15.11.2016

Volkanizma

Global Bilgiler  /  at  21:38  /  No comments

Global Bilgiler
Volkanizma, erimiş kayalardan oluşan magmanın sırf gazdan oluşmayan bir gök cisminin yüzeyine magma ve gazın yüzeydeki çatlak ya da yanardağ ağzından yüzeye çıkması durumudur.
Volkanizma Çeşitleri
1-Derinlik Volkanizması
Magmanın yer kabuğunun derinliklerindeki çatlaklardan yüzeye doğru olan hareketi sırasında, yüzeye çıkamayan bölümleri çatlaklar arasına sokulur. Bu çatlaklar arasında zamanla kristalleşip katı kütleler haline dönüşür. İç püskürük kayaçlar olarak adlandırılan bu kütlelerin büyük olanlarına batolit, bir damar aracılığıyla yer kabuğunun bir bölümüne sokulmuş olanlarına lakolit ve sill adı verilir. Yer'in derinliklerinden gelen magma bazen çeşitli kütleleri keserek katılaşır. Bu şekilde oluşan kayalara dayk adı verilir.
2-Yüzey Volkanizması
Yüzey volkanizmasının görüldüğü alanlar genellikle yerkabuğunun zayıf olduğu kırıklı (fay) bölgeleridir.
Buralarda bulunan ve çok derinlere kadar ulaşan kırıklar, magmanın yeryüzüyle olan bağlantısını sağlar. Magmanın, bu kırıklardan yüzeye çıktığı yerlerde volkan konileri oluşur. Volkan konisinin üst kesiminde huni şeklindeki çukurluğa krater, magma haznesi ile bu çukurluk arasındaki kanala ise baca adı verilir.
Volkan konilerinden yeryüzüne çeşitli malzemeler atılır. Bunların başında lavlar gelir. Lav, yeryüzüne çıkan akışkan kıvamdaki magmadır.
Volkanlardan dışarı atılan bir diğer unsur gazlardır. Gazlar, magma içinde yüksek basınç nedeniyle çözünük halde bulunur. Ancak, magma yeryüzüne çıkınca soğuduğundan ve üzerindeki basınç kalktığından gazlar serbest kalır. Bu gazların önemli bölümünü su buharı oluşturmaktadır.
Volkanlardan büyük basınçla çıkan gazların beraberinde sürükledikleri volkan bombası, lapilli (volkan çakılı), volkan kumu (tüf) ve volkan külü gibi katı malzemeler de yine volkan konilerinin püskürttüğü malzemelerdendir.
Volkan konilerinin ağız kesimi olan kraterlerin, şiddetli püskürmeler sonucu parçalanmasıyla oluşan daha büyük çukurlara kaldera adı verilir.
Volkanik arazilerde, tabakalar arasında kalmış gazların basınçla sıkışması sonucu patlamasıyla oluşan çukurlara maar adı verilir.
Volkan Şekilleri
Yeryüzüne kırık hatları boyunca çıkan magma, üzerindeki basınç etkisi ortadan kalktığında akışkan bir hâl alır. Magmadan gelen ve yüzeyde biriken malzemenin özelliğine göre farklı şekillerde volkan konileri oluşur.
1-Tüf Konileri:
Volkanlardan çıkan kül, kum ve çakıl gibi katı maddelerin birikmesiyle oluşan küçük konilerdir.
2-Kalkan Biçiminde Volkanlar:
Magmadan gelen malzemenin bazik karakterli ve akışkan lavlar şeklinde yüzeye çıktığı arazilerde kal-kana benzer, basık ve yayvan volkan konileri oluşur. Diyarbakır yakınlarındaki Karacadağ volkanı bu tür bir volkandır.
3-Tabakalı Volkanlar:
Magmadan gelen malzemenin asit karakterli ve yoğun lavlar şeklinde yüzeye çıktığı arazilerde dik volkan konileri oluşur. Lavların fazla akışkan olmaması nedeniyle tabakalar halinde biriktiği bu konilerde, ana koninin etrafında daha küçük parazit koniler de yer alır. Japonya'daki Fuji, Filipinler'deki Mayon ve Türkiye'deki Büyük Ağrı bu tür dağlara birer örnektir.
Yer Yüzündeki Başlıca Volkanik Bölgeler
1) Atlas Okyanusunun orta kesimi,
2) Akdeniz ve çevresi
3) Doğu Afrika
4) Büyük Okyanus çevresi (en fazla bu bölgede görülmektedir. Bu sebeple buraya Pasifik Ateş Çemberi denir.)
Türkiye’deki Başlıca Volkanik Dağlar
1) Doğu Anadolu Bölgesindekiler: Ağrı, Tendürek, Süphan, Nemrut.
2) İç Anadolu Bölgesi: Erciyes, Hasan dağı Melendiz dağı, Karadağ, Karacadağ.
3) Akdeniz Bölgesi: Hassa ve çevresi (Hatay)
4) G.D Anadolu Bölgesi: Karacadağ
5) Ege Bölgesi: Kula volkanları
Volkanlardan çıkan malzemeler
Volkanik gazlar, lav akıntıları ve piroklastik malzeme volkanlardan çıkan malzemeyi oluşturur. Volkanik Gazlar Günümüz volkanlarından alınan örnekler tüm volkanik gazların %50 - 80’inin su buharı olduğunu gösterir. Düşük miktarlarda karbondioksit, azot, özellikle kükürt dioksit ve hidrojen sülfür olmak üzere kükürt gazları ve çok az miktarda karbon monoksit, hidrojen ve klor da vardır.
Magma yüzeye doğru çıkarken basınç azalır ve içerdiği gazlar genleşmeye başlar. Yüksek ağdalı felsik magmada genleşme durur ve gaz basıncı artar. Sonunda gaz basıncı büyüyerek patlamaya neden olur ve kül gibi piroklastik malzemeleri ortaya çıkarır. Aksine düşük ağdalı mafik magma gazların genleşerek kolayca kaçmasına izin verir. Bu nedenle mafik magmalar genelde oldukça sessizce püskürür.
Notları Püskürmeler sırasında açığa çıkan birçok gaz atmosfere çabucak yayılır. 1783 yılında İzlanda’da Laki yarığından çıkan, olasılıkla kükürt dioksit olmak üzere püsküren, toksik gazların yıkıcı etkileri oldu. Ülkedeki büyükbaş hayvan varlığının yaklaşık % 75’i ölmüş ve gaz kökenli pus, sıcaklık düşüşlerine ve ekin zararlarına yol açmıştır ; İzlanda nüfusunun yaklaşık % 24’ü çıkan kıtlık sonucunda öldü. Ülke 1783 - 1784 yıllarında uzun dönem ortalamasının 4 . 8 ° C altındaki sıcaklıklarla son 225 yılın en soğuk kışını geçirdi. Endonezya’daki 1815 Tambora püskürmesi, bir önceki yıl Filipinler’deki Mayon volkanının püskürmesi de 1816’nın soğuk ilkbahar ve yazına katkıda bulunmuştur. 1883’teki Krakatau püskürmesi de yaygın iklimsel etkileri olan bir başka tarihsel püskürmedir. 1986’da Afrika ülkesi Kamerun’da bir karbon dioksit bulutu nedeniyle 1746 kişi kendilerini kaplayan karbondioksit bulutunda ölmüştür.
Lav Akıntıları:
Kızgın akkor haldeki kayaç ırmakları olarak betimlenen lav akıntıları insanlar için büyük bir tehlike yaratır. Ancak çoğu lav akıntısı çok hızlı hareket etmez ve akışkan olduklarından eğim aşağı akar. Lavlar püskürdüğü zaman izleyeceği yol kolaylıkla belirlenerek lavlardan etkilenme olasılığı olanlar bölgeden uzaklaştırılabilir.
Düşük ağdalı lav akıntıları bile genelde çok hızlı hareket etmez. Ancak kenarları soğuyup kanal oluşturduğunda 50 km / saatten daha büyük bir hızla hareket edebilirler. Lav akıntısının içinde akıntının kenarları ve üst yüzeyi katılaştığında lav tüpü adı verilen bir kanal oluşur.
Her ikisi de Hawaii akıntıları için adlandırılan, Pahöhö ve Aa adlı iki lav tipi akıntısı tanımlanır. Pahöhö akıntısının çok yapışkan halat görünümlü pürüzlü bir yüzeyi vardır. Aa akıntısı yüzeyi ise çıkıntılı, köşeli bloklu ve parçalar halindedir.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.