barındırdığı zengin balık çeşitleri nedeniyle deniz biyologları ve dalış meraklıları arasında büyük ve doğal bir akvaryum olarak nitelendirilir. Kaptan Cousteau 1970'li yıllarda gemisi "Calipso" ile Türkiye'yi ziyareti sırasında bu körfezde dalış yapmış "Kızıl Denizin Kuzey versiyonu olarak" nitelendirmiştir.

Saros Körfezi ve kıyıları jeomorfolojik, peyzaj, ekolojik, floristik, biyogenetik ve turistik özelliklerinin bozulmadan korunması amacıyla Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir.

Körfez bölgesinde Akdeniz tipi iklim hakimdir. Havzada en yüksek nokta Körfezin kuzey-kuzey doğu uç kısmında yer alan Koru Dağıdır (385 m). Havzayı besleyen tek akarsu Kavak Deresidir.

Ege Denizi’nin en tuzlu kesimlerinden birini oluşturan Saros Körfezi’nde karmaşık girdaplar çizen akıntılar görülür. Bu akıntılar nedeniyle de kendi kendini temizleyen bir körfez konumundadır.

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi; Muğla ve Antalya illeri Fethiye ve Kaş ilçeleri ve bunlara bağlı 5 belde 4 köyden oluşmaktadır.  Antalya İli Kaş İlçesi–Gelemiş Köyü sınırları içerisinde yer alan, Likya Uygarlığı dönemine ait Patara antik kenttir. Ayrıca bölge deniz kaplumbağalarının önemli bir yuvalama alanıdır.

Bölge ekonomisi genelde tarım dayalı olup son yıllarda turizm gelişmeye başlamıştır. Ova Gölü çevresinde modern yöntemlerle tarım yapılmaya başlanmış olup seracılık yaygındır ve turfanda sebze meyve üretimi yapılmaktadır.

Patara Kumsalı’nda, Eşen Çayı ağzıdan doğuya doğru 7 km uzunluğunda ortalama 25 m genişliğindeki ıslak şerit çok ince boyutlu temiz kumlardan oluşmaktadır. Bu alan Caretta caretta ve Chelonia mydas türü Akdeniz kaplumbağalarının 1. derece yumurtlama alanıdır. Bu alan da Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliği ile 1992 yılında yürütülen,  “Deniz Kaplumbağaları Araştırma Projesi” sonuçlarına göre,  kaplumbağa yuvalarının sıklığı 2-19 yuva/km arasında belirlenmiştir.

İdari anlamda Patara Özel Çevre Bölgesi’nin büyük bir kısmı Antalya-Kaş İlçesi, diğer kısmı ise Muğla-Fethiye ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Bölge içerisinde yapılan arkeolojik araştırmalara göre, Likya Uygarlığı’ nın en eski kentlerinden olan Patara İ.Ö. 9. yüzyılda dönemin ana limanı durumunda olup tarih boyunca Kalkan Erendağı’nın batısında üçgen şekilli bir ova üzerinde kurulmuştur.

Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bakanlar Kurulu Kararı ile 16 Ağustos 2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edilen Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi ülkemizin deniz alanında ilan edilen ilk koruma alanı olma özelliğini taşımaktadır.

Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi

Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyıları ile Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde yer alan toplam 15 adet Özel Çevre Koruma bölgesine eklenen ve 1.124.173 ha’lık deniz koruma alanını ihtiva eden Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi; derin deniz biyolojik çeşitliliği, ender bulunan banklar, denizaltı dağları gibi özel ekosistemler, nesli azalan türler ve nadir ekosistemler açısından önem arz etmektedir.

Ayrıca söz konusu alan; Akdeniz Deniz Koruma Alanlarının durumunu geliştirmek ve yönetiminin sağlanması amacıyla, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi altında belirlenmiş olan Aichi Hedeflerinin gerçekleştirilmesine, Barselona Sözleşmesi, GFCM (Akdeniz Balıkçılığı Genel Komisyonu) ile Bern sözleşmelerinden kaynaklanan ülke yükümlülüklerinin yerine getirilmesine yardımcı olması beklenmektedir.
Global Bilgiler  /  at  20:34  /  No comments

Global Bilgiler

Bölgesel düzeyde koruma alanları konusunda uluslararası işbirliğini amaçlayan, Akdeniz’de biyolojik çeşitliliğin korunmasına yönelik çalışmalar, 16.2.1976 tarihinde Barselona’da imzalanan ve 12.06.1981 tarih ve 17368 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren “Akdeniz’in Kirliliğe Karşı Korunması Sözleşmesi”nin eklerinden “Akdeniz’de Özel Koruma Alanlarına İlişkin Protokol” çerçevesinde başlatılmıştır.

Ülkemizde şu anda Özel Çevre Koruma Bölgesi ilanı, yerinde yapılan incelemeler ve değerlendirmelerin ardından ilgili Bakanlıklardan görüş alarak Çevre ve Şehircilik Bakanı’nın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu kararı ile olmaktadır.  Türkiye’de 16 adet Özel Çevre Koruma Bölgesi bulunmakta ve bu bölgelerin yüzölçümü 2.458.749 hektardır.
  
Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi

Belek Özel Çevre Koruma Bölgesi, kıyı kumulların biçimlendirdiği 29 km kıyısal alana sahiptir. Bölgesel özelliklere sahip geniş kumul ve orman alanları biyoçeşitlilik zenginliği açısından alanı oldukça zengin kılmaktadır. Endemik balık türü Aphanius anatoliae, endemik Serik armudu (Pyrus serikensis), Caretta caretta ve Chelonia mydas deniz kaplumbağası türleri bölgenin zenginlikleri arasında yer almaktadır. Bölgenin tarihi Hititlere kadar dayanmaktadır. Gündoğdu, Kısalar ve Çolaklı’da bulunan antik döneme ait eserlerden bölgede binlerce yıllık yerleşimin olduğu anlaşılmaktadır.

Datça- Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi

Datça Bozburun Özel Çevre Koruma Bölgesi özellikle bitki örtüsü bakımından oldukça zengindir. Zeytin ağaçları, Kızılçam toplulukları, endemik Datça Hurması (Phoenis theophrast), badem, yerel kekik, zakkum, defne ve keçiboynuzu tipik Akdeniz bitki örtüsü özelliklerini yansıtmaktadır. Bu bölgede denizel fauna ve floraya ait 807 tür, floraya ait toplam 1.047 takson, 167 karasal omurgasız, 110 balık, 4 iki yaşamlı, 27 sürüngen, 123 kuş ve memeli türü tespit edilmiştir.

Yarımada, tarihten günümüze kadar çeşitli medeniyetlerin ürünü, yaşadıkları devirlerin sosyal, ekonomik, mimari ve benzeri özelliklerini temsil eden arkeolojik, kentsel, doğal, tarihi, vb. açılardan korunması gerekli alanlar, sit alanı olarak tanımlanmaktadır. Bu alanlar yarımada üzerinde dağınık olarak yer almaktadır.

Alanda mevcut doğal değerlerin yanı sıra yüksek peyzaj değerine sahip olması, tarımın kısıtlı alanda yapılması nedeni ile nispeten doğaya uyumlu bir konumda bulunması bölgenin arkeolojik ve kültürel değerlerin yüksek olması bölgenin önemini artırmaktadır.

Foça Özel Çevre Koruma Bölgesi

Foça doğal ve tarihi zenginliklerin korunması amacıyla Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir. Foça barındırdığı nesli tehlike altında olan türler arasında bulunan Akdeniz Foku (Monachus monachus) açısından iyi bilinen bir bölgedir. Çam ormanları ve makiler bitki örtüsünü şekillendirir ve kurt, tilki, çakal, sansar keklik, güvercin ve bıldırcın gibi canlılara yaşam alanları oluşturmuştur. Foça ÖÇKB içerisinde yer alan Gediz Deltası balık türleri açısından oldukça zengindir ve göçmen kuşların uğrak yeridir.

Foça Yarımadası küçüklü büyüklü koylarla kaplı bir sahile sahiptir. Bu koylar mavi ve yeşilin iç içe olduğu doğal bir güzellik sergilemektedir. Foça kıyılarını oluşturan ve üzerinde yerleşme bulunmayan yarımadalar (İngiliz ve Fener Burnu vb.) denize açılan doğal uzantılar olarak Foça silueti ve çevresel değerler açısından korunmuş alanlardır. İncir, Fener, Eşşek, Hayırsız, Orak adaları ve Siren Kayalıkları da bu koyları süslemektedir.

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi

Gökova Özel Çevre Koruma Bölgesi zengin flora ve faunası ile ekolojik yönden öneme sahip bir Bölge olup, Ege Bölgesi ve Akdeniz Bölgesi bitki örtüsü özelliklerini birlikte göstermektedir. Boncuk koyu, kum köpek balığı (Carcharinus plumbeus) üreme alanı, Akyaka Kadın Azmağı ise su samuru (Lutra lutra) üreme ve beslenme alanı özelliğindedir. Ayrıca bölge, ada martısı (Larus audoinii), Akdeniz foku (Monachus monachus) ve tepeli karabatak (Phalacrocorax aristotelis) türlerinin yaşam alanıdır.

Bölgede önemli alanlardan birisi de Ketra, Setra, Sedir veya Şehirlioğlu Adası olarak bilinen Sedir Adası’dır. Ada, Gökova Körfezi’nin güney kesiminde yer almakta olup, Helenistik ve Roma devrine ait yazıtlar ihtiva etmektedir.

Bölge fauna açısından da oldukça zengindir. Bölgenin hemen hemen her kesiminde rastlanan kanatlı hayvanlardan üveyik, bıldırcın, tahtalı keklik, karabatak, balıkçıl, çobanaldatan, kırlangıç, ağaçkakan, sığırcık, karatavuk, bataklık, karga, çaylak, çil, yaban ördeği, yaban kazı, dağ serçesi, kartal, şahin, atmaca ve baykuş bulunmaktadır.
  
Gölbaşı Özel Çevre Koruma Bölgesi

Mogan-Eymir Gölleri ve sulak alanları kuşlar tarafından barınma, üreme, konaklama amaçlı kullanılan ve ülkemizde Ramsar’a aday gösterilen önemli kuş alanlarından birisidir. 83 farklı kuş türü tespit edilmiştir. Ayrıca; 3 tane iki yaşamlı türü, 25 tane memeli, 12 tane sürüngen, 13 tane balık ve 493 tane bitki türü bölgede yaşamakta olup bitki türlerinden 47 tanesi endemiktir. Bölgeyi karakterize eden bitki türlerinden Yanar döner veya Peygamber çiçeği (Centaurea tchihatcheffii) sınırlı bir alanda yayılış göstermektedir.

Bölgedeki “Sulak-Bataklık Alanlar” sayısız bitki ve hayvan türünün yaşayabilmesi için, bağımlı olduğu suyu ve birincil üretimi sağlayan, canlı tür ve çeşitliliğinin beşiğidir. Bu nedenle birçok canlı türünün yaşamını devam ettirebilmesi için stratejik öneme sahiptirler. Mogan- Eymir Gölleri ve sulak-bataklık alanları; 227 kuş türü tarafından barınma, üreme,  konaklama amaçlı kullanılan ve ülkemizde Ramsar’a aday gösterilen önemli kuş alanlarındandır. Bu kuş türlerinin 40’ı bölgede üremekte, 30’u bütün yıl gözlenmekte diğerleri göç zamanı veya sadece göl çevresinde görülmektedir.

Fethiye- Göcek Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bern Sözleşmesi ve CITES ile koruma altına alınan Caretta caretta ve Chelonia mydas türlerinin üreme alanlarından bir tanesi de Fethiye Kumsalıdır. Fethiye-Göcek ÖÇKB dere içlerinde, deltalarda ve taban suyunun yüksek olduğu yerlerde yetişen Günlük ağacı (Liquidambar orientalis) endemik bitki türü arasında yer alır. Günlük ağacından elde edilen sığla yağı kozmetik ve ilaç sanayide kullanılmaktadır.

Bölgenin önemli ot türleri ise tırtıl, deve dikeni, efek, kanyaşı, ayrık, topalak, sirken, yabani yulaf, yabani çulluk, narpız, tuzluk, ada çayı, salep, bağdibi, kara diken, sakız dikeni, çakır dikenidir.

Muğla İlindeki tarıma elverişli toprakların büyük bölümü Fethiye ilçesindedir. İlçe merkezinin çevresi son derece verimli 1. sınıf sulu tarıma elverişli topraklar ile çevrilidir.
  
Kaş- Kekova Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bölgeye adını veren Kekova, bölge içinde yer alan en büyük adadır. Kekova adası, Anadolu yakasına yapışık bir boğaz oluşturarak uzanır. Bölgesi içerisinde 51 familyaya ait 187 cins ve bu cinslere ait 272 tür ve tür altı taksondan bitki türleri bulunmakta ve bu türlerden 26 tanesi endemiktir. Ayrıca, 20 memeli türü, 96 kuş türü, 16 sürüngen ve 4 tane iki yaşamlı türü bulunmaktadır. Bitki türlerinden Daucus conchitae W. Greuter (Yabani Havuç-Endemik) ve Onopordum rhodense Türkiye için yeni kayıt olarak ilk kez tespit edilmiştir.

Iç Ada, Toprak Adası, Aşırlı Ada ve Kişnali Ada önemli diğer adalardır. Kıyıya paralel uzanan Sıcak Yarımadası ve Kekova Adası bir iç deniz niteliği taşıyan Ölüdeniz’i oluşturur.

Doğal güzelliklerin yanısıra antik ve tarihi eserlerin zenginliği de bölgeyi arkeoloji turizmi yönünden çekici kılmaktadır.

Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesi

Göksu Deltası aynı zamanda bir Ramsar alanıdır ve bir çok göçmen kuş açısından önemli bir sulak alandır. Göksu Deltası deniz kaplumbağaları “Caretta caretta” ve “Chelonia mydas” ın yumurtalarını bıraktığı, Akdeniz’deki en önemli ana yuvalama bölgelerinden birisini oluşturur. Ayrıca yumuşak kabuklu Nil Kaplumbağası (Trionyx triunguis)’nın da yuvalama alanlarından birisidir. Göksu Deltası Özel Çevre Koruma Bölgesinde 507 bitki taksonu bulunmakta olup bunlardan 10 tanesi endemik taksondur.

Göksu Deltası’na daha çok tuzcul bitkilerle, kumul vejetasyonun, hakim olduğu görülmektedir. Özellikle de Salicornia ve Euphorbiacinslerine ait türlerin Deltanın batısıyla, Akgöl ve Paradeniz çevresinde yoğunlaştığı görülmektedir. Göksu Deltası’nda yer alan su bitkilerinin göllerdeki varlığı, lagünlerin su rejimine ve tuzluluğa bağlıdır.

Göksu Deltası’nı kışlama ve kuluçka alanı olarak kullanan çok sayıda kuş türü, yılın hemen her mevsiminde, ilginç ve canlı bir peyzajın oluşumuna katkı sağlar.

Pamukkale Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bölgedeki önemli doğal kaynaklardan olan ve Pamukkale Travertenlerini oluşturan termal su kaynakları geniş bir bölgeyi etkilemiş olup bu kapsamda sıcaklıkları 35-100˚C arasında değişen 17 sıcak su kaynağı bulunmaktadır.

Bölgede, kahverengi orman toprağı ile koluviyal toprak olmak üzere iki ana toprak grubu yer almakta olup, doğal bitki örtüsüne daha çok; dere kenarları, tarım alanları arasında kalan sınır çizgileri ile koru, otlak ve tarıma uygun olmayan tepelerde rastlanır.  Hierapolis plato düzlüğünde, gözle görülebilir doğal kitle yeşillikleri Nerium oleander (zakkum) ile Ficus Inur ve Vitex Agnus Castus grupları vardır. Otsu bitkilerden bazı türler, mevsimlere bağlı olarak ve geçici yaprak-çiçek renk etkileriyle kendilerini belli etmektedir.

 Ihlara Özel Çevre Koruma Bölgesi

Ihlara Özel Çevre Koruma Bölgesi biyolojik çeşitlilik yönünden oldukça zengin bir bölgedir. Ihlara Vadisi'nde yapılan araştırmalarda 54 familya ve 218 cinsten oluşan 364 takson tespit edilmiştir. Vadi içinin yoğun otlatma altında olmaması ve gölge alanların fazla olması, tür sayısının yüksek olmasını sağlamıştır. Bu türlerden 43'ünün endemik bitki türü olması, bölgenin doğal bitki örtüsünün önemini açık bir şekilde ortaya koymaktadır. Bunların dışında bölge, sıcak termal su kaynakları ve tarihi kalıntılar bakımından da zengindir.

Yapılan gözlem ve araştırma sonuçlarına göre, bölgede 21 familyaya dahil 35 kuş türü saptanmıştır. Bu kuşlardan 11’i bölgede kuluçkaya yatmaktadır. Ayrıca, bölgenin en önemli akarsuyu niteliğinde olan Melendiz Irmağı’nda 4 balık türü saptanmıştır. Ekonomik değere sahip ve en çok yakalanan tür, yöresel adı Pullu olan Tatlısu Kefali (Leuciscus cephalus) tur.
  
Köyceğiz- Dalyan Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bölgede yer alan İztuzu kumsal alanı Akdeniz'deki deniz kaplumbağalarının (Caretta caretta ve Chelonia mydas) ve Nil kaplumbağasının (Trionyx triunguis) en önemli üreme alanlarından birisidir. Ayrıca bölge, su samuru türünün (Lutra lutra) üreme ve yaşama alanıdır. Bölgede 126 kuş türü, 282 denizel fauna ve flora türü tespit edilmiştir.

Köyceğiz Özel Çevre Koruma Bölgesindeki en yaygın vejetasyon kızıl çam ve günlük ormanları ile maki ve frigana’ya ait ağaçcık ve çalı bitkileri, ayrıca Köyceğiz Gölü etrafındaki sulak ve çorak bataklıklarda gelişen otsu bitkilerden oluşmaktadır.

Göl çevresi, kanallar ve ormanlar çeşitli hayvanların üreme ve barınma yeri olarak zengin bir potansiyele sahiptir.

Sakarmeke, leylek, İzmir yalıçapkını, kırlangıç, saz bülbülü, gülen sumru, yılan kartalı, arı kuşu, martı, çeltikçi, küçük beyaz balıkçıl ve diğer diğer çeşitli kuş türleri bölgeyi kışlama ve kuluçka alanı olarak kullanmaktadır.

 Tuz Gölü Özel Çevre Koruma Bölgesi

Göl, Türkiye’ deki en büyük ikinci ve dünyanın en tuzlu 2. Gölüdür ve Dünya Doğal Miras Alanları geçici listesinde yer almaktadır.

Tuz Gölü havzası ülkemizde biyolojik çeşitliliğin korunması açısından büyük önem taşıyan ve uluslararası kriterlere göre A sınıfı bir sulak alandır. Tuz Gölü kuş varlığı yönünden Türkiye’nin en zengin göllerinden birisidir. Bölgede 85 kuş türü, 4 tanesi endemik 129 böcek türü, 15 memeli türü ve 38 tane endemik bitki türü bulunmaktadır. Göl aynı zamanda I.Derece Doğal Sit olarak tescil edilmiştir.

Tuz Gölü’nün kışın kapladığı çok geniş su alanı su kuşları için önemli bir kışlama alanı oluşturmaktadır. Tuzlu ortamlara uyum sağlamış olan flamingo, kılıçgaga, angıt ve benzeri kuşların yanı sıra yağmurcunlar, turnalar, yaban kazları ve yaban ördekleri gölde büyük topluluklar halinde yaşamaktadır. Göl çevresinin nispeten ıssız oluşu nedeniyle kuşlar, etraftaki su birikintilerinde, meralarda ve ekili alanlarda rahatça beslenmekte, kışın en soğuk günlerinde dahi donmayan göl sularında yüzebilmektedir. İlkbaharda Göl içinde oluşan adalar ve bataklıklar Bataklık Kırlangıcı (Glareola prantincola), Suna (Tadorna tadorna), Angıt (Tadorna ferruginea), Çamurcun (Anas crecca), Kılıçgaga (Recurvirostra avocetta), Kocagöz (Burhinus oedicnemus) ve martı türlerinin (Larus sp.) kuluçka yapmalarına imkan sağlamaktadır.

 Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi

Uzungöl Özel Çevre Koruma Bölgesi, yaban hayatı bakımından dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır. Bölgede; 125 alt tür 68 varyete olmak üzere 311 cinse ait 658 bitki taksonu, 90 memeli türü, 8 amfibi (iki yaşamlı) türü, 7 sürüngen türü, 250 kuş türü bulunmaktadır. Bitki türlerinden çuha çiçeği (Primula x uzungolensis) ilk kez bölge içerisinde tespit edilmiştir.

Yaban hayatı bakımından uzungöl çevresindeki dağlarda ayı, kurt, yaban keçisi, tilki, kafkas dağ horozu gibi çeşitli hayvan türleri barınmaktadır.

Gölün su sathı, mevsiminde gelen su miktarı ile bağımlı olarak cüzi farklılıklar gösterir ise de, genelde boyu 1.000 metre, eni 500 metre, derinliği ise 15 metre civarındadır. Gölde alabalık yaşamaktadır.

Güneye doğru uzayıp giden Haldizen deresi vadisi büyük doğa zenginliklerine sahiptir. Uzungöl’e yaklaşık 10 ile 20 km mesafede dağların yüksekliklerinde yer alan 10 kadar ufak göl yöredeki aktivite zenginliğini arttırmaktadır.

 Saros Körfezi Özel Çevre Koruma Bölgesi

Saros Körfezi, içinde barındırdığı zengin balık çeşitleri nedeniyle deniz biyologları ve dalış meraklıları arasında büyük ve doğal bir akvaryum olarak nitelendirilir. Kaptan Cousteau 1970'li yıllarda gemisi "Calipso" ile Türkiye'yi ziyareti sırasında bu körfezde dalış yapmış "Kızıl Denizin Kuzey versiyonu olarak" nitelendirmiştir.

Saros Körfezi ve kıyıları jeomorfolojik, peyzaj, ekolojik, floristik, biyogenetik ve turistik özelliklerinin bozulmadan korunması amacıyla Özel Çevre Koruma Bölgesi olarak ilan edilmiştir.

Körfez bölgesinde Akdeniz tipi iklim hakimdir. Havzada en yüksek nokta Körfezin kuzey-kuzey doğu uç kısmında yer alan Koru Dağıdır (385 m). Havzayı besleyen tek akarsu Kavak Deresidir.

Ege Denizi’nin en tuzlu kesimlerinden birini oluşturan Saros Körfezi’nde karmaşık girdaplar çizen akıntılar görülür. Bu akıntılar nedeniyle de kendi kendini temizleyen bir körfez konumundadır.

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi

Patara Özel Çevre Koruma Bölgesi; Muğla ve Antalya illeri Fethiye ve Kaş ilçeleri ve bunlara bağlı 5 belde 4 köyden oluşmaktadır.  Antalya İli Kaş İlçesi–Gelemiş Köyü sınırları içerisinde yer alan, Likya Uygarlığı dönemine ait Patara antik kenttir. Ayrıca bölge deniz kaplumbağalarının önemli bir yuvalama alanıdır.

Bölge ekonomisi genelde tarım dayalı olup son yıllarda turizm gelişmeye başlamıştır. Ova Gölü çevresinde modern yöntemlerle tarım yapılmaya başlanmış olup seracılık yaygındır ve turfanda sebze meyve üretimi yapılmaktadır.

Patara Kumsalı’nda, Eşen Çayı ağzıdan doğuya doğru 7 km uzunluğunda ortalama 25 m genişliğindeki ıslak şerit çok ince boyutlu temiz kumlardan oluşmaktadır. Bu alan Caretta caretta ve Chelonia mydas türü Akdeniz kaplumbağalarının 1. derece yumurtlama alanıdır. Bu alan da Özel Çevre Koruma Kurumu Başkanlığı ve Dokuz Eylül Üniversitesi işbirliği ile 1992 yılında yürütülen,  “Deniz Kaplumbağaları Araştırma Projesi” sonuçlarına göre,  kaplumbağa yuvalarının sıklığı 2-19 yuva/km arasında belirlenmiştir.

İdari anlamda Patara Özel Çevre Bölgesi’nin büyük bir kısmı Antalya-Kaş İlçesi, diğer kısmı ise Muğla-Fethiye ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Bölge içerisinde yapılan arkeolojik araştırmalara göre, Likya Uygarlığı’ nın en eski kentlerinden olan Patara İ.Ö. 9. yüzyılda dönemin ana limanı durumunda olup tarih boyunca Kalkan Erendağı’nın batısında üçgen şekilli bir ova üzerinde kurulmuştur.

Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi

Bakanlar Kurulu Kararı ile 16 Ağustos 2013 tarihli ve 28737 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak ilan edilen Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi ülkemizin deniz alanında ilan edilen ilk koruma alanı olma özelliğini taşımaktadır.

Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi

Türkiye’nin Ege ve Akdeniz kıyıları ile Anadolu’nun çeşitli bölgelerinde yer alan toplam 15 adet Özel Çevre Koruma bölgesine eklenen ve 1.124.173 ha’lık deniz koruma alanını ihtiva eden Finike Denizaltı Dağları Özel Çevre Koruma Bölgesi; derin deniz biyolojik çeşitliliği, ender bulunan banklar, denizaltı dağları gibi özel ekosistemler, nesli azalan türler ve nadir ekosistemler açısından önem arz etmektedir.

Ayrıca söz konusu alan; Akdeniz Deniz Koruma Alanlarının durumunu geliştirmek ve yönetiminin sağlanması amacıyla, Biyolojik Çeşitlilik Sözleşmesi altında belirlenmiş olan Aichi Hedeflerinin gerçekleştirilmesine, Barselona Sözleşmesi, GFCM (Akdeniz Balıkçılığı Genel Komisyonu) ile Bern sözleşmelerinden kaynaklanan ülke yükümlülüklerinin yerine getirilmesine yardımcı olması beklenmektedir.

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.