26.11.2017

Yeniçeriler

Global Bilgiler  /  at  19:15  /  No comments

Yeniçeriler, Orhangazi ya da Birinci Murat zamanında kurulduğuna inanılan Osmanlı Devleti' nin askeri birlikleridir.

Yeniçeriler, Hristiyan ülkelerden alınan çocukların, devşirme yöntemi ile sıkı bir eğitimden geçtikten sonra başarılı olanlar arasından seçilerek oluşturulurdu, bu özel birlikler padişahın etrafında bulundurulurdu, savaş zamanında ise İstanbul'u korumakla görevlendirilirdi.

Sayıları dönem dönem artan, daha sonra 140 bine kadar ulaşan Yeniçeriler, padişahın ve sarayın çevresini korumakla görevli, Kapıkulu askerlerinin önemli bir bölümünü oluşturan birliklerdir.

Özellikle Niğbolu Savaşı gibi pek çok savaşta, düşmana korku salan kırmızı yeşil giysileriyle, öne çıkarak savaşmış ve pek çok kahramanlık destanı yazmışlardır.

Özellikle Osmanlının balkanlara yerleşmesin de etkili olan Yeniçeriler, zamanla Osmanlı'nın bozulmasında da en önemli unsurlardan biri olmuştur. Yeniçeriler Osmanlı tarihinin son dönemlerinde, yaptıkları isyan hareketleri ile öne çıkmış, 17. yüzyıldan itibaren, Yeniçerilere Acemi ocakları adı altında Müslüman askerlerde alınmaya başlanmıştır.

Yeniçeriler, maaşlarını üç ayda bir alırlardı, aylık olarak da Ulus'a adı verilen para verilirdi, ayrıca Osmanlı padişahlarından da culus adı altında maaş alırlardı.

Pek çok padişahın ölümünden sorumlu tutulan Yeniçeri ordusu, Osmanlı imparatorluğunun yükselme döneminde Avrupa'ya korku salan en önemli ordulardan olmuştu, özellikle 15. yüzyılda çağın en etkili ve güçlü askeri ordusu olarak anılmıştır.

Genç Osman'ın, Yeniçeri Ocağında bulunan devşirme askerler yerine, Anadolu ve Arap topraklarında yaşayan Müslümanları askerlere almak istemesi üzerine, Yeniçeriler tarafından öldürüldüğü söylenir.

Yeniçeriler ve Osmanlı ordusu savaştan önce meşhur mehteran ile savaş alanına büyük bir ses ile gelmeye başladığında düşmanın titremeye başladığı bir gerçektir ve çoğu batılı tarihçilerde bunu onaylar.

Yeniçeriler, özellikte Osmanlı'nın Yükseliş döneminde katıldıkları savaşlar nedeniyle, Avrupa' nın bilinç altında halen korkulan bir ordu olup, özellikle Avusturya ve İtalya'da Yeniçerilere İthafen, korku anlamında ve çocukları korkutmak amacıyla, susun Türkler Geliyor ve hayatın Türkler geliyor şeklinde özdeyişler ve atasözleri bulunmaktadır.

Yeniçeriler modern anlamda ilk daimi ordudur.

Özellikleri

Yeniçerilerin diğer birliklere göre belirgin farklılıkları vardı. Sadece kendilerinin giydiği üniformalar vardı, düzenli olarak maaş alıyorlardı, müzikle yürüyorlardı (mehter), kışlalarda yaşıyorlardı ve ateşli silah kullanan ilk birliklerdi. Yeniçeriler birbirlerine çok bağlıydı, kendilerini birbirlerinin ailesi olarak görürlerdi. Birinci Orta'nın birinci üyesi olan padişah, ulufe zamanı yeniçeri kıyafetleri giyip Birinci Orta ile beraber maaş alırdı. Barış zamanında asayişi sağlamakla, itfaiye işleriyle ve saray korumalığından görevlilerdi. Yeniçerilerin Padişahın korumaları olmalarına rağmen Osmanlı Ordusu'nun ana gücü değildi. 16. yy'ın sonuna kadar Yeniçeri Ocağı ordunun %10'u kadardı. 1475 yılında yeniçerilerin sayısı 6.000 civarındayken, tımarlı sipahi sayısı 40.000'dir. 17. yy'ın sonlarına doğru Osmanlılar yeniçerileri ordunun ana gücü yapmaya çalışmıştır. Bu amaç doğrultusunda yeniçeri sayısındaki artışlarda kalite düşmeye başlamıştır.

Sefer zamanı ordunun en çok yardım alan birliğiydi. Kendilerinin gideceği yolu belirleyen ve hazırlayan, çadırlarını kuran yardımcı birlikler vardı. Ayrıca savaş zamanı hariç silahlarını taşımazlardı. Silahlarını ve cephanelerini Cebeci Ocağı taşırdı. Sefer zamanı ordudan bağımsız olarak kendilerine özel doktorlar ve hastaneler vardı. Bu farklar, - ocağın büyük askeri başarısının yanında- yabancıların ilgisini çekmiştir. Ocak kaldırıldıktan sonra bile Batı'da Osmanlı'nın simgesi olmuştur.
Ayrıca yeniçeriler Bektaşilik ve Dervişlik kültüründen etkilenmişlerdir. Yeniçeri Ocağı 16. yy'da kesin olarak Bektaşi bir yapıya bürünmüştür. Yeniçeriler kafalarına "börk" adı verilen şapkalar takmışlardır. Bazı kaynaklarda Börk'ün ilk yeniçerilerin başlarına Hacı Bektaş Veli tarafından bizzat takıldığı anlatılır. Börk'ün ön tarafında ise "kaşıklık" adı verilen bir boşluk vardı. Yeniçeriler bu boşluğa kaşıklarını takmışlardır. Kaşıklık, "kaşıklık kardeşliği" tanımını simgelemiştir.

Yeniçeri ocağı kurulduğu zaman evlenmeleri yasaktı. Ama I. Selim zamanında çok yaşlı bir yeniçerinin evlenmesi için çıkan izin kapıyı aralamıştır ve evlenme yaygın hale gelmiştir. III. Murad zamanında (1574–1595) evlenmeler artık sık görülmeye başlanmış, yeniçerilerin oğulları ocağa "kuloğlu" adı altında alınmış, ocağın yapısının bozulmasına sebep olmuştur. Bu kuloğulları sonradan ya devlet adamı olmuş ya da bilimle uğraşmıştır. Yeniçeri Ağası hariç diğer yeniçerilerin sakal bırakması yasaktı. Bu yasaklara yeniçeriler uymuştur. Fakat 17. yy'ın ortasından itibaren silik padişahların başa geçmesiyle asayiş sağlanamamıştır ve ocakta da bozulmalar başlamıştır. Evlenmeye başlayan yeniçeriler karşılarında yaptırım görmeyince ticaretle de uğraşmaya başlamışlardır.

Yeniçeriler kendilerini Padişahın ve Padişahın tahtının koruyucusu olarak görüyorlardı. Yeniçerilere ocağın onların evi ve ailesi, Padişahın da babaları olduğu öğretilirdi.

Ekipmanları

Yeniçeriler mükemmel okçulardı. Ama 1440'dan itibaren tüfeklerin icat edilmesiyle tüfek kullanmaya da başladılar. I. Viyana Kuşatması'nda mühendisleri, lağımcıları Avrupa'da ün salmalarına yol açmıştır. Yakın dövüşte balta, kılıç ve yatağan kullandılar. Barış zamanında sadece hançer kullanırlardı. Yatağan kılıcı ocağın simgesi sayılacak kadar önemliydi. Sarayı koruyan yeniçeriler (Baltacılar) uzun saplı balta kullanırdı.

16. yy'dan itibaren yeniçeriler arasında tüfek kullanımı iyice yaygınlaşmıştı. Yeniçeriler tüfekleri, el bombalarını ve el toplarını kullanan ilk askeri birliklerdir. Tabanca yeniçeriler arasında pek popüler değildi ama Girit Kuşatması'ndan itibaren tabanca kullanımı da sıklaşmıştır.

Ocağın kaldırılması

İlk kuruluşu zamanında sadece devşirmelerden ve iyi eğitim almış güçlü kuvvetli gençlerden oluşan ve Devletin kuruluşundan kısa bir süre sonra oluşturulan Yeniçeri Ocağı, 16. yüzyıldan sonra Padişaha veya Hanımsultana yakın bazı yetenekleri kısıtlı kimselerin ocağa alınmasından sonra bozulmaya yüz tutmuştu. Çünkü, eğitimsiz ve başıboş kimselerin ocağa girmeleriyle bu askerî teşkilat, doğrudan siyasete katılan, devlet adamlarını tayin veya azlettiren, padişahları tahttan indiren veya tahta çıkaran bir kuvvet halini almıştı. Diğer taraftan Yeniçerilerin kendileri gibi Bektaşî olan Ahi esnaf ocaklarıyla iç içe olması ve Sultanın aldığı bazı ekonomik ve siyasi tedbirlere Ahi Esnaf Ocaklarıyla birlikte karşı durması Sultanın ve Ulemanın tepkisini çeker olmuştu. 16. yüzyılın sonlarından itibaren Padişahın sefere çıkmaması neticesinde ganimet geliri azalan Yeniçeriler, sakat ve yaşlı yoldaşlarına bakmak ve kendi hayatları ile savaşa gidenlerin ailelerinin geçimini ikame etmek için gelir elde etme çabasına girmişlerdir. Neticesinde; askerlikle ilgisi olmayan ticaret, kahvehane işletmeciliği, hamam işletmeciliği, kayıkçılık, depoculuk, odun ve yakacak işleri gibi sektörlere el atmışlardır. Yeniçerilerin; özellikle İstanbul’da bulunan Yeniçeri Ortaları mensuplarının ticaret hayatına atılması; Yeniçeri Ocağının bozulması gibi lanse edilse de; gerçek bundan farklıdır. Avrupalı imparatorlukların deniz ticareti ile birlikte sömürgeciliğe yönelmesi, ve savaşların uzayıp gitmesi, devletin mali sistemini bozmuştu. Anadolu ve Rumeli eyaletlerinde Ayan sınıfının ortaya çıkması ile, savaştan geri dönen veya savaşa katılmayan yerel beylerin sayısı artmış, Padişahın savaşa katılmaması neticesinde kendisine bağlı Kapıkulu Ocağı'nın da savaşa katılmayışı, savaş esnasında Osmanlı Ordusunun vurucu gücünü azaltmıştır. Yeniçeriler çeşitli nedenlerden dolayı; 17. ve 18. yüzyıllarda sık sık ayaklanmışlardır.

Yeniçeri Ocağı, Vaka-i Hayriye diye isimlendirilecek olan bir karar ve hareketle, 15 Haziran 1826'da Sultan II. Mahmud tarafından ortadan kaldırıldı. Ocağın kaldırılması olayı II. Mahmud'un tüm esnaf teşkilatını ve ordudaki çoğu birimi bu konuda ikna etmesiyle başlamıştır. Şeyhülislama bu konu hakkında fetva çıkarılmasıyla devam etmiştir. Bir günün sabahında II. Mahmud yeniçerileri son kez uyarmış ve bu uyarıya saygı göstermeyen yeniçeriler itiraz etmişlerdir. Bunun üzerine II. Mahmud topçulara ateş emri vererek yeniçeri ocağını büyük bir top ateşine maruz bırakmış ve hiçbir yeniçerinin kurtulmasına imkan vermemeye çalışmıştır. Kaçabilen yeniçeriler ise yakalandıkları yerde öldürülmüştür. Bu olaydan sonra, onların yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediyye (Muhammed'in Zafer Kazanmış orduları) adlı ordu kurulmuştur.

Share

0 yorum:

ZIRAI DON DOLU EROZYON ÇIĞ DÜŞMESİ SU TAŞKINLARI KURAKLIK HORTUMLAR SİS KUVVETLİ RÜZGAR VE FIRTINA ORMAN YANGINLARI HEYELAN SEL BASKINI YANARDAĞ PATLAMASI DEPREMLER TSUNAMİ TRUF MANTARI KUŞ CENNETİ NEMRUT KRATER GÖLÜ COMBATING DESERTIFICATION

Copyright © 2013 Global Bilgiler. WP Theme-junkie converted by Bloggertheme9
Blogger templates. Proudly Powered by Blogger.