22.05.2017

YÜKSEK RAKIMLI ORMANLIK ALANLARIN REHABILITASYONU VE AĞAÇLANDIRILMASI

Global Bilgiler  /  at  17:53  /  No comments

Türkiye su havzaları; iklim, topoğrafya, sosyal ve ekonomik açıdan çok farklılıklar gösterir. Bu farklılıklar, havzanın doğal kaynak yönetiminde de görülmektedir. O halde havzalarda kaynak yönetimi; her havzanın kendine özel, her havzada çözümü gerektiren, havza bazında entegre çalışmayı öngören niteliktedir.
Bu bölgelerde yaşayan küçük çiftçiler ve küçükbaş hayvan sahipleri genellikle şehirlerde ve verimli ovalarda yaşayan insanlara göre, yaşam koşullarının gereği olarak, çevrenin avantajlarına ve problemlerine uyum sağlayabilen bilgi ve yeteneğe sahiptirler. Tarımda, hayvancılıkta, ormanın sürdürülebilir üretim tekniklerinde ve diğer çeşitli konularda, binlerce yıllık deneyime sahiptirler.
Yıllarca toprakları ile beraber yaşayan insanlar, geçimini sağladıkları tarım alanlarında gerekli toprak muhafaza çalışmalarını kendi denemelerine uygun olarak yapmaktadırlar. Ancak bu çalışmalar, kendi ekonomik durumlarına göre uyguladıkları gözlem ve deneyimlere dayalıdır. Yöre insanı zaten yetersiz olan mali kaynaklarını, havzanın ıslahına daha fazla harcayamadıkları için, bir noktada ıslah tedbirlerini ihmal edebilmektedirler.
Kırsal fakirliğin yoğun olduğu bozulmuş yüksek rakımlı su havzaları, yurdumuzun önemli bir bölümünü kapsamaktadır. Böyle havzalarda yapılacak rehabilitasyon faaliyetlerine harcanan yatırımların geri dönüşümü için, havza içerisindeki orman, tarım ve mera alanları, koruma ve kullanma dengesi içerisinde rehabilite edilmelidir. Ayrıca havzanın tarımsal ekonomisi çeşitlendirilerek, yöre insanlarının gelir artırıcı tarımsal faaliyetlerle güçlendirilmesi gerekmektedir.
Dağlık su havzalarında orman, mera ve tarım kaynaklarının yanlış kullanılması ve bunun sonucunda oluşan sel ve taşkınların önlenebilmesi ancak, sürdürülebilir bir havza yönetimi ilkelerine uygun bir planlama ve uygulama ile mümkün görülmektedir.
Bu açıdan rehabilitasyon çalışmalarında, sürdürülebilir havza yönetim modeline ihtiyaç vardır. Havzada bulunan her bir doğal kaynak, bulundukları ortam itibariyle farklı ekonomik, sosyal ve kültürel değerlere sahiptir. Bu değerlerin ve farklılıkların mevcudiyeti, bazı doğal kaynakların çok yönlü faydalanılmasını,  planlanmasını ve yönetimini gerektirir.
Yüksek dağlık alanlardaki planlamalar, her havzada farklılıklar arz eder. Daha önce de ifade edildiği gibi bu farklılıkların ortak olan tarafı ekosistemin kırılgan, marjinal ve ekstrem olmasıdır. Havzaların rehabilitasyonu farklı olsa da, tedavilerinde hassasiyet vardır. Bu açıdan çok yönlü doğal kaynak faydalanmasının ve planlamasının yapılacağı havzalarda amaçlar çok iyi belirlenmelidir. Eğer havzadaki amaç veya amaçlar baştan iyi belirlenmişse, doğal kaynakların rehabilite edilmesiyle elde edilecek fayda masraf, çok daha iyi ortaya konulacak ve sonuçta sürdürülebilir bir havza yönetimine daha çabuk ulaşılacaktır.
Bu açıdan ormanın çok farklı işlevlerinin, yüksek dağ ormanlarında da en iyi şekilde yerine getirilmesinde doğru çözüm yine doğaya yakın silvikültürdür. Doğaya yakın orman işletmeciliği her şeyden önce biyolojik çeşitliliği güvence altına alır. Bu ise ormancılar tarafından ancak sürekli ve çok fonksiyonlu orman işletmeciliği ile yerine getirilebilir. Doğaya yakın silvikültür ile ormanda yapılacak bütün işlemler her şeyden önce doğal yapıyı ve ekosistemin dengesini koruyacak niteliktedir.
Bu ormanlarda yararlanılabilir ve yararlanılamaz ağaçlar ve ağaç grupları mozaik şeklinde iç içe girmiştir. Ormanların sürekli olarak işletilmesi ilkelerine göre, ormanın işlevlerinin sürekli olarak güvence altına alınması kaçınılmazdır. Ormanlarda yapılacak silvikültürel işlemler her şeyden önce şematik olmamalıdır. Yüksek dağ ormanı, silvikültürel işlemlere, çok uzun yaşam süresi içinde, çok yavaş olarak tepki gösterir.
Açık alanlarda yapılacak ağaçlandırma, rehabilitasyon, bakım ve odun üretimi çok sıkı   bir şekilde iç içe geçmiştir. Bu nedenle farklı küçük alanlarda değişen şartlara ve amaca göre çalışmalar önceden iyi bilinmeli, doğru zamanda ve doğru yerde düzenli ve dikkatli yapılmalıdır.
Bu ormanlık alanların rehabilitasyonunda, ağaçlandırılmasında ve erozyonun ve selin önlenmesinde mevcut ağaçlar, genç fidanlar ve tohumdan gelen gençlikler korunur, geliştirilir. Böylece bakım ve gençleştirme, birlikte yapılmak suretiyle, bozuk orman verimli orman yapısına dönüştürülür. Silvikültürel tekniğe ihtiyaç bulunmayan alanlar korumaya alınır.
Meşcere yapısının çok kötü olduğu boşluklarda toprak şartları iyi ise ağaçlandırmalarla yeni ormanlar kurulur. Bu çalışmalarda adım başı şartlar değişebilir, ağaçlandırma, erozyon kontrolü ve rehabilitasyon faaliyetleri ayrı ayrı veya iç içe olabilir. Her faaliyet ayrı bir teknik çalışmayı gerektirse de tek bir iş nevi gibi çalışmalar toplu halde yürütülür.
 Bu sahalar odun üretimi bakımından fakir olsalar bile, flora ve fauna bakımından zengindirler. Ayrıca odun dışı orman ürünleri yönüyle geniş bir potansiyele sahiptirler. Bu açıdan sahalar içerisindeki bozuk olan türler canlandırma kesimleri ile iyileştirilir. Gerektiğinde aşılama yapılır. Bozuk yapıdaki bitkiler budanarak verimliliği artırılır.
Bu sahalarda, odun üretimine dayalı ormancılık planlamasının yanında çok yönlü ormancılık planlamasına da yönlenmelidir. Yüksek dağlık alan ormancılığının birinci önceliği doğal kaynakların; toprak, su ve biyolojik çeşitliliğin korunmasıdır. Odun üretimi bu öncelikler içerisinde yer almalıdır. Orman kaynakları, ekosistem bütünlüğü içerisinde, disiplinler arası katılımcı yaklaşım anlayışı ile çok amaçlı olarak, planlanmalıdır. Bu plan içerisinde üretim, koruma ve sosyal kültürel ormanların yerleri belirlenmelidir.
Yüksek dağlık alan ağaçlandırmalarında ise yüksek hâsıla almaktan ziyade, ormanın kolektif faydası ön plandadır. Bu nedenledir ki, ormanda devamlılık esastır. Ayrıca, yetişme ortamının sınırladığı türlere ve yöreye uygun hazırlanan amenajman esaslarına bağlıdır.
Bir başka ifade ile yüksek dağ ağaçlandırması, ülkenin ihtiyaç duyduğu, çeşitli çap ve kalitedeki odun, reçine, sığla ve mantar gibi çeşitli yan ürünlerinin üretilmesini, yaban hayatının korunmasını, kaliteli içme suyu teminini, erozyonu ve seli önleme ve toplum sağlığı gibi çok çeşitli amaçları sağlamak için tesis edilir.
Yüksek dağ ağaçlandırma çalışmalarında, mevcut doğal ormanların işletme politikasının belirlenmesi ve özellikle ağaçlandırma çalışmalarında yetişme muhiti verimliliğine dayalı olarak, potansiyel ağaçlandırma sahalarının; biyolojik, sosyal ve ekonomik nitelikleri itibariyle sınıflandırılmasının yapılmış olması gerekmektedir.
Bu açıdan yüksek dağlık ormanlarda rehabilitasyon ve ağaçlandırma çalışmalarının amacı aşağıdaki şekildedir:
· Doğal ormanlarımızın bulunduğu yüksek dağlık alanlarda, çeşitli tahribatlar nedeniyle orman üst sınırı aşağı itilmiş olabilir. Böyle yerlerde ortaya çıkan bozuk orman alanlarını yeniden verimli ormana dönüştürerek, Orman Peyzaj değerini artırmak,
·  Çığlar, kaya yuvarlanmalarını, toprak kaymalarının önlemek,
·  Toprak erozyonunu ve seli durdurmak,
·  Su ekonomisinde denge sağlamak, yani sürekli ve maksimum içme-kullanma suyu temin etmek,
Bu sahalardaki ağaçlandırmalar, doğal gençleştirmenin tamamlanması olarak düşünülmeli ve ağaçlandırmada doğal gençleştirme taklit edilmelidir.
Öncelikle ağaçlandırmaya uygun olmayan küçük yetişme ortamları tespit edilmelidir. Tohum ve fidanın orijini ile dikim yeri arasındaki yükselti farklılığı en fazla 100 metre olmalıdır. Fidan üretim yeri ile dikim yeri arasındaki yükseklik farkı 500 metreyi geçmemelidir.
Grup dikimi yapılmalıdır.(Fidan grupları ortalama 35 fidandan oluşur ve ortalama 50 cm aralıkla dikilir. Grupların çapı ortalama 2,5 metre ve grup uzaklıkları da 2-3 metredir.)  İlkbahar dikimi yapılmalıdır. Dikimlerde mümkünse tüplü fidan, yoksa çıplak köklülerde şaşırtılmış fidan kullanılmalıdır. 

Ağaçlandırmaya Uygun Olmayan Alanlar
·         Karca zengin, uzun süre karlı kalan yerler (mantar zararlıları, kısa vejetasyon süresi)
·         Ekstrem karca fakir ve karın çok erken eridiği yerler (don, don kuraklığı, yaban hayvanların tahribatı).
·         Kuvvetli kar hareketlerinin olduğu yerler (pala büyümesi, gövde kırılması, dal kırılmaları vs.)
·         Sık vejetasyonla kaplı yerler  (vejetasyon rekabeti, ışık eksikliği)
·         Kalın humus tabakası (sıcaklık, oksijen ve besin maddeleri eksikliği)
·         Kuvvetli rüzgâr altında kalan araziler (don kuraklığı, yaban hayvanların tahribatı)
·         Soğuk gölgeli yerler (sıcaklık eksikliği, yavaş büyüme)
·         Sürekli ıslak olan, soğuk ve sıkı oturmuş topraklar. 

Ağaçlandırmaya Uygun Alanlar
·         Karın erken eridiği az karlı yerler (uzun vejetasyon süresi),
·         Seyrek bitki örtüsüne sahip araziler,
·         Sıcak arazi kısımları,
·         Küçük arazi yükseltilerinin bulunduğu yerler, sırtlar, daha kurak yamaçlar.

Ağaçlandırma Yöntemi

· Sahada mevcut orman vejetasyonun geliştirilmesi,
· Bozuk ormanların korunması ile doğal tohumlama,
· Ağaçlandırma için drenajı iyi, verimli ve kumlu killi derin toprak,
· Derin bir toprak işlemesi,
· Yöreye uygun tür seçimi,
· Yüksek rakımdan toplanan tohumla, yüksek rakımlı fidanlıklarda yetiştirilen sıhhatli tüplü fidan.
· Ağaçlandırmaya uygun alanlarda, zamanında yapılan dikim.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.