22.05.2017

Mera Yönetimi ve Mera Islahı

Global Bilgiler  /  at  17:58  /  No comments

Mera Yönetimi, merada, su, toprak, vejetasyon ve yaban hayatı dengesini bozmadan, meralarda maksimum hayvansal üretimi sağlama sanatına “mera yönetimi” denilmektedir. Bir başka ifade ile mera yönetimi, meraları uygun zaman diliminde, yeme uygun, üretim tüketim dengesini kuracak kadar, hayvanla düzenli şekilde otlatmadır. Yani, merada otlatma kapasitesine uygun sayıda hayvan ile otlatılma, otlatma mevsimi süresi içerisinde otlatılma ve otlatmanın uniform şeklinde yapılması ile meranın ürettiği yem tipine uygun otlatılma esasına dayanır. Ancak bu ideal durum genellikle uygulamada mümkün olmamaktadır. Sonuçta meralar bozulmakta ve daha az hayvanı besler hale gelmekte ve böylece meraların ıslah edilme zorunluluğu ortaya çıkmaktadır.
Ekonomik, sosyal ve kültürel yapıya, iklim ve olumsuz çevre faktörlerine bağlı olarak olarak, meraların yaygın bir şekilde aşırı kullanılması, mera bozulmasının temelini oluşturmaktadır. Bu durumda mera yönetimindeki yanlışlıklar meraların ıslahını ortaya çıkarmakta, bu yönüyle de mera yönetimi ile mera ıslahı birbirinden ayrılmaz hale gelmektedir.
Mera yönetimi, yukarıda da ifade edildiği gibi, mera uygulamalarının temelini oluşturur. Mera yönetimine uyulamayacak durumlarda, mera ıslahı yapmanın da bir faydası bulunmamaktadır. Çünkü büyük emek, para ve zaman harcayarak yapılan mera ıslahı sonucunda, meraların mutlaka doğru yönetim ilkelerine uygun olarak kullanılması gerekmektedir.
Mera yönetiminde sürdürülebilirlik temel amaçtır. Sürdürülebilirlik, sadece ot veriminin artırılması ve biyoçeşitliliğin korunması değildir. Verimin artırılması ve çeşitliliğin korunması da meraları kullanan yerel halkın ekonomik ve sosyal yönden gelişmesiyle yakından ilgilidir.
Mera Islahı ise, Mera, yaylak, kışlak il umuma ait çayır ve otlakların yem verimini ve kalite yönünden yükseltmek için sulama, gübreleme, zararlı ot mücadelesi, tohumlama ve benzeri biyolojik tekniklerle birlikte, otlatmayı ve kolaylaştırıcı tesislerin yapılması, toprak ve su muhafaza gibi çeşitli fiziksel ve teknik tedbirlerin alınarak uygulanmasıdır (mera yönetmeliği).
Bu açıdan mera ıslahı, meranın yem potansiyelini geliştirmek ve meradan faydalanan hayvanların bu yemden yararlanmasını kolaylaştırmak için mera üzerinde uygulanan özel işlemlerin uygulanması ve bu amaçla bazı tesislerin kurulmasıdır.
Mera Islahı, meraya sokulacak hayvan miktarı ve süresi ile meranın  ot  verimi  arasındaki dengenin kurulması ve gelecekte meranın daha çok hayvan besleme gücüne kavuşturulmasına yönelik çalışmalardır. Kapasitesinin üzerinde hayvan sokulan mera bozulabileceği gibi, yeterince otlatılmayan meralarda bozulabilir. Bunun sonucunda merayı yabancı otlar istila edebilir.
Mera ıslahının ilk şartı otlatmanın düzenlenmesidir. Otlatmanın düzenlenmesi ise, yem kaynaklarının geliştirilmesi, yem üretiminin artırılması veyemden yararlanmayı kolaylaştıran uygulamalardır. Otlatmanın düzenlenmediği hallerde, mera ıslahına başlanmamalıdır. Çünkü, mera ıslahı ile elde edilen gelişmeler düzensiz otlatma ile elden çıkar.
Türkiye doğal meraları, ekolojik çevre, engebeli topografya nedeniyle, daha çok küçükbaş hayvan otlatmacılığına uygundur. Bu açıdan bakıldığında ülke meralarının büyük bir kısmı, küçükbaş hayvan yetiştiriciliğinde, önemli ölçüde kaba yem üretim kaynağıdır. Meraları sadece hayvanlara yem sağlayan ve ulusal ekonomiye katkısı olan alanlar olarak görmek yeterli değildir. Doğal meralar biyolojik çeşitlilik ve gen kaynakları açısından, öncelikle korunması gereken alanlar durumundadır.
Meralarımızın su ve rüzgâr erozyonunu önleyerek topraklarımızı koruma, toprak verimliliğini artırma, çeşitli av ve diğer yaban hayvanlarına yaşama ortamı sağlama, akarsularımızı zenginleştirme, temiz hava kaynağı gibi birçok faydası vardır. Bu kaynağın korunması, bakımı, ıslahı ve yem veriminin arttırılması, bugünkü ve yarınki varlığımız için çok önemlidir.
Mera Islahı Faaliyetleri
Otlatma Kapasitesinin Belirlenmesi
Otlatma kapasitesi, meranın ürettiği yem miktarı ile onun üzerinde otlayan hayvan sayısı arasında uygun bir denge kurmadır. Bu denge kurulmadığı takdirde ya mera tahrip edilir yahut ta meranın ürettiği yem israf edilmiş olur.  Bir başka ifade ile otlatma kapasitesi,   bir otlatma mevsimi içinde mera alanındaki toprak ve bitki örtüsüne zarar vermeden otlatabilecek en fazla hayvan sayısı olarak tanımlanmaktadır.
Otlatma kapasitesinin belirlenmesinde faydalanılabilir yem miktarı tespit edilmelidir. Hayvanlar tarafından alınan ot miktarı faydalanılabilir ottur. Bu ot, yörenin sahip olduğu mera durumuna, vejetasyon tipine ve yağış miktarına göre değişir. Ortalama bir değer için faydalanılabilir ot olarak meranın ürettiği otun yarısı alınır. Bunun için de merada değişik birkaç yerden birer m2’lik kısımlar belirlenir ve bu alandaki otlar 1 - 2 cm. yükseklikten kesilir. Biçilen bu otlar 60°C de 24 saat bekletilerek kurutulur. Süre sonunda otlar soğutularak tartılır, ortalaması alınır ve hektara çevrilir.
Münavebeli Otlatma
Münavebeli otlatma ile yorulan, zayıflayan, yıpranan ve büyüme güçlerini yitiren mera bitkilerinin devamlılığı sağlanmaktadır. Dinlenme periyotlarının uzunluğu ve tekrarlanma sıklığı, önemli mera bitkilerinin yaprak alanı genişliklerini artırma, fotosentez yolu ile  daha fazla miktarlarda besin maddesi üretme ve böylece daha fazla büyüme imkânı sağlama esasına dayanmaktadır. Bütün bu hususlar, dinlendirerek otlatma sistemlerinin, mera bitkileri yönünden elverişli otlatma yöntemleri olduklarını açık bir şekilde ortaya koymaktadır.
Bizim meralarımız bir taraftan otlatılırken diğer taraftan ıslah edilmelidir. İşte birçok otlatma planlama sistemleri arasında dinlendirerek otlatma, en çok uygulama alanı bulacak olan sistemlerdir. Sistemin esası; mera’yı kısımlara ayırarak, bu kısımları sıra ile üst üste iki yıl geç otlatmak suretiyle bitki örtüsünün gelişmesini artırmaya dayanır. Otlatma sonbahara kaydırılarak bitkilerin üreme ve çoğalması sağlanmış olur.
Mera düzenlemeleri kısa bir dönemde sonuçlanmayıp uzun yıllar istemektedir. Dinlendirerek otlatma sistemleri bizim Ülkemiz meraları için kaçınılmaz bir sistemdir. Ancak çok bozulmuş arazilerde ot ekimi ile mera ıslah edilmelidir.
Bütün otlatma sistemleri uygulamalarında; köylüyle iletişim kurarak onların da katılımcılığı sağlanmalıdır. Köylü ile işbirliği olmadığı sürece bu işin başarıyla sonuçlanması çok zordur. Köylüyü bilinçlendirmek suretiyle ortaya çıkan ortak mutabakat sonucunda otlatma uygulamalarına geçilmelidir. Katılımcılığın sağlanması için uygulamalar yöre halkıyla birlikte yapılmalıdır.
Meralarımızda özellikle kurak ve yarı kurak bölgelerde bitki gelişimi yavaş cereyan etmektedir. Bitki gelişimini hızlandırmak ve merayı ıslah için gübreleme, yabancı ot savaşı, sulama, drenaj vs. kültürel önlemler de alınabilir. Bu önlemlerle birlikte mutlaka otlatma düzenlemesine gidilmelidir. Otlatmanın planlamasında yararlanacağımız diğer önemli yapılar da alt yapı tesisleridir. Bu tesisler, mera üzerindeki hayvanların sevk ve idaresini kolaylaştırır. Bu yapılara örnek olarak; içme suyu tesisleri, mera çitleri, çoban ve hayvan barınakları, kaşınma kazıkları vb. dir.
Otlatma Mevsimi ve Tarihi
Meralarda otlatmaya, ilkbaharda, önemli bitkiler otlatma olgunluğu safhasına eriştiklerinde ve topraktaki yaşlılık durumu kalktığında başlanılmalıdır. Bu safhada otlar genellikle 10- 20 cm boyundadırlar. Bu safhada başlayan otlatmaya, aralıklı veya aralıksız olarak, kış aylarından 3 - 4 hafta öncesine kadar devam edilebilir. Bu süre içerisinde usulüne uygun otlatmalar mera bitkilerine zarar vermez.
Üniform Otlatma
Mera’nın her tarafının ve her bitkinin istenilen aynı oranda otlatılmasını ifade eden bir kuraldır. Üniform Otlatmanın yerine getirilmesi için merada; su, tuz ve ilave yemlerin uygun yerlere konulması gerekmektedir.
Yem Tipine Uygun Hayvanla Otlatma
Bu kural, mera vejetasyonunu en iyi değerlendirebilecek hayvan cinsi ile otlatılması esasına dayanır. Sığırlar buğdaygilleri, koyunlar baklagilleri ve diğer geniş yapraklı otları, keçiler çalı türlü ağaçları en iyi şekilde değerlendirirler.
Yabancı Ot Savaşı
Yabancı otlar, hayvanların sağlığına zararlı olan, hayvansal ürünlerin kalitesini olumsuz yönde etkileyen, ortamın verimli bir şekilde kullanılmasını engelleyen ve yönetim planlarının uygulanmasını zorlaştıran bitkilerdir. Yabancı bitki türleri çok çeşitli olup en önemlileri, sütleğen, sığırkuyruğu, deli çakşır, kantaron, imam kavuğu vs. dir. Meralarda ortaya çıkan yabancı otlar, zehirli bitkiler ve çalılar erozyona sebep olmayacak şekilde mekanik ve kimyasal yolla yok edilmelidir.
Yakma
Bazı ülkelerde yakma bir mera ıslah yöntemidir. Yabancı otları öldürmek, yem verimini artırmak ve otlatma kapasitesini yükseltmek için meralar yakılmaktadır. Bu yöntem genellikle yağışlı ve ılıman bölgelerde uygulanmaktadır. Kurak ve yarı kurak olan ve çoğunluğu serin mevsim bitkilerinden meydana gelen ülkemiz meralarında bu yöntem elverişli değildir.
Tohumlama
Sadece otlatmanın düzenlenmesiyle ıslahı mümkün olmayan meralarda suni tohumlama ile meralar ıslah edilir. Bu işlem çeşitli şekillerde yapılabilir. Kısmi toprak işlemesi ile tohum takviyesi yapılabilir veya vejetasyon tamamen sürülerek yeniden tohum ekilmek suretiyle yeni bir bitki örtüsü ile suni mera tesis edilebilir.
Gübreleme
Çayır ve meraların gübrelenmesi en iyi ıslah metotlarından birisidir. İyi ve çok iyi durumdaki meralarda verimi artırmak için yapılır. Orta ve zayıf durumda bulunan meralarda da olumlu sonuçlar verebilir. Ancak kurak ve yarı kurak bölgelerde her zaman ekonomik olmayabilir.
Teraslar
Merada yüzey erozyonunda en etkili önlem, bitki örtüsünün geliştirilmesidir. Birçok buğdaygil bitkileri toprağın su tutma kapasitesini önemli ölçüde artırır. Ancak aşırı tahrip edilmiş, erozyon sahasına dönüşmüş meralarda kısa sürede ot vejetasyonun geliştirilmesi mümkün olmadığında, erozyonun ve selin önlenmesi için teraslamalara ihtiyaç olabilir. Teraslar, eğimli arazilerde yağış sularının aşağı doğru akarak kaybolmasının önlenmesi, yağışın yüzeysel akışa geçmeden olduğu yerde tutulması amacıyla yapılan su koruma tesisleridir. Meralarda, arazi eğimi, yüzeysel akış hızı ve belirli bir zamandaki yağış miktarları, teras sisteminin kurulmasında en önemli verilerdir. Mera bir taşkın havzasının içinde bulunuyorsa meranın uygun yerlerindeki teraslama, selin ve taşkının önlenmesinde en önemli faaliyet olarak görülmelidir.
Teraslamalar,  yamacın  yukarısından  başlamalı  ve  aşağı  doğru  devam   etmelidir. Mera terasları hayvanların otlamasına mani olmamalıdır. Dik tümsekli teraslar yerine yassılaştırılmış teraslar, devamlı teraslar yerine şaşırtmalı kesik teraslar yapılmalıdır.
Teras sistemi, başlangıçta geçici bir süre ot miktarını azaltır. Bu olumsuz etkiye karşılık meranın uygun yerlerine ot ekimi yapılmalı ve tarım alanlarında fiğ, yonca ve korunga gibi yem bitkileri üretimi teşvik edilmelidir.
Hendekler
Yüzey akışının engellenmesi ve yağış sularının toprakta daha çok tutulması amacıyla toprak yüzeyinde belirli şekil ve sıklıkta çukurlar açılmasına hendek veya gözleme denilmektedir. Açılan bu çukurlar suyun suyun toprak yüzeyinde birikimini ve toprağa girişi için uygun süreyi uzatır ve topraktan olan buharlaşmayı azaltır.
Hendekler, özellikle kurak ve yarı kurak meralarda doğal tohumlamada başarının temel şartıdır. Hendek açılan meralarda zaman içerisinde erozyon azalır, üretim gücü yüksek bitkiler %30 - 50 oranında çoğalmaya başlar ve böylece doğal tohumlamaya uygun bir ortam hazırlanır. Ancak aşırı otlatma yapılan meralarda uygulamadan sonuç alınabilmesi için otlatma planlamasına ihtiyaç vardır.
Hendekler, meranın durumuna, yağış miktarına ve toprak işleme makinesine bağlı olarak, 100 - 150 cm aralıklarda, 50 - 60 cm uzunluğunda, 15 - 20 cm genişliğinde ve 10 - 12 cm derinliğinde tesviye eğrilerine paralel bir şekilde açılırsa yağış suları bu hendeklerde tutulur. Hendekler, kumlu ve çok kumlu arazi yapılı meralarda, çok taşlı, kayalıklı, çalılı, yabancı otlara sahip mera sahaları ile iyi ve çok iyi meralarda uygun değildir.
Derin Yırtma
Yüzey akışını ve sel oluşumunu önlemek, toprakta depolanan su miktarını artırmak, sıkışmış toprakları havalandırmak ve daha iyi kök ve bitki gelişmesini temin etmek amacıyla tesis edilirler. Riperle sert toprak tabakası belirli aralıkla yırtılır. Böylece hem toprakta suyun muhafazası sağlanır hem de bitki kökleri kolayca toprağa, girer ve sonuçta meranın verimi artar.
Yapılan bir araştırmada, derin yırtma ile sık bitki örtüsü 106.5 kg/dekardan 158.1 kg/ dekara, seyrek bitki örtüsü de 36.6 kg/dekardan 84.6kg/dekara yükselmiştir (White ve ark.). Ancak arazi, toprak ve iklim şartlarının iyi olmadığı meralarda, derin yırtma ile her zaman iyi sonuç alınmamaktadır. Bu durumda yırtma ile birlikte tohumlama yapılmasında fayda görülmektedir.
Su Yayma
Su yayma setleri, az meyilli meralarda yüzey akışı ile meydana gelen taşkın sularının zararını önlemek, taşınan toprak miktarını azaltmak, merayı sulamak amacıyla tesis edilirler. Böylece, erozyon ve sel önlenir. Derelerden gelen fazla sular zararsızca daha geniş bir alana yayılarak bitkilerin kullanımına sunulur. Bu uygulama ile meraların ot verimi 4 - 10 kat artırılmakta ve merada yeşil yem dönemi 1 ay uzatılmaktadır (Bakır, 1985).
Su yayma setleri, 100 - 120 cm uzunluğunda ve 50 cm yüksekliğinde tesis edilirler. Setlerin bozulmaması için otlandırılır ve arkası mevcut taşlarla sağlamlaştırılır.
Taş Toplama
Erozyonla yüzey toprağını belirli ölçüde kaybetmiş meralarda alttaki taşlar yüzeye çıkmaktadır. Bu taşlar bitkilerin normal gelişimini engellemek suretiyle meranın bitki ile kaplı alanını azaltır.
Ayrıca, merada otlayan büyük baş hayvanların hareket faaliyetlerini engeller. Keçi ve koyun gibi küçükbaş hayvanlar fazla etkilenmese de özellikle, kültür ve melez sığırlar, yüzey taşlarından daha çok etkilenirler.
Az sayıdaki taşlar genellikle toprak neminin yükselmesine ve nemin toprakta daha uzun süre kalmasına ve bitkilerin daha gür gelişmesine yardım ederken, büyük ölçüde ve yaygın halde bulunan çok sayıdaki taşlar, merada oldukça geniş yer tutar, işgal ettikleri yerlerde ot bitmesine engel olurlar. Ayrıca ani sağanaklarda yüzey akışını çoğaltırlar. Bu durumda taşların toplanarak uygun yerlere yerleştirilmesinde fayda görülmektedir.Taşlık alan düz ise toplanan taşlar, meranın kayalık ve sığ topraklı kısmına yerleştirilir, mümkünse meranın oyuntu rehabilitasyonun da kullanılır. Toplanan taşların meradan uzaklara taşınması ekonomik değildir.
Taşlık alan meyilli ise, toplanan taşlar tesviye eğrilerine paralel ve şaşırtmalı olarak, 10 metre uzunluğunda, 40 - 60 cm eninde ve yüksekliğinde 4 metre aralıklarla yerleştirilmelidir. Böylece yüzeyden akan sular taş kordonlar tarafından tutularak hızı kesilir, erozyon azalır ve bitkiler çok daha iyi gelişir.
Oyuntu Tahkimi
Oyuntu, yüzeysel akıma geçen suların aşındırmasıyla oluşmuş, bazen derinliği ve genişliği birkaç metreye ulaşan meyilli çukurluklardır. Oyuntular özellikle yarı kurak bölgelerde daha sık görülen, bitki örtüsünden mahrum kumlu, milli ya da gevşek malzemeden oluşan yamaçlarda, suyun yüzeysel akıma geçmesi ve kum ve mil boyutundaki malzemeleri kolaylıkla taşımasıyla oluşur.
Merada derinliği 30 cm geçmeyen küçük boyuttaki oyuntu erozyonu teraslama veya taş kordon yapımı ile önlenebilir. Orta boyuttaki oyuntularda harçsız, daha büyüklerinde ise harçlı tesislerle erozyon ve sel önlenebilir. Bu konuda geniş bilgi 2.2. de verilmiştir.
İçme Suyu
Yaylada yaşayan insanların ve hayvanların içme, kullanma ve temizlikleri için temiz ve bol suya ihtiyaç vardır. Meralarda su ihtiyacı genellikle su kaynaklarından ve akarsulardan temin edilir. Hayvanlar temiz ve uygun mesafede içme suyu bulamazlarsa meradan tam olarak yararlanamazlar. Genel olarak sığırlar günde 2 - 4, koyun ve keçiler ise 1 - 2 defa su içerler. Otlayan hayvanların su tüketimi ile gelişmeleri arasında sıkı bir ilişki vardır.
Akarsular gibi içme suyu kaynağı bulunmayan meralarda daha uzaklardan su getirmek üzere sıvatlar yapılır. Kar ve yağmur suyundan faydalanmak için göletler inşa edilir.
Su kaynakları meradan çok uzak olması halinde borularla getirilmelidir. Getirilen su meranın uygun bir yerine depo yapılmak suretiyle evlere ve sıvatlara içme suyu olarak verilmelidir.
Su içme sıvatları meranın her tarafından kolayca gidilecek bir uzaklıkta ve uygun bir dağılımda olmalı ve su için uzak mesafelere yürümemelidir. Su içme yerleri bir yere toplanırsa suya yakın yerler fazla otlatılır ve mera bozulur.
Sıvatlar, gölgelik yakınlarına ve meranın zayıf yerlerine inşa edilmelidir. Suyun son yalaktan aktığı, biraz uzak mesafeye, suyu seven ve gölge oluşturabilecek bitkiler dikilmelidir. Böylece hayvanlara hem gölgelik oluşur,  hem de bataklık ve çamur oluşması engellenir.
Şayet fidan dikilmeyecekse su içme çevrelerinin çamur ve bataklık haline gelmemesi için fazla sular bir boru ile daha uzak bir yer akıtılmalı ve sıvat kenarları da beton bir döşeme ile kapatılmalıdır.
Sıvatlara konulacak oluk sayısı, oluğun hacmine, suya gelecek hayvan sayısına ve sıvata gelecek suyun miktarına bağlıdır. Su yeterli ise, olukların miktarı ve hacmi, hayvanların suya indiği andan itibaren dinlenme süresinin sonuna kadar içme suyu ihtiyacını karşılayabilmelidir. Hayvan sayısı fazla ve su miktarı az ise oluk sayısı artırılmalıdır. Sıvata gelen su fazla ise oluk sayısı azaltılabilir.
Ancak oluk sayısının hesabında kaynak sularının azaldığı ve hayvanların su ihtiyacının arttığı yaz aylarında su kaynağının bir günde sağladığı suyun doldurabileceği oluk sayısını geçmemelidir. Sıvatların boyu ve derinliği, küçükbaş hayvanların da rahatlıkla su içebileceği yükseklik ve derinlikte olmalıdır.
Memba suyu bulunmayan, buna karşılık yer altı suyu bulunan yerlerde, su kuyusu açılmalı, sular güneş panelli dalgıç pompa ile sıvata akıtılmalıdır. Yüzeysel yağmur sularının sarnıçlarda toplanması veya küçük göletler inşa edilmesi suretiyle de meraların su ihtiyacı karşılanabilir.
Su Kuyuları
Yüzey suları bulunmayan veya suyu çok kıt olan meralarda, hayvan suyu ihtiyacı için kuyu açmak suretiyle, yüzeye yakın taban sularından faydalanmak mümkündür. Merada en az sayıda kuyu açılmalı, kuyuların meraya dağılımına iyi karar verilmelidir. Kuyudan çıkarılan sular kuyunun yakınına yapılacak bir sıvata akıtılmak suretiyle hayvanlara verilmelidir. Kuyudan su çıkarmada güç kaynağı olarak güneş enerjisinden faydalanmalıdır. Bu sistemde su, önce bir depoya alınmalı, daha sonra da sıvatlara akıtılmalı veya su, doğrudan sıvata akıtılmalıdır. Su depoları, merada ihtiyaç duyulan 2 - 3 günlük su ihtiyacını karşılamalıdır.
Göletler
Göletler, akan suların önüne bir set çekilmek suretiyle tesis edilirler. Kışın toplanan su, suyun kıt olduğu mevsimde hayvanlara verilir. Yapılacak gölet, merada otlayan hayvanların su ihtiyacını karşılayacak büyüklükte olmalıdır.
Hayvanların su içmesini kolaylaştırmak ve kolayca suya ulaşımı sağlamak amacıyla göletin uygun yerine taş veya betondan rampa yapılmalıdır. Ancak hayvanlar su için gölete gireceklerinden suyun kirlenmesine ve bazı hastalıkların ortaya çıkmasına neden olunacaktır. Bu nedenle göletteki suyun bir boru ile gölet dışında inşa edilen bir sıvata akıtılması çok daha faydalıdır. Bu şekildeki sıvatlara bir vana konulması halinde sudan azami tasarruf da sağlanmış olur.
Drenaj
Drenaj, aşırı suyun topraktan veya toprak yüzeyinden doğal ve yapay olarak uzaklaştırılmasıdır. Mera ve çayırlarda aşırı su, yüzey ve yer altı drenajı şeklinde boşaltılır. Taban meralarının bazı yerlerinde su akıntısı olmadığından bataklık şeklinde su birikintileri bulunur, bu gibi yerlerde hayvanların yemediği yabani bitkiler yetişir.
Bu suların bir kanal vasıtası ile akıtılması ile toprağın yapısı ıslah edilir, yarayışlı bitkiler gelişir, meranın ot verimi artar, tahliye edilen suyun bir sıvata akıtılması ile hayvanların içme suyu da temin edilmiş olur. Yer altı drenajı, yüzey drenajından daha fazla suyu topraktan uzaklaştır. Bu drenaj, bitkilerin kullandığı suyu değil, yalnızca aşırı suyu tahliye eder.
Kapalı drenaj, tarımsal faaliyetleri engellemez, taban suyu seviyesini düşürür, toprak yapısını ıslah eder, toprakta havalanma artar.
Hayvan Ağılı
Ağıllar genellikle uzun çatısı uygun bir malzeme ile kapatılmış, tabanda ortaya doğru hafifçe eğimli iki platformlu ve ortada hem gezmeğe hem de temizliğe elverişli bir kanalı bulunan yapılardır. Duvarlara yemlik ve hayvanların bağlanmasına yarayan halkalar yerleştirilmiştir.
Yaylada ağıllar açık ve kapalı olarak yapılabilir. Yazlık ağıllarda kapalı alan genellikle yoktur. Ağılın etrafı taş duvar, demir veya tahta çitle çevrilir ve gece hayvanlar burada tutulur.  Böylece sürünün gece bir yer gitmesi engellenir ve yırtıcı hayvanların saldırılarından korunur. İklimin müsait olduğu yerlerde küçükbaş hayvanlar merada bütün yıl kalabilir. Bu durumda kapalı ağıllara ihtiyaç vardır.
Sıcak havalarda hayvanların kapalı alanın dışında yatabilmesi ve ilave yemlemenin yapılabilmesi için de kapalı alanın dışına bir de uygun bir malzeme ile avlu tesis edilir.
Ağılın eni ve genişliği, barınma sistemine hayvan sayısına ve ağılın havalandırmasına bağlı olarak inşa edilmelidir. Ağılın tabanı beton olabileceği gibi ahşap da olabilir. Taban yıkandığı zaman sular bir kanalla akıtılacak şekilde yapılmalıdır.
Yaylalarda ağılların bulunması merada kalma süresini uzatır, böylece meradan daha fazla yararlanılmış olur ve kışlık yem ihtiyacı da azalmış olur.
Mevcut Hayvan Ağıllarının Modern İhtiyaca Göre Yenilenmesi
Yetersiz olan hayvan ağıllarına havalandırma, ışıklandırma, yemlik ve suluk yapılmalı ayrıca köylerde uygun yerlere de gübre toplama merkezi tesis edilmelidir.
Sundurma
Sundurmalar, çatısı ve üç tarafı kapalı ön tarafı açık yapılardır. Güneye bakan ve iyi drene edilen sundurmalar, hayvanları soğuk ve yağıştan korurlar. Sundurma tesisinde büyükbaş için 2.8 m2, küçükbaş hayvanlar için 1.4 m2, alana ihtiyaç vardır.
Gölgelik
Sıcak bölgelerde mera hayvanlarının günün sıcak saatlerinde dinlenmeleri ve serinlemeleri için gereklidir. Hayvanlar, otladığı yere yakın serinleyeceği bir yer bulamazsa uzun mesafe yürüyerek serin bir ararlar. Bulamadıkları takdirde strese girerler ve sonuçta verim güçleri olumsuz etkilenir.
Doğal gölgelikler, merada bulunan mevcut ağaçlar gölgelik olarak kullanılır. Bu ağaçların uygun yerlerde bulunması halinde gölgelik için en ucuz ve en iyi olanıdır.
Sabit ve taşınabilir gölgelik, üstü uygun malzeme ile kapatılmış ve dört tarafı açık tesislerdir. Bunlar sabit yapılacağı gibi hayvan hareketlerine bağlı olarak yerleri değişebilen şekilde yapılabilir. Bu durumda çatı ve direkler sökülüp taşınabilecek malzemeden tesis edilirler. Taşınabilir gölgeliklerin bir faydası da hayvan gübresi birikimini de önler. Sabit ve taşınabilir gölgeliklerin çatısı yöreye uygun malzemelerden yapılmalıdır. Çatı malzemesi olarak ahşap, bez ve branda en iyisidir. Çatı örtüsü kışın toplanabilir ilkbaharda tekrar kurulur.
Gölgelik için yer seçimi önemlidir. Normal olarak hayvanların otlamada pek tercih etmedikleri yerleri cazip hale getirmek için buralara gölgelik yapılabilir. Hayvanlar gölgeliğe gelip giderken buraları otlayabilir. Ancak bu durum çobanla otlatılan meralar için geçerli olabilir. Mümkün olduğu ölçüde gölgeliklere sıvat da eklenmelidir.
Gölgeliklerin büyüklükleri hayvan cinslerine göre değişir. Genel olarak büyükbaş hayvanlar için 3,7 - 4,7 m2  alan yeterlidir.
Meraya Ulaşım Yolu ve Mera İçi Yolları
Yaylaya göçün çıkması ve inmesi, yaylada kalanların çeşitli ihtiyaçlarının sağlanması, yaylada üretilen süt ve peynir gibi üretilen ürünlerin pazara taşınması, hastalanan hayvanlara ve insanlara rahatça veteriner hekimin ve doktorun gelmesi için meraya ulaşım yollarına ihtiyaç vardır.
Ayrıca, merada hayvanların su kaynaklarına, gölgeliklere ve ulaşamadıkları alanlara gidebilmeleri için de mera içi yollara ihtiyaç vardır. Ancak mera içi yollarının yapımında çok dikkatli olunmalıdır. Lüzumsuz yol yapımları mera alanlarını azaltır ve meyilli yerlerde ise erozyonu artırabilir.
Tuzluk ve Yemlikler
Merada otlayan hayvanlardan optimum düzeyde hayvansal ürün sağlamak için ihtiyaçları olan tuzu düzenli bir şekilde almaları gerekmektedir. Hayvanların tuz ihtiyacı, içtikleri suyun ve yedikleri yemin tuz kapsamı ile yedikleri otun büyüme çağına göre değişir. Tuz ihtiyacı karşılanmayan hayvanlarda diğer ihtiyaçlar tam olarak sağlansa bile hayvanlardan yeterli verim alınamamaktadır. Hayvanlarda tuz ihtiyacı, sığırlarda yıllık 10 - 12 kg, koyun ve keçilerde yıllık 1 - 2 kg dır.
Tuzluklar mera üzerinde uygun bir şekilde ve uygun mesafelerle dağıtılmalıdır. Hayvanlar merada tuzluk, suluk ve gölgeliklerin çevrelerinde daha çok vakit geçirirler. Tuzluklar sabit veya hareketli olarak yerleştirilir. Hareketli olması sabit olmasına nazaran daha iyidir. Bu sayede hayvanlara daha düzenli otlatma yaptırılır. Merada suluk ve tuzluk arasındaki mesafe, meranın durumuna bağlı olmakla birlikte genellikle düz alanlarda 500 metre, engebeli arazilerde 300 metre olmalıdır. 
Merada ot miktarının ve ot kalitesinin düştüğü dönemlerde hayvanlara ilave yem verilmelidir. Bu dönemler genellikle otların kuruduğu yaz ve kıştır. Düşen yem kalitesinde en fazla eksikliği hissedilen besin maddesi proteindir. Bu amaçla ilave yem, tuzla birlikte verilmelidir. Yurdumuzda tuz ve ilave yem genellikle hayvan barınaklarında verilmektedir.
Tuzluk ve yemlik, tahta, demir, taş ve beton gibi değişik maddelerden yapılmalı ve hayvanların kolayca ulaşabilecekleri yükseklikte, yemlerin ve tuzların yerlere dökülmemesi içinde belirli bir derinlikte tesis edilmelidir. Tuz ve yemliklerin büyüklükleri genellikle mevcut hayvan varlığına yetecek boyutta ve sayıda olmalıdır. Tuzluk ve yemliklerin tabanı yerden 20 - 30 cm. genişliğinde, 20 - 30 cm. derinliğinde ve 3 - 4 m. uzunluğunda inşa edilmelidir.
Çitler
Meranın çitle çevrilmesi, otlatmanın planlamasında ve meraya dışarıdan yabancı hayvanların girmesinin önlenmesi amacıyla tesis edilirler. Meraların parsellere ayrılması ve parseller şeklinde münavebeli otlatma yapılması, özel mülkiyetli, geniş arazili, zengin çiftliklere sahip, işgücünün pahalı ekonomik yönden gelişmiş ülkelerde daha yaygındır.
Kurak ve yarı kurak sahalarda Devlet ait arazilerde orta malı şeklinde, çobanla otlatılan düşük verimli köy meralarında, parselleme şeklinde çit tesisi, çitin sürdürülebilirliği ve önemli ölçüde yüksek maliyeti açısından zor, bu nedenle de gereksiz olabilir.
Ancak, meraların çitle çevrilmesi ve parseller şeklinde otlatma yapılması, maliyetin temin edilmesini ve köyde anlaşma sağlanmasını gerektirirse de meranın daha etkin kullanılması açısından, çok çeşitli faydaları bulunmaktadır.
Çitlerin çeşitli türleri bulunmaktadır. Bunlar içerisinde en önemlisi, demir ve beton direkli dikenli tel çitler, elektrikli çitler, tel kafes çitler, taş duvar çitler, canlı çitler v.s.
Koyun Banyoluğu
Mevcut koyunların temizliği ve yünlerinin kırpılmadan önce yıkanması için uygun yerlerde koyun banyoluğu gereklidir.
Kaşınma Kazığı
Merada otlayan hayvanlar yedikleri ottan en yüksek faydayı sağlayabilmek için mümkün olduğu kadar stresten uzak olmalıdırlar. Hayvanlar değişik haşerelerden rahatsız olduklarında huzursuz davranışlarda bulunabilirler ve kaşınma ihtiyacı duyarlar.
Kaşınma ihtiyacı hayvanlarda fizyolojik olarak oluşabildiği gibi sinek, arı ve diğer böceklerin etkileriyle de ortaya çıkabilmektedir. Bu ihtiyacını gideremeyen hayvanlar huzursuz olmakta ve meradan yararlanma randımanı düşerek verim güçleri azalmaktadır. Hayvanların bu ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla sağlam bir şekilde toprağa tespit edilmiş 1,5 - 2 metre boyunda, 0,25 - 0,30 metre çapında emprenye edilmiş kazıklar kullanılmalıdır. Kazıklara ve bunlara bağlı tellere, hayvana bulaşan ilaçlı yağlı materyal kullanılmalıdır.
Kaşınma kazıkları, hayvanların böcekten gidemedikleri yerlere, sıvatların yakınına, gölgeliklerin, ağılların girişine ve günün belirli saatlerinde hayvanların toplandıkları yerlere birden fazla yerleştirilmelidir.
Hastalık ve Zararlılarla Savaş
Mera bitkileri de diğer kültür bitkileri gibi hastalanabilir. Bunlarla mücadele etmek mera vejetasyonunun iyileştirilmesi için gereklidir.
Elektrik
Yaylada geçici bir süre kalan insanların bu süre içerisinde buzdolabının ve televizyonun çalıştırılması ile cep telefonun şarj edilesi şeklindeki küçük boyutta elektrik ihtiyacının sağlanmasında çok çeşitli faydalar vardır. Elektrik ihtiyacı temin edildiği zaman yaylaya daha çok insan çıkar ve çıkan insanlar da daha uzun süre merada kalırlar. Bu ihtiyacın temin edilmesinde ise güneş panelli elektrik üretim tesislerinden faydalanılmalıdır.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.