2.10.2016

KAYIN AĞACI (Fagus L.)

Global Bilgiler  /  at  14:48  /  No comments


YAYILIŞI
Orman alanlarımız içinde % 9 paya sahiptir. Fagaceae familyasına dahil olan kayın (Fagus L.) Türkiye’de Doğu Kayını (F.orientalis) ve Avrupa Kayını (F. silvatica) olmak üzere, iki türü bulunmaktadır. 

Doğu Kayını (F. orientalis): Doğu Kayını batıda Balkanlardan başlayarak Anadolu, Kuzey İran ve Kırım’a kadar uzanmaktadır. Ülkemizde ise yoğun olarak Karadeniz ve ardı, Marmara Bölgesi ve çevresi ile Ege ve Akdeniz Bölgesinde ise sınırlı miktarda doğal yayılış gösterir.

Avrupa Kayını (F. silvatica): Yurdumuzda Kırklareli’nde (Demirköy) Çanakkale’de (Bayramiç), Balıkesir’ de (Edremit), Kazdağlarında, Kütahya’ da (Gediz,Simav) yayılış göstermektedir.

Bu iki türün morfolojik ve ekolojik istekleri birbirine çok benzerdir.

BOTANİK ÖZELLİKLERİ
Kayın; 30–40 metre boy 1 metre nin üstünde çap yapabilen düzgün ve dolgun gövdeli bir orman ağacıdır. Odunu kırmızımsı beyaz renkte olup öz ve diri odun kısa sürede renk değiştirirler. Yaşlı odunlar kırmızı öz çürüklüğü oluştururlar. Odunu çok iyi gerilme özelliğine sahiptir. Sert, iyi yarılan, çabuk kuruyan, az çalışır odunu buharlanma ile bükülebilme özelliğinede sahiptir.


 Serbest büyüdüğünde aşırı dallanma ve geniş tepe çatıları oluşturur. Kalp kök sistemi yapar ancak sığ kök sistemi yapmaya da yatkındır. Kök ve kütüklerinin yaralanması ile sürgün verme özelliğine sahiptir. Dişi ve erkek çiçek kurullarını taşıyan tomurcuklar şişkin ve kısadır. Yaprak tomurcukları ise ince ve uzundur. Erkek ve dişi çiçekler aynı ağaç üzerinde bulunmakta(bir cinsli bir evcikli) ve çiçeklenme(Nisan-Mayıs aylarında) yapraklanma ile beraber görülmeye başlamaktadır. Döllenme rüzgar ile olmakta, Tohumlar eylül- ekim ayında olgunlaşarak ekim ayından itibaren dökülmeye başlar ve dökülme kasım sonuna kadar devam eder.



Tohumları ağır tohum olup ( bin tane ağırlığı doğu kayınında 273 gr, Avrupa kayınında 216 gr’dır) tohumlarında % 25-30 rutubet bulunur. Meyveleri üç köşeli kahverengi renktedir. Doğu kayınının açık gri renkli kabuklarına karşın Avrupa kayınının koyu gri renkli kabukları vardır. Doğu kayınının yaprakları elips veya ters yumurta biçiminde, Avrupa kayınının ise yumurtamsı veya elips şeklindedir. Her iki türün yapraklarındaki mevcut yan damar sayıları farklıdır(Doğu kayınında 8-13 çift, Avrupa kayınında 5-8 çift). Doğu kayınında kupulanın üst tarafı biz şeklinde, aşağı kısımları ise daha geniş şerit biçiminde pullarla örtülmüştür. Avrupa kayınında ise kupulanın her tarafı biz şeklinde pullarla kaplanmıştır.



Kayın tohum vermeye geç başlar (açık alanlarda 60, meşcere halinde 80 yaş). Tohum verme büyük ölçüde tepe çatısının serbestleşmesine bağlıdır. 4-6 yılda bir bol tohum yılı tekrar etmektedir.


EKOLOJİK İSTEKLERİ
Kayın Castanetum’un serin zonu (250–500 metre ) ile sıcak Fagatum zonu (500–1000 metre) arasındaki yüksekliklerde yayılış göstermesine rağmen 2000 metreye kadar da çıktığı görülür. Gölgeye dayanıklı, Kuzey ve kuzeybatı bakılar başta olmak üzere gölgeli bakılarda yayılış gösterir. Eğimli ve dik yamaçlarda bulunur, durgun sudan kaçınır, iyi drenajlı ve havalanabilir toprakları ister. Yıl içinde yağışın düzenli, bağıl nemin yüksek, sıcaklık ekstremlerinin fazla olmadığı yerlerde iyi gelişir. Dona karşı duyarlı, aşırı sıcaklığa karşı korunmaya muhtaç, gölgeye dayanıklı bir ağaç türüdür. Bitkilerin beslenmesi bakımından çok önemli olan toprağın reaksiyonu (Ph), kayının doğal yayılış alanlarında 4-6 arasındadır.


DOĞAL GENÇLEŞTİRİLMESİ
Gençleştirilmesine karar verilen meşçere çok iyi etüt edilerek doğal veya yapay gençleştirme metotlarından hangisine uygunluğu belirlenir.


Kayında doğal gençleştirme kararı alınmadan önce meşcerenin idare müddetini doldurup doldurmadığı, ağaçların gaye çaplarına ulaşıp ulaşmadığı, meşceredeki ağaçların sağlık durumu, kaliteleri ve meşceredeki dağılımları, meşceredeki tohum ağaçlarının miktarı ve dağılımı, arazinin meyili toprak şartlarının mutlaka tespit edilmesi gerekir. Meşceredeki ağaçların %60’tan fazlası yeterli miktar ve kalitede tohum tutmalıdır.

Yeterli ve sağlıklı tohum ağacı bulunan kayın ormanlarında doğal gençleştirme esastır. Kayın ağacının biyolojisi onun sadece siper altında gençleştirilebileceğini göstermektedir. Çünkü kayın gençlikleri geç donlara ve aşırı güneşlenmeye karşı hassastır. Ayrıca kayın tohumları ağırdır, uçma yeteneğinde değildir. Tepe tacı altına ve yakınına düşer. Bu nedenlerden dolayı da kayın gençleştirmelerinde siper altı metotlardan birisi kullanılır.

Genelde maktalar halinde çalışıldığından en çok büyük veya küçük alan siper metodu kullanılmaktadır. Bütün siper altı metotlarında üç işlem safhası bulunmaktadır. Ancak yaşlı kayın meşcerelerinin gençleştirilmesinde meşcerelerin aktüel yapısına göre bu safhalar aynen uygulanmayabilir. Nerede hangisine başlanacağına meşcerenin aktüel yapısına bakarak karar verilmelidir.

HAZIRLAMA KESİMİ

Meşcere toprağını tava getirmek, ağaçları bol tohum tutmaya tahrik etmek ve meşcerenin iç bünyesini kuvvetlendirmek amacıyla yapılır. Hazırlama kesimleri 6-10 yıl içinde 3-4 defada yapılarak meşcere kapalılığı 0,7-0,8 e kadar indirilebilir. Ancak meşcere kapalılığı yeterince düşmüşse bu kesime ihtiyaç duyulmaz.

TOHUMLAMA KESİMİ


Tohumlama kesimi bol tohum yılında yapılan tek kesimden ibaret olup tohum dökümünden önce yapılmalıdır.

Bu kesimin amacı, gelecek gençliğin ilk ışık kesimine kadar ki 2-3 yıllık sürede ihtiyaç duyacağı ışığı karşılamaktır.

Bu safhadaki kesimde, siperine ihtiyaç duyulmayan; alt ve ara tabakadaki fertler ile üst tabakadaki gaye çapına ulaşmışlar ile kötü kaliteli fertler çıkarılmak suretiyle meşcereye homojen dağılışta bir kapalılık verilir. Bu kapalılık oranı da bakılara göre değişmekle birlikte 0,6 - 0,7 arasında değişir.

GENÇLEŞTİRME ALANININ HAZIRLANMASI
Kayında tohum dökülmeden önce yapılması gereken en önemli hususlardan birisi de çimlenme yatağının hazırlanmasıdır. Bunun için tohum dökülmeden önce alanda varsa diri ve ölü örtü temizliği ve arkasından toprak işlemesi yapılmalıdır.


Ülkemizde kayın ormanlarının bulunduğu sahaların çoğu sarp ve dik arazilerdir. Buralar erozyon yönünden çok hassas alanlar olup, toprak kaymalarına ve heyelanlara çok duyarlıdırlar.

DİRİ ÖRTÜ TEMİZLİĞİ
Kayın meşçerelerinin bulunduğu ormanlarda gençleştirmeye en fazla engel olan etken orman gülüdür. Bunun yanında ayı üzümü, çobanpüskülü, karayemiş, eğrelti vb. floralar da kayın gençleştirmelerini zorlaştırır.

Orman gülleri ile mücadelede en etkili yol köklemedir. Orman güllerinin tohumlama kesiminden 1-3 yıl önceden temizlenmesine ihtiyaç duyulmaktadır. Orman gülü çok yoğun olan dalları ile toprağı örter, tohumun toprağa ulaşmasına mani olur, yüzey toprak tabakasının sertleşmesine, ayrışmanın yavaşlamasına ve asidik humus oluşmasına neden olmaktadır.

Son zamanlarda gerek çalı tarakları takılmış dozerler ile gerekse de ekskavatörler ile orman gülü temizliği yapılarak doğal gençleştirmeler yapılmakta çokta başarılı sonuçlar alınmaktadır. Bu yolla yapılan çalışmalarda orman gülleri makineler ile sökülerek tesviye eğrilerine paralel şeritler halinde yığılmakta ayrıca toprak işlemesine gerek kalmamaktadır.

Eğimli sahalarda diri örtü ve orman gülü temizliğinin şeritler halinde yapılması, hem erozyonu önleyici tedbir hem de maliyeti düşürmesi nedeniyle daha uygun olur. 

TOPRAK HAZIRLIĞI


Tohum dökülmeden önce toprak hazırlığı yapılmalıdır. Kayında toprak hazırlığında mümkün olan yerlerde lastik tekerlekli traktörlerle pulluk veya disk pulluk kullanılabilir. Eğimli ve makine gücü bulunmayan yerlerde toprak hazırlığı  işçi gücü ile elle yapılır. 

Toprak hazırlığında yüzeyde ayrışmakta olan humus tabakası ile mineral toprak, geniş ağızlı çapa ile üstteki yaprak ve toprağı sıyırmadan, tohumların saklanmasını ve çimlenmesini sağlayacak  şekilde kırıntılı bünyeye kavuşturulmalıdır.  

Arazi meyilinin çok fazla olduğu yerlerde ya cep tipi kesik teraslar ya da basit devamlı teraslar yapılmalıdır. Bu şekilde tohumların meyilli arazide yuvarlanıp ziyan olması önlenmiş olur.

Tohumların dökülmesi yetişme muhitine ve hava hallerine göre Kasım sonuna kadar devam edebilmektedir. Tohum dökülmesine müteakip, tohumların düşük sıcaklıktan, domuz, fare kuş gibi zararlılardan korunması için, tohumların üzeri tırmık veya çapa ile 1–2 cm kapanacak şekilde örtülmelidir. kapatma işlemine 15 Kasımdan önce  başlanmamalıdır.

Toprak işlemesinin toprağa düşen kayın tohumlarının mantar ve fare zararlılarından korunması ve çimlenen tohumların kuraklıktan etkilenmesini de önemli ölçüde engellediği görülmüştür.

Kayın tohumlarının çimlenmesindeki kayıp oranları .(HUSS. BURSCHELL 1997 )
------------------------------------------------------------------------------------------------------
ZARARLI FAKTÖRLER                              TOPRAK  İŞLEMESİ
                                                         Yapılmamış                     Yapılmış
                                                                 %                                   %
Mantar zararları                                      31                                   3
Fare zararları                                          33                                  22
Kuraklık                                                 14                                   29
Böcek zararları                                        2                                    1                  
-------------------------------------------------------------------------------------------------
Toplam kayın tohumu kaybı                 80                                 55
Çimlenecek tohum miktarı                   20                                 45

Yukarıda görüldüğü gibi düşen tohumların  yaklaşık üçte ikisi kışın başlangıcında mantar ve fare tasallutuna uğramaktadır. Mineral toprağın  toprak işlemesiyle açığa çıkartılması mantar zararlısını  ortadan kaldırmakta, fare zararlısını da azaltmaktadır. 

IŞIK VE BOŞALTMA KESİMLERİ

Işık kesimlerinin  amacı gelen gençliğin büyüyüp gelişebilmesi için ihtiyaç duyduğu ışığı karşılamaktır. Bu kesimlerde meşcere de kapalılığın homojen bir şekilde kırılmasından ziyade gençliğin ışığa olan ihtiyacına göre yapılır.

Bu kesimlerin nerelerde yoğunlaştırılacağı gençliklerin gözlenmesi ile tespit edilmelidir. Yetişme muhiti şartları da gençliğin ışık ihtiyacında önemli rol oynar, iyi yetişme muhitlerinde ışık ihtiyacı azalır. Sipere dayanma gücü artar.

Işık ihtiyacı gençliklerde cılız büyüme, yapraklarda renk solgunluğu ana ve yan sürgünlerin yatay gelişmesi, tomurcukların zayıf ve ince pullu olması şeklinde kendini gösterir. Kayına gençlik çağında ihtiyaç duyduğu ışık verilmezse tepesini yayar ve çalılaşır. Işık kesimleri meşcerenin iç kısmından dışa doğru yapılmalıdır.

İyi bonitetlerde tohumlama kesimiyle, 0.60-0.70 kapalılık kalacak şekilde yapılacak doğal gençleştirme çalışmaları sonrası yeterli oranda gençliğin gelmesi halinde ve gençliklerin;

35-40 cm. boya erişmeleri üzerine  (İyi bonitetlerde 3-4 yaşa tekabül eder) ilk ışık kesimleri yapılarak kapalılık 0.50-0.60 lere indirilir. Bu aşamada kesimlerin kar üzerinde yaptırılması tercih edilmelidir. Yeterli kar yağışının olmaması durumunda devirme ve sürütme zararlarını en aza indirecek önlemler alınması koşuluyla kar yağışı beklenmeksizin I.ışık kesimi yapılmalıdır.

60-80 cm. boya erişmeleri üzerine (buda iyi bonitetlerde 7-8 yaşa tekabül eder) 2. ışık kesimleri yapılarak kapalılık 0.40-0.50 lere indirilir.

80-100 cm. boya erişmeleri üzerine (10-12 yaşlarına ulaştığında) yaşlı generasyonun kapalılığı 0.15-0.25 lere indirilerek en kaliteli, sağlıklı, elit fertlerin sahada kalmaları ve değer artımı yapmalarına devam etmeleri sağlanmalıdır.

Değer artımı için meşcerede kalan ağaçlar gençliklere en az zarar verebilecek ana veya sürütme yolu veya meşcere kenarlarında bırakıldıklarında çıkarılmaları zor olmayacaktır.       

Silvikültürel müdahaleler sırasında biyolojik ve ekolojik denge için varsa ölü, yaşlı, kuru ve kovuk ağaçlardan 1-3 ad/ha, sağlıklı fertlerden de 1-3 ad/ha ormanda bırakılmalıdır.

Ayrıca gençleştirme alanlarında, özellikle eğimin fazla olduğu dere yamaçlarında, toprak koruma, yaban hayatının sürekliliği, orman geçmişinin bilinmesi, biyolojik ve genetik çeşitliliğin korunması, amacıyla aynı özellikleri gösteren gençleştirme blok alanlarının yaklaşık %10'u (3 hektarı geçmemek üzere)  “Yaşlandırma Adacıkları” bırakılarak buralarda gençleştirme çalışmaları esnasında hiçbir şekilde kesim ve diri örtü temizliği yapılmayacaktır. Yaşlandırma adacıklarının alansal büyüklüğü ve yerleri silvikültür planında gösterilerek silvikültür planı haritalarında ayrıca işaretlenecektir.


KAYIN GENÇLİĞİNİN GELİŞİMİ







YAPAY GENÇLEŞTİRİLMESİ

Doğal gençleştirme şartlarının kaybolduğu yerlerde (Meşcere kapalılığının %40 ınaltına düştüğü, yeterli kalite ve dağılışta tohum ağacının bulunmadığı), yoğun diri örtü istilasına, don, sıcaklık - kuraklık zararlarına karşı “ siper altı dikim “ yolu ile yapay gençleştirme yoluna gidilir.     

Bu sahalarda toprak hazırlığına geçmeden önce eğer ihtiyaç varsa yapay gençleştirmeye hazırlama adı altında bir kesim yapılabilir. Bu kesim neticesinde kapalılığa iştirak etmeyen çürük, kovuk, azman fertler çıkarılmakta genç ve tohum verme özelliğindeki fertler bırakılmaktadır.

Dikilecek fidanların su ve besinine ortak olacak, ışığını engelleyecek süceyratın, gövde ve/veya kökleri ile beraber sahadan uzaklaştırılır. Eğimin fazla olması nedeniyle sarp ve dik arazi yapısına sahip olan, şiddetli ve bol sağanak yağış alan bölgelerdeki gençleştirme alanlarında, erozyon durumu göz önüne alınarak diri örtü temizliği şeritler hâlinde yapılmalıdır.

Diri örtü temizliği yapılacak şeritlerin ve işlenmeyecek bantların genişliği arazinin eğimine, toprağın ve diri örtünün yapısına (türü, sıklığı, boyu, yaşı vb.) göre tespit edilir.

Toprak işleme sırtlardan başlamak üzere, tesviye eğrilerine paralel olarak, 60-80 cm. genişliğinde, 35-40 cm. derinliğinde teras şeklinde yapılmaktadır. Dikimlerde kullanılan aralık mesafeler 2x1.5, 2x1, 1x1-1.5 m şeklinde olmalıdır. Genelde dikimlerde 1+0 kayın fidanı kullanılmakta ise de orman gülü bulunan yapay gençleştirme alanlarında boylu kayın fidanı (2+0 veya1+1,1+2 yaşlı) kullanılmalıdır. Bu kültür bakımı giderlerini de azaltacaktır.         

Dikimlerde kullanılacak 2+0 yaşlı çıplak köklü fidanların en az 5 mm çapında ve 20 cm. boyunda, 1+0 yaşlı çıplak köklü fidanların ise en az 4 mm çapında ve 15 cm boyunda olması tavsiye edilmektedir. Kayında dikim daima ekime tercih edilmelidir.   







KAYINLA İLGİLİ DEĞİŞİK RESİMLER



















  

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.