14.01.2017

Türkiye’nin Yeryüzü Şekilleri Genel Özellikleri

Global Bilgiler  /  at  17:32  /  No comments

Global Bilgiler
Türkiye’nin gerçek alanı 814.578 km2, izdüşüm alanı 779.452 km2 dir. Dolayısıyla gerçek alan ile izdüşüm alanı arasında 35.126 km2 fark meydana gelmektedir. Bu durum, ülkemizde ortalama yükselti ve engebeli alanların fazla olduğunu göstermektedir. Ortalama yükseltisi 1132 metredir.
Ana şekillerin oluşumu özellikle 3. ve 4. Jeolojik zamanlarda meydana gelmiştir. Bu nedenle büyük oranda genç arazi yapısına sahiptir.
Türkiye, Alp-Himalaya genç kıvrım dağlar kuşağı üzerinde yer almaktadır. Özellikle kuzey ve güney kıyılarımızda yer alan dağ sistemleri, Alp-Himalaya kuşağındaki kıvrım hareketlerine bağlı olarak meydana gelmiştir. Alp kıvrım hareketleriyle yükselen bu alanlarda daha sonra kuvvetli bir aşınma dönemi başlamıştır. Özellikle akarsuların etkisiyle büyük oranda alçalma yaşanmıştır.
Yükselti batıdan doğuya doğru artmaktadır, Ege kıyılarından başlanarak, İç Batı Anadolu bölümüne gelindiğinde ortalama 1000 metreye varan yükselti, İç Anadolu’nun doğusunda 1200 metreye ulaşır, doğuya doğru artan yükselti, Doğu Anadolu platolarında 2000-2500 metreye çıkmaktadır.
Yükseltinin batıdan-doğuya doğru artmasına bağlı olarak, sıcaklık düşer, donlu ve karlı günlerin sayısı artar, yağış miktarı artar, tarımsal ürünler geç olgunlaşır, ulaşımda güçlükler artar, kışların süresi uzarken, yazlar daha kısa sürer.
Dağların geniş yer kaplaması ve engebeli alanla fazla olması, ulaşımı zorlaştırır yol yapım maliyetini arttırır, kısa mesafelerde iklim şartlarında büyük değişmelere neden olarak, bitki örtüsü çeşitliliğinin artmasında etkili olur, tarım alanı daralır, yerleşme güçleşir, erozyonun ve heyelanların fazla olmasına neden olur, akarsuların akış hızının fazla olmasına neden olarak, hidroelektrik potansiyelin artmasını sağlar. Özellikle Doğu Anadolu en yüksek potansiyele sahiptir.
Dağlar doğal su deposu durumundadırlar, kış turizminin gelişmesini sağlarlar. Peneplen alanlarının yükselmesiyle oluşan, yüksek ve geniş düzlüklerin oluşturduğu yaylalar hayvancılığın gelişmesine ve turizme önemli katkılar sağlar.
Dağlarımız genel olarak, Alp-Himalaya sisteminin etkisiyle doğu-batı yönlü uzanışa sahiptirler. Genel olarak, Akdeniz ve Karadeniz’de kıyıya paralel, Ege Bölgesi’nde dik bir uzanışa sahiptirler.
Akdeniz ve Karadeniz’de dağlarımızın kıyıya paralel uzanmasına bağlı olarak, deniz etkisi iç kısımlara giremez, kıyılar iç kısımlardan daha fazla yağış alır, buna bağlı olarak ormanlar kıyıda yoğunlaşmıştır, kıyı ile iç kısımlar arasında ulaşım zordur, yol yapım maliyeti yüksektir. Kıyılarda tarım alanları, doğal liman ve koylar az, falezler yaygındır. Boyuna kıyı tipi oluşmuştur. Bunlara bağlı olarak, dağların denize bakan yamaçlarıyla iç kısımlara bakan yamaçları arasında iklim, bitki örtüsü, yetişen ürünler farklıdır.
Ege kıyılarında büyük oranda dağlar kıyıya dik uzanmaktadır. Bunun sonucu olarak, doğu-batı yönünde, ulaşım kolay, yol yapım maliyeti azdır. Deniz etkisi iç kısımlara kadar girebilmektedir. Bu durum İzmir limanının ardında geniş bir hinterlandın oluşmasını sağlayarak önemli duruma gelmesini sağlamıştır. Kıyılarda girinti, çıkıntı, doğal limanlar ve körfezler fazladır. Enine kıyı tipi oluşmuştur.
Kuzey ve Güneyde yer alan sıradağlarımız, Doğu Anadolu’da, birbirine yaklaşmaktadır. Bu nedenle bölge Türkiye’nin en yüksek bölgesi, çatısı durumundadır. Bu duruma bağlı olarak, karasal iklim egemendir. Kışlar soğuk ve uzun, yazlar kısa geçer. Tarım alanları dar, tarımsal ürün çeşidi ve üretim miktarı azdı. Bu nedenle, hayvancılık en önemli geçim kaynağı durumundadır. Engebe, yükselti ve uzun kış koşulları yol yapım ve bakım maliyetini yüksektir. Akarsuların hidroelektrik potansiyeli fazladır.
İç Anadolu etraf yüksek dağlarla çevrilidir, kıyı alanları ile bölge arasında doğal bir set meydana getirmiştir. Ancak bölge içerisinde genel olarak yer şekilleri sadedir. Buna bağlı olarak, karasal iklim egemendir, kapalı havzalar geniş alanlar kaplamaktadır, ülkemizde platoların en yaygın olduğu bölgedir. Geniş düzlük alanlar nedeniyle tarım alanları fazladır. Bölge içinde ulaşım kolay, yol yapım maliyeti düşüktür. Yurdumuzun en önemli tahıl ekim alanlarına sahiptir. Arazinin uygun olması tarımsal iş makinelerinin kullanımını arttırmıştır.
Marmara bölgesi ülkemizde ortalama yükseltinin en az olduğu bölgedir. Buna bağlı olarak, tarım alanları fazla, ulaşım kolay, yol yapım maliyeti düşüktür.

Güneydoğu Anadolu bölgemiz büyük oranda ova ve platolarla kaplanmıştır. Düzlüklerin fazla olması, tarım alanlarının geniş ve ulaşımın kolay olmasına neden olmuştur.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.